Ynt: [izmit-ihl-grubu] CUMHURBAŞKANI MI SEÇECEĞİZ, DEVLET BAŞKANI MI?

1 view
Skip to first unread message

ahmetham...@mynet.com

unread,
Jun 18, 2014, 9:47:29 AM6/18/14
to izmit-imam...@googlegroups.com

Salim bey teşekkür ederim zevkle okudum.Tebrik ederim tespitleriniz isabetli ve yerli yerinde.

CUMHURBAŞKANI MI SEÇECEĞİZ, DEVLET BAŞKANI MI?

1.       Netleşen isimler bağlamında, seçimlerde ya Cumhurbaşkanı seçeceğiz ya da Devlet Başkanı. Tayyip Erdoğan’dan ancak Devlet Başkanı olabilir. Ekmeleddin İhsanoğlu’ndan da Cumhurbaşkanı.

2.       CHP-MHP konsorsiyumu eskinin devamını sağlamaya, statükoyu korumaya dönük bir adayla çıktı karşımıza. A. Necdet Sezer’in yeşil versiyonu olan İhsanoğlu, akıllıca bir tercih gibi gözüküyor. Hakkı teslim etmek gerekirse -özellikle CHP’den beklenmedik bir atakla- iyi bir isim belirledikleri net gerçeklik. Adam İslami camia tarafından bilindik bir isim. Muhafazakar ve gelenekçi. Mısır darbesindeki falsolu tavrı ve Aydın Doğan övgülerine mazhar olmak hariç somut eleştirilebilir bir yanı da bulunamıyor. O falsonun kendisini bugün ortak aday yapmadığını kimse iddia edemeyeceğine göre bir orta saha oyuncusu olabilme potansiyeli taşıdığı da apaçık.

3.       Ak Parti cenahını ters köşeye yatırdıkları da net görülüyor. Bakmayın siz “Şimdi Tayyip Erdoğan millete kutlu olsun, bu isimle Erdoğan’a katkı sundular” türü laf ebeliklerine. Adamla ilgili olumsuzlanabilecek bir iki konu haricinde söylenebilecek bir şey bulamadıklarından olsa gerek, daha çok CHP ile ne kadar uyumsuz olduğu konusuna odaklı tartışmalar yapıyorlar.

4.       Açık ve net olarak söylemek gerekirse kendi zaviyelerinden akıllı bir tercih olması yanında İhsanoğlu ismini ortaya atmak bir şike girişimidir de. Tayyip Erdoğan’la aynı renge yakın bir isimle Erdoğan’ın karizmasını çizebilir miyiz düşüncesinin ürünü ile karşı karşıyayız. Çünkü Erdoğan karşıtlığı, Türkiye siyasetinde baskın bir belirleyici olmuştur. Karşı olma nedenleri farklı farklı olsa da “karşı olma” paydası birçok kesimi bir araya getirebilme potansiyeli barındırmakta.

5.       Ak Partide ve herkesin kafasında netleşen tek aday Erdoğan olduğu halde, Erdoğan’ın kafasında hala kendi adaylığı net değil gibi geliyor bana. Hele İhsanoğlu isminden sonra. Erdoğan için zor karar olacak demiştim birkaç ay önce. “Mayıs ayı sonunda açıklarız” dedikleri adaylarını “Haziran ortalarında açıklayacağız”  söylemine dönüştürdüler. İhsanoğlu sonrası, yani dün Tayyip Bey Haziran sonlarını adres gösterdi. Bu ertelemelerin doğal olduğunu kim iddia edebilir? Her şey netse ve belliyse ne bekleniyor dersiniz?

6.       Beklenen belli. Şimdi İhsanoğlu üzerinden yeni bir kamuoyu araştırması yaptıracaklardır muhtemelen. Erdoğan, İhsanoğlu karşısında ilk turda seçilebilir miyim sorusuna yanıt arayacaktır. Buraya yazıyorum; Erdoğan ilk turda seçilemeyeceğini anladığı an aday olmaktan vazgeçecektir. Onun adaylığı ilk turda seçilme garantisine bağlıdır kanımca. Çünkü 2.tur kaybetmek demektir. İhsanoğlu da zaten 2.tur düşünülerek aday gösterilmiş bir isimdir. İlk turda İhsanoğlu’na % 10 fark atarak, % 49,99 alsa da 2.turda karşı olma paydaşlarının daha çok bloklaşacağını kestirmek zor olmasa gerektir. Bunu biz 99’da Fatih’in iptal edilen seçimlerinde M. Ali Şahin’e karşı Sadettin Tantan etrafında birleşerek onu kazandıran “karşı olanlar” ittifakında görmüştük.  Yalova seçimlerinde de kısmen fark edilen 2.seçimlerdeki başarısızlıkları Erdoğan’ın göz ardı edebileceğini kim söyleyebilir?

7.       Paralel yapı mensupları son seçimde adaylara göre yönelim sergiledikleri ve farklı partilere dağıldıkları için ne kadar bir cürümleri var bilinemedi. Ak Partiye oy verenleri de olduğunu biliyoruz. Ama şimdi oy vermekte hiç zorlanmayacakları bir isim var karşılarında. Blok halde İhsanoğlu’na yöneleceklerini söylemek uçuk kaçık bir tespit olmasa gerek. Onun için Erdoğan, İhsanoğlu ile kendisinin terazi kefesindeki ağırlığını araştırmalarla öğrenmek için Haziran sonuna kadar erteledi adaylığının açıklanmasını.

8.       Burada gözden ırak gönülden ırak bir cenahtan da bahsetmek gerekiyor. O da Saadet Partisi cenahı. Matematik hesaplar karmaşasına yoğunlaşıldığı bu süreçte, o minik, o küçümen % 2,5 luk Saadet Partisi kilit rolünü kapmış gibi gözüküyor. BBP tarafını hemen belirlediğine göre, % 2,5 da her zaman küçümen bir rakama işaret etmediğine göre Saadet, i’rapta mahalli var konumuna yükselebilir şimdi. Burun deliklerinden dünyaya bakan mütekebbir edalılarca küçümsenen, yok sayılan Saadet çok makbul ve değerli çıtalara yükseltilebilir bu süreçte. Yersen tabi ki… Saadet, ne karar alacak muamma. Karar alacaklar mı, o da bilinmezlerden. Karar aldıklarında Saadetliler o karara ne kadar tabi olurlar o daha büyük bir muamma. Ama şunu unutmamak gerek; İhsanoğlu mücadele etmedikleri, yenilmedikleri bir isim. Kısaca canlarını yakmayan birisi. Yani Saadet cenahından İhsanoğlu’na oy çıkmaz iddiası tabansızlıkla maluldür, haberiniz ola.

9.       Bu çerçevede 1.turdan çıkamayacağını anladığı an, Erdoğan aday olmayarak “Gül ile devam” diyebilir mi? Umulmadık bir şey değil. Top çevirmekte mahir, her tarafa oynayan orta saha oyuncusu 2 mülayim adayla da bu seçim çekilir mi? Hiç sanmam. Gül ile İhsanoğlu arasında farkları söyleyin dense kim, kaç fark sayabilir? Hatta darbeci Sisi’yi tebrik eden Gül, İhsanoğlu ile benzeşen yönlere sahip olduğunu da kanıtlamış olmadı mı? Laf aramızda Gül’e benden asla oy çıkmaz. Ben orta saha oyuncularını sevmiim arkadaş. J

10.   7 yıl önce “Eşi başörtülü bir adam Çankaya’ya çıkamaz” diyerek 367 rezaletine imza atanların bugün eşi başörtülü olmasa da kendisi başörtülü bir adamı aday göstermesi, milletin tanınırlığının arttığı anlamına da geliyor. “Allahım sen ne büyüksün, bugünleri de gördük” şeklindeki içsel sesler bir başka görünmez zaferin de yansıması adeta. Atatürk’ün kemiklerini sızlatan, mirasına ihanet eden bir CHP var artık. CHP’nin kuruluş felsefesine ve temellerine aykırı beyanları olan bir ismi aynı CHP’nin aday göstermesi, CHP eliyle irticayı hortlatmaktan başka ne anlama gelebilir?  Akıl dışı bir yönelim bu. Rasyonel bir isim yerine alnı secdeli, metafizik donanımlı bir adamı nasıl aday gösterebilirler? Yüzümüz kızarmasa camia olarak CHP’ye karşı “irtica istemiyoruz” naralarıyla sokaklara döküleceğiz. O kadar kızgınız yani… J

11.   Aslında böyle bir yalınlıkla ve 2 adayla seçime gitmek bize pek yakışmayacaktır. Bence ivedi olarak bir curcuna senaryosu yazılmalı, bir karmaşa metaforu geliştirilmelidir. Ak Partiden ayrılan paralelciler ve 3. Döneminde finale yaklaşan 20 rahatsız milletvekili Tayyip Beyden önce Gül’ü aday gösterseler mesela. Abdullah isminden daha Arapçavari ismi olan Ekmelüddin’den rahatsız olan CHP’liler de, CHP köklerine sadık bir başka ismi aday gösterseler de toz dumana karışsak daha iyi olmaz mıydı sanki? J Biz sade seçimlere alışkın değiliz ki ama. Seçim dediğin meydanlarda hakaret yarışına girmek değil midir? Tayyip Bey meydanlarda İhsanoğlu için ne diyecek, nasıl haykıracak şimdi? Olacak iş midir?
      S.T.

 

--
--
Bu mesajı "İzmit İmam Hatipliler Grubu" na üye olduğunuz için aldınız.
Bu gruba e-posta göndermek için : izmit-imam...@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderebilirsiniz :
izmit-imam-hatip...@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/izmit-imam-hatipliler?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "İzmit İmam Hatipliler Grubu" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için izmit-imam-hatip...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.

Sadi BAŞARAN

unread,
Jun 19, 2014, 3:08:35 AM6/19/14
to izmit-imam...@googlegroups.com
Güzel tespitleriniz için teşekkürler Salim Bey,

Müsaadenizle bir kaç cümle katkıda bulunmak isterim.
Lakin bilinen bir şey var ki, Ekmeleddin İhsanoğlu'nu aday göstermesine şaşırılan gruplar, bunun garantisini almışlardır mutlaka. Demirelvari bir cumhurbaşkanlığı garantisini almadan, kendilerinden olmayan bir ismi ön plana çıkarmazlar.

Şimdilik İhsanoğlu için pek aleyhte bir şey söylenmedi henüz. Zaman ne gösterir bilinmez. İngilterenin özel statülü okulundaki süreçleri yazıldı henüz. Fakat bütün bunlar ve gelecekte yazılacak - söylenecek şeyler tükaka anlamına gelmeyebilir elbette. Fakat geçmişte İstanbulda ve sonraları Türkiye çapında düşünülen ve tutmayan Ali Müfit Gürtuna örneği var. Bir dönem eşi de başörtülü ve sağ kesimin adamı gibi görünen Gürtuna, bir takım operasyonlar sonrası başını açan eşi ile medyaya görüntüler verip, sizlerin adayı olabilirim türünden açılımlar tutmamıştı ve şimdi bu ismi hatırlayan da yok nerdeyse.

Sizinde belirttiğiniz gibi, Tayyip Erdoğan garantici bir lider. İşi garantiye almadan topa girmez. Ya da başka bir oyun kurmaya çalışır.
Zannımca, kendisi aday olmasa dahi, Abdullah Gül'e razı olmayacak ve başka bir aday çıkarabilecektir. Ortaoyuncu tespitinizde haklısınız. Tayyip Erdoğan'a darbe yapılabilecek türden çıkışlardaki kritik süreçlerde, hep ortada yer almış ve başka yerlere sinyal vermiş birisi portresi çizmiştir.

Saadet cenahına gelince... O cenahta bir kısım insanlar kuru particidir, üst yönetimden ne açıklanırsa hiç sorgulamadan hemen pozisyon alırlar ve ona göre hareket ederler. Geçmişten günümüze yaşanan Tayyip Erdoğan düşmanlığı gibi..."O'nun yaptığı her şey kötüdür, çünkü Erbakan'a ihanet etmiştir" diye ezberletilmiştir onlara. Kimisi de; yeri geldiğinde eleştirir, yeri geldiğinde hakkı teslim eder. Evet, Saadet Partisinin % 2,5 oyu vardır. Bu % 2,5 luk kesim, kimi şartlanmışlıkla devam der, kimi yönetimin yanlışlarına kızar ve eski mekan diye yönelir oraya. Lakin bu % 2,5 olarak görülen kesim, sırf Tayyip Erdoğan'a olan öfkeden dolayı MHP ve CHP adaylarına da yönelebilmiştir yerel seçimlerde. O yüzden ne yapacağı belli olmaz bu kesimin. Hiç bir aday için de garanti olmayan bir oy potansiyelidir. 1 rey'in dahi önem kazandığı zamanlarda, iyi zamanlarda kimsenin itibar etmediği  bir kimse bile önem arz eder elbette.

10. maddedeki yorumunuzda, bu seçimleri ile milleti tanımaya başladıklarını yazmışsınız. Üzülerek belirteyim ki,buna katılmıyorum. Kur'andaki ifade ile, onlar gibi olmadıktan sonra veya onlara bir zarar vermeyeceğinin garantisini almadıktan sonra, kendilerinden olmayan birisine güvenmezler. Şimdilik islami kimliği ile tanıdığımız, hakkında pek fazla bilgi sahibi olmadığımız  İhsanoğlu var karşımızda.Mısır darbesinde, sesi çıkmayan ve bu şekilde de darbecilerin yanında yer almış izlenimi veren İhsanoğlu. Geçmişte de bir takım grupların Nurlu Süleymanı vardı. O da daha sonra derin güçlerin safında yer tutmuştu.

Herkes bir plan yapıyor. Bakalım zaman ne gösterecek. Rabbim hakkımızda hayırlısını nasip etsin.

Sürçü lisan ettikse affola.


18 Haziran 2014 16:47 tarihinde <ahmetham...@mynet.com> yazdı:



--
Erdemli toplumun oluşmasına yapabileceğin katkıyı küçümseme. Büyük seller, küçük yağmur tanelerinden oluşur.
Ahmet ULUKAYA
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages