Bilimsel Yanıltma Biçimleri

3,439 views
Skip to first unread message

050415032 Merve MEMİŞ

unread,
Jul 27, 2009, 12:43:02 PM7/27/09
to İstatistiksel Danışmanlık
Anahtar Kelimeler: Bilim, Etik, Yanıltma

Bilimsel yanıltma biçimleri bir çok tartışmanın içinde, farklı kişiler
tarafından verilmiş,
fakat düzenli bir şekilde olması için "Bilimsel Araştırma ve
Yayınlarda Etik İlkeler " adlı
makaleden alıntı yaparak tekrar veriyorum.

"Bilimsel Yanıltma Biçimleri

I. Yazarlık Hakkı Sorunları (Sorumsuz Yazarlık)
II. Korsanlık (plajerizm)
III. Uydurmacılık (fabrikasyon)
IV. Çoklu yayın (duplikasyon)
V. Bölerek yayınlama (salamizasyon)
VI. İnsan-hayvan etiğine saygısızlık
VII. Kaynakların taraflı seçilmesi
VIII. Taraflı yayın (çıkar çatışması)

I. Yazarlık Hakkı Sorunları : Ülkemizde en sık görülen bilimsel
yanıltma biçimlerinden birisi budur.Bilimsel bir yayında yazarlık
hakkı olmayanların isimlerinin yazar olarak gösterilmesi,hakkı
olanların yazarlar listesine alınmaması gibi durumlara sıklıkla
rastlanmaktadır.Genelde bir bilimsel yayında, yazar listesinin
neresinde olursa olsun, tüm yazarlar çalışmanın tümünden
sorumludurlar. Birçok dergi tüm yazarlardan bu yönde sorumluluğa
katıldıklarına dair imza alınmasını şart koşmaktadır. Sağlıkla ilgili
dergilerin editörlerinin ortak tutumunubelirleyen Vancouver
Anlaşmasına göre bir bilimsel yayında yazarlar arasında yer alabilmek
için aşağıdaki koşulların sağlanması gereklidir (8):a) çalışmanın
planlanması,tasarımı,analizi veya yorumlanmasına katkıda bulunmak, b)
yayını hazırlamak veya önemli oranda düşünsel katkı yaparak
düzeltmek,c) yayınlanacak son biçime onay vermek.Yazarlar her üç
faaliyeti de yerine getirmelidir.Sadece verileri
toplamak,fonlarısağlamak,bölüm başkanı olmak,çalışma grubunu
denetlemek gibi görevler yazarlık için yeterlisayılmamaktadır (9,10).
Yazarlık haklarının gerçekte haketmeyen kişilere verilmesinin (ikram
yazarlığı) nedenleri arasında akademik yükseltmelerde ve diğer
faaliyetlerde yardım beklentisi,önemli isimlerin yazarlar arasına
katılmasının yayının kabul şansını ve ilgi çekmesini arttırması
olasılığısayılabilir.Bazı durumlarda yazarlar yayın ve atıf (sitasyon)
sayılarını arttırmak için karşılıklıanlaşarak birbirlerini yazar
listelerine eklemektedir.Her ne amaçla yapılmış olursa
olsun,hakkıolmayan kişilerin yazarlar arasına katılmasının ve yayında
hakkı olan kişilerin de katılmamasının bilimsel ahlak ve adalet
kavramlarıyla uyuşmadığı açıktır.

II.Korsanlık (plajerizm) : Daha önce yayınlanmış bir yayının tümünü
veya bir kısmını kaynak göstermeden alarak kendi yayını gibi yeniden
yayınlamak olan bu yanıltma biçimi en ciddibilimsel etik
saptırmalarından birisini oluşturmaktadır.Geçmişte kaynaklara
ulaşılabilmenin zor olduğu -3- dönemlerde daha yaygın olan bu uygulama
elektronik araçlarla hemen her dilde yayınlarakolayca erişilebilinen
günümüzde azalmaktadır.Gene de yakın yıllarda günlük gazetelerimize de
yansıyan bir örnekte, tanınmış bir uluslararası dergide yayınlanan bir
derleme makalenin kaynak gösterilmeden hemen aynen Türkçe bir dergiye
aktarıldığı gözlenmiştir.Doğal olarak bukorsanlık örneği birçok
okuyucu tarafından kolayca yakalanmış ve sorumlular hakkında
soruşturmalar açılmıştır.

III. Uydurmacılık (fabrikasyon) : En ciddi bilimsel yanıltma
türlerinden birisi olan uydurmacılık gerçekte olmayan verileri ve
sonuçları yayınlamak olarak tanımlanabilir.Ne yazık ki bu önemli
sahtekarlık biçimine en ciddi merkezlerde ve yayın organlarında
rastlanabilmektedir.Nitekim yakın yıllarda Harvard Üniversitesi'nde ve
dünyanın en önde gelen kardiyologlarından birisinin laboratuvarında
çalışan bir araştırıcının, gene dünyanın en saygın tıp dergisi olan
New England Journal of Medicine'de yayınladığı bir dizi makalenin
uydurma verilere dayandığı,hastalarda yapıldığı yazılan deneylerin
gerçekte laboratuvarda bilgisayar ortamında uydurulduğu anlaşılmış ve
bu yayınlar tüm sonuçlarıyla bilimliteratüründen geri çekilmilştir.
Kişileri yalan ve uyduruk yayınlar yapmaya zorlayan koşulların kısmen
akademik ortamdaki "yayın yapma baskısı" olduğu açıktır.Yeterli
araştırma olanaklarıbulamayan,akademik rekabet sürecinde geri kalmak
istemeyen ve üstlerince yaterli araştırma eğitimi verilerek
denetlenmeyen bazı kişilerin bu yollara sapma olasılığı
artmaktadır.Ancak uyduruk yayınlar sadece bilimsel çevreleri değil tüm
toplumu yanıltabilirler ve bilimin tüminsanlığın refahını amaçlayan
yüzyıllar boyunca gelişmiş "doğruyu bulma" geleneğini
zedeleyebilirler.

IV. Çoklu Yayın (duplikasyon) : Aynı verilerin ve sonuçların birden
fazla yayında verilmesianlamına gelen bu yanıltma türü basit gibi
görünse de gerçekte ciddi boyutlara ulaşabilen bir uygulamadır.Aynı
makaleyi değişik dillerde yayınlamak da bu gruba girmektedir.Aslında
birçok dergi yayınladıkları makaleler için yazarlardan imzalı belgeler
aldıklarından, bu uygulama "telif hakkı ihlali" olarak yasal
sorumluluklar da getirmektedir.Orijinal bir makalenin kısa
özetinin,ilk makaleyi basan dergini editöründen izin alınarak, başka
bir kaynakta veya dilde yayınlanması mümkün olabilir.ancak makalenin
tümüyle,hangi dillerde olursa olsun,birden fazla yerde yayınlanması
etik bir sapmadır (11,12,13).Çoğunlukla adayın yayın listesini kabarık
göstermeye yönelik bu uygulama ile makaleleri
değerlendireneditörler,aynı makaleyi yazan,inceleyen,düzelten dergi
sorumluları,makaleleri indeksleyen kuruluşlar,tümüyle aynı makaleleri
gözden geçirmek zorunda kalan okuyucular ve sarfedilen kağıtlar
nedeniyle ormanlar zarar görmektedir.

V. Bölerek Yayınlama (salamizasyon) : Bir önceki yanıltma biçimine
benzeyen bu yöntemde yazarlar tek bir çalışmadan çıkan sonuçları yapay
olarak bölerek birden fazla yayın çıkarma çabasına
girmişlerdir.Örneğin, aynı hasta grubunda yapılan birden fazla ölçüm,
tek bir makalede verilecekken, herbiri ayrı ayrı makale biçimine
dönüştürülerek aynı veya farklıdergilere gönderilmektedir.Günümüzde
elektronik indeksler aracılığı ile kolayca saptanabilen bu yanıltma
türü de bir önceki (çoklu yayın) gibi birçok kişiyi etkileyen yanlış
bir uygulamadır.
-4-

VI. İnsan-hayvan Etiğine Saygısızlık : Günümüzde gerek insanlar
gerekse de hayvanlar üzerinde yapılacak araştırmalar etik kurulların
izni ve denetimine bağlıdır.Ülkemizde ilk Etik Kurul 1988 yılında
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde kurulmuş, 1993 yılında Sağlık
Bakanlığı tarafından çıkarılan İlaç Araştırmaları Yönetmeliği ile her
araştırma kuruluşunda yerel etik kurullar kurulması zorunluluğu
getirilmiştir.Sağlık Bakanlığı'nda da Merkezi EtikKurul
oluşturulmuştur.Hacettepe Tıp Fakültesi Etik Kurulu insanlar üzerinde
yapılacak her türlü araştırmanın protokolünü ve belgelerini
inceleyerek çalışmanın yapılabilmesi izninin vermekte, çalışmanın
gidişini izlemekte ve sonuç raporlarını incelemektedir.Benzer şekilde
Hayvan Etik Kurulu'da hayvanlar üzerinde yapılacak araştırmaları
denetlemektedir.Bu kurulların temel amaçları arasında deneklerin
haklarını korumak,zarar görmemelerini sağlamak,yapılacak araştırma
hakkında bilgilendirilmelerinden emin olmak,zarar görürlerse bunun
tedavisi ve karşılanması koşullarını garantiye almak bulunmaktadır.Çok
önemli bir nokta günümüzde tüm saygın dergilerin yayın için gönderilen
makalelerde kabul şartı olarak etik kurul onayını aramaları
olmuştur.Etik kuruldan onay alındığı belirtilmeden ve bazan bu onayın
belgesi sağlanmadan insan veya hayvan üzerinde yapılmış araştırmaların
yayınlanması olanağı kalmamıştır.

VII. Kaynakların Taraflı Seçilmesi : Araştırıcıların bilinçli veya
biliçsiz olarak sıklıkla yaptığıbir bilimsel yanıltma biçimi de
budur.Genelde makalelerin "Tartışma" bölümlerinde makalenin konusu ile
ilgili destekleyici veya aksi yöndeki makaleler kaynak
olarakverilmelidir.Eğer yazarlar sadece kendi sonuçlarını destekleyen
kaynakları gösterip ters yöndeki makaleleri kaynak olarak vermezlerse
bu taraflı bir sunuş olur.Burada en önemligörev makaleyi değerlendiren
konu uzmanı hakemlere düşmektedir.Okuyucuların tümünün o konuda uzman
olmaları beklenemeyeceğine göre, hakemler yazıdaki taraflılığı
saptayıp editörü uyarmalıdırlar

VIII. Taraflı Yayın (Çıkar Çatışması) : Günümüzde bilimsel çalışmalar
için çok büyük malikaynaklara .gerekmektedir.Giderek araştırmaların
ticari şirketler tarafından desteklendiği görülmektedir.Böyle bir
destekle gerçekleştirilen çalışmaların bilimsel tarafsızlık içinde
yürütüldüğü ve sonlandırıldığı,araştırıcılara herhangibir çıkar
sağlanmadığı konusu açıklığa kavuşturulmalıdır.Saygın dergiler
yazarlardan araştırmayı destekleyen ticari kuruluşlar ile aralarında
hiçbir çıkar ilişkisi olmadığını belirten yazılı belgeler
istemektedir.Ne yazık ki bukonu ülkemizde oldukça ihmal edilmiş bir
görünümdedir ve araştırmacılara çeşitli olanaklar sağlanması olağan
sayılmaktadır.Bunlar arasında çalışmanın yurtiçi veya yurtdışında
sunulması için kolaylıklar,sonuçların sunuma-yayına hazırlanmasında
yardımlar,bölümlere-laboratuvarlara-derneklere katkılar
sayılabilir.Bilimsel yanıltmanın hemen her ülkede var olduğu
düşünülmektedir.Genelde araştırıcı ve öğrenciler arasında yapılan
anketlerde bazı bilim dallarında % 40'lara varan oranlarda bilimsel
yanıltma yapıldığı bildirilmiştir (14)..Ancak yakalanan ve bir şekilde
kanıtlanarak suçluların cezalandırıldığı durumlar çok daha azdır.Bu
konuda dergi editörlerine büyük sorumluluklar düşmektedir.Yayın için
gönderilen makalelerin özenli bir değerlendirmeden
geçirilmesi,konularında uzman hakemlere danışılması, yazarların önceki
yayın ve araştırma faaliyetlerinin incelenmesi gerekebilir.. Editör
çalışmanın özelliğine göre araştırmacıların eğitim ve uzmanlık
-5- düzeylerini, çalışmanın o merkezde, eldeki olanaklarla ve
belirtilen zaman dilim içinde yapılmışolmasının olasılığını
saptamalıdır.Literatüre tümüyle ters veya tümüyle uygun çalışmalar
dikkatçekicidir.Farklı uzmanlık alanlarını içeren araştırmalarda
yazarlar arasında o dallara uygun kişilerin bulunup bulunmadığı
incelenmelidir.İstatistiksel analizlerin uzman istatistikçiler
yardımıile yapılması veya denetlenmesi gereklidir.Son yıllarda birçok
dergi istatistik bakımdan yazılarıdeğerlendiren özel editörlere
başvurmaktadır. Bilimsel yanıltmanın saptanması ve duyurulmasında
okurlara da öenmli sorumluluklar düşmektedir.Kuşkulu bir yayınla
karşılaşan okuyucu bu konuyu daha derinlemesine inceleyerek editöre
mektup yazmalıdır.Bu bilimsel dürüstlüğün bir koşuludur.Çünkü yanlış
veya yanıltıcı bir yayın, daha önce de açıklandığı gibi, tüm insanlığı
yanıltma potansiyeline sahiptir. Yanıltıcı yayınların saptanması ve
bilim kamuoyuna duyurulması, kişiler yanısıra kurumları ve ülkeleri de
yaralayabilmektedir.Son yıllarda ülkemizden uluslararası forumlara
yansıyan bilimsel yanıltma örnekleri çıkmıştır (15).Saygın dergilerde
suyüzüne çıkan bu olaylar ülkemizden giden makale örneklerine karşı
editörlerde,okurlarda ve bilim kamuoyunda olumsuz bir imaj doğmasına
neden olmuştur.İnsanların bilimsel yanıltma yollarına başvurmalarının
çeşitli nedenleri vardır.Tümüyle iyiniyetli ancak yanlış araştırma ve
yayınlar olabileceği gibi kötü amaçlı, kişisel veya kurumsal çıkar
sağlamaya yönelik saptırmalar da bulunabilir.Bu durumlarda ilgililerin
uygun şekillerde uyarılmaları veya cezalandırılmaları
gereklidir.Günümüzde akademik yükseltmeler,işbaşvuruları,araştırma
fonalarına başvurular ve akademik prestij kaygıları, insanları daha
çok yayın yapma baskısı altına almıştır.Bu baskının bir sonucu da
bilimsel saptırmanın artmasıolmuştur.Ancak bilimin gelişebilmesi için
temel koşul geçmişte yapılan ve yayınlananların doğru olduğunun
bilinmesidir. Bilim örülen bir duvar gibi her araştırıcının üste
koyduğu yeni tuğlalarlayükselir.Alttaki tuğlaların çürüklüğü duvarın
tümünden yıkılması sonucunu getirir.Elimizdekibilgilerin en doğru
biçimde bizden sonraki nesillere aktarılması, bilime ve insanlığa
karşıvazgeçilmez sorumluluğumuzdur. "

Alıntı yapılan makale:
Bilimsel Araştırma ve Yayınlarda Etik İlkeler
Prof.Dr.Şevket RUACAN
Onkoloji Enstitüsü
Hacettepe üniversitesi


Yazarın belirttiği kaynaklar:

KAYNAKLAR : 1. Bishop C,How to Edit a Scientific Journal,ISI
Press,Philadelphia,1984,s.74. 2. Kansu E,Bilimsel Yanıltma ve
Önlenmesi,Dünyada ve Türkiye'de Bilim,Etik ve Üniversite, Türkiye
Bilimler Akademisi Yayınları,1994.3. Andersen D,Attrup L,Axelsen
N,Riis P,Scientific Dishonesty & Good ScientificPractice,Danish
Medical Research Council,1992.4. Yayın Etiği, Sempozyumu,TÜBİTAK
Yayınları,Ankara,19965. American college of Physicians,Ethics
Manual,Fourth Edition,Ann Intern Med 128:576-594,1998.6. Lynch
A,Publication of research:The ethical dimension,J Dent Res,
73:1778-1782,1994.7. Malone RE,Ethical issues in publication of
research,J emerg Nurs,3:281-3,19988. International Committee of
Medical Journal Editors,Uniform requirements for manuscriptssubmitted
to biomedical journals,Can Med Assoc J,150:147-154,1994 .9. Yank
V,Rennie D,Disclosure of researcher contributions:A study of original
research articles in the Lancet,Ann Intern Med,130:661-670,1999.1.
Horton R,Smith R,Time to redefine authorship,BMJ,312:723,1996.2. Kern
MJ,Notice of duplicate publication,Am J Cardiol,72:548,1994.3.
Editorial,Redundant publication:deja Vu II,Hepatology,
20:247-48,1994.4. Editorial III,Dual publication of abstracts,Brit J
Anaest,66:5,1991.5. Swazey JP,Anderson MS,Lewis KS,Ethical problems in
academic research,AmScientist,81:542-53,1993 6. Farndon J R,Büchler
M,Two articles for comparison,Brit J Surg,86:598-99,1999.

050415032 Merve MEMİŞ

unread,
Jul 27, 2009, 12:45:28 PM7/27/09
to İstatistiksel Danışmanlık

050410019 Aliye DEMİRHAN

unread,
Jul 27, 2009, 1:26:19 PM7/27/09
to İstatistiksel Danışmanlık

Etik kavramı, çeşitli tanımlarla açıklanabilir. Kısaca etik, doğru ve
yanlış davranışlara ilişkin kavramlar geliştiren, bu kavramları
savunan ve bunların kullanımını öneren felsefe dalı biçiminde
tanımlanabilir [1]. Bilim etiği ise, bilimsel etkinliklerin
yürütülmesi sırasında ortaya çıkan değer sorunları ile, bunlara
getirilen çözüm önerilerinin tartışıldığı alan olarak ifade
edilebilir. Bilim etiği, bilimsel çalışmalarda bulunanlara, bu
çalışmalar sırasında uymaları gereken ilkeleri gösterir. Ancak,
bilimsel çalışmaların yürütülmesi, değerlendirilmesi ve yayımlanması
aşamalarında, bilgi ve deneyim eksikliği, özensizlik ve ihmal gibi
nedenlerle ya da kasıtlı olarak bu ilkelere uyulmaması sorunu ile
karşılaşılabilmektedir.
Bilim etiğine ilişkin olarak, evrensel düzeyde kabul gören, ancak,
çeşitli bilimsel kuruluşlar tarafından özgün yorumlar katılarak ifade
edilen bir dizi kural bulunmaktadır. Bu kılavuz, Anadolu
Üniversitesinin öğretim elemanlarına ve öğrencilerine bilim etiği
kurallarını anımsatmak amacıyla hazırlanmıştır.
I. BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE YAYINLARLA İLGİLİ ETİK
KURALLAR
Bu bölümde, sırasıyla, katılımcılarla/deneklerle ilgili etik kurallar,
araştırma süreciyle ve sonuçlarıyla ilgili etik kurallar, yayın ve
sunum süreciyle ilgili etik kurallar, yazar adlarıyla ilgili etik
kurallar ve mali desteğin kaynağının gösterilmesiyle ilgili etik
kurallar yer almaktadır.
1. KATILIMCILARLA/DENEKLERLE İLGİLİ ETİK KURALLAR
Katılımcıların ve/veya deneklerin kullanıldığı araştırmalarda, etik
olarak kabul edilebilir amaçların ve bu amaçlara ulaşmak için uygun
araçların seçilmesi gerekmektedir [2]. Bununla birlikte, söz konusu
katılımcılarla ve deneklerle ilgili araştırmaların yürütüldüğü tüm
kurum yöneticilerinin, araştırmaların etik kurallara uygun olarak
yürütülmesini kolaylaştırma, izleme ve denetleme yükümlülükleri
vardır. Aşağıda, insanlarla ve hayvanlarla yürütülen araştırmalarda
uyulması gereken etik kurallar yer almaktadır.

1.1. İnsan Katılımcılarla/Deneklerle İlgili Etik Kurallar
İnsan katılımcılarla/deneklerle yürütülen bir araştırma:
* Katılımcıların kendilerinden bilgi sağlayarak (örneğin, anket
uygulayarak),
* Katılımcılar hakkında başka kaynaklardan bilgi sağlayarak (örneğin,
okul kayıtlarını inceleyerek),
* Katılımcıları belli uygulamalara maruz bırakarak (örneğin, deneysel
uygulamaya katarak) gerçekleştirilebilir [3].
Böyle bir araştırmada dikkat edilmesi gereken etik kuralların belli
başlıları alan yazında şu şekilde belirtilmektedir [3-6]:
a. Araştırmalar, katılımcıları olabildiğince riske sokmayacak şekilde
planlanmalı ve yürütülmelidir. Veri toplama araçlarının (örneğin,
anket, görüşme ve ölçme araçları) içeriği ve uygulanış biçimi;
katılımcıları küçük düşürücü, rahatsız edici, huzursuz edici, yorucu,
işleri aksatıcı vb. olumsuz özellikler taşımamalıdır. Deneysel
araştırmalar söz konusu olduğunda ise, deneysel süreçte yer alan
uygulamaların (örneğin, tedavi, öğretim vb.), denekleri olumsuz
etkileme olasılığı en aza indirilmelidir.
b. Katılımcılara; araştırmanın amacı, umulan yararları, nasıl
yürütüleceği, olası riskleri, gizlilik ilkesi ve kendilerinden neler
bekleneceği ile ilgili bilgi verilmelidir. Ancak, bu açıklamalar,
katılımcıların araştırma ile ilgili davranışlarını ve veri toplama
araçlarına verecekleri yanıtları yönlendirmeyecek özellikte olmalıdır.
Katılımcıların 18 yaşından küçük olmaları durumunda, araştırmayla
ilgili bilgiler katılımcıların kendilerine ve anne-babalarına
(velilerine), katılımcıların her hangi bir nedenle (zihinsel özür,
hastalık, bunama, vb.) yetkin olmamaları durumunda katılımcının en
sorumlu olan akrabasına veya yasal sorumlusuna (vasisine)
verilmelidir.
c. Araştırmada yer alacak katılımcıların her birinin, 18 yaşından
küçük katılımcıların velilerinin, yetkin olmayan katılımcıların
vasilerinin, araştırmada yer almayı kabul ya da reddetme hakkı
bulunmaktadır.
d. Deneysel araştırmalarda, araştırmaya katılmaya karar veren yetişkin
deneklerin kendilerinin, 18 yaşından küçük deneklerin velilerinin,
yetişkin olup yetkin olmayan deneklerin de vasilerinin yazılı onayı
alınmalıdır. Yazılı onay almak için bir sözleşme hazırlanması ve bu
sözleşmenin hem araştırmacı, hem de deneklerin her biri (ya da
velileri/vasileri) tarafından imzalanması gerekmektedir. Sözleşmede,
deneklerin neleri kabul ettikleri (örneğin, videoya çekilmeyi, üç ay
süreyle araştırmaya katılmayı vb.) ayrıntılı olarak açıklanmalıdır.
Ayrıca, araştırma okul, işyeri, bakımevi, cezaevi, kışla, veya benzeri
bir kurumda gerçekleştirilecekse, hem deneklerin (ya da velilerinin/
vasilerinin) hem de ilgili kurum yöneticilerinin yazılı onayı
alınmalıdır.
e. Bir sözleşme imzalamış olsalar bile, katılımcılara (ya da
velilerine/vasilerine), dilediklerinde araştırmanın herhangi bir
aşamasında çekilme hakkı tanınmalıdır. Araştırmacılar, katılımcıları
araştırmaya devam etmek için zorlamaktan kaçınmalıdırlar. Araştırmadan
çekilen katılımcılarla ilgili tüm veriler ortadan kaldırılmalı ya da
katılımcılara verilmelidir.
f. Katılımcıların adları ve kimliklerinin ortaya çıkmasına yol
açabilecek belirleyici özellikleri (örneğin, işyeri, cinsiyet vb.)
gizli tutulmalıdır. Ancak, katılımcıların söz konusu özelliklerinin
açıklanmasının gerekli olduğu durumlarda, araştırma başlamadan önce
katılımcıların (ya da velilerinin/vasilerinin) yazılı onayı
alınmalıdır. Kuruluş yöneticileri ya da çalışanlarından bilgi
alınıyorsa, araştırma raporunda ilgili kuruluşun adının yazılması
(kuruluşun onaylaması koşuluyla), arzu edilen bir durumdur. Tüm
katılımcılara (ya da velilerine/vasilerine) araştırmacının ya da
araştırma ekibinin sorumlusunun adı, adresi ve telefon numaraları
verilmelidir.
g. Araştırmada değişiklikler olması durumunda, katılımcılar (ya da
velileri/vasileri) bu değişikliklerle ilgili olarak bilgilendirilmeli
ve değişikliklerle ilgili onayları alınmalıdır. Örneğin, bir görüşme
araştırmasında ses kaydı almaktan vazgeçip, görüntü kaydı almaya karar
verilmişse, bu karar katılımcılara önceden iletilmeli; ses yerine
görüntü alınmasını kabul edip etmeyecekleri sorulmalıdır. Ayrıca,
böyle bir değişikliğin nedenleri de açıklanmalıdır.
h. Bir deney grubuna yapılan uygulama diğer gruplara yapılan
uygulamalardan daha etkili çıkarsa, araştırma sona erdikten sonra tüm
gruplara bu uygulamadan yararlanma şansı tanınmalıdır.
i. İlgili guruba yönelik bir araştırma söz konusu olmadıkça, 18
yaşından küçükler ve yetkin olmayan kişiler denek olarak
kullanılmamalıdırlar.
1.2. Hayvan Deneklerle İlgili Etik Kurallar
Bu başlık altında, çiftlik ve kümes hayvanları, doğal (vahşi) ortam
hayvanları ile laboratuvar hayvanlarının bakımı, üretimi, kullanımı ve
söz konusu hayvanlar üzerinde yapılan uygulamalar ele alınmaktadır. Bu
uygulamalarda, çalışmayı yürüten uygulayıcı, hayvan hakları ve
bilimsellik sınırları çerçevesinde hayvanlarda rahatsızlık, stres ve
ağrının olabildiğince azaltılmasına ve/veya ortadan kaldırılmasına
yönelik koşulları (uygun ortam, sedasyon, analjezi, yaşamı sonlandırma
vb.) sağlamalıdır. Bu uygulamalarda, uygun hayvan türünün seçilmesi ve
gereğince kullanılması da gözetilmelidir [7].
2. ARAŞTIRMA SÜRECİ VE SONUÇLARIYLA İLGİLİ ETİK KURALLAR
Bir bilimsel araştırmanın değerini, daha açık bir ifadeyle,
yinelenebilirliğini ve güvenirliğini zedeleyen tüm girişimler,
bilimsel yanıltma (scientiŞc misconduct) adıyla anılmaktadır. Bilimsel
yanıltma, iki biçimde ortaya çıkmaktadır ve bunların her ikisi de eşit
derecede tehlikeli ve etik açıdan kabul edilemez durumlardır [8-10]:
* Bilimsel ihmal/disiplinsiz araştırma (scientific negligence/sloppy
research)
* Bilimsel saptırma/kasıtlı sahtekarlık (scientific fraud/deliberate
dishonesty)
Bilimsel ihmal ve bilimsel saptırma, aşağıda örneklerle
açıklanmaktadır.
2.1. Bilimsel İhmal
Bilimsel ihmal (disiplinsiz araştırma), bilimsel araştırmaların
gereklerini tam olarak yerine getirmeden yapılan araştırmalar
sonucunda ortaya çıkan bilimsel yanıltmadır. Bilimsel ihmalde,
araştırmacı kasıtlı olarak değil, bilgi, beceri ya da deneyim
yetersizliğinden dolayı yanlış bilgi sunmakta; dolayısıyla, yalnızca
başkalarını bilimsel olarak yanıltmakla kalmamakta, kendi kendini de
kandırmış olmaktadır [8].
Deneysel sürecin gereği gibi yürütülmemesi ya da araştırma verilerini
analiz etmek için uygun istatistiksel tekniklerin seçilmemesi bilimsel
ihmale örnek olarak gösterilebilir. Araştırma verilerinin uygun
olmayan bir istatistiksel teknikle analiz edilmesi (örneğin,
parametrik olmayan bir teknik kullanılması gerekirken parametrik bir
teknik kullanılması), istatistiksel olarak anlamlı, ancak, tümüyle
yanlış bulgularla sonuçlanabilir. Benzer şekilde, bir deneysel
araştırmada, birinci grupta yapılan deneysel uygulama ile ikinci
grupta yapılan deneysel uygulamada, bağımsız değişken dışında başka
değişkenlerin de işe karışması (örneğin, bir gruba daha fazla zaman
ayrılması ya da farklı bir ortam sunulması), o grup için farklı
sonuçlar doğurabilir. Bu sonucun, gruplardan birinde yapılan
uygulamanın daha etkili çıktığı şeklinde yorumlanması ise, tümüyle
yanlış olabilir.
2.2. Bilimsel Saptırma
Bilimsel saptırma, yapılan bilimsel araştırmanın süreçlerini ya da
sonuçlarını kasıtlı olarak saptırmak; dolayısıyla,
araştırmanınyinelenebilirliğini ve araştırma bulgularının
güvenirliğini bozmaktır [9]. Deney sürecinde yer almadığı halde,
araştırmada deneysel uygulamanın sonuçlarını etkileyebilecek ek
uygulamalara yer verilmesi, araştırma süreci ile ilgili bir bilimsel
saptırma örneği olarak gösterilebilir. Araştırma sonuçlarıyla ilgili
yapılabilecek saptırmalar üç grupta toplanmaktadır [8]:
a. Çarpıtma (falsification/fudging): Çarpıtma, araştırmada belli veri
noktalarının, örneğin, istatistiksel verilerin doğru sonuç almayı
engelleyebilecek biçimde değiştirilmesidir.
b. Gizleme (finagling): Gizleme, yapılan araştırma sonucunda elde
edilen bulguların bazılarının, özellikle de araştırmacının
beklentileri doğrultusunda çıkmayan bulguların, rapor edilmemesidir.
c. Uydurma (forgery/fabrication): Uydurma, araştırmada toplanmayan
verilerin toplanılmış gibi gösterilmesidir.
Bulgularla ilgili yukarıda sıralanan saptırmaların hiç biri, ne derece
önemsiz görünürse görünsün, kabul edilemez. Diğer bir deyişle,
bilimsel saptırma, haŞf ya da şiddetli de olsa sahtekarlıktır.

3. YAYIN VE SUNUM SÜRECİYLE İLGİLİ ETİK KURALLAR
Başkalarının çalışmalarını (sözlü olarak, yazılı olarak ya da resim,
müzik gibi diğer araçlarla ortaya konan görüş, öneri, bilgi, grafik,
bilgisayar programı, sanat eseri vb. ürünlerini), kaynaklarını açık
olarak belirtmeksizin ya da kasıtlı olarak değiştirerek kullanmaya,
bilimsel aşırma (plagiarism) denmektedir [11-14].
Bilimsel aşırma; tam aşırma, bilimsel korsanlık ve kendisinden aşırma
biçimlerinde gerçekleşebilmektedir.
a. Tam aşırma (complete plagiarism): Bir başkasına ait çalışmayı,
kendi adını koyarak aynen sunmaya ya da yayımlamaya, tam aşırma adı
verilmektedir [15].
b. Bilimsel korsanlık (scientiŞc piracy): Başka araştırmacıların
verilerini, kaynak göstermeksizin ya da, izin gerektiren durumlarda,
izin almaksızın kendi çalışmasında kullanmak biçimindeki bilimsel
aşırma ise, bilimsel korsanlık olarak adlandırılmaktadır [10].
c. Kendisinden aşırma (self-plagiarism): Söz konusu kasıtlı etik
hatalar kişinin kendi eserlerinden aşırma şeklinde de gerçekleşebilir.
Bu durum, kendisinden aşırma olarak adlandırılmaktadır.
Kendisinden aşırma da, yineleme (duplication) ve dilimleme (least
publishable unit) olarak ikiye ayrılmaktadır. Yineleme, yayımlanmış
bir çalışmanın başka bir yerde de aynen yayımlanması; dilimleme ise,
yayımlanmış bir çalışmanın parçalara bölünerek her parçanın ayrı
olarak tekrar yayımlanması anlamına gelmektedir. Bu tür sorunlara yol
açan ve sık rastlanan girişimlerden biri olan, bir çalışmayı aynı anda
birden fazla dergiye değerlendirilmek üzere göndermekten de
kaçınılması gerekmektedir. Her türlü bilimsel aşırmadan kaçınmak için
yapılması gerekenler, aşağıda açıklanmaktadır [11-14]:
* Başkalarının görüş ve önerilerinden yararlanma; istatistikler,
grafikler ya da resimler gibi sözel olmayan bilgilerden yararlanma;
başkalarının sözlü/yazılı söylemlerinden yararlanma biçimlerinin her
birinde, bilginin kaynağını açık olarak göstermek gerekmektedir.
o Bu tür yararlanmalarda yazar, yararlandığı kaynakta yer alan
bilgileri, kendi sözcükleri ve anlatım biçimi ile dile getirmelidir
(rephrasing/paraphrasing). Bu işlemde, yalnızca birkaç sözcüğün yerini
değiştirmek ya da aynı anlama gelen başka sözcükler kullanmak yeterli
değildir.
o Başkalarının sözlü/yazılı söylemlerinin aynen kullanıldığı
durumlarda ise, aynen alıntı (quotation) yapıldığını belirtip bilginin
kaynağını ve alıntı yapılan sayfanın numarasını açık olarak göstermek
gerekmektedir. Aynen alıntı yapıldığını göstermek için, birkaç satırı
geçmeyen (örneğin, APAya göre 40 sözcüğü geçmeyen [16]) kısa
alıntılar, cümle ve/veya paragraf içinde ve tırnak içine alınarak
verilmelidir. Uzun alıntılar ise, ayrı bir paragraf halinde ve farklı
bir yazım şekliyle (örneğin,tireli, tablı ya da sık arayla)
verilmelidir.
* Başka bir kaynaktaki tabloyu ya da şekli bir çalışmada aynen
kullanmak için, kullanılan tablonun ya da şeklin hemen altına, kaynağı
ve alıntı yapılan sayfanın numarası açık olarak yazılmalıdır.
* Kaynak göstermenin yanı sıra, telif hakkı vb. yasal zorunlulukların
gerekli kıldığı durumlarda, telif haklarını elinde tutan kişi ya da
kuruluştan izin alınması gerekmektedir.
* Bir toplumda yaygın olarak bilinen genel bilgileri (common
knowledge) sözlü ya da yazılı olarak kullanırken kaynak göstermek
gerekmemektedir [12,13]. Eğitim, en önemli toplumsal kurumlardan
biridir örneğinde olduğu gibi.

4. YAZAR ADLARIYLA İLGİLİ ETİK KURALLAR
Yazar adları ve sırası belirlenirken, bir çalışmaya birincil ve
ikincil katkıda bulunan kişiler belirlenmeli; birincil katkıda
bulunanlar eş-yazar olmalı; ikincil katkıda bulunan kişi ya da
kuruluşlara teşekkür edilmelidir [16]
Aşağıda, birincil ve ikincil katkılar açıklanmaktadır.
a. Birincil Katkılar
Birincil katkılar şunlardır:
* Araştırmayı raporlaştırmak
* Araştırmayı tasarlamak; araştırma amacını ve denencelerini
oluşturmak
* Deneysel araştırmalarda, deney sürecini yapılandırmak ve/veya
yürütmek
* İstatistiksel analizleri tasarlamak ve yürütmek
* Bulguları yorumlamak
* Araştırma raporunun belli bir bölümünü yazmak
Eş-yazarlı çalışmalarda, yazar adlarının sıralanmasında, her bir
yazarın araştırmaya ne derece katkıda bulunduğu dikkate alınmalıdır.
Eğer her yazarın katkısı aşağı yukarı eşitse, yazar adları alfabetik
sıraya göre dizilmeli ve bu durum dipnotta belirtilmelidir. Eğer
yazarların katkıları eşit değilse, yazar adları, en çok katkıda
bulunandan en az katkıda bulunana doğru sıralanmalıdır. Eş-yazarlı
çalışmalarda, tüm yazarlar çalışmanın tümünden sorumludur.
b. İkincil Katkılar
İkincil katkılar şunlardır:
* Araç-gereçleri tasarlamak ya da yapılandırmak
* İstatistiksel analizlerle ilgili danışmanlık yapmak
* Salt veri toplanmasına yönelik çalışmalar yürütmek (deneysel süreçte
görev almak, anket uygulamak, verileri bilgisayara girmek vb.).
Bir araştırmaya bir kişi tarafından birkaç alanda yoğun ikincil katkı
olması durumunda, o kişi eş-yazar olarak kabul edilmelidir.
Eş-yazarlık gereklerini yerine getirmemesine karşın bir kişinin adının
çeşitli nedenlerden dolayı (örneğin, baskı uygulanması, çıkar
beklentisi, hatır ilişkisi vb.) eş-yazar olarak yazılması, etik açıdan
kabul edilemez bir durumdur.

5. MALİ DESTEĞİN KAYNAĞININ GÖSTERİLMESİ İLE İLGİLİ ETİK KURALLAR
Eğer bir araştırma belli bir veya bir kaç kurumdan veya kişiden mali
destek alınarak yürütülmüşse, bu araştırmanın sonuçlarıyla ilgili tüm
yayınlarda mali destek vermiş olan tüm kurum ve kişiler eksiksiz
olarak mutlaka belirtilmelidir. Mali destek veren kurumların veya
kişilerin adlarının belirtilmesini istememeleri etik açıdan kabul
edilebilir bir durum değildir. Çünkü, araştırma sonuçlarının
değerlendirilmesinde araştırmanın kim tarafından desteklenmiş
olduğunun bilinmesi önem taşıyabilir.
II. AKADEMİK VE/VEYA POPÜLER BİLİM-SANAT
DERGİLERİNDE EDİTÖRLÜK YA DA HAKEMLİKLE İLGİLİ ETİK KURALLAR
Basılı ya da elektronik ortamlarda yayımlanan ve hedef kitlesine
belirli aralıklarla ulaşan akademik ve/veya popüler dergilerin editör
ve hakemleri için uyulması gereken bir dizi etik kural söz konusudur.
Bu kuralların başlıcaları editör ve hakemler için ayrı ayrı aşağıda
sıralanmıştır [17].
1. EDİTÖRLERLE İLGİLİ ETİK KURALLAR
Editör; yayımlanmak üzere gönderilen bir çalışmanın değerlendirme
sürecinde, aşağıda özetlenen bilimsel etik ölçütlerine uymalıdır:
* Çalışmayı önyargılardan (yazar/yazarların ırk, din, milliyet,
cinsiyet, düşünce ve eğilimleri, kurumsal/kişisel yakınlığı vb.)
bağımsız olarak değerlendirmelidir.
* Değerlendirme sürecini kasıtlı olarak ya da ilgisizlik nedeniyle
geciktirmemelidir. Bu durum yazının güncelliğini yitirmemesi ve
yazarın/yazarların zarar görmemesi için çok önemlidir.
* Çalışmanın, bu kılavuzun I. Bölümünde belirtilen etik kurallara
uygun olarak yapılmış ve yazılmış olmasını dikkate almalıdır.
* Çalışma hakkında editör, yayın kurulu üyeleri, hakemler ve yazar/
yazarlar dışında hiç kimse ile bilgi alış verişinde bulunmamalıdır.
* Değerlendirme sürecinin hiç bir aşamasında yazarlara yanlış bilgi
vermemelidir.
* Hakem raporları üzerinde herhangi bir değişiklik yapmamalı; düzmece
rapor düzenlememelidir.
* Çalışmayı, yazarın/yazarların izni olmaksızın, kendi
araştırmalarında kullanmamalı, başkalarının kullanmasına fırsat
vermemelidir.
2. HAKEMLERLE İLGİLİ ETİK KURALLAR
Hakem; yayımlanmak üzere kendi görüşünün alınması için gönderilen bir
çalışmayı değerlendirirken, aşağıda özetlenen bilimsel etik
ölçütlerine uymalıdır:
* Çalışmayı bilimsel ve etik ilkelere ve derginin yayın ölçütlerine
göre ön yargılardan bağımsız olarak değerlendirmelidir.
* Çeşitli nedenlerden dolayı (örneğin, ilgi alanı uyuşmazlığı, kişisel
ya da mesleki yakınlık, zaman sınırlılığı vb.) çalışmayı
değerlendiremeyeceği ya da değerlendirmek istemediği durumlarda,
çalışmayı en kısa sürede editöre iade etmelidir.
* Çalışmanın gizliliğini korumalıdır.
* Çalışmanın, bu kılavuzun I. Bölümünde belirtilen etik kurallara
uygunluğunu dikkate almalıdır.
* Görüş ve önerilerini açık ve anlaşılır şekilde ifade etmeli ve
desteklemelidir.
* Çalışmayı, yazarın/yazarların izni olmaksızın, kendi
araştırmalarında kullanmamalı, başkalarının kullanmasına fırsat
vermemelidir.

III. JÜRİ ÜYELERİYLE İLGİLİ ETİK KURALLAR
Bir jüri üyesi, bir adayı ve/veya çalışmayı değerlendirirken aşağıdaki
özetlenen bilimsel etik ölçütlerine uymalıdır:
* Değerlendirmeyi yansız bir bakış açısı ile yaparak önyargısız olarak
kararını vermelidir.
* Adayı ve/veya diğer jüri üyelerini baskı altına alıcı, olumlu veya
olumsuz olarak yönlendirici iletişim ve tutum içerisine girmemelidir.
* Adayı ve çalışmalarını, bilimsel etik ölçütlere uygunluğu açısından
incelemeli ve değerlendirmelidir.
* Değerlendirdiği yayınlanmamış çalışmayı adayın/adayların izni
olmaksızın, kendi araştırmalarında kullanmamalı, başkalarının
kullanmasına fırsat vermemelidir.
IV. AKADEMİK TEZ DANIŞMANLARIYLA İLGİLİ ETİK KURALLAR
Akademik tez danışmanı; danışmanlığını üstlendiği tez çalışmasının tüm
evrelerinde ve aday ile ilişkilerinde, aşağıda özetlenen bilimsel etik
ölçütlerine uymalıdır:
* Aday ile ilişkilerinde dürüstlüğü, yansızlığı, sorumluluğu, ilkeli
akademik davranışları temel almalı ve bu davranışlarını adaya
yansıtarak ona rehberlik etmelidir.
* Adayın çalışmalarının yürütülmesinde, tamamlanmasında ve içeriğinde
kendi sorumluluğunun en az aday kadar olduğunu bilmeli ve buna uygun
olarak adayın çalışmasının her evresinde bu sorumluluğu
paylaşmalıdır.
* Adayın bilimin evrensel ilke ve dürüstlük anlayışına uygun olarak
çalışmasını sağlamalı, bilimsel çalışma etiği açısından denetlemeli,
bilim etiğine uymayan davranışlara karşı kesin tavır almalıdır.
* Danışmanlığını üslendiği tez çalışmasını ya da çalışmaya ilişkin
verileri öğrencisinin haberi ve izni olmaksızın kendi araştırmalarında
kullanmamalı, başkalarının kullanmasına fırsat vermemelidir.
* Değerlendirme, yönetme, yönlendirme vb. süreçlerin hiçbir aşamasını
kasıtlı olarak ya da ilgisizlik nedeni ile geciktirmemelidir.

YARARLANILAN KAYNAKLAR
1. www.utm.etm.edu/research/iep/e/ethics.htm
2. www.nserc.ca/programs/ethics/english/intro03.htm
3. Wiersma, W. (1995). Research Methods in Education: An İntroduction
(6. baskı). Boston, Massachusetts: Allyn and Bacon.
4. Best, J. W., ve Kahn, J. V. (1998). Research in Education (5.
baskı). Boston, Massachusetts: Allyn and Bacon.
5. Wiseman, D. C. (1999). Research Strategies for Education. Belmont,
California: Wadsworth Publishing Company.
6. Türkiye Bilimler Akademisi Bilim Etiği Komitesi (2002). Bilimsel
Araştırmada Etik ve Sorunları. Ankara: Türkiye Bilimler Akademisi
Yayınları.
7. Institute of Laboratory Animal Resources (1996). Guide for the Care
and Use of Laboratory Animals. Washington, DC: National Academy
Press.
8. www.chem.vt.edu/ethics/vinny/ethix html
9. www.yildiz.edu.tr/aek
10. Kansu, E., ve Ruacan, Ş. (2000). Bilimsel Yanıltmanın: Türleri,
Nedenleri, Önlenmesi, Cezalandırılması. Cumhuriyet Bilim-Teknik, 712,
4-5.
11. www.arts.ubc.ca/doa/plagiarism.html
12. www.indiana.edu/~wts/wts/plagiarism.html
13. sja.ucdavis.edu/avoid.html
14. www.2learn.ca/mapset/SafetyNet/plagiarism/handout2.html
15. www.zoology.ubc.ca/bpg/plagiarism.htm
16. American Psychological Association (1994). Publication Manual (4.
baskı). Washington DC: American Psychological Association.
17. www.ejb.org/pauta.html


http://www.anadolu.edu.tr/arastirma/bilim_etigi_klavuzu.aspx
sitesinden faydalanılmıştır.

050410044 Gözde ÖZÇIRPAN

unread,
Jul 30, 2009, 11:10:45 AM7/30/09
to İstatistiksel Danışmanlık
Anahtar Kelimeler: Bilim ,Bilimsel yanıltma biçimleri

Bilim dünyasında emek verenlerin gelenekleri, belirli
standartlar ve değer ölçülerinin yanı sıra objektif olma, dürüstlük,
açık sözlülük ve mesleki yönden üstün ahlaklı olma özelliklerini
taşımalarını gerektirir. Bilimsel yanıltma araştırmanın değerini veya
güvenirliğini azaltan her türlü girişim olarak tanımlanmaktadır.
Ancak, bu tanımı yaparken disiplinsiz ve düzensiz araştırma kavramı
ile bilimsel yalancılık/yanıltma kavramını birbirinden ayırmak
gerekir. Disiplinsiz ve düzensiz araştırma yapan bir araştırıcı,
araştırma planlanmasını, uygun metod seçimini, metodları uygulamasını,
sonuçların analizini ve yorumunu bilmemektedir. Bilimsel saptırma veya
yalancılık ise araştırıcının bilinçli olarak ve amaçlı bir yaklaşımla
çalışmanın metod veya sonuçlarını "kötü niyetle" saptırması ve
değiştirmesi olarak tanımlanmaktadır. Bilimsel yalancılığın hiçbir
özrü yoktur. Birey şüphe üzerine uygun ve objektif yöntemlerle
incelenmeye alınmalı ve bilimsel yalancılık deliller ile kesinleşecek
olursa kendisine gereken ceza muhakkak verilmelidir. Bilimsel
yalancılığın önlenmesinde üç genel yaklaşımın yararlı ve önemli olduğu
üzerinde durulmaktadır:
a) Araştırıcıların eğitimi ve öğretimi,
b) Araştırıcılar üzerinde baskıları azaltmaya yönelik tedbirlerin
alınması
c) Araştırıcılar üzerinde mali baskıların azaltılması.
Araştırıcının bilimsel yanıltma ve saptırma yaptığı belirlenecek
olursa yasal cezai hükümler muhakkak uygulanmalıdır. Sonuçlarının
başkalarına ve hastalara zarar vermesi önlenmiş olmaktadır.(1)

BİLİMSEL YANILTMA NEDENLERİ

Bilimsel dürüstlüğün dışına çıkılmasına etki eden faktörler çok
çeşitli olmakla birlikte, bireyin yetersiz araştırma eğitimi ve
araştırma eğitimi disiplini almamış olması başta gelen nedenler
arasındadır. Kişisel olarak kurumda veya akademide hızlı yükselme
hırsı, başkalarının kendisinin olumlu ve başarılı tanımalarını
arzulama, ismini sık sık yayınlarda görme arzusu (Hollywood Sendromu),
kurumun veya bölümün aşırı ve oransız baskısı (projelerinin destekli
olmasını isteme v.b.), "fazla yayın = fazla prestij" duygusu, parasal
kazanç hırsı ve nadiren de psikiatrik kişisel bozuklukların bilimsel
yanıltma ve yalancılıkta etken rol oynadığı düşünülmektedir.(2)

BİLİMSEL YALANCILIĞIN ÖNLENMESİ

Bilimsel yalancılığın önlenmesinde üç genel yaklaşımın yararlı ve
önemli olduğu üzerinde durulmaktadır:

1. Araştırıcıların eğitimi ve öğretimi
2. Araştırıcılar üzerinde baskıları azaltmaya yönelik tedbirlerin
alınması
3. Araştırıcılar üzerinde mali baskıların azaltılması.

1. Eğitim ve Öğretim

Bilimsel yanıltmaları önlemek amacıyla yapılması öngörülen eğitim
ve öğretim'in prensipleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir.
I. Üniversite ve diğer eğitim kurumlarında mezuniyet - öncesi ve
mezuniyet - sonrası dönemde, daha da önemlisi araştırma yapan gruplara
etik standartların öğretilmesi gerekmektedir. Bu konuda temel
sorumluluk kurumlardaki işverenlerde olmalıdır ve her kurumun "İyi
Araştırma İdaresi"konusunda kendi prensiplerini saptaması gerekir. İyi
Araştırma idaresi konusunda her kurum evrensel ölçülerde araştırma
metodolojisi, veri toplama ve saklama, veri analizi ile yorum ve yayın
konularında standartları öğretmeli, uygulamalı ve denetimini
yapmalıdır.
II. Her genç araştırıcının yeterince danışmanlık alabilmesine özen
gösterilmesi ve danışmanların sorumluluğuna çok sayıda araştırıcı
adayı verilmemesi uygundur. Genelde her bir danışman iki'den fazla
öğrencinin sorumluluğunu almamalıdır.
III. Araştırma verilerinin herzaman incelenmeye hazır, düzenli ve
eksiksiz, kurumca tasdikli defterlere yazılması ve defterler ile
dökümanların en az beş yıl süreyle saklanmasının gereği üzerinde
önemle durulmalıdır.
IV. Veri analizleri ve istatiksel hesaplar ile danışmanlık
hizmetlerinin konunun uzmanlarınca yapılmasına özen gösterilmelidir.
Araştırıcılara erken dönemde özellikle bilimsel etik ve istatistik
konularında etraflı bir eğitim verilmelidir.
V. Araştırmaların yayına gönderilmeden önce verilerinin tamamının üst
düzeyde ve araştırmanın yürütülmesinden sorumlu üyeler tarafından
incelenmesi gerekmektedir. Yayında ismi olan her birey çalışmayı
etraflıca ve titizlikle okumalı, kanıtlayıcı bilgileri imzalamalı ve
ilk yazara yayın hakkı için yetki vermelidir. Yayınlarda uygun
sitasyonlar açık bir ifadeyle yapılmalı ve yayınların seçimine
titizlikle dikkat edilmelidir.
VI. Araştırma verilerinin yayınlarda ve metod kayıtlarında diğer
araştırıcılar tarafından da kolaylıkla tekrarlanabilmesine ve bağımsız
denetime kolaylıkla imkan verebilecek şekilde çok etraflı sunulması
gerekir.
Ayrıca, araştırma yürüten kurumlarda yüksek bilimsel denetim ve
değerlendirme kriterlerinin saptanmasının uygulanan araştırmaların
kalitesini olumlu etkileyeceği ve bilimsel yanıltmaları engellemede
önemli rol oynayacağı düşünülmelidir (3).

2. Bilimsel Yalancılığa Neden Olabilecek Bazı Baskıların Azaltılmasına
Yönelik Tedbirler

I. Yayın yapma konusunda genç araştırıcılara "gereksiz" baskıdan
kaçınılmalıdır. Bilimde gelişim için yayının önemi hiç tartışılmaz
iken genç araştırıcıların akademik yükselmelerinde "ölçüt" olarak
yayınları alındığında konu bir "baskı" unsuru olabilmektedir. Bu
nedenle, özellikle araştırmaya yeni başlayan gençlere spekülatif
konuların proje olarak verilmesi yerine, kurulu teknikleri kullanarak
uygun bir zaman birimi içinde sonuç alabilecekleri araştırmalara
özendirilmeleri gerçekci bir yaklaşım olacaktır. Araştırıcı daha
kariyerinin ilk döneminde gereksiz baskıdan kurtarılmalı ve sonuç
alabileceği araştırma projeleri ile bilimsel çalışmalarına başlama
imkanı elde edebilmelidir.
II. Kurumlarda araştırıcılara ve genç adaylara yayın sayılarının
değil, yayınlarının kalitesini çok önemli olduğunun eğitiminin
verilmesi gereği ve önemi üzerinde durulmalıdır.
III. Akademik yükseltmelerde adayın kendince "önemli" gördüğü
yayınları, örneğin 5 ila 10 adet belirlemesi istenebilir.

3. Araştırıcılar Üzerindeki Mali Baskıların Azaltılması ve
Düzenlenmesi

Tıp araştırmaları bazı alanlarda yeterli mali destek
bulabilmektedir. Ancak, son yıllarda bazı farmasötik sanayi
kuruluşları araştırıcılara ve ünitelere klinik çalışmalar için
ödemeler yapabilmektedir. Özellikle firmaların kurumlar içindeki
araştırmalara verdikleri mali desteklerin ve bütün sözleşmelerin
kurumun mali ve idari organlarınca denetimi altında ve bilgisi
dahilinde olmasına özen gösterilmelidir. Bütün mali desteklerin
kurumun etik ve idari yetkili gruplarınca onaylanması gerekmektedir.
(3)

"Deneylerin ve çalışmaların dikkatli uygulanması, dürüst ve açık
olarak takdim edilmesi şartıyla bilimde yanlış yapmak hiçbir zaman bir
suç sayılmaz".(4)

Kaynaklar

1.Responsible Science, Ensuring the Intergrity of the Research
Process. Volume I. National Academy Press. Washington, D.C. 1992. s.
1-16
2.Swazey JP, Anderson MS, Lewisks, Ethical Problems in Academic
Research. American Scientist 1993;81:542-53
3.Harvard Medical School. Guidelines for Investigators in Scientific
Research. Cambridge, Massachusetts. 1988
4.New England Journal of Medicine Tıp Dergisi editöründen alınmıştır.





merve memiş

unread,
Jul 30, 2009, 11:51:14 AM7/30/09
to istatisti...@googlegroups.com, İstatistiksel Danışmanlık
Açılan konu "Bilimsel Yanıltma Biçimleri" ni özetlemek amaçlıydı.

27 Temmuz 2009 20:26 tarihinde 050410019 Aliye DEMİRHAN <aliyed...@gmail.com> yazdı:

050415044 Cem ŞENER

unread,
Aug 5, 2009, 6:27:30 AM8/5/09
to İstatistiksel Danışmanlık
Arkadaşım öncelikle paylaşmış olduğun yazı için teşekkür ederim ama
yazının başında "Bilimsel Araştırma ve Yayınlarda Etik İlkeler " adlı
makaleden alıntı yaparak tekrar veriyorum diye belirtmişsin.Alıntı
yapmak;başkalarının sözlerini kaynak göstererek metinde
kullanmaktır.Sen makalenin tamamını göndermişsin buna alıntı yaptım
diye söyleyemeyiz.Alıntı yazım kuralları aşağıdaki şekilde olmalıdır;
* Doğrudan aktarmalarda, uzun cümleler kısaltılıyorsa üç nokta ile
gösterilir, bütün bir cümle atlanıyorsa dört noktayla gösterilir.
* Alıntıda bir yer açıklanacaksa bu köşeli parantezle yapılır.
* Alıntının kendisinde bir hata varsa bunun gösterilmesi köşeli
parantezde yapılır.
* Doğrudan alıntıdaki vurgular orijinalde yapılmışsa aynen
verilir, aktaran vurgu yapacaksa bunu italikle, boldla belirtir ve
köşeli parantezde italikler bana aittir, altını ben çizdim der. (Bal
2001, s. 219)
* İkincil alıntı kullanılmaz. Kaynağın kendisi de bir başkasından
almışsa ilk kaynağa ulaşmak lazımdır.(http://tr.wikipedia.org/wiki/Al
%C4%B1nt%C4%B1_Kurallar%C4%B1)
Son olarak makalenin içinde geçen bilimsel yanıltma biçimlerinden biri
olan korsanlık kelimesi doğru değildir.Korsan:Deniz taşıtlarına
saldıran, yağmalayan haydut olarak bilinir ve çoğunlukla amaçları
ganimet ele geçirmektir.Aslında söylenmesi gereken Aşırmacılık yani
intihaldir(plagiarism). Çünkü aşırmacılık kelime anlamıyla,Başkasına
ait olan bir şeyi izinsiz alma ve bir yazarın başka bir yazarın
eserinden konu veya biçim alması biçiminde açıklanmaktadır.Bu da bizim
ilgilenmiş olduğumuz durumun içeriğini daha iyi açıklamaktadır.


On 27 Temmuz, 19:43, 050415032 Merve MEMİŞ <05041503...@gmail.com>
wrote:

merve memiş

unread,
Aug 5, 2009, 2:15:24 PM8/5/09
to istatisti...@googlegroups.com, İstatistiksel Danışmanlık
Arkadaşım ben de eleştirinden dolayı teşekkür ederim ama "Sen makalenin tamamını göndermişsin..." sözünü
söylemiş olman okumadan cevap verdiğin anlamına geliyor. Tamamını okumana hiç gerek olmadan göz gezdirmen ya da kısaca sonuna bakman eklediğim "orijinal makale" yi görmeye yetebilir. Bu da demek oluyor ki makalenin tamamını değil sadece bir kısmını göndermişim.
 
"Korsan" kelimesine gelince, kelimelerin tek bir objeye veya konuya hitap eden dar kalıplar olduğuna inanmıyorum. Neticede kelimeler yapmış olduğumuz benzetimlerden doğar. Dolayısıyla makalede geçen "korsan" tabiri bana göre yanlış değildir.
Konu istatistik, etik, araştırma...v.b. olunca bu kalıplardan daha da uzaklaşılabileceğini düşünüyorum. Kaldı ki bu konu hakkında teker teker kelimeler belirtilerek, gelmiş kesin kurallar yoktur.

05 Ağustos 2009 13:27 tarihinde 050415044 Cem ŞENER <05041...@gmail.com> yazdı:
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages