Anahtar kelimeler :etik , bilimsel araştırma etiği, çözüm önerileri
BİLİMSEL ARAŞTIRMA ETİĞİNE UYULMAMASININ NEDENLERİ
Araştırma etiğine uymama veya araştırma etiğini önemsememe ülkemiz
insanlarının genel anlamda yasa ve kuralları algılama ve onlara uyma
biçimi ile doğrudan ilişkilidir. Trafik kurallarına
uyma biçimimiz, fay hattı üzerine bina inşa etme mantığımız ile
bilimsel araştırma etiğine uyma biçimimiz arasında temelde bir fark
yoktur. Etik kusurlara neden olan davranış kalıbının temelinde şu
yaklaşımlar yatmaktadır:
a) Bir şey olmaz abi mantığı: Bunun nedeni analitik düşünemememizdir.
Analitik düşüncenin egemen olamamasının nedeni ise eğitim sisteminin
ilkokuldan itibaren ezberci ve analitik düşünceden yoksun olmasının
yanı sıra bilim felsefesi ve bilim tarihine eğitimimiz içinde fazla
yer verilmemesidir. Kaderci ve kolaycı yaklaşımımız ve bu iki
yaklaşımdan destek alan kurnazlığımız
(!) da bu mantığın oluşumuna katkı sağlamaktadır. Basitçe yurdumuz
bilimcisi yakalanmadığı
sürece bir şey olmaz mantığına doğuştan sahiptir ve bir şey olma
olasılığı kendince düşük olan bir durumda hele etik gibi felsefi bir
konu için kendini fazla yıpratmaz.
b) İdare et abi mantığı: Kurallara uymama sonucunda yakalanma söz
konusu olursa bu mantık devreye girer. Ülkemiz bilimcisi yakalansa
bile bir yolunu bulunup idare ettirmeyi mutlaka dener.
Büyük bir olasılıkla da idare edileceğini bilir. Yeter ki kendisini
yakalayanların veya uymadığı
kurallara gerçekten uyup uymadığına karar vereceklerin duygularına (!)
hitap edebilsin. Etik kurulların etik olmayan davranışları görmezden
geldiği veya verdiği kararların arasında çelişkiler olduğu yolunda bu
satırların yazarı da birçok örnek verebilir. Hal böyle olunca "idare
et abi" mantığı kendiliğinden oluşmakta ve duygusal ilişkiler içinde
yapılanlar yapanın yanına kar kalırken etik ihlalleri ihbar eden veya
olmasın diye çırpınanlar asıl etik ihlali görmezden gelen kurullar
tarafından cezalandırılabilmektedir.
c) Bak bu seferlik idare ediyorum bir daha olmasın mantığı (bir
defadan bir şey olmaz mantığı): Eğer etik ihlali olan kişi nüfuzlu ve
önemli biri ise veya etik ihlali olan kişi için araya nüfuzlu ve
önemli birileri girmişse bir sefer durumu görmezlikten gelmenin bir
sakıncası yoktur. Yasa, yönetmelik, yönerge ve kural vb. nesnelerin
bir kere delinmesinden bir şey olmaz. Gerçi daha sonra benzer durumda
etik kusur olduğu yönünde bir karara varıldığında çifte standart
orta26
ya çıkabilir; ama olsun, bir defadan bir şey olmaz. Bu mantığı
besleyen en önemli etkenlerden biri etik kurullar gibi yaptırım
uygulaması gereken yerlerdeki üyelerin de etik kusurlara sahip
olmasıdır.
Yukarıda ana hatları çizilen genel anlayış dışında gereksiz yayın
baskısı ve yayınlarda niteliğe önem verilmemesi, bilimsel dergilerin
editör ve hakemlerinin düzgün bir hipotezi olmayan ve bilime bir
yenilik getirmeyen makaleleri sırf yayın hayatlarını devam
ettirebilmek için kabul
etmeleri, etik kusurların yeterli kanıt olmasına rağmen etik kurullar
tarafından görmezden gelinmesi ve deneysel araştırma merkezlerinin
yönetiminin araştırma deneyimi ve yetkinliği olmayan kişilere
verilmesi de ülkemizde bilimsel araştırma etiği konusunda giderek
artan sorunları
besleyen diğer etkenlerdir.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Bilimsel araştırma etiği konusunda ortaya çıkan ve giderek artan
sorunların çözümü için yapılması
gerekenler ve öneriler şöyle sıralanabilir:
a) Ülke çapında bilimi ve bilimsel düşünceyi tümüyle özgür kılacak,
genç kuşaklara bilim insanı
kimliğini benimsetecek ve bilimsel araştırmaları özendirecek bir
eğitim reformu yaparak analitik ve eleştirel düşünceye önem veren bir
eğitim sistemi kurulmalıdır.
b) Bilime ve bilim etiğine saygılı bir toplum bilinci
yerleştirilmelidir. Bunun için etik eğitimi ve bilinci daha ilkokulda
verilmeye başlanmalıdır.
c) Bilimsel araştırma laboratuarlarına mühürlü ve denetime açık
laboratuar defteri kullanma zorunluluğu getirilmelidir.
d) Etik ihlaller görmezden gelinmemeli, etik kurullar duyarlı ve etik
bilinci yüksek üyelerden oluşturulmalıdır. Etik kurulların verdiği
kararlar arasında çifte standart olmamalıdır.
e) Yerel etik kurulların çalışmaları sıkı denetlenmeli, çifte
standartlı karar alınması veya açık kanıtlara rağmen etik kusur
bulunamaması durumunda şikâyet üzerine bu etik kurullarda çalışanlara
yaptırım uygulanabilecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
f) Yeterli ve geçerli hipotez oluşturup uygun yöntemlerle araştırma
yapabilecek bilim insanları yetiştirilmesine önem verilmelidir. Bunun
için ülkemizdeki bilim insanının niteliği ve görüntüsü
düzeltilmelidir. Akademik aşamalarda liyakat ve etik değerlere saygı
ön plana çıkmalıdır.
g) Yayın olsun torba dolsun mantığı terk edilerek nitelikli yayın
yapma özendirilmelidir.
Kaynaklar:
1. Bursalı O. Bilimsel araştırmada etik ve sorunlar. Cumhuriyet Bilim
Teknik, Sayı 765: 3, 2002.
2 Türkiye Bilimler Akademisi Bilim Etiği Komitesi. Bilimsel
araştırmada etik ve sorunları. Türkiye Bilimler Akademisi
Yayınları, Tübitak Matbaası, Ankara, 2002.
3. Ortaş İ. Bilim, bilim insanı ve bilimsel etik. Çukurova
Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi.
http://strateji.cukurova.edu.tr/EGITIM/ortas/14.php
4. Ortaş, İ. Bilimsel etik kurulların gerekliliği, PİVOLKA, 3: 18-19,
2004.
5.
http://www.ulakbim.gov.tr/cabim/vt/uvt/tip/sempozyum4/page19-26.pdf