Fahri Çelebi
SANIRIM DAHA ÖNCE ANLATMADIM..DEĞİL Mİ?
EHL-İ HİREF
Değerli dostlar şimdi diyeceksiniz ki nedir Ehl-i Hiref diye, bende
duyunca merak ettim kalktım Beyazıt Kütüphanesi’ne araştırdım…Şimdi deyeceksiniz
ki A Celebi hangi zamandasın sen
hala 18 yüzyılda mı yaşıyorsunuz, neden bilgisayara girip de oturduğun yerde
sormuyorsun, bilgisayar sana söylesin diyeceksiniz ama yooooooo. Mesele öyle
değil…Biz dahi biliyoruz oturduğumuz yerde bilginin ayağımıza kadar geldiğini
Elhamdülilah ama maksat sahafları görelim, dostları görelim, merhum olmuş ayaklı
kütüphane dostlarımıza birer fatiha gönderelim diye gittik…Evet yine sözü
uzattık değil mi?:))) Hadi bakalım
neymiş Ehl-i Hiref bakalım:
Osmanlı sanat üsluplarının belirlenmesinde en etkili sivil toplum hareketi olan Ehl-i Hiref örgütü Topkapı Sarayı'nda, 15 yy sonlarında 2. Beyazıt döneminde oluşmuştur. Kuruluşundan sonra son dönemine kadar İmparatorluğun tüm sanat akımlarını yönlendiren örgüt, zamanın en yetenekli ustalarını bünyesine kabul ediyordu. Dönemin en iyi katipleri, kumaşçıları, çinicileri, cam ustaları, marangozları, nakkaşları, kuyumcuları ,kakmacıları bu örgütün sanatcıları oldu. 1573 yılı kayıtlarına göre imparatorluk genelinde 983 sanatçının oluşturduğu örgüt, her zaman padişah ve sarayın koruması altında olmuştur. Zamanın sanat akımlarını belirleyen Ehl-i Hiref, geniş sınırlarına rağmen Osmanlı'nın Sanatı'nı bütünlük içinde tutmuş ve gelişimini sağlamıştır. Padişahın yaptırdığı tüm mimari eserler bu teşkilata mensup sanatcılar tarafından bezeniyor, işleniyordu. Ulufeleri, Topkapı Sarayı’nın ikinci avlusunda bulunan, Divanhane Binası’nda dağıtılıyordu. Bölük mensuplarından sadece kuyumcular, hakkatlar ve altın iplikle işleme yapan zerduzanın (Altın işleyiciler-kuyumcular) sarayın birinci avlusunda atölyeleri olduğu kesinlik kazanmıştır. İş verilecek ustaların bölükbaşlarının veya kethüdalarının, taberdan-ı zülüfliyan aracılığıyla saraya çağrılması ve hazinedar başı tarafından ,çoğunun saray dışında atölyeleri bulunduğunu gösterir Ehl-i Hiref Bölükleri’ndeki ustalar, öncelikle sarayın ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüydüler . Padişahın yaptırdığı mimari eserlerin süslemesi, bu teşkilata mensup sanatçılar tarafından gerçekleştiriliyordu…
Bugünlük bu kadar dostlar…Tozlu raflardan size Ehli-hiref’i anlatmaya çalıştık. Yani zamanın Mimarlar ve Mühendisler Odasıydı.