You do not have permission to delete messages in this group
Copy link
Report message
Show original message
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to kadinlar...@googlegroups.com
Yaramazlığının tavan yaptığı noktada dört yaşındaki azman
yeğenim oda cezası alıyor... Büyük bir öfkeyle odasına gidiyor. Uzunca bir
zaman sesi çıkmyor, uyuduğunu düşünüp sohbete dalmışken sesleniyor
''Gardiyaaannn, sütümün saati geldi. Sıcak olsun, kakao da koy içineee... ''
Hastanenin "Tıbbı
Atık" bölümünde görevli; turuncu tulumlu, sırtında kocaman tıbbi atık yazan
ve oldukça çirkin olan yaşlı adama asansör beklerken: "Ayyy tipe bak valla
tam bir tıbbi atık." diyerek laf atan yapay zekalı kişi benim ablam olur.
Bunun üzerine ablamın şişman olduğunu görüp, "Yük asansörü öbür tarafta,
burada boşuna bekleme." diyerek cevap veren eli öpülesice kişilik ise tıbbi
atıktır.
2,5
yaşındaki yeğenimin sütyen görünce verdiği tepki: "Aaaa, meme külodu!"
Yeni doğmuş oğluma,
ısrarla babasının demode ismini koymaya çalışan kocamı vazgeçirmek için, o
ismin eski sevgilimin adı olduğunu söyledim. Sonuç; artık babasından bile
bahsetmiyoruz.
4 yaşındaki
prensese tehlike atlatıldıktan sonra oyuncağın arkasından çıkardığı minik
pili niye yuttuğunu soruyoruz. "Çok yoruldum, beni çalıştırsın diye yuttum."
diyor. Nasıl yani ya?
Kocam kadar çirkin ve kaba bir odundan; oğlum kadar yakışıklı, hassas ve
muhteşem bir çocuk doğurduğuma göre çok iyi bir marangozum.
Ailece amcamlara bayram
ziyaretine gittik. Konu yaştan açıldı. Yengem de geçen hafta kırk yaşını
doldurduğunu söyledi. Amcamın beni krize sokan bomba önerisini aynen
aktarıyorum. "Hanım, seni bozdursak da iki yirmilik yapsak nasıl olur?"
Sabah okula gelip
bilgisayarın başına oturduğumda Youtube'un kapatıldığını öğreniyorum. O
sırada içeri elinde çayla çaycımız Şerife Hanım giriyor. Acımı onunla
paylaşmak istiyor ve "Şerife Hanım, duydun mu; youtube da kapatılmış."
diyorum. Şerife Hanım bu olaya hiç şaşırmadığını belirten yorumunu ortaya
atıyor hemen. "Bu okulda ne düzgün gidiyor ki zaten? Tuvaletin süpürgesini
de almışlar!"
Uçuş
boyunca çok sevimli ve tonton bulduğu yaşlı teyzenin üstüne titreyerek
yardımcı olduğu için teyzeden inerken, ''Evladım, çok sağol yardımların
için, biz de sizi or...u biliyorduk...'' cümlesini duyan hostes
arkadaşıma sizlerden kocaman bir alkış lütfen
Gecenin üçünde odamın penceresinden ölümüne sarkıp
sigara içerken, yan pencereden ani bir şekilde kafasını uzatıp "Yakaladım!
Hahaha!" diye bağırıp az daha düşmeme sebep olan kadın, benim öz annemdir.
Aile dostlarımızla
beraber gittiğimiz sinemada, verilen 15 dakikalık arada kalabalığa
yakalanmamak ve sigarasını içmek için hızlıca karısının elini tutarak dışarı
çıkan, arkasını döndüğünde elini tutuğu kişinin karısı değil de başka bir
kadın olduğunu görünce "Eyvah s..tık." diyen, bu lafa karşılık elini tuttuğu
kadından "Dur daha s..madık kocam gelsin beraber s..arız." cevabını alan
benim sevgili ortağımdır. Savunması da hazır beyfendinin "E karanlıktı ama!"
Doktorunun "Kaç
yaşındasın?" sorusuna "Sizce kaç gösteriyorum?" diye cevap veren başka
hasta var mı? Acil serviste bekliyorum da...
Kocama ''Kocacığım, diyelim ki doktorsun ve diyelim ki
estetikçisin, neremi kesip düzeltmek istersin?'' diye sordum. ''Dilini.''
dedi. Üç gündür susuyorum; ne olur, ne olmaz...
Aile dostumuz olan, oldukça şişman ve iri
yarı bir çiftin düğünündeyiz. Babam altınları takarken mutluluk dilemeyi
ihmal etmiyor: ''Allah bir yastıkta kocatsın Ümit'ciğim. Tabii sığarsanız!''
Babam hariç ailecek utandık.
Geceleri çok sıcak olduğundan uyuyamıyorum. Ben de buna kendimce
bir çözüm buldum. Kuaför salonlarında saça su sıkılan sprey şişelerinden
aldım ve gece sıcaktan bunalınca yukardan püskürtüyorum, sanki yağmur
yağıyormuş gibi oluyor ve bayağı bir serinliyorum. Elime ayağıma da
püskürtünce onun serinliğinde biraz uyuyabiliyorum ama yanımda yatan sevgili
kocam ertesi gün bu durumdan rahatsız olduğunu şöyle ifade ederek beni gülme
krizlerine soktu: "Lütfen gece o suyu sadece kendine püskürt, yoksa kendimi
manavdaki sebzeler gibi hissediyorum."
Arkadaşımın tavsiyesi üzerine, koşu yaparken çok
terlemek için göbeğime naylon poşetlerinden sardım. Ucuz ya, fikir mantıklı
geldi denedim. Keşke yazıları olan poşeti tercih etmeseydim. Çok terleyince
poşetin yazıları bana geçmiş. Artık göbeğim kendisini tercih edenlere
teşekkür ediyor ve yine bekliyor...
Babamı namaz kılmış, dua ederken görünce "Benim için
de dua et" deyiveriyorum ve babamın cevabıyla dumur oluyorum. "Kendisi
nerede derse ne diyeyim?"
Hoca ile birlikte doktor adayları sabah viziti geziyorken birden,
telefonun sesini kapatmayı unutan bir öğrencinin telefonu Emre Aydın
şarkısıyla çalmaya başladı. ''Adam olmaz dedin senden...'' Hocanın merakla
beklenen tepkisi gecikmedi. ''Baban arıyor galiba. Söyle, haklı çıktı.''
5 yaşındaki yeğenime
babası soruyor: "Büyüyünce ne olacaksın kızım?" "Asena olacağım babacım; sen
ne olacaksın?" Babası gayet sakin cevap veriyor: "Katil" İkisine de meslek
hayatlarında başarılar.
Sevgili anneanneciğim, havaalanındaki kadın polis memurunun amacı sana
sarılmak değil üzerini aramaktı. Hadi sarılıp sırtını sıvazladın, bir de
üstüne öpmenin ne gereği vardı?
Bundan birkaç sene önce büyükannemi doktora götürdük. Muayeneden
sonra tahlil için gün verip "Sabah sakın bir şey yemeyin, aç karnına gelin."
diye tembihlendi. Hastaneden çıktıktan 5 dakika kadar sonra büyükannem
sessizliği bozdu ve buram buram umut kokan sorusunu sordu. "Kahvaltıda ne
ikram edecekler acaba? Aç gelin diye o kadar sıkı tembihlediler..."
Pek çok memleket
gezdim ama hiçbir yerde Malatya'daki pratik düzeni göremedim. Kız Meslek
Lisesi, yanında Erkek Meslek Lisesi, yanında Evlendirme Dairesi.
Bir alkış da metroda,
elektrik paneline oturmakta ısrar edengençlere ''Bak karışmam g.t kanseri
olabilirsiniz haa...'' diye gayet bilimsel bir ikna yöntemi sergileyen
görevliye gelsin. Zira biz de gülmekten çene kanseri olduk.
Babama bilgisayar ve internet
kullanmayı öğrettiğim ilk günler... "Baba bak bu mouse, yani fare." diyorum,
nasıl kullanıldığını gösteriyorum. Birkaç gün sonra babam beni çağırıyor.
"Kızım gel bak, bu kurbağa çalışmıyor!"
Oğlum, saatlerce uğraşarak kartondan yaptığım
buzdolabı modeli ile ödevinden en yüksek notu aldı. Öğretmeni ona "Aferin!"
demiş. "Herkes anne ve babasına yaptırmış. Ama sen kendin yapmışsın, belli."
Kendimi hiç bu kadar beceriksiz hissetmemiştim. Karım iki gündür gülüyor.
Karizmam yerle bir oldu. Teşekkürler öğretmen hanım!
Kilo aldığımda, "Kilo aldın, biraz zayıfla"
demek yerine, "Hadi tosunum, az daha ye seni halde hamal yapacağım" diyen
sevgili kocam, ben sana kel olmandan dolayı "Az daha parlat, gece lambası
yapıcam seni" diyor muyum? Demiyorum!
Özel bir bankadan defalarca, kredi başvurusu yapmam
için arayan kadına "Hanımefendi ben zengin bir koca buldum, krediye
ihtiyacım yok çok şükür. Darısı başınıza!" dedim. Artık arayanım yok, mutlu
ve huzurluyum.
Şu
anda yazlıktayız ve bu akşam neredeyse tüm yazlık komşularımız bize beş
çayına davetli. Annemse ikramda kusur olmasın diye hamur işi üzerine tüm
hünerlerini sergilemekle meşgul. Daha dün aldığımız 30'luk karton yumurta
az önce bitti ve annem, uykudan kaldırdığı babamı yumurta alması için
markete gönderdi. Babam kaşı çatık, suratı asık halde kalktı ve söylene
söylene evden çıktı: "Sabah sabah ne yumurtasıymış bu arkadaş, daha dün
almadık mı? Üstüne oturup kırıyor musunuz bir bir? Nereye gidiyor o kadar
yumurta anlamadım ki? Size yumurta yetiştirecem diye tavuğun g.tü yırtıldı
iki gündür be!"
Sevgili beli ağrıyan teyze; külodunun içine iğneleyerek elalemden
sakladığın zinet eşyanlarını röntgen filmiyle tespit etmiş bulunmaktayız.
Bilgilerine...
Canım kaynanacığım, hani evimize her gelişinde, bin bir bahaneyle evin her
köşesini gezip temiz olup olmadığını kontrol ediyorsun ya, hiç zahmet etme
tertemiz her yer. Çünkü sen gelmeden önce oğluna saatlerce evi
temizletiyorum.
Geçen akşam aynı yaşta olduğum ve bekar olan kız arkadaşımla Msn'de
kameradan sohbet ediyorduk. Arkadaşımın erkek kardeşi, komiklik olsun diye
annesine, "Anne kızın kocaya kaçacakmış, plan yapıyorlar!" diye seslendi.
Anneden gelen cevap, ikimizin de gülme krizine girmesiyle gecenin sonunu
getirdi. "Bu yaştan sonra ne kaçması! İstesinler hemen vereceğiz."
Bir alkış da "Oğlum
yirmi iki yaşına geldin, hala bir baltaya sap olamadın!" diyen annesine
"Anne, elli yaşına geldin, hala benden bir sap olmayacağını anlamadın!"
diyen sap kardeşime gelsin.
6 yaşındaki oğlum babasıyla yaptığımız hararetli tartışmanın
ortasında kocamın üzerine yürüyüp "Artistlik yapma len!" dedi. Evet oğlum,
koru anneni böyle televizyondan öğrendiğin
repliklerle.