Sevgili Barış için Akademisyenler,
Dün imzacı arkadaşlarımızdan birine tebligat ulaşması ile birlikte, 2016 Ocak ayını takiben imzacıların ifadeye çağrılmaya başlanmasından bu yana beklediğimiz
dava sürecinin sonunda başlamış olduğunu öğrenmiş olduk. Bugün Av. Meriç Eyüboğlu, dosya savcısı ile bir görüşme gerçekleştirebildi. Görüşmeden elde edilen bilgileri ve özet çıkarımlarımızı listeliyoruz:
1- Savcı, her imzacı için ayrı ayrı iddianame hazırlamayı tercih etmiş ve esasında tek suç isnadı olması dolayısıyla davayı toplu açabilecekken, bunu
tercih etmemiştir. Savcı, bu hususu “süreci hızlandırmak gayesi” ile açıklamayı tercih etmişse de, görüşmenin tamamından açıkça; ortak tutum alınmasının engellenmek istendiği izlenimi edinilmiştir.
2- Savcının parça parça hareket ettiği, iddianamelerin ifade veren bütün imzacılar için henüz tamamlanamadığı anlaşılmıştır. Bizce savcının
hareket biçiminin özel bir tercihe ya da bir öneme işaret ettiğine inanmak için hiçbir neden bulunmamaktadır. Bu anlamda kimsenin ayrıksı bir işleme tabi tutulduğunu hissetmemesini önemle tavsiye ederiz. Örneğin Savcının beyanına göre; Marmara Üniversitesi'ndeki
imzacılarla ilgili sürece daha başlanamamış ve önce İstanbul ve Galatasaray Üniversitesi’ndeki imzacılar ile başlanmış. Kısacası, üniversite listeleri üzerinden sırayla ama önem sırası değil, üniversite sırası ile bir yol haritası çıkartıldığı anlaşılıyor.
3- Şehir dışı imzacılarına açılacak davaların da, ikamet yerlerine ya da çalıştıkları yerlere bakılmaksızın İstanbul'da açılacağı belirtilmiştir. Ancak
yukarıda belirttiğimiz üzere "sırasıyla" mantığı sürmektedir.
4- Bu zamana kadar emniyette ifade vermemiş / verememiş olanlar yönünden ise Savcı henüz bir karar vermediğini beyan etmiş. Bu nedenle ifade vermemiş
arkadaşlarımızın e-devlette ya da UYAP üzerinde kendileri ile ilgili bir dosyaya rastlamamaları normal.
5- Gerek savcı ile ilgili görüşme, gerekse iddianame, yeniden ve sil baştan TMK 7/2 (terör örgütü propagandası suçlaması) maddesinin yeniden gündeme getirilmek
istendiğini göstermektedir.
6- Savcının imzacılara yönelik davaları ayrı ayrı açmasının, süreci hızlandırmaya yönelik bir hamle olduğu belirgin bir biçimde hissedilmiştir. Ancak
davaların ayrı açılmış olması, "aynı eyleme yönelmiş aynı suç isnadı söz konusu olduğu için", aradaki bağlantı nedeniyle davaların birleştirilmesinin talep edilmesine engel değildir.
En başında belirttiğimiz üzere, 2016 Ocak ayından beri beklediğimiz bir sürece gelinmiş durumda. Bu noktada
beklenmedik husus, ortak hareket etme becerimizin ayrı ayrı davalar açılmak suretiyle kırılmak istenmesi. Dosyaları tek tek açarak, hepimizi adliye koridorlarında yalnız, desteksiz bırakmak ve duruşma salonundaki moral üstünlüğümüzü ortadan kaldırmak istiyorlar.
1128 akademisyeni bir arada yargılamaktan açıkça ürkmüş oldukları görülüyor. Bu hali ile önerimiz, bir an önce dava sürecini nasıl örgütleyeceğimiz, hukuki ve hukuk politikasına ilişkin stratejilerimizi konuşmak üzere yan yana gelmek.
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "BAKDUYURU" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
adresine e-posta gönderin.
adresine e-posta gönderin.
adresini ziyaret edin.