CASTİN TİMBIRLEYK
Yazılışı Justin Timberlake imiş.
Kimdir? Ne iş yapar? Nerelidir?
Bilmiyordum.
Artık birazını öğrendim.
Bu beyefendi yabancı bir şarkıcıymış.
Türkiye’ye gelmiş ve insan neslinden 40.000 canlı varlık, konserini izlemiş. Ya da kendinden geçercesine konser alanına doldurmuş.
Konserin 12 saat öncesinden deli danalar gibi koşarak konser alanına doluşmaya gidenlerini de Televizyon’da gördüm. Laf aramızda içlerinde başörtülü genç kızlar da vardı. İçimi, onlarla gurur duyar hissi kaplamadı da diyemem. :) Desem de inanmayacaksınız, biliyorum.
Aşk ve şevkleri heyecanlı gözlerinden anlaşılan Türk Ulusunun mümtaz şahsiyetleri, “Nasıl kaçırırdım, İngiltere’de izlemiştim, ilk defa geliyorum, çok heyecanlıyım, benim çocuk şarkılarını ezbere bilir, o bir efsane, onun şarkılarıyla büyüdüm” türü açıklamalar serdediyorlardı.
Onları izlerken ne kadar cahil kalmışım dedim içimden. Adamın çocuğu şarkılarını ezbere bilirken ben adamın adını yeni duyuyorum. Ne çok şey kaybetmişim diye bir fena oldum, bir fena oldum ki sormayın. Onca insan adamın konseri olduğunu duymuşken, sabahın köründe sıraya girmişken, koşar adım coşmaya giderken, en az 145 TL de hazırlamışken, ben ne adından ne de konserinden haberdarım. Bu dünyada olduğum kuşkusu, daha da depreşti bu konserle maalesef.
Tribününe göre 145 ile 590 TL (özel bölüm için ise 700 TL, yani nerdeyse eşittir asgari ücret) arasında paraya kıyarak konsere giden 40.000 ademin bu konuda beni fersah fersah geçmeleri dayanılacak gibi değildi açıkçası…
Konsere gidenlerin hepsinin İngilizce bildiğine inanmasam da, şarkılarda ne söylendiğini anladıklarını düşünmesem de “sanatın doruk noktası”nı temaşa etmeye namzet bu 40.000 kendini aşmış dünyalıyı kıskanmamak, onları gıpta ile izlememek ne mümkün.
Gerçekten orada olmak isterdim. Onlar Castın’ı izlerken ben de onları izlemek için. Çünkü uğrunda bir çok değeri feda edebilecekleri, kendilerini paralayabilecekleri o abide insan, takla atarak gittikleri konserin o ender şaheseri, kalacağı otelin 1 katının kendisine ayrılmasını, klimaların filtrelerinin değiştirilmesini, ortam ısısının 22 dereceye sabitlenmesini, asansöre tek binmesini, kapı kollarının dezenfekte edilmesini konser anlaşmasında maddeleştirebilecek kadar incelik sahibi. Çok temiz adam yani. Kirli mekanlara sahip bir yere gelirken ayrıntılı önlemlerden nasıl vazgeçer?
Şöhretin, şımarıklığın, kendisi için yakasını paçasını yırtanları pis bulan, aşağılayan kibrin göstergeleri aksetse de ortalığa, biz yine onun tüm şarkılarını ezberleyen çocuklarımızla gurur duyarız arkadaş.