Silikon vadisi bölgesinde yaşam

434 views
Skip to first unread message

Ahmet Arslan

unread,
Feb 20, 2016, 6:38:23 PM2/20/16
to istanbul-coders
Yelp firmasında çalışan biri sf deki hayat pahalılığından şikayet etmiş ve durumu CEO ya bildiren açık bir mektup yazmış. Gelirimin %80i kiraya gidiyor , bazen açlığımı bastırmak için su içiyorum demiş. Gerçekten hayat bu kadar pahalı mı, tecrübesi olan arkadaşlar tecrübelerini paylaşabilir mi?

Ahmet Arslan

unread,
Feb 20, 2016, 6:40:22 PM2/20/16
to istanbul-coders

Fikret AKIN

unread,
Feb 20, 2016, 6:49:02 PM2/20/16
to istanbu...@googlegroups.com
Sadece SF da değil, ülkemizde de var bu durumlar yeri geldiginde yaşıyoruz.

21 Şubat 2016 01:40 tarihinde Ahmet Arslan <arslana...@gmail.com> yazdı:
Olay şu:
http://qz.com/621182/i-cant-afford-to-buy-groceries-yelp-fired-an-employee-after-her-scathing-open-letter-to-the-ceo/?utm_medium=email&utm_source=flipboard

--
* Grubun nihayi hedefi; grup üyelerinin kendini geliştirebileceği, yanlışlarını görebileceği, bilmediklerini ögrenebileceği, yeni bakış açıları kazanabileceği paylaşımlara ev sahipliği yapmaktır.
* İyi niyetle öğretmeye ve öğrenmeye açık olduğunuzu kabul ettiğiniz için bu grupta olduğunuzu unutmayın.
* Mesajlaşmalarda her türlü hakaret ve sataşma *uyarı olmaksızın* üyeliğin bitirilmesiyle son bulur.
* Saygı sınırlarından dolayı birbirinizin yüzüne karşı söylemeyeceğiniz sözleri lütfen mail'lerinizde kullanmayın.

* Slack grubumuz: https://istanbulcoders.slack.com/ davetiye için: http://goo.gl/forms/qc6Z78wpsL
* Kişilere cevap yazacağınız zaman, lütfen ilgili kişiyi alıcı (to) kısmına koyun.
* Mesaj alım frekansınızı grup üyelik ayarlarınızdan değiştirebilirsiniz.
* İş arama veya ilan verme ile ilgili mailler için konu kısmına [IS_ILANI] tag'i eklemeniz gerekmektedir.
* İş ilanlarında grubu Ek Alıcı (cc) kısmına koyun ki cevap dönenler tüm gruba dönmesinler.
---
You received this message because you are subscribed to the Google Groups "istanbul-coders" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email to istanbul-code...@googlegroups.com.
To post to this group, send email to istanbu...@googlegroups.com.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.



--
 

 

İyi Çalışmalar,

 

Fikret AKIN
Personal web: www.fikretakin.com

Anil Selim Sürmeli

unread,
Feb 21, 2016, 1:59:35 AM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com

Uzaklara gitmeye gerek yok, yeni mezun biri için İstanbul da aynı değil mi...

abdulkadir yaman

unread,
Feb 21, 2016, 4:11:15 AM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com

birkac ay once bir konferans icin SF e gitmistik. orada tanistigimiz yazilim muhendislerinin neredeyse tamami evli ve kari-koca calisiyorlardi. ve cogu ismi buyuk sirketlerdeydiler. kiralarin yuksek olmasi(1+1/2+1 3500$ aylik) pek de tek kisinin calismasi ile gecinilebilirmis intibasi uyandirmadi. ve herkes sf in pahalli oldugundan dert yaniyordu. ama guzel sehir diyip katlaniyor cogu...

istanbul ile karsilastirilamaz sekilde pahalli bir yer sf. olmasi da gerekli bircok nedenden dolayi. yoksa nufus 834k(2013) olarak kalmasi mumkun degil...

Said Tahsin Dane

unread,
Feb 21, 2016, 4:30:34 AM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com

Oteller de çok pahalı valla.

Ahmet Anil Dindar

unread,
Feb 21, 2016, 4:57:10 AM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com
Bu noktada bir soruyu ortaya atayım izninizle. 

Istanbul (veya San Francisco) şehrinin güzelliği ve imkanları, trafik+pahallılık (özellikle ev kirası)+kalabalık+düşük yaşam şartları+düşük ortalama kültür vs. iş bulma imkanı ilişkisinde gerçekten bir etken midir

Bu soru benim çok ciddi takıldığım bir sorudur. Zira günde ortalama 4 saatlik ev-iş-ev seyahat haftanın resmen 6 gün olarak yaşanmasına gelmektedir. Hesabım şöyledir. 

(24saat/gün * 7 gün/hafta ) - (5gün/hafta * 4 saat/gün) = (168 saat/hafta - 20 saat/hafta ) / 24 saat/gün = 6.2 gün/hafta

Oysa, iş ve eğitim imkanını İstanbul dışına taşıyabilsek toplam TR nüfusunun ne kadarı mutlu olur? 

Yukarıda altı çizili soruya çözüm kişisel ve toplumsal ne olmalıdır?

Ne dersiniz?

++Ahmet

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
Ahmet Anil Dindar (Ph.D.)
Assistant Professor at  Istanbul Kultur University (IKU) & Department of Civil Engineering (IKU-CE)
e-mail : adi...@iku.edu.tr || web:  http://www.iku.today/adindar/ || skype/gtalk : ahmetanildindar
Lat: 40.99138 N, Lon:28.83194 E (WGS84)
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
"Growing old is inevitable; growing up is optional."

Tayfun Yaşar

unread,
Feb 21, 2016, 5:31:54 AM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com
Bende bir vlog'da silikon vadisinde çalışan türk yazılımcıların bir etkinliğini izlemiştim. Yine konu kiralardı. Yerel halkın nasıl zengin olduklarından bahsedildi.

2016-02-21 11:30 GMT+02:00 Said Tahsin Dane <tasom...@gmail.com>:

Ahmet Arslan

unread,
Feb 21, 2016, 7:07:34 AM2/21/16
to istanbul-coders
İstanbul aynı demek haksızlık, ben İstanbul'da bir mühendisin 5000 tl maaşla aç kalacağını bazen su içmek zorunda kalacağını düşünmüyorum.
Aslında bu soruyu biraz da ülkemizi nasıl değerlendirdiğimizi görmek için sordum. Türk gençlerine doğduğu andan itibaren ülkesinden ve kimliğinden utanması için kara propaganda yapılıyor bazıları da alet oluyor. Norveç çok müreffeh bir ülke dediler, gittim gördüm, millet marketten salatalığı santimle alıyor, kiralar filan uçuk, petrol ucuzladı şimdi onlar da eski kıtlık dönemlerine dönmeseler de iyi değiller.
Ülkemizi diğerleriyle karşılaştırırken elbette bir yabancı gibi matematik hesabı yapmamalıyız. Hiçbir şey bilmeyenlerin aşağılık kompleksleriyle ülkemizi ve Türkleri aşağılmasına da izin vermemeliyiz.
Başımdan geçen bir olay. İstanbul'a geldiğim yıl taksimde bir yurtta kalıyorum. Bir gün Osmanbey-şişli otobüsüne bindim. Otobüs şişliye gelince dışarıda bir olay oldu merak edip herkes ayağa kalktı, sonra 70 yaşlarında bir kadın "ne bakıyorsunuz oturun, biz Türkler şöyle adiyiz, böyle kötüyüz " demeye başladı. Türkler de aşağılanmaya o kadar alışmışlar ki kimse ben dahil sen kime hakaret ediyorsun demedi.otobüsten inerken tesadüf işte kadına bir baktım , kadın istavroz çıkarıyor, Türk bile değilmiş, rahat hakaret etmek için biz Türk'ler diye söze başlıyormuş. Beni hayatımda etkileyen önemli olaylardan biri bu oldu. Konu bu olayla alakalı çünkü karşılaştırma yaparken bu şekilde yaklaşan da oluyor, aşağılık kompleksine sahip aşağılanmaya alışmış tipler cahilce yorumlar da yapıyor. Yanıtlardan görüldüğü kadarıyla konuya İstanbul'la başlayanlar algıyla konuşuyor çünkü söylediği gerçek değil , söze sf diye başlayanlar tecrübeyle yanıt verdi.Türkiye'yi değerlendirirken ne kadar bilgiyle ne kadar algıyla konuşuluyor diye merak ediyordum. Bu sektördekiler için de algı- gerçek olayının benzer olduğunu gördüm, yanıtlayanlara teşekkürler.

deniz silahcılar

unread,
Feb 21, 2016, 7:14:34 AM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com
"kadın istavroz çıkarıyor,  Türk bile değilmiş"  ne desem bilemedim :)

Loris Medici

unread,
Feb 21, 2016, 7:15:50 AM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com

Serin hikâyeymiş... (Kusura bakmayın dayanamadım - benden bu kadar.)

Uğur Korfalı

unread,
Feb 21, 2016, 7:23:51 AM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com
İstavroz çıkartanı Türk’lükten çıkartmak pek adil değil diye düşünüyorum.

Ahmet Arslan

unread,
Feb 21, 2016, 7:42:55 AM2/21/16
to istanbul-coders
Birisinin 50 Türk'ün arasında " biz Türk'ler şöyle adiyiz" diye bağırması ve o insanların ırkçı bir şekilde bu kadar değersizleştirilmesi sorun değil. Türklerin bu kadar hakarete alıştırılması da sorun değil ama kadının istavroz çıkarmasından Türk olmadığını tahmin etmek sorun öyle mi, ona mı takıldınız ? Sanki kadın Türk olsa bu kadar hakaret savunulabilirmiş gibi bir pozisyonunuz var ki asıl hastalıklı olan durum bu. Hemen de atladınız konuya, işte Türk'lerde bu eksik , azgın azınlıklar tarafından hakaret yemeye, ezilmeye, hor görüşmeye alışmış ve susuyor.

Ahmet Anil Dindar

unread,
Feb 21, 2016, 7:49:39 AM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com
Bayanlar ve baylar, 
Sorduğum sorunun din, milliyet veya benzeri konularla ilgisi yoktur. Rica ediyorum politik ve toplumsal farklılıkları burada tartışma konusu yapmayalım. 

Sanırım sorduğum soru yanlış anlaşılmaya açık, bu yüzden izninizle sorumu revize etmek istiyorum; Istanbul dışında çalışma şansınız olsa gitmek için hangi kriterleri göz önünde tutardınız? Önerilen yer Istanbul kadar güzel mi olmalı? Istanbul'daki kadar sinema+tiyatro+opera+bale+konser mi olmalı? Istanbul'a yakın mı olmalı?

Eğer bu sorum durumu daha da karıştırıyorsa lütfen beni uyarınız ve sorumu geri çekip bu mesaj dizisinden ayrılayım. 

Herkese iyi dinlenmeler...

(eminim ki çoğunuz benim gibi evinizde dinlenmiyorsunuzdur şu anda, bu yüzden ortamı biraz yumuşatmak için http://ahmetanildindar.blogspot.com/2016/02/bir-flipped-study-ornegi-ce2802.html yazıma bakmak ister misiniz?)

Sevgilerle...

++Ahmet

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
Ahmet Anil Dindar (Ph.D.)
Assistant Professor at  Istanbul Kultur University (IKU) & Department of Civil Engineering (IKU-CE)
e-mail : adi...@iku.edu.tr || web:  http://www.iku.today/adindar/ || skype/gtalk : ahmetanildindar
Lat: 40.99138 N, Lon:28.83194 E (WGS84)
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
"Growing old is inevitable; growing up is optional."

2016-02-21 14:42 GMT+02:00 Ahmet Arslan <arslana...@gmail.com>:
Birisinin 50 Türk'ün arasında " biz Türk'ler şöyle adiyiz"  diye bağırması ve o insanların ırkçı bir şekilde bu kadar değersizleştirilmesi sorun değil. Türklerin bu kadar hakarete alıştırılması da sorun değil ama kadının istavroz çıkarmasından Türk olmadığını tahmin etmek sorun öyle mi, ona mı  takıldınız ? Sanki kadın Türk olsa bu kadar hakaret savunulabilirmiş gibi bir pozisyonunuz var ki asıl hastalıklı olan durum bu. Hemen de atladınız konuya, işte Türk'lerde bu eksik , azgın azınlıklar tarafından hakaret yemeye, ezilmeye, hor görüşmeye alışmış ve susuyor.

Alper Kanat

unread,
Feb 21, 2016, 7:53:43 AM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com
Selam,

Monitise, geçtiğimiz Haziran ayında İzmir (İYTE, Urla) ofisini açınca ilk taşınanlardan biri ben oldum. Şu an Göztepe'de yaşıyoruz ve oldukça mutluyuz. İyi taraflarını ve kötü taraflarını yazmak ve bir kaç kelam etmek isterim müsadenizle.

İstanbul'daki Hayat

  • Eyüp'te Finanskent adında kale gibi, etrafında hiç bir şey olmayan, tecrit edilmiş bir sitede oturuyorduk. 2.4k kira aidatlarla birlikte 3k civarı yapıyordu. Gitmediğimiz/gidemediğimiz bir spor salonu, açık/kapalı havuzu, kapalı otoparkı, güvenliği vs gibi şeyler vardı aidatların içinde.
  • Ofis Maslak'taydı. Eşimin iş yeri Nişantaşı'ndaydı. Bu siteyi tercih etme sebebimiz ikimize de (eşim ilk zamanlar Gümüşsuyu'ndaydı) eşit mesafede oturulabilecek eli yüzü düzgün ve makul tek siteydi. Kiramız ilk girdiğimizde 1.75k idi. Arada taşınıp 3+1'e geçmek durumunda kaldık; o ara 2.4k oldu.
  • Ne olduysa bu bir kaç senede TEM'de trafikte ciddi bir artış oldu. (Vadi İstanbul, Avrupa Konutları 2 vb.'nin katkıları sanırım) Çevredeki inşaatlar fazla sayıdaki kaçış yollarımızı da tıkayıverdi. 20-30 dk'da ofise ulaşırken 45 dk'lara çıkmaya başladı. Eşim sitenin servisiyle gidip gelirken, trafik yüzünden servisi saatlerce beklemeye başlayınca ben götürüp getirmeye başladım. Bu da ortalama ulaşım süremi 2-2.5 saate çıkardı. (Güzergah: TEM, TEM-E5 Viyadük, Kağıthane tüneli, Beşiktaş, Nişantaşı, Dolmabahçe, İstinye, İTÜ; akşam da Allah ne verdiyse...) Eşimin iş yoğunluğu nedeniyle eve 9-10'larda geldiğimizi, iyi bir şeyler yiyelim derken gece 12'lerde balık falan yediğimizi hatırlıyorum.
  • Haftasonu evden TEM'deki trafiği görünce dışarı adım atmak bile istemiyorduk. Görebileceğimiz tek yeşillik için ya Sarıyer'e ya da Anadolu Yakası'ndaki bir yerlere gitmek zorundaydık. Haliyle saatler sürüyordu.
  • Evlilik vs. derken oldukça yüklü bir borç altında olduğumuz için uzun zamandır hiç bir yere çıkamadığımızı, eskisi gibi dışarı pek çıkmayıp evde olmayı tercih ettiğimizi de ekleyeyim. Alışveriş yapacaksak Forum İstanbul'dan ya da İstinye Park'tan bir şeyler alıp hemen eve dönüyorduk.

İzmir'deki Hayat

  • İstanbul'dan arka arkaya 2 haftasonu gelip ev baktık. Yaşadığımız hayal kırıklığı muazzamdı. "800-900 TL'e kral gibi ev buluruz yeaa" olayının hayal olduğunu gördük. Gelirken maks. 1.5k vereceğim diye inat ediyordum. Narlıdere'deki emlakçılar burun kıvırıp "biraz düşük bakıyorsunuz; buralarda zor" diyorlardı. Hatay, Göztepe ve civarında 1.250 - 1.750 bandında bulduğumuz evler ışık almayan, çoğunlukla eski evlerdi.
  • Bir akşam Leman Kültür'e gittik yemek için. Fiyatlar İstanbul ile aynı. İzmir'de maaşlar düşük, kiralar sandığımız kadar ucuz değil, bilgisayar, araba, temel yaşam malzemeleri (sonuçta Migros aynı Migros) vb. her şey İstanbul ile aynı. En önemli fark; pazarlar iyi ve ucuz. Şehirdeki bir çok pazara gittiğinizde ürünlerin geldiği yerlere daha yakın olmanın avantajını yaşıyorsunuz. Hem ucuz, hem güzel şeyler var. Meyve, sebze fiyatları iyi. Balık ve et fiyatları İstanbul'la benzer.
  • Ulaşımımız bir anda rahatladı. Eşim şu an Konak'a evin önünden metroya binerek gidebiliyor. İstanbul'daki gibi yüzlerce mt inmiyorsunuz; 2 kat indiğinizde doğrudan metrodasınız. İzmir'in içinde çalışıyor olsaydım muhtemelen ben de bisiklet ya da metroyu tercih ediyor olurdum. Araçla İzmir'in içine girmek çok sıkıntı değil ama park sorun olabiliyor. Urla tarafına gittiğim için doğrudan otobana girip 30 dk içinde 45 km civarında yolu katedip ofise ulaşabiliyorum. Toplu ulaşım eksikliği bence bariz ama İzmirli alışmış; çok yadırgamıyorlar.
  • Evi özellikle site olmayacak şekilde Göztepe'de tercih ettik. 1.5k kira veriyoruz. Bölgede evler kömür vb. ile ısınıyor genelde. Yeni yeni doğalgaza geçiliyor; bizim apartman yeni geçmiş. Bu aya kadar hiç yakmadığımız kömürü ödedik. Artık doğalgaz, elektrik vs ödüyoruz; bu şekilde 2k'a yaklaşıyor ödediğimiz rakam. Mahalle içinde olması cennet gibi. Yemeksepeti'nden anlaşılıyor etraftaki bolluk. Yürüyüş mesafesinde gidebileceğimiz sayısız yer var. Evin arka tarafı 120 derecelik deniz manzarası görüyor. Örneğin Beşiktaş'ta böyle bir evin kirası muhtemelen 2 katı olurdu. Bu açıdan düşününce kiralar ucuz diyebilir miyiz yine de; emin değilim.
  • Yürüyüş mesafesinde İzmir Kent Ormanı var. Denize 5 dk yürüyüş mesafesindeyiz. Arabaya atlarsak gidebileceğimiz sayısız yer var. Tatil mekanlarına bir kaç saat mesafede olmak kaçış rotalarını baya artırıyor. Yeniden yaşadığımızı hissetmeye başladık bu açıdan. Haftasonu sık sık Seferihisar/Güzelbahçe taraflarında pazara ve kahvaltıya gidiyoruz. Yürüyüş vs..
  • Eksikliğini hissettiğimiz az şey var. Biri etkinlikler (İstanbul Coders, İstanbul Coffee Festival vs vs..), diğeri arkadaşlar. Belki gidip gelerek çözülebilir ya da buradaki toplulukları bulabiliriz belki. 3. nesil kahveci açısından İzmir hiç fena sayılmaz örneğin.
  • Ofise gelmeden ya da öğle arasında falan denize kaçmak mümkün mesela. Bir arkadaş öğlenleri kite surf yapıyor örneğin.
  • İzmir'in genelinde konuştuğum arkadaşların önemli bir bölümü iş sıkıntısı olduğunu yoksa kalmak istediklerini söylüyorlar. Maaşlar gerçekten düşük. Senelerdir çalışan bir arkadaşım 2.5k civarına çalışıyor örneğin. Kazandığının yarısını kiraya veriyor zaten. Düzen bu; değiştirmek isteyen ya İstanbul'a geliyor ya da kabullenip yaşamayı öğreniyor.

Tüm bunlara bakınca benim söyleyebileceğim; cennet gibi bir ülkede yaşıyoruz ama maalesef yaşamasını bilmiyoruz. Yaşatmıyorlar demek de mümkün. Sonuçta nereye giderseniz gidin bu ülkenin kuralları, insanları bir şekilde tokat gibi vuruyor suratınıza yeri geldiğinde. İzmir gibi bir şehrin kesinlikle potansiyeli yüksek ve tahminimce İstanbul'dan kaçış artarak devam edecek ve bu şehirleri besleyecek. Sıkıntı şu ki; ülkenin doğusunda insanlara insanca bir yaşam sunamadığımız için göç devam ediyor. İzmir 4.5m civarı olmuş; biz bir hayali yaşarken, 1-2 tepe arkaya doğru gittiğinizde bambaşka bir manzarayla karşılaşıyorsunuz. Belki de biraz bunlara kafa patlatmak lazım. Ben yakın zamanda taşınan biri olarak bir durum tespiti yapmak istedim kendimce.


---
Quis custodiet ipsos custodes?

Burak Altın

unread,
Feb 21, 2016, 8:19:23 AM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com
Açıkçası böyle bir sorunun nedenini anlayabiliyorum ama bu sorular kişiden kişiye o kadar çok değişiyor ki her cevap kendine has olacaktır hiçbiri sizin için anlam ifade etmez bence.

Ben 4 ay önce Sydney'e geldim ve gelmeden burası hakkında bilgi almak için burayla bağlantısı olan herkese her şeyi sormaya çalıştım. Sonuç olarak buraya geldiğimde gördüm ki hiç bir şey anlatıldığı gibi değil :)

İyi Günler Herkese,

--
photo
Burak Altın
Senior Software Engineer, A&T Bank

Sadri Gülnaroğlu

unread,
Feb 21, 2016, 8:39:54 AM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com
Alper Izmir tercihin mukemmel olmus:) Ogrencilikten sonra 2 yil kadar calismaya devam ettim Izmir'de. 2010 yilinda 375 lira kira ile Alaybey'de oturuyordum. Karsiyaka carsiya yuruyerek 5, sahile 2dk. 

Burada bu sartlarda bir kira evin durumuna bakilmaksizin 2K ile baslar. 

Istanbul ile en buyuk ayrimi bence de kira. 1.5 ile 3 arasinda yuzde yuz fark var. Dogalgaz yok idi ancak isinma da cok dert degildi. 

Ev sahiplerinin firsatciliginin sinir tanimadigini ogrenmis oldum bu postla. 

Sevgiler,
Sadri 

Gökhan Karakaş

unread,
Feb 21, 2016, 11:49:04 AM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com
Onceki mailleri okudum ve gorduklerimden sonra Turk olarak gurur duymama ragmen utanmama yol acan hallerle karsilatsim. 
1- Hic bir insan kendi milletini asagilamamali.
2- Hic kimse inanclari nedeniyle yargilanmamali. 
3- Inanclarin insan ogluna gonderilmesindeki yegane amac, guzel ahlak sahibi olmaktir. Bu konuda Efendimiz'in acik hadisi var. ("Ben guzel ahlaki tamamlamak icin gonderildim", Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 8; Ahmed b. Hanbel, 2/381)
4- Inanc insanin miletini gostermez. 

Bunlari yazdiktan sonra neden bu haldeyiz bununla ilgili bir kritik yapmak istiyorum. 
Bugun bir kac kez istanbul'daki degisik metro hatlarini (az sayidalar evet maalesef oyle) kullanmak durumunda kaldim. Her durakta istisnasiz, 'sayin yolcularimiz inenlere oncelik taniyiniz' diye bir anons geciyor. Buna ragmen inerken 2-3 kez az kalsin trene binmeye calisan birileri beni tepeleyecekti. Allah'tan uzun boylu birisiyim de bir sey olmadi. Simdi bunu neden anlatiyorum. 2014 yilinin son ceyregini Tokyo'da gecirme sansim oldu. Nufus olarak hafta ici gunduz saatleri istanbul ile ayni olmasina ragmen yuz olcumu Istanbul'a nazaran daha kucuk bir sehir. Metro, sozde Japonlarin en kaba oldugu yer. Japonlar metroda insanlarin kabalastiklarindan sikayet edip duruyorlar. Ama Japonya'da metro istasyonlarinda istisnasiz her kapinin girisinde insanlar sira olur. Kimse kimseyi itip kalkmaz. Inenler beklenir vs. 
Yani sorun, Musluman olmak, gayri muslim olmak vs degildir. Sorun gorgu sahibi olmak gibi geliyor bana. Bunun da gerekceleri daha farkli. Gectimiz gunlerde su an ismini hatirlayamadigim bir psikolog bir yazisinda soyle bir sey soylemis. 
'Kendine guvenen bireyler yetistirelim derken Narsist bir nesil yarattik'.
Koylu kurnazligi dedigimiz sozde akillilik olarak bu gunlerde kendisini gosteren bir anlayis maalesef topluma yerlesmis durumda. Insanimiz maalesef degerlerini kaybediyor. Ustelikte degerlerini savundugunu soyleyerek yapiyor bunu. 
Ben bu durumu maalesef icler acisi olarak degerlendiriyorum. 

Son olarak, ilk mailin konusuna geri donmek istiyorum. Bu gun dunyanin hemen her yerinde insanlar calismadan gelir sahibi olmanin pesindeler. Maalesef bu hemen her yerde gecerli. Istanbul'da ev sahiplerinin onemli bir kismi kira gelirlerini ayri bir maas olarak degerlenidiriyorlar. Istanbul'da les gibi dairelere 1500-2000 tl kira istendigine sahit oldum. Durum yukarida okudugum kadariyla SF yada baska sehirlerde de farkli degil. Tokyo'daki durumu da ben iletmis olayim. 27 m2 lik bir odanin kirasi Tokyo'da 1200 dolar civarinda. Bu odanin icinde bir ocak, kucuk bir tezgah, camasir makinesi, kurutucu, kutu gibi bir lavabo ve dus mevcut. Ustelik bu odalar tum Tokyo'da asagi yukari ayni fiyatlarda, yani uzak yada yakin olmasi pek fazla farketmiyor. :( 

Toplumun bir kismi ailesinden kalan mallar sayesinde uzulerek soyluyorum baskalarinin emekleri uzerinden geciniyorlar. :( 

21 Şubat 2016 15:39 tarihinde Sadri Gülnaroğlu <sadrigu...@gmail.com> yazdı:



--
Gökhan KARAKAŞ

gsm         +90 506 904 90 59

İsmail Arılık

unread,
Feb 21, 2016, 12:21:10 PM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com
Merhaba.

Ahmet beyin en başta sorduğu sorunun cevabını ben de merak ediyorum, ancak tatmin edici bir yanıtla henüz karşılaşmadım. Konu siyasete, ülkemizdeki kira sorununa hatta din-milliyet ayrımcılığına kadar gitti. Ahmet beyin sorusunu biraz daha açarak sormak istiyorum: Silikon vadisi çalışanlarının maddi açıdan ne gibi sıkıntıları vardır, bu sıkıntılar hangi gelir düzeyinin altında çalışan insanlar için geçerlidir, bahsi geçen çalışanın söylediklerini abartmış olma ihtimali var mıdır yoksa tam olarak durum bu mudur? Tecrübesi olanlar, konuyu başka yerlere çekmeden cevap verirlerse memnun olurum.

İyi akşamlar.

21 Şub 2016 Paz, 18:49 tarihinde, Gökhan Karakaş <gokhan...@linux.erciyes.edu.tr> şunu yazdı:

Attila Alkoc

unread,
Feb 21, 2016, 1:10:03 PM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com
amerikada genelde şöyle bir kural vardır. gelirinizin 3'te birinden fazlasını kiraya vermeyin. yoksa sizin için çok riskli olmaya başlar. çoğu kişide craigslist'e bakar.  çok ciddi şekilde size alternatif sunmaktadır. 
ev kiralama, evi paylaşma ve oda paylaşma.... sürekli yeni ilanlar vs...

evden çalışma yöntemi ile istanbul maaşı ile izmir'de yaşayanlar tanıyorum. fakat bu çok nadir bir durum.



Yücel Tepeköy [BTG (Bilgi ve Teknoloji Grubu)]

unread,
Feb 21, 2016, 1:45:35 PM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com

Bu soruyu detaylı şekilde herkesin merakını gidereceğimi umarak cevaplıyorum.

 

1.       Kiralar: Silikon Vadisi’nde m sayılabilecek (Palo Alto, Mountain View, Sunnyvale, San Jose’nin modern yerleri) gibi merkezi konumda normal yaşamsal standartlarda 1+1 veya 2+1 site içi apartman dairesi tutmak için en az 2.000 usd, ortalama 2.850 USD’ye kadar çıkan (2+1 için) aylık kira ödemeniz gerekmektedir. Kısa dönem kiralama düşünüyorsanız yine bu da mümkün ama fiyat biraz daha artabilir. Bu söylediğim rakamlar 12 aylık kiralama sözleşmesi. En az 1 veya 2 aylık depozit alınabilir. Kiralamak için çeşitli emlak siteleri var Trulia gibi fakat Craigslist çok ama çok popüler. Bu linkten örnek kiraları görebilirsiniz: https://sfbay.craigslist.org/search/apa?search_distance=5&postal=94040)

 

Düşük bütçe ile yaşam düşünülüyorsa aylık kira maliyetini 1.000 USD ile 1.500 USD’ye ev veya apartman içerisinde oda kiralamak suretiyle azaltabiliyorsunuz. Oda paylaşacak kişi bulmak çok kolay. Bunun için yine Türkiye’de çok aktif Craigslist Silikon Vadisi’nde çok aktif. Örnek oda kiralama için fiyatlar: https://sfbay.craigslist.org/search/roo?postal=94040&search_distance=5) Eğer kısa dönem kiralama düşünüyorsanız Sublet seçeneği var. Çoklu kişiyle ranzalı evler bile var, buna bir isim veriyorlardı hacker birşey diye unuttum.

 

2.       Elektrik + Su + Gaz + TV:  Bunlar için elektrilk 50 ile 100 usd, Su için 80 ile 200 usd, Gaz için hatırladığım kadarıyla kış dönemi 200 usd ile 300 usd arasında ödeniyor. Bazı site apartmanlarında su, elektrik, gaz içinde oluyor, dolayısıyla kirayı düşünürken bunun içinde olup olmadığını dikkate almanız gerekiyor. Suyun özellikle California’daki kuraklık sebebiyle pahalı olduğunu söyleyebilirim. KabloTV ve Internet 50 bmps ve kabloTV makul bir kanal seçimi için 60 usd ile 100 usd arasında değişiyor. Elektrik, Su, Gaz abonesi olmak çok kolay, ilgili yeri telefonla arıyorsunuz hemen telefonda abone olabiliyorsunuz. İptali de aynı şekilde telefonla yapılıyor. Çok kısa sürüyor. KabloTV aboneliği online yaplıyor, iptali için ilgili kuruma gidip biraz sırada beklemek gerekiyor.

 

3.       Ev Eşyaları: Ev eşyası almak için IKEA ekonomik seçeneklerden biri. Ama bunun haricinde ev eşyası almak için Craigslist’te çok iyi durumda, çok kaliteli ve çok iyi fiyata (ve bedava da dahil) herşey alabilirsiniz. Ama iyi ve kaliteli olanları almak için ilan çıkar çıkmaz ialn sahibine hemen telefonunu adresini isteyip eşyayı almaya geleceğini söylemeniz gerekiyor yoksa iyi olanlar hemen kapılıyor. Ücretli olanlar için: https://sfbay.craigslist.org/search/fua?search_distance=15&postal=94040

Ücretsiz eşya için: https://sfbay.craigslist.org/search/zip?postal=94040&search_distance=15

 

Ücretsiz olanlarda iyi ve kaliteli olanlar çok çabuk gidiyor. Eskiler ise haftalarca orada.

 

Silikon Vadisi’ne çok fazla kişi gidip geldiği için ikinci el piyasası çok iyi.

 

4.       Araba: Kiralama yaparsanız Toyota Camry tarzı bir arabayı 600 USD ile 1000 usd arasında bulabilirsiniz. Uzun dönem kalacaksanız ikinci el satın almak en iyisi. Unutmayın hizmet maliyeti çok yüksek dolayısıyla iyi durumda bir araba almak gerekir: Craiglist yine çok aktif: https://sfbay.craigslist.org/search/cta?postal=94040&search_distance=15

 

Benzin maliyeti Türkiye’dekinin üçte biriydi sanırım. Tabi bunun sebebi biliyorsunuz Türkiye’de ve Avrupa’da benzin en önemli vergi kaynağı.

 

5.       Yiyecek ve yaşamsal giderler: Bazı şeyler Türkiye fiyatında bazı şeyler çok üstünde bazı şeyler ise çok uygun fiyata. Sanırım mutfak masrafı et/tavuk/balık/sebze ağırlıklı kendi yemeğinizi pişireceğiniz bir şekilde olursa sanırım haftalık 200 usd’yi bulabilir. Türkiye’den biraz fazla olacaktır ama çok da fazlası değil. Evde yemek yaparsanız çok ekonomik olur. Biraz hacimce büyük alırsanız Costco adlı önemli bir hipermarketten ev ile ilgili her türlü yiyecek ve temizlik vs leri alabilirsiniz. Hacimce büyük almak her zaman ekonomik. Ama tek yaşıyorsanız bu problem olabilir. Örneğin Havucu, patatesi, soğanı 10 kg lık koli olarak alırsanız kilo başına perakende 1 kilonun yarı fiyatına üçte birine alabilirsiniz. 100 usd harcayacağım diye girip herşey 400 usd harcayarak çıkarsınız. Genelde tek yaşayanlar hazır donmuş gıdaları tercih ediyor. Tabi bunlar bütçenize göre yaşamınızı pahalı hale getirebilir ama evde tek kişi için yemek pişirmek de pahalıya gelebilir. Aylık maliyet ne kadar harcadığınıza bağlı olarak sanırım 600 USD’ye kadar inebilir, tek yaşanırsa belki 800 USD, ama yaşam standartınız yüksekse aylık 2000 usd’ye de çıkar. Genelde Silikon Vadisi’ne çalışmaya gidenlerin çoğunluğunun sık sık gidemediği restoranlarda bir kişi bir öğünde 25 usd den 50’usd’ye kadar ödemek gerekiyor ortalama. Fast food 7-8 usd arası bir öğün. Biraz da gürme fast food 12-15 usd.

 

6.       İnsanlarla tanışma ve sosyal yaşam: İnsanların birbiriyle tanışması ve paylaşımda bulunması çok kolay. Tek başına gittiğinizde hemen iş olsun, eğlence olsun, hobi olsun, spor olsun tanışmak için www.meetup.com çok aktif. Girişimciler için birebir bir site.

 

7.       Sağlık sigortasını unutmamak gerekiyor. Standart bir sağlık sigortası 500 usd ile 1000 usd arasında “aylık” olabiliyor, çok kapsamlı aile dahil sigortaları 2.000-2500 usd yi bulabiliyor.

 

8.       Ücretler: Uç noktalarda ücretler alanları hariç tutacak olursak, herkesin en büyük derdi iyi programcı, iyi tasarımcı, iyi analist bulmak. Silikon Vadisi’nde bile “iyi” ye büyük rağbet var. Genel çalışabilen şirketler ismini bildiğiniz startup olmayan şirketlerde bir yazılımcı olarak yıllık 120.000 – 150.000 usd alabilmek “iyi” bir ücret. Bu arada startup olanlarda ücretler yıllık 70.000 – 80.000 USD + option (yani şirket ten belirli süre kalman karşılığı hisse) olabiliyor ki (bu yaşam standardı için büyük darbe. Startup’ların çoğunluğu OPTION modeline dayanıyor. Bu ücretlerin yaklaşık en az %35 ile %40’a yakını vergi ve kesintilere gidiyor. 12 aya böldüğünüz zaman da “iyi” bir ücret bile alsanız normal bir yaşamı ucu ucuna yakalayabiliyorsunuz.

 

SONUÇ:  Silikon Vadisi’nde eğer yukarıda söylediğim 120.000 – 150.000 USD yıllık brüt ücret her ne kadar, Istanbul’da aylık sanırım 7.500 TL ile 9.000 TL arası NET MAAŞ alan birinin standardına eşit desek olabilir belki. (şimdi çok detay hesap yapmadım ama sanırım standart olarak buna eşittir). Silikon Vadisi’nde tek başına 70.000-80.000 usd civarı almak yaşam standardını büyük ölçüde düşürebilir. Tabi yaşanmaz değil ama sanırım evli iki çalışan olsa daha iyi. Ama sanırım ben bu durumda Silikon Vadisi’nde ne işin var, Florida’ya veya başka uygun bir eyalete git, kiralar orada üçte birine kadar hem de çok daha yüksek yaşam standardı var derim. Tabi Silikon Vadisi’nin bir de kaymağını yiyebilen 500.000 – 1.000.000 – 2.000.000 ve üstü yıllık kazanabilen çok üstün yetenekli programcılar da var. Bunlara 10x programmer diyorlar.

 

Kolay gelsin.

 

Yücel Tepeköy

 

BTG (Bilgi ve Teknoloji Grubu)

Bilkent Cyberpark Vakıf Binası, 1605.Cadde No:3 Ofis:4, 06800 Ankara

Kanyon Ofis Binası K:6, Büyükdere Cad. No:185, 34394 İstanbul

Tel: (212) 319 7722 Tel: (312) 266 0606

GSM: +90 (532) 404-0606

e-mail: yu...@btgrubu.com

skype: yucel_tepekoy

www.btgrubu.com

 

Borland (MicroFocus) - The Open ALM Company (CMMI)

Embarcadero Technologies - Multi-platform Developer & Database Solutions

 

ESRI_Signarture_Logo_sm

image001.png

Attila Alkoc

unread,
Feb 21, 2016, 2:14:50 PM2/21/16
to istanbu...@googlegroups.com
karın tokluğuna çalışmak hintli danışmanlık firmalarında 45-50K yıllık brüt maaşla başlar. açlığınızı su ile gidermezsiniz ama sürekli 1-2 dolarlık noddle yersiniz. sonunda da alerji, kurdeşen olursunuz. (maalesef bu lanet şeyler Türkiye'de satışta)

sektör ortalaması diyelim ki yıllık ilk sene 70K dolar brüt maaş alıyorsanız elinize aylık 4K net maaş geçer.
bu durumda 3 te 1 kuralına göre kira, elektrik, ulaşımı 1350 doların altında tutacak şekilde yaşam kalitenizi belirlemek doğru olur. yoksa ne alışverişe ne de eğlenceye veya başka bir şeye pek para kalmaz. Türkiye'de gelip gideceksiniz unutmayın. evliyseniz bir de oh. ilk gidişinizde kredi tarihçeniz olmadığından sistem de hayata Null olarak başlarsınız. yüksek faizli kredi kartları ile ödemeler yaparsınız.kredi tarihçenizi bozmamanız içinde 2 dolarlık faturayı da aksatmadan ödemeniz lazım.

çalışma iznine ihtiyacınız olduğundan bu çalışan için bir kozdur ve sonuna kadar kullanırlar. zam iste  vizeni devam ettirmiyoruz derse ne yapacaksın?

401K vs ye katılacaksanız bu para daha da azalır.  pahalı şehirlerde maaşlar fazla ama giderde çok. 
tek anahtar iyi yazılımcı olmak, çok çalışmak ve sürekli kendini geliştirmek.... iyiyseniz ve bunu sürdürebilir kılabiliyorsanız (sürekli değişen teknoloji, framework vs) her kapı sonuna kadar açık.

istanbulda tek rakibiniz Türkler ama orada rakibiniz tüm dünya....

Anil Selim Sürmeli

unread,
Feb 22, 2016, 2:32:42 AM2/22/16
to istanbu...@googlegroups.com
@Ahmet Arslan

Lafa İstanbul ile başlayıp bilmeden cahilce yorumlar yapılıyor demişsin, mailinden önce bu konuya bahsettiğin gibi bir tek ben dahil olduğum için üzerime alınıyorum.
Seninle bir tartışma içerisine girecek değilim, fakat gerçek bilgi verilmiyor demişsin, insanların algılarını değiştirmeye çalışıyorsun. Mailine cevap yazmam gerekir ki insanlar senin bana karşı attığın mailini okuduktan sonra "Ha yukardaki de bilmeden konuşmuş galiba" demesin.

Orjinal makaleyi okuyarak mı yorum yaptın acaba? Pek öyle görünmüyor. Daha buradan epic failsin. Tüm olayları yaşayan kız İngiliz Literatürü mezunu ve orada mühendislik yapmıyor, maaşının yüzde seksenini ev kirasına verdiğini söylüyor.

Haklısın yanlış bilgi vermişim:
Burada İngiliz Literatürü mezunu bir insan Beşiktaş/Sarıyer/Kadıköy gibi oturulabilecek bir yerde maaşının yüzde seksenini değil yüzde yüzünü ev kirasına verir. Seni ODTÜ İngilizce Öğretmenliği mezunu olup öğretmenlik yapmayan, yani İngiliz Literatürü mezunu gibi sektörde iş arayan çok yakın bir arkadaşım ile konuşturabilirim, bakalım maaşı ne kadarmış ve yüzde kaçını ev kirasına veriyormuş.

Artı ben yeni mezunlar için konuştuğumu da ekledim. Şu an eve çıkmaya kalkan bir insan Sanayi mah gibi yerlerde bile min 1500 lira kira ödüyor. Beşiktaş 2200 civarı.
En yakın arkadaşlarımdan biri Ernst & Youngda IT denetçisi olarak 2200TLye çalışıyor, kurumsal firmayı bırakın dünyanın en büyük firmalarından biri, dikkat lütfen. Deloitte vs de aynı.
Neyin bilmeden konuşması?

5000 lira kazanan adam için durum farklı, fakat orjinal makaledeki kişi o durumda değil.
Burada tartışmayı bitiriyorum sadece bana usulsüzce saldırdığın için bunları yazmam gerekirdi.

Herkese iyi haftalar.


21 Şubat 2016 21:14 tarihinde Attila Alkoc <attil...@gmail.com> yazdı:

Oğuz Demirkapı

unread,
Feb 22, 2016, 2:44:01 AM2/22/16
to istanbu...@googlegroups.com

Taha Sozgen

unread,
Feb 22, 2016, 2:44:07 AM2/22/16
to istanbu...@googlegroups.com
" bir olay oldu merak edip herkes ayağa kalktı, sonra 70 yaşlarında bir kadın "ne bakıyorsunuz oturun, biz Türkler şöyle adiyiz, böyle kötüyüz " demeye başladı."

70 yaşlarındaki bir kadın Singapurlular için de aynı şeyleri söylese yadırgamam. Çok takılmamak lazım 70 yaşlarındaki kadınların söylediklerine :)
https://www.youtube.com/watch?v=fdhPESR9e4w

Taha Sozgen

unread,
Feb 22, 2016, 2:46:26 AM2/22/16
to istanbu...@googlegroups.com

Norm

unread,
Feb 22, 2016, 3:24:11 PM2/22/16
to istanbu...@googlegroups.com

anlatılanlar yalan/yanlış demek değil amacım.. sadece pop kültüre mâl olmuş bir muhabbet olduğunu belirtmek istedim.. 

izlemediyseniz, şu filmi bulup izleyin derim.. Intel'i kuranlar bile zamanında Freescale çalışanı olarak sömürülmüşler.. 

Amiga'yı kuran adam direk bootstrap etmiş işini.. yatırımcılarla falan uğraşmadan önce "fact establish" etmiş.. pazarı yarattıktan sonra "hadi bana para verin" dememiş.. büyüme potansiyelini gösterebildiği noktaya kadar eyvallah dememiş.. ancak ondan sonra yatırımcı ile masaya "eşit" biri olarak oturabilirsiniz, "departman" olarak değil..

X ya da Y kişisinin başarısını incelemek için tek amaç ortak noktaları bulmaktır bence..

olur da bir gün size de "piyango vurursa" lütfen çektiklerinizi unutmayın ama.. yeşil kağıtlar amaç değil, araç..
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages