Yurtdışı şirketlerinin yazılımcıları Türkiye ofisinde çalıştırması

475 views
Skip to first unread message

Özgür Aydın

unread,
Apr 5, 2016, 12:38:37 PM4/5/16
to istanbu...@googlegroups.com
Merhabalar,

Biliyorsunuz bir çok firma gelip "San fransisko merkezli, mayami de ofisi olan, dünyanın dört bir yanıda ofisi olan" diye tanımlarla başlayıp "İstanbul ofisimizde çalıştırmak üzere" diye devam eden ilanlar veriyorlar.

Sizce neden böyle bir şey yapıyorlar?

Benim fikrim, yurtdışında 10 bin dolar, 10 bin euro dan başlayan senior maaşlarını vermek yerine max 10 bin tl verip ucuza çalıştırmak. Zira Crossover gibi şirketlerin amacı ve gelir modeli de bu.

Ve de sizce bu aldatıcı reklama girer mi?

Teşekkürler.

Oğuz Kılıç

unread,
Apr 5, 2016, 12:53:01 PM4/5/16
to istanbu...@googlegroups.com
Selamlar,

Bu tarz ilanları gördüğümde benim ilk aklıma gelen şey ilan verenin şirketin büyüklüğünü vurgulayarak insanların ilgisini çekmek ve daha fazla başvuru yapılmasını sağlamak oluyor :) 

5 Nisan 2016 Salı tarihinde, Özgür Aydın <ozgur...@gmail.com> yazdı:
--
* Grubun nihai hedefi; grup üyelerinin kendini geliştirebileceği, yanlışlarını görebileceği, bilmediklerini ögrenebileceği, yeni bakış açıları kazanabileceği paylaşımlara ev sahipliği yapmaktır.
* İyi niyetle öğretmeye ve öğrenmeye açık olduğunuzu kabul ettiğiniz için bu grupta olduğunuzu unutmayın.
* Mesajlaşmalarda her türlü hakaret ve sataşma *uyarı olmaksızın* üyeliğin bitirilmesiyle son bulur.
* Saygı sınırlarından dolayı birbirinizin yüzüne karşı söylemeyeceğiniz sözleri lütfen mail'lerinizde kullanmayın.
 
* Slack grubumuz: https://istanbulcoders.slack.com/ dahil olmak icin: https://icodersslack.herokuapp.com/
* Kişilere cevap yazacağınız zaman, lütfen ilgili kişiyi alıcı (to) kısmına koyun.
* Mesaj alım frekansınızı grup üyelik ayarlarınızdan değiştirebilirsiniz.
* İş arama veya ilan verme ile ilgili mailler için konu kısmına [IS_ILANI] tag'i eklemeniz gerekmektedir.
* İş ilanlarında grubu Ek Alıcı (cc) kısmına koyun ki cevap dönenler tüm gruba dönmesinler.
---
You received this message because you are subscribed to the Google Groups "istanbul-coders" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email to istanbul-code...@googlegroups.com.
To post to this group, send email to istanbu...@googlegroups.com.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.


--
Sent from my mobile device

Gamze USLU

unread,
Apr 5, 2016, 12:55:05 PM4/5/16
to istanbu...@googlegroups.com
Merhaba,

Bildiğim kadarıyla yurt dışındaki şirketlerin buradan oraya eleman götürmesi (özellikle Amerika'da) çok zor. Yani sponsor olmaları gerekiyor ve her ülkenin kanunları farklı. Halihazırda bir work permit'iniz yoksa sizi o tarafa kolay kolay alamıyorlar.

Gamze USLU
Linguist/Programmer

Istanbul | Turkey

05 Apr 2016 tarihinde 19:52 saatinde, Oğuz Kılıç <oguzz...@gmail.com> şunları yazdı:

Mesut Vatansever

unread,
Apr 5, 2016, 12:57:27 PM4/5/16
to istanbu...@googlegroups.com

Henüz yeni böyle bi yerle görüştüm ve daha şirketi Türkiye ye tam olarak taşımadıklarını söyleyip Eylül'e kadar sigorta yapamayacaklarını söylediler :)

5 Nis 2016 19:52 tarihinde "Oğuz Kılıç" <oguzz...@gmail.com> yazdı:

Fatih Arslan

unread,
Apr 5, 2016, 3:08:04 PM4/5/16
to istanbu...@googlegroups.com
Yurtdisi sirketlerine calismis ve halen yurtidisindaki bir sirkete
Ankara'dan calisan biri olarak gorusumu yazmak istiyorum. (bu gorusum
hic bir sekilde gecmis veye su anki is verenimi baglamaz, baglamiyor)
:

Bence Yurtdisindaki sirketlerin Turkiye'ye ofis acmalari herkes icin
cok iyi bir sey. Bir cok sebebi var, benim icin bazilari:

* Piyasa kosullari iyilesiyor (maaslar artiyor herkes icin)
* Calisma kosullari iyilesiyor (yurtdisindan gelen adam oradaki rahat
ve insanlarin calismak isteyecegi ortami getiriyor)
* Know how getiriyor (Turkiye'de ismi/sani duyulmamis bir cok
paradigmayi ve teknolojilerle calisma imkaniniz oluyor)
* Kisisel gelisimi artiyor (Yazilim muhendisi/gelistiricisi olan
herkes bir sure sonra baska isler ariyor, fakat bu sirketler
genellikle kisisel gelisimi destekliyorlar)

Ayrica yerlesik sirketler ile freelance modelini sunan sirketleri
karsilastirmamak gerektigini dusunuyorum. Kisacasi hepsini avantaji ve
dejavantaji var. Sirketin iyi veya kotu olmasi da kisinin insiyatifine
ve oradan alacaga verime bakar. Daha da onemlisi tamamen kisinin
bakis acisina bakar.
Fatih Arslan

Eralp Erat / Pragmalinq (PRG Yazılım & Bilgi Teknolojileri)

unread,
Apr 5, 2016, 3:19:49 PM4/5/16
to istanbu...@googlegroups.com
Fatih düşüncelerimi gayet güzel özetlemiş. Özellikle yeni paradigmalar kısmının altını çizmeli. Sonuç itibariyle aynı işi farklı disiplinlerle ve uluslararası yapabilmek / tutundurabilmek bile incelenmesi değerlendirmesi gereken hususlardan sadece biri..

Bu tarz durumlara özellikle değişimin doğal olarak gelişimin habercisidir gözüyle bakmakta fayda var. 

Yasemen KARAKOÇ

unread,
Apr 5, 2016, 3:48:10 PM4/5/16
to istanbu...@googlegroups.com
Fatih Bey Merhaba,

Bu iki konuyu biraz daha açıkalayabilir misiniz? Piyasa koşulları nasıl iyileşiyor? İşveren nasıl insani davranışlara yöneliyor?

* Piyasa kosullari iyilesiyor (maaslar artiyor herkes icin)
* Calisma kosullari iyilesiyor (yurtdisindan gelen adam oradaki rahat
ve insanlarin calismak isteyecegi ortami getiriyor)

Teşekkürler 

Fatih Arslan

unread,
Apr 5, 2016, 4:47:45 PM4/5/16
to istanbu...@googlegroups.com
Merhaba,

Aciklamaya calisayim.

Piyasa kosullari iyilesiyor: Istanbul gibi bir sehirde yazilim
muhendisi/gelistiricileri maaslari seviyesi, bu tarz firmalarin
piyasaya girmesi ile, rekabetin etkisi ile artiyor(artacak). Bu da
genel olarak piyasa'daki tum muhendislerin kosullarini iyilestiriyor.

Calisma kosullar iyilesiyor: Yurtdisindaki sirketlerin calisma
ortamlari cogunlukla daha rahat. Rahatlik disinda bir suru
avantajlarli (perks) oluyor. Ornegin ara sira evden calisma, cogunuz
oldugunda ucretli izin, konferans/egitim masraflarin karsilanmasi,
vs.. bunlar yine rekabet ile birlikte diger sirketlerin de saglamasi
gereken kosullar haline geliyor. Bunlari Turkiye'deki sirketler de
sagliyor olabilir, saglayanlar vardir elbet, fakat genellikle
yurtdisinda cok daha insansil sartlar mevcut. Bu yuzden herkesin
calisma kosullari iyilesiyor.

Bunlari her sirket yapacak diye bir sey yok. Veya piyasa bu sekilde
gelisecek diye bir durum da yok. Fakat yurtdisindaki gelismelere
baktiginizda (ornegin SF, NYC, Seattle, vs.. gibi piyasalar), bu tarz
gelismelerin organik olarak diger sirketlere de yayildigini
gorebiliyoruz. Yurtdisindaki sirketlerin yavas yavas Turkiye'de
ofisler acmasi, Turkiye'deki sirketlerin bu sekilde organik buyumesini
de tetikleyecegini dusunuyorum.

Kolay gelsin

ersan bilik

unread,
Apr 6, 2016, 2:58:53 AM4/6/16
to istanbu...@googlegroups.com

Ahmet Arslan

unread,
Apr 6, 2016, 9:09:47 AM4/6/16
to istanbul-coders
Pahalı ülkelerden gelip Türkiye'deki mühendislik kaynaklarını Türkiye'de kullanmaları, bizler için ve diğer iş arayanlar için harika, yüksek ücretli bir sürü iş fırsatı doğuruyor tabi yan çalışanlarla bir sürü kişi ekmek yiyor. Ofis açıp kira veriyor, çalışanın SGK'sını , maaşını ödüyor vs.. Bir de pazara yönelik bilgi birikimi oluşturmaları var, sonradan çalışanlar işten çıkıp kendi firmalarını kurup rakip oldukları da oluyor. O firma gelmeseydi muhtemelen bu bilgi birikimi de oluşmayacaktı.
 Kötü olan -bizim için- Türkiye'den pazarı hazır olan firmaları almaları, piyasası bu deyip çalışanlara karşı daha da cimrileşmeleri, firmayı sadece sağılacak inek gibi görmeleri, çalışanları işten çıkarıp daha ucuz ülkelerden mühendislik almaları... 
Fatih güzel özetin için teşekkürler...

5 Nisan 2016 Salı 19:38:37 UTC+3 tarihinde Özgür Yasin Aydın yazdı:

Yusuf Unlu

unread,
Apr 6, 2016, 9:21:42 AM4/6/16
to istanbu...@googlegroups.com
Merhabalar yazılanların hepsini okudum. 
Dogru soyluyorsunuz bu durum calısanlar icin durumu iyilestirebilir ama ben Ozgur Aydın arkadasın sunu kastteddigini dusunuyorum 
"Dunyada 5 farklı ulkede ofisimiz var soyle buyuk sirketiz deyip ne o ulkelerdeki hakları vermesi ne de bu durumun avantajlarından Turkiyedeki calısanları yararlandırması" . Yanlıssam affola Ozgur Aydın

Bir nevi "take advantage" durumu var. Gelsinler bunlar guzel haberler ama biraz da calısanlar ekmegini yiyebilsin bu islerin. 
Mesela diyor mu belli surede bir rotasyon yapacaz. Yada koordinasyon icin 3 ay ingilteredeki ofiste calısman gerekebilir ?

6 Nisan 2016 14:28 tarihinde Ahmet Arslan <arslana...@gmail.com> yazdı:

--

Ersin Bilgin

unread,
Apr 6, 2016, 10:26:35 AM4/6/16
to istanbul-coders
Şu cümleyi anlamakda zorlandım açıkcası

max 10 bin tl verip ucuza çalıştırmak

5 Nisan 2016 Salı 19:38:37 UTC+3 tarihinde Özgür Yasin Aydın yazdı:
Merhabalar,

Fatih Arslan

unread,
Apr 6, 2016, 11:05:35 AM4/6/16
to istanbu...@googlegroups.com
2016-04-06 16:21 GMT+03:00 Yusuf Unlu <unlu....@gmail.com>:
> Bir nevi "take advantage" durumu var. Gelsinler bunlar guzel haberler ama
> biraz da calısanlar ekmegini yiyebilsin bu islerin.
> Mesela diyor mu belli surede bir rotasyon yapacaz. Yada koordinasyon icin 3
> ay ingilteredeki ofiste calısman gerekebilir ?


Turkiye'deki sirketler de yapiyor mu bunu? Ornegin sizi keyfine
Ingiltere'ye, ABD'ye yolluyor mu? Bu tamamen sirketin insiyatifine
bagli, gonderir gondermez. Siz kendiniz, yurtdisina gonderen bir
sirket istiyorsaniz o tarz sirketlerle calisirsiniz.

Daha akilda kalici bir ornek vereyim, diyelim ki Google muhendislik
ofisi acti Turkiye'de (su anki ofisinden bahsetmiyorum), simdi
Google'e sirf yurtdisina 3 ayligina yollamiyor diye girmemeyi mi
dusunuyorsunuz? Ayrica bunun bir suru yasal izni var, bir kere ABD'de
calisma izni olmadan calisamazsiniz, keza bu diger Avrupa ulkeleri
icin de gecerli.


--
Fatih Arslan

Önder Ceylan

unread,
Apr 6, 2016, 11:22:01 AM4/6/16
to istanbul-coders
"Ilgi cekmek / hayal satmak"

Bu tarz sirketler Turkiye'deki beyin gocunun farkinda. Trend artarak devam ediyor. Dogrudan yurtdisi icin adim atmamis / dusunen / karar veremeyen / dil deneyimi kazanmak isteyen yazilimcilar icin de opsiyon yaratabilme olasiligi acisindan cazibe noktasi oluyorlar. 

Kazan / Kazan mevzuu.

Emre Eren

unread,
Apr 6, 2016, 11:33:46 AM4/6/16
to istanbul-coders
Google Türkiyede mühendislik ofisi açsın, SF düzeyinde maaş ödesin bir de mühendislerimizi yetiştirsin... Hayal gibi birşey ama bunu neden yapsın? Belki Türkiyede devlet ihalesi almak ya da büyük şirketlere yerel projeler geliştirmek gibi planları olan uluslar arası şirketler yapar ama onların da piyasa değerinde maaş ödemesi gayet normal. Yurtdışı şirketlerin Türkiye pazarına girmesini çeşitli nedenlerle pek cazip görmüyorum. Türkiye pazarında yazılım geliştiriciler için daha iyi maaş ödenmesinin tek yolu şu. Yazılım geliştiren Mühendislerimizin şirketler kurması, süper para kazanması ve kazandığı parayı yeni şirketlere yatırması lazım. Bu nedenle devlet yeni girişimlere ne destek veriyorsa kurucuların mühendislik diploması karşılığında desteği üç katı olarak vermeli. Hatta bir iki sene devlet memuru statüsünde maaş ödemeli. Sonrasında da bir iki sene yurt dışından kazanılan paradan vergi almamalı. Bu cycle bir kere tamamlansa ve yazılımcılar kazandığı paranın bir kısmını yazılım şirketlerine yatırmaya başlarsa ortam süper olacak.

6 Nisan 2016 Çarşamba 18:05:35 UTC+3 tarihinde Fatih Arslan yazdı:

Loris Medici

unread,
Apr 6, 2016, 12:39:00 PM4/6/16
to istanbu...@googlegroups.com

Cımbızla çekmiş gibi olmayayım ama bu işler diploma ile olmuyor maalesef...

On Apr 6, 2016 18:33, "Emre Eren" <emre...@gmail.com> wrote:
>
> ...Bu nedenle devlet yeni girişimlere ne destek veriyorsa kurucuların mühendislik diploması karşılığında desteği üç katı olarak vermeli...

Oytun Yüksel

unread,
Apr 6, 2016, 12:51:57 PM4/6/16
to istanbu...@googlegroups.com

Benimde aynı nokta dikkatimi çekti. Yazılım üretmek bir mühendis mesleği midir? Diploma olması/olmaması ne sağlar/ne götürür? Sanırım bu da ayrı bir tartışma konusu.

--

Ersin Bilgin

unread,
Apr 6, 2016, 4:49:43 PM4/6/16
to istanbu...@googlegroups.com
Tam olarak olay budur, dip maaşa gelebilecek iş gücü çekmektir
--
* Grubun nihai hedefi; grup üyelerinin kendini geliştirebileceği, yanlışlarını görebileceği, bilmediklerini ögrenebileceği, yeni bakış açıları kazanabileceği paylaşımlara ev sahipliği yapmaktır.
* İyi niyetle öğretmeye ve öğrenmeye açık olduğunuzu kabul ettiğiniz için bu grupta olduğunuzu unutmayın.
* Mesajlaşmalarda her türlü hakaret ve sataşma *uyarı olmaksızın* üyeliğin bitirilmesiyle son bulur.
* Saygı sınırlarından dolayı birbirinizin yüzüne karşı söylemeyeceğiniz sözleri lütfen mail'lerinizde kullanmayın.
 
* Slack grubumuz: https://istanbulcoders.slack.com/ dahil olmak icin: https://icodersslack.herokuapp.com/
* Kişilere cevap yazacağınız zaman, lütfen ilgili kişiyi alıcı (to) kısmına koyun.
* Mesaj alım frekansınızı grup üyelik ayarlarınızdan değiştirebilirsiniz.
* İş arama veya ilan verme ile ilgili mailler için konu kısmına [IS_ILANI] tag'i eklemeniz gerekmektedir.
* İş ilanlarında grubu Ek Alıcı (cc) kısmına koyun ki cevap dönenler tüm gruba dönmesinler.
---
You received this message because you are subscribed to a topic in the Google Groups "istanbul-coders" group.
To unsubscribe from this topic, visit https://groups.google.com/d/topic/istanbul-coders/M8wTj_lLCC4/unsubscribe.
To unsubscribe from this group and all its topics, send an email to istanbul-code...@googlegroups.com.

To post to this group, send email to istanbu...@googlegroups.com.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.


--
Ersin Bilgin
M:0532 606 38 38


Ozan Saral

unread,
Apr 6, 2016, 5:16:18 PM4/6/16
to istanbu...@googlegroups.com

Merhabalar,

Üretimde Çin ne ise, Yazılımda da Türkiye Batı için böyle bir değer taşıyor. Dünyada genç nüfusu en önde olan ülkelerden biriyiz. Bunlar artık klişeleşen cümleler oldu ama, Türkiye'de kağıt üstünde eğitimli insan sayısı, şu anda 15 yıl sonra bir Japonya olma potansiyeli taşıyor. Kapitalist bir sistemde dışarıdan üst teknoloji hizmeti almak için yatırım alıyorsanız iyi şeyler oluyor demektir. Hatta bir know-how alışverişi yaşanıyorsa bu bir artıdır. Elbetteki daha ucuza çalıştıracaklar, adam o zaman neden gelsin, Iphone neden Çin'de üretiliyor sorusunun yanıtıyla eşdeğer bir durum.

Konu yazılım üretmek için mühendis mi olmak gerekir sorusuna yöneldi. Fakat burada asıl soru diploman varaa mühendis olur musundur. Yazılımı mühendilik temellerine göre üretmeyen, iyi bir geliştirici olsa bile büyük resimde kötü bir üretimin parçası olacaktır. Mühendislik, bilgi ile ekonomiyi harmanlayan bir meslektir. Siz bir satır bile kod yazarken , her açıdan bunu değerlendirmedğinizde kötü bir iş çıkaracaksınızdır. O kodu yazarken seçtiğiniz yol süresini etkileyecektir, esnek ve genişletebilir yazmanız gerekecektir,en kısa zamanda yazmanız gerekecektir, performans etkisini degeelendirmeniz gerekecektir, ve bu uzar gider. Bunları yapıyorsanız Mühendislik temellerine uygun iş yapıyorsunuz demektir. Yoksa Üniversiteler Mühendislik eğitimi verir, ama şu an bu eğitim herkes tarafından ulaşılabilir ve öğrenilebilir durumda.

Türkiye'de mezun olan mühendislerin en fazla %10 unun mühendisliği layığıyla yapabildiği inancındayım, bu da bu zamana kadar karşılaştığım insanlardan yapabildiğim bir çıkarım.

6 Nis 2016 23:49 tarihinde "Ersin Bilgin" <ersn...@gmail.com> yazdı:
You received this message because you are subscribed to the Google Groups "istanbul-coders" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email to istanbul-code...@googlegroups.com.

Erol Tutumlu

unread,
Apr 6, 2016, 5:47:18 PM4/6/16
to istanbu...@googlegroups.com
Konuyla alakasız olacak belki ama bu yazıları okuyan mühendis adayları varsa öneride bulunmak isterim. Eğer bu mesleği seviyor ve cok çalışmayi seviyorsanız uzaktan eğitim düşünün derim. Bu sayede kafanız rahat olur ayrica parttime olarak bir yerde çalısirsiniz. Uzaktan eğitim ile örgün eğitim arasında eğitim kalitesi açısından fark olmadığını dusunuyorum.

En azından heyecanlı yazilimci/mühendis adayları ile karşılasmazsiniz. Hiç çekilmiyorlar en basitinden ben bunca yıl okuyorum ya ne kod yazicam gibi şeyler duymazsiniz.


7 Nisan 2016 Perşembe tarihinde, Ozan Saral <ozans...@gmail.com> yazdı:

Ege Akpinar

unread,
Apr 6, 2016, 5:58:04 PM4/6/16
to istanbu...@googlegroups.com
Bu konuya iki taraftan da cevap verebilirim sanirim

Istanbul'da okurken freelance is yapiyordum, bir arkadasimla Amerika'da bir musteriye proje yapmaya baslamistik
Inanilmaz keyifliydi cunku
1- Turkiye'de bir projede kazanacagimizdan daha fazla kazaniyorduk ($)
2- Agiz kokusu minimumdu, kritik bug'lar olsa bile "this looks great, can we also fix this" gibisinden cevaplarla karsilasiyorduk
3- Zaman dilimi farkindan dolayi - kod yaz - gonder - uyandiginda test sonuclari gelsin - seklinde ilerleyebiliyor ve aksamlari rahat rahat calisabiliyorduk.
4- Musteri dibimizde olmadigi icin stres daha az oluyordu.

Sonrasinda Ingiltere'ye tasindim, Pointr adinda bir sirket kurdum ve 1 sene sonra Istanbul'da ofis actik. Simdi de ekibin yarisi Istanbul ofisimizde, ben de Istanbul-Londra arasi mekik dokuyorum. Bunu yapmamiz, ilk ise aldigimiz CTO'muzun ailevi ve kisisel nedenlerden Istanbul'da calismak istemesiyle alakaliydi (yeni Irlanda'dan donmustu Turkiye'ye ve tekrar yurtdisinda cikma hevesi yoktu) Ayrica universite bitene kadar Turkiye'de oldugum ve Bilgisayar Muhendisligi okudugum icin en genis teknik cevrem Turkiye'de, bu yuzden ekip arkadasi bulmak konusunda yurtdisina gore daha rahat, calismaktan keyif aldigim arkadaslar bulabildim. Simdi dusununce soyle ozetleyebilirim sanirim
1- Turkiye is gucu acisindan cok guclu bir ulke. Bircok teknik universitemiz, bir o kadar da kotu isverenimiz var.
2- Elbette arbitraj soz konusu. Ingiltere'deki veya Amerika'daki maaslar tabi ki Turkiye'den daha fazla. Ancak Turkiye'den yurtdisina yurtdisi ucretleriyle is yapan firmalar da biliyorum.
3- Kultur olarak en yakin oldugum kultur dogal olarak bizim kulturumuz. Ofisce aksam hali sahaya gitmekten tutun, ofis ici donen sohbetlere vs. cok daha sicak bir ortam var. Yurtdisinda bu kulturu yakalamamiz imkansiz.

Is ilanlarinin yaniltici olmasina gelince, katiliyorum ve katilmiyorum. Evet, Londra merkezli bir sirketin Istanbul ofisi diye ilan cikmak (ki ben de daha yeni boyle bir ilan paylastim) yanlis bir izlenim uyandirabilir. Ancak burada belirtmek istedigim nokta, uluslararasi markalara, uluslararasi projeler yapacagimiz ve sirketin buyume potansiyeli. Turkiye pazarina degil global pazara oynuyoruz, Turkiye'deki firmalarla degil, Apple ile Cisco ile yarisiyoruz ve bu da muhtesem bir motivasyon.

Biraz uzun oldu kusura bakmayin, ozetle iki acidan da olumlu oldugunu dusunuyorum. Zaten ise alacagimiz kimse saf degil, kelime oyunlariyla ise almak soz konusu olamaz :)

Selamlar,

Ege

Ozan Saral

unread,
Apr 6, 2016, 6:52:19 PM4/6/16
to istanbu...@googlegroups.com

Merhabalar,
İngilizceniz varsa gidin MIT de verilen yazılım temelli dersleri inceleyin, temellerine inmek istiyor iseniz yardımcı olacaktır.
Eğer bir şeyler üretmek istiyorum diyorsanız,web ve mobile için şu an güzel bir hype var. Javascript dilini öğrenin, Html Css inizi Bootstrap ve Sass/Less gibi araçlarla geliştirin. Database nedir, Backend nedir,API ,Rest nedir gibi temel kavramları öğrenin. Nodejs öğrenin. React,Relay,Graphql,Redux,Webpack vb. teknolojileri araştırın öğrenin.Component based bir Front End mimarisi nasıl kurulur kavramaya çalışın. Github'daki boilprate leri inceleyin. Npm,Bower,Gulp gibi dependency management ve workflow automation araçlarını anlamaya çalışın. Paralelde PHP gibi bir backend dilini Laravel gibi bir Framework'ü inceleyip neler döndüğünü anlamaya çalışın, orada da Npm in muadli sayılabilecek Composer var, onu da bir eşeleyin.

Bunları 3-5 ay içinde yapabilir ve belli bir seviyeye gelebilirsiniz. Bu yolda sürekli küçük ürünler geliştirin. Her tarafta bir Todo furyası var ,siz kendinize göre belli işlevler katmayı deneyin.

Bol bol blog okuyun, video seyredin, birileri illa ki sizin için bir şeyin nasıl olacağını anlatmıştır.

Ben  Lynda ile başlamıştım, bir aylık bir deneme accountu var bedava,gayet yeterli bir kaynak, Js için Egghead io advance konularda oldukça güncel ilerliyor.

Ardı ardına çok şey söyledim,belli bir hiyeraşi aramayın söylediklerimde, ama bir yerden başlayıp, tıkandığınızda temeline inerek bir araştırma yaptığınızda gerisi gelecektir.

Web mimarisini iyi kavramaya çalışın, biri Http dediğinde, orada bir protokol olduğunu ve bu protokole sadık cihazlar arasındaki iletişimlerle büyük olayların döndüğü resmi kavramaya çalışın. Server ile Client dendiğinde, ben bu işlemi Server'da yaptırırsam gereksiz yere işlrmci yükü bindiririm, böyle bir sorgu gönderdiğimde data arttığında ileride saçmalık çıkar, bu istek statik gibi bir istek şuraya bir cache yapısı kurup da hızlı bir cevap mı dönsek, şuraya Real Time bir yapı kursak da ortalık şenlense, ben niye template i serverda render ediyorum kapı gibi client var orada, bu işlemi client ta yaparsak güvenlikte sıkıntı yasarız, bu end point e şu tipteki userlarda tel no göstermeyip de güvenliği sağlasak, isomorphic diye bir şey çıkmış client code u serverda render edip, SEO dostu mu olsak etc.  gibi cümlecikleri algılayabilit düzeye gelmeye çalışın. Buzdağı eriyecektir. Bir sorunuz olursa gelin burada sorun. Ama Stackowerflow daki Jquery sorularından olmasın. Konsept sorun ,mimari sorun, Design Pattern sorun, burada öyle sorulara cevap vermek isteyen onlarca insan var. Gelin siz de aralarına katılın.

İyi Geceler.

7 Nis 2016 00:47 tarihinde "Erol Tutumlu" <erolt...@gmail.com> yazdı:

roy simkes

unread,
Apr 7, 2016, 7:27:59 AM4/7/16
to istanbul-coders
Selam,

Ucret ile ilgili kisima da ben bir seyler soyleyeyim. Burada verilen ucretin miktarina degilde, bununla sahip olunan alim gucune bakmak lazim. Yani soyle hesap yapmayalim:

Avrupada insanlar yillik 40k euro veriyorlar, Euro 3 liradan 120k, iyi iyi (karisi da 3k alsa, iyi yani berlin sartlarinda) gibi bir duruma girdiginiz zaman, aslinda Berlinde yillik kazandiginiz 40k (ayda net 2.5k falan edenler, kafadan hesap yapmaya calisanlar icin :), aslinda sizin burada kazanacaginiz 4k ile esdeger olacaktir gibi bakmak lazim. Hatta bunun icin en guzel sey para-big mac (yada para-cokomel) egrisi. (http://www.economist.com/node/2054313, http://blogs.wsj.com/economics/2012/04/28/number-of-the-week-using-big-macs-to-compare-wages/)

Dolayisiyla bize ayni haklari (veya yan haklari) vermiyorlar (misal bazi haklari almamamiz normal, Amerikada saglik sigortasi yapiyoruz size diyorlar, bizde zaten ilginc bir sekilde SGK var, herkesin sosyal guvencesi var, Amerikada bu cok yok, Avrupa'da var ama mesela gibi gibi) vb gibi seyleri dusunmeden once karsilastirmayi alim gucune gore yapmak lazim.

Yanlis bir seyler soylediysem affola.

roy 

Özgür KURU

unread,
Apr 7, 2016, 7:55:19 AM4/7/16
to istanbu...@googlegroups.com
Ben bu konuda şöyle bir düşünceye/felsefeye sahibim;

Başvurduğum/Teklif aldığım pozisyon için minimum isterlerimi (maaş, yıllık izin, diğer yan haklar vs) belirliyorum ve bunları üç aşağı beş yukarı firmaya yansıtıyorum. Bırakın başka firmalarda sektördeki başka insanları filan, aynı firmada aynı pozisyonda çalışan başka birinin bile aldığı maaş yan haklar filan ilgilendirmiyor beni.

Aynı şekilde yurt dışı ofisinde ne sağladıkları da çok ilgilendirmiyor. Bence bu tarz kıysalamalar vs insanı mutsuz eden konular. Mutlu olacağınız şartları belirleyip bu şartlara en yakın firmada/projede çalışmak en mantıklısı.






7 Nisan 2016 14:27 tarihinde roy simkes <roys...@gmail.com> yazdı:



--
Özgür Kuru
www.ozgurkuru.net

Emre Eren

unread,
Apr 7, 2016, 9:27:41 AM4/7/16
to istanbul-coders
Yok hiç tartışma konusu bile değil. Yazılımları kod yazmayı bilen herkes üretebilir. Ancak büyük çaplı bir işe girişiyorsanız bir çok yazılımcının verimli bir altyapı üzerinde çalışarak belli niteliklere sahip kod üretmesi gerekir. Üretim dışında pazarlama, satış ve destek hizmetlerinin de teknoloji kullanılarak üretim sürecine entegre edilmesi ve tüm sistemlerin maliyet düşürücü ve verimlilik arttırıcı şekilde sürekli optimize edilmesi gerekir. Uluslar arası bir iş yapılacaksa muhakkak teknolojik anlamda rakiplere bir üstünlük sağlanması gerekir. Bu anlamda mühendislik kültürüne sahip kişilerin bu tür karlı şirketler kurgulama konusunda diğer mesleklere göre daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. 

Uluslar arası başarısı olan ve süper para kazanan şirket sayımız çok az. Bunda şirketlerin kurgusu ve kültürü çok önemli bir etken. Bir şirkette patronun zihniyeti neyse hakim zihniyet o olur. Şirketlerimiz genelde rakiplerine karşı teknolojik üstünlük kurmak yerine pazarlama marifetiyle sahada üstünlük kurma yolunu tercih ediyor. Bu kültüre sahip bir şirkette çalışmak yazılımcı için yetersiz maaş, yazılımcının kendini geliştirmesinin umursanmaması, hiyerarşide alt seviyede olmak ve genel anlamda kabus gibi bir çalışma ortamı anlamına gelir. Bazılarımız artık bu dandik çalışma koşullarına bağışıklık sağladığı için farkında olmayabilirler ama zaman zaman içimizde doğan "potansiyelimin çok altında işler yapıyorum" hissi doğru ortamda çalışmadığımızın en iyi göstergesi. Bunun değişmesi için iyi eğitim almış başarılı mühendislerimizin şirketler kurması ya da ortak olması gerekiyor ki yazılımcılar maksimum düzeyde verimli çalışabilme şansına sahip olabilsinler. Bu kişiler malum sebeplerle risk almayıp büyük şirketlerde yüksek maaşa çalışmayı tercih ettiği sürece yazılımcılar için koşulların iyileşmesini beklemek fazla iyimserlik olur. Tabiiki "okumuş adam sevmem" diyen rektörlerin imzaladığı diplomaları kastetmiyorum ama hepimizin bildiği uluslar arası yazılım şirketlerini kuran kişilerin genellike ucundan kıyısından da olsa mühendislik eğitimi almış kişiler olması bir tesadüf olmasa gerek.


6 Nisan 2016 Çarşamba 19:51:57 UTC+3 tarihinde Oytun Yüksel yazdı:

Benan Aktaş

unread,
Apr 7, 2016, 10:16:50 AM4/7/16
to istanbu...@googlegroups.com
Emre  Bey çok doğru söylemişsiniz. "Uluslar arası bir iş yapılacaksa muhakkak teknolojik anlamda rakiplere bir üstünlük sağlanması gerekir." diyerek.
Türkiye'de iş almak için bunun nerdeyse hiç bir anlamı yok. Çoğu zaman ise tam tersine sizin için olumsuz sonuçlara neden oluyor. 

Yurt dışına iş yapabilmek belki de en doğru olanı. Fakat bu konu hiç yurt dışına çıkmamış 
hiçbir bağlantısı olmayan firma sahipleri için 
gerçekten  de çok zor.  Belki de bu tür nedenlerden dolayı sadece yurt içine yönelip global düşünemeyip eski teknolojilerle iş yapmaya devam ediyorlar. 
Klasik Türkiye'deki iş alma yöntemlerine başvuruyorlar. Belki bilerek belki de bilmeyerek bu kısır döngü içinde dönüp duruyorlar .





Samsung cihazımdan gönderildi


-------- Orjinal mesaj --------
Kimden: Emre Eren <emre...@gmail.com>
Tarih: 07 04 2016 4:27 PM (GMT+02:00)
Alıcı: istanbul-coders <istanbu...@googlegroups.com>
Konu: Re: [istanbul-coders] Re: Yurtdışı şirketlerinin yazılımcıları Türkiye ofisinde çalıştırması

Emre Eren

unread,
Apr 9, 2016, 9:08:09 AM4/9/16
to istanbul-coders
Selamlar... Aslında uluslar arası başarısı olan müzisyenimiz, sanatçımız, sporcumuz, bilim adamımız da çok az. Dün gece canlı olarak SpaceX roketinin deniz aracına kendi kendine inişini izledim. Yani biraz düşünürsek Elon Musk'ın işin en başında "len bu NASA bu işten anlamıyor haa" diyecek cürete sahip olması gerek ki böyle bir roket yapma cesaretini göstersin. Bizlerin genelde yaptığı gibi "yapılabilse NASA yapardı zaten" dememiş. Yani ilginç değil mi vakti zamanında boşluktan çıkmış internet şirketlerimize rakip bile çıkmıyor. Hadi uluslar arasını geçelim acaba kim "Sahibinden bu işten anlamıyor" diyecek cesarete sahip? Baktığımızda aşılmaz engeller varmış gibi görünüyor ama bilim ve zeka doğru kullanılırsa maddi manevi her engeli yıkabilecek güce sahip. Ancak birilerinin sıradanlığı yıkıp daha iyisini yapacak cesareti kendinde görmesi gerek. Bu insanlar muazzam işler yapacak şirketler kursunlar ki insanlar muazzam işler çıkarıp güzel maaşlar kazanabilsinler.


7 Nisan 2016 Perşembe 17:16:50 UTC+3 tarihinde Benan Aktaş yazdı:

Pragmalinq - Eralp Erat

unread,
Apr 10, 2016, 9:36:02 PM4/10/16
to istanbu...@googlegroups.com
"Yurt dışına iş yapabilmek belki de en doğru olanı. Fakat bu konu hiç yurt dışına çıkmamış 
hiçbir bağlantısı olmayan firma sahipleri için 
gerçekten  de çok zor.  Belki de bu tür nedenlerden dolayı sadece yurt içine yönelip global düşünemeyip eski teknolojilerle iş yapmaya devam ediyorlar. 
Klasik Türkiye'deki iş alma yöntemlerine başvuruyorlar. Belki bilerek belki de bilmeyerek bu kısır döngü içinde dönüp duruyorlar .
"

Dogru bir tespit.

Sent from my iPhone

Loris Medici

unread,
Apr 11, 2016, 4:20:09 AM4/11/16
to istanbu...@googlegroups.com
Kârlı şirket kurgulamak işletmecilerin işidir aslında. Mühendislerin faaliyet alanları daha çok işin maliyeti (ve teknik gerçekleştirilmesi) boyutundadır; odakları bir iş amacının en verimli ve dolayısıyla düşük maliyetlerle (ve nasıl) gerçekleştirileceğidir.


7 Nisan 2016 16:27 tarihinde Emre Eren <emre...@gmail.com> yazdı:

İsmail Arılık

unread,
Apr 11, 2016, 5:03:31 AM4/11/16
to istanbu...@googlegroups.com
@Loris, söylediklerin aklıma şu soruyu getirdi: Bir mühendis maliyetle ilgili düşünmeli midir? Yoksa bir mühendisin ortaya çıkaracağı teknolojinin maliyetini işveren karşılamak zorunda mıdır?

11 Nis 2016 Pzt, 11:20 tarihinde, Loris Medici <ma...@loris.medici.name> şunu yazdı:
Kârlı şirket kurgulamak işletmecilerin işidir aslında. Mühendislerin faaliyet alanları daha çok işin maliyeti (ve teknik gerçekleştirilmesi) boyutundadır; odakları bir iş amacının en verimli ve dolayısıyla düşük maliyetlerle (ve nasıl) gerçekleştirileceğidir.


7 Nisan 2016 16:27 tarihinde Emre Eren <emre...@gmail.com> yazdı:

Yok hiç tartışma konusu bile değil. Yazılımları kod yazmayı bilen herkes üretebilir. Ancak büyük çaplı bir işe girişiyorsanız bir çok yazılımcının verimli bir altyapı üzerinde çalışarak belli niteliklere sahip kod üretmesi gerekir. Üretim dışında pazarlama, satış ve destek hizmetlerinin de teknoloji kullanılarak üretim sürecine entegre edilmesi ve tüm sistemlerin maliyet düşürücü ve verimlilik arttırıcı şekilde sürekli optimize edilmesi gerekir. Uluslar arası bir iş yapılacaksa muhakkak teknolojik anlamda rakiplere bir üstünlük sağlanması gerekir. Bu anlamda mühendislik kültürüne sahip kişilerin bu tür karlı şirketler kurgulama konusunda diğer mesleklere göre daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. 

--

Gökhan Karakaş

unread,
Apr 11, 2016, 5:07:39 AM4/11/16
to istanbu...@googlegroups.com
@Ismail Arilik,
elbetteki muhendis cost effective olarak dusunmelidir. 
Aksi taktirde pek cok is yapilabilir. Ancak bu islerin kullanilabilirligi, ulasilabilirligi kisitli hatta imkansiz olabilir. Sonuc?  Projelerin basarisiz olmasi yada iptal olmasi demektir. 

11 Nisan 2016 12:03 tarihinde İsmail Arılık <arilik...@gmail.com> yazdı:



--
Gökhan KARAKAŞ

gsm         +90 506 904 90 59

nazli temur

unread,
Apr 11, 2016, 5:18:30 AM4/11/16
to istanbu...@googlegroups.com
"Konu yazılım üretmek için mühendis mi olmak gerekir sorusuna yöneldi. Fakat burada asıl soru diploman varaa mühendis olur musundur. Yazılımı mühendilik temellerine göre üretmeyen, iyi bir geliştirici olsa bile büyük resimde kötü bir üretimin parçası olacaktır. "

Kesinlikle katiliyorum. Gelismis ulkelerle aramizdaki fark bu. Bizde programlama yapmak yada bir yazilim urununun bilgisini bulundurmak muhendislik olarak anilir olmus. Isin matematiginden, kuramindan bihaber, bir yazilim dilini kullanarak ortaya ticari bir urun cikarmak matah birsey olmus durumda. 
Dolayisi ile nerde durdugumuzu bilmek onemli. Teknoloji ureticisi konumunda miyiz, yoksa replike etmek mi tum yaptigimiz. Teknoloji piyasasinda fark yaratan da bu. 
Onumuzdeki 15 yil icinde bir japonya ornegi mi bir cin ornegi mi cikaririz , bence cok bariz. Yabanci sirketlerin cogunun turkiyede yazilim burosu acmasi benim gozumde "cozulmus problemlerin replike edilip piyasaya surulmesi". Cunku dedigim gibi turkiye teknoloji ureticisi konumunda degil su an. Devlet politikasi olarak da boyle bir misyon yok. 
Buyuk sirketlerin gercek anlamda yenilikci projeler uzerinde calisan core ekipleri kucuktur, fakat saglamdir. Bu core konular disinda calisanlar elbetteki ucuz isgucu bulunduran yerlerden secilirse kar marji yuksek olur. Boyle bir sirket sizi core ekibe alacaksa remote calistirmaz. Diploma konusuna gelecek olursak, fakultelerin ders listesine bakip, diplomasiz da olur demek  cok normal.  Oysa teknoloji ureticisi konumundaki ulke ve sirketlerin kalifiye calisanlarinin ozelliklerine goz gezdirirsek gerek aldiklari egitim icerigi gerekse bilgi birikimi bakimindan cok iyi seviyedeler.
Ister pareto kuralini referans alin ister power law , buyuk balik teknoloji argesi. Buyuk balik olmak icin de bir paradigm shift e ihtiyacimiz var. Teknoloji kulucka merkezlerinin ticari yazilim uretmekten oteye gecmesi gibi. Terimlerle kendimizi kandirmamiz cok kolay.

6 Nisan 2016 23:16 tarihinde Ozan Saral <ozans...@gmail.com> yazdı:



--
Nazli Temur
The University of Milan, Informatics Department #4
f1...@hotmail.com
nazli...@studenti.unimi.it

Loris Medici

unread,
Apr 11, 2016, 6:03:38 AM4/11/16
to istanbu...@googlegroups.com
Bence maliyet (yani - her tür - kaynak kullanımı) bir mühendisin işinin %50'si, kalan %50'si de empoze edilen kaynak kısıtları içinde istenen işin üretimi (ve - eğer kısıtlar gerçekleştirmeye mani oluyorsa - işe doğru miktarda kaynağı kanalize ettirmek...)

Selamlar,


11 Nisan 2016 12:07 tarihinde Gökhan Karakaş <gokhan...@linux.erciyes.edu.tr> yazdı:

Loris Medici

unread,
Apr 11, 2016, 6:13:29 AM4/11/16
to istanbu...@googlegroups.com
Selam,

Yorum yapmak istediğim kısımların altını çizdim aşağıda:

Ortaya ticari bir ürün çıkmalı ama? Teknoloji argesi yapıyorsanız da ortaya çıkan teknolojinin doğrudan veya dolaylı olarak ticari bir değeri ifade etmesi gerekiyor. (İş - yani business - mantığıyla bakıyorsak...)

Diplomasız olurdan çok diploma oluru sağlamıyor anlamında yapmıştım o yorumu. (Diplomasız da olur diye düşünüyorum - o ayrı...) Üretici durumdaki ülkelerin eğitim sistemleri de bizimkinden çok çok farklı; iş kişinin kendisinde bitiyor, bilgi birikimini size okulunuz sağlamıyor, okulunuz sizin bu bilgi birikimini edinmenizde önayak oluyor, nasılını öğretiyor. Bizde papağanlık...



11 Nisan 2016 12:18 tarihinde nazli temur <f145ai...@gmail.com> yazdı:

Emre Eren

unread,
Apr 11, 2016, 6:54:13 AM4/11/16
to istanbul-coders
Loris haklısın mühendislik diploması sahiplerinin diplomalarını haketmiyor olmaları gibi bir sorunumuz var... Ancak bence daha da büyük sorun şirket kurma potansiyeli olan az sayıda "iyi yetişmiş" mühendislerimizin yurt dışına gitmeleri ya da şirket kurmak yerine büyük şirketlerde iyi maaşa çalışmayı tercih etmeleri. "İşletmeci" kültürü ile işletilen yazılım şirketimiz çok ve yazılımcılar için kötü çalışma koşulları söz konusu olduğunda genellikle bu tür şirketler karşımıza çıkıyor. Sonuçta yazılımcının yaptığı işin gelire nasıl dönüştüğü şirket kurgusu ve kültürü ile alakalı. Ben çalışan olarak bir şirket için bir iş yaptığımda şirketimin bunu onbinlerce kişiye satarak iyi para kazanmasını ve bana da iyi koşullar sağlamasını isterim. Dolayısıyla yazılımcının ürettiği kodu maksimum değere ulaştıracak teknolojik şirket altyapısını oluşturma anlamında iyi bir mühendisin sıradan bir işletmeciden daha başarılı olabileceğini düşünüyorum. 

11 Nisan 2016 Pazartesi 11:20:09 UTC+3 tarihinde Loris Medici yazdı:

Loris Medici

unread,
Apr 11, 2016, 6:59:03 AM4/11/16
to istanbu...@googlegroups.com
Melez kültürlü biri (işletme yönetiminden de anlayan bir mühendis - fakültelerde öğretilenler yeterli değil - veya mühendislikten de anlayan bir işletmeci) bunu daha rahatlıkla yapabilecektir. Zaten benim itirazım da bahsettiğimiz konularda tek bir kültürle başarılı olmanın imkânsızlığı üzerineydi. İşletmeci de olsanız mühendis de formasyonunuz tek bir alanda olacağı için diploma yetmiyor. Kendini daha da geliştirmek şart.

Selamlar,


11 Nisan 2016 13:54 tarihinde Emre Eren <emre...@gmail.com> yazdı:

nazli temur

unread,
Apr 11, 2016, 7:02:37 AM4/11/16
to istanbu...@googlegroups.com
Selam, deginmek istedigim su ki, kuramsal dayanagi olmayan ticari urunun surdurulebilirligi olmuyor. Piyasada alicisi olabilir, kucuk problemlerin cozumune hizmet ediyordur ama bir urun elde etmekten cok consumption circle olusturur. Hibrit tohum vari bir cozum. Diyecek olursaniz ki, teknolojinin cok hizli donusumu var.Dogru, temel alinan kuramlar da degisiyor, fakat terkedilmiyor, surekli olarak  20 yillik bir zaman diliminde denenmis cozumu ele alinip, trend kuramin uzerine tekrar uygulanmaya calisiliyor. Bu surecte de en cabuk unutulanlar da ilk bahsettigim uzerine gelistirme yapmaniza olanak tanimayan yazilimlar.

Okul konusunda hemfikirim. Okullarinda dogru kisilerin istihdam edildigi bir yer, dogru yerdir. Dogru kisilerle dogru konuda calismaniza yardimci olur. Zaman kisitinin onune gecmenize yardimci olur. Kaynaklarin sinirli oldugu bir ortamda, size kaynaklar sunar, ayni hedeflere sahip oldugunuz kisilerle kolayca takim kurup calisabilmenizi saglar. Bireysel basari da elbette mumkun, fakat ben iyi bir takimin cok daha iyi sonuclari kisa zamanda elde edecegini dusunuyorum. Dolayisi ile okul benim icin onemli bir motivasyon olmustur. Bir ilk adim. Diploma konusu okuldan okula degisen bir motivasyon bence. 

Kolayliklar 

11 Nisan 2016 12:13 tarihinde Loris Medici <ma...@loris.medici.name> yazdı:

--
* Grubun nihai hedefi; grup üyelerinin kendini geliştirebileceği, yanlışlarını görebileceği, bilmediklerini ögrenebileceği, yeni bakış açıları kazanabileceği paylaşımlara ev sahipliği yapmaktır.
* İyi niyetle öğretmeye ve öğrenmeye açık olduğunuzu kabul ettiğiniz için bu grupta olduğunuzu unutmayın.
* Mesajlaşmalarda her türlü hakaret ve sataşma *uyarı olmaksızın* üyeliğin bitirilmesiyle son bulur.
* Saygı sınırlarından dolayı birbirinizin yüzüne karşı söylemeyeceğiniz sözleri lütfen mail'lerinizde kullanmayın.
 
* Slack grubumuz: https://istanbulcoders.slack.com/ dahil olmak icin: https://icodersslack.herokuapp.com/
* Kişilere cevap yazacağınız zaman, lütfen ilgili kişiyi alıcı (to) kısmına koyun.
* Mesaj alım frekansınızı grup üyelik ayarlarınızdan değiştirebilirsiniz.
* İş arama veya ilan verme ile ilgili mailler için konu kısmına [IS_ILANI] tag'i eklemeniz gerekmektedir.
* İş ilanlarında grubu Ek Alıcı (cc) kısmına koyun ki cevap dönenler tüm gruba dönmesinler.
---
You received this message because you are subscribed to the Google Groups "istanbul-coders" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email to istanbul-code...@googlegroups.com.
To post to this group, send email to istanbu...@googlegroups.com.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Emre Eren

unread,
Apr 11, 2016, 7:42:23 AM4/11/16
to istanbul-coders
Kendini daha da geliştirmek şart diyorsun ya.. İşte bütün sıkıntının çıktığı nokta burası. Şimdi biz çocuklarımıza ateş nasıl yakılır, vahşi hayvanlardan nasıl korunulur, hangi bitki zehirlidir, gibi konuları öğretmiyoruz. Bunlar binlerce yıl önce çözülmüş, toplum kültürüne oturmuş ve tamamen otomatize olmuş konular. Mesela geldiğimiz noktada Ateş yakmakla ilgili tek bilmemiz gereken ocağın düğmesini çevirmek. 

"Kod yazarak para kazanan" bir şirket kuracaksan Türkiye şartlarında neredeyse sıfırdan başlıyorsun. İki tahtayı sürttürerek ateş yakmayı keşfetmek zorundasın çünkü bu alanda toplum kültürüne oturmuş hiç bir bilgi yok. İşe bir ABD'li kuluçka merkezi üzerinden ya da bir ABD'li yatırımcı ile başladığında otomatik olarak sahip olduğun kültürü Türkiye de bir yatırımcının ya da kuluçka merkezinin aktarabilmesi mümkün değil. Türkiye'de yazılım geliştirme süreçlerine hakim ve uluslar arası işletme tecrübesi olan "hiç kimse" yok. 

Peki bu kim olabilir?

Mesela "koding" Türkiye'de faaliyet gösteren bir şirket olsa ve bir şekilde güzel para kazansalar bu adamlar kazandıkları para ile Türkiye'deki yazılım şirketlerine yatırım yaparlar. Bu arada uluslar arası iş yapma, mühendislik ve işletmecilik tecrübelerini de Türkiye'deki şirketlere bilinçli / bilinçsiz aktarırlar. Yeni şirketler çıkar ve kültür gelişerek paylaşılmaya devam eder. Ekosistem denilen şey bu. Bizim yatırımcılarımız yurt dışında tutan işleri "replike" ederek ve çoğunlukla işletmecilik başarısıyla para kazanan yerel şirketler kurmuş kişiler. Doğal olarak bu tür işlere (ya da bu zihniyetteki işletmecilere) yatırım yapıyor ve replikasyon kültürünü yayıyorlar. Bu durum kendiliğinden bir "doğal seleksiyona"' neden olur. Replikasyon yapanlar yatırım alarak ayakta kalır. Farklı projeler geliştirenler yatırım alamaz ve ölür. Eğer Türkiye'de yazılıma yönelik her hangi bir gelişme olacaksa bu zincir kırılmadan ilerleyebilmek çok zor. Belki çok uzun yoldan tarif ettim ama Mühendis diplomasına sahip kişinin kurduğu şirketin 3 kat desteklenmesi, maaş / vergi problemi yaşamaması gibi bir çözümü bu nedenle önerdim. Elbette daha güzel yollar bulunabilir. 


11 Nisan 2016 Pazartesi 13:59:03 UTC+3 tarihinde Loris Medici yazdı:

Loris Medici

unread,
Apr 11, 2016, 8:01:38 AM4/11/16
to istanbu...@googlegroups.com
Mühendis diplomalıların aşağıda idealize ettiğiniz şekilde davranacakları ne malum; "Hayali İhracat" diye bir kavramı (ve pek çok benzerini) uydurmuş bir toplumuz biz unutmayın? ;)

Doğal seleksiyon şöyle çalışır bence; yapabilen (duygusal psikolojik olarak dahil) / yeterli kalifikasyonlara sahip kişiler yurtdışında iş bulur / iş kurar sonra buraya getirir veya getirmezler. Zaten pek çok alanda beyin göçü uzun zamandır ülkemizde mevcut ve ivmelenerek devam etmekte...

Bir de şöyle bir durum var: Türkiye'de BT harcamalarının çok büyük bir oranını (yazılım + donanım hepsi) devlet yapıyor; ben şahsen devletle çalışmak istemem, çalışanlar bilir... (Üstelik istesem de çalışamam büyük ihtimalle; o da bambaşka bir konu...)

​Selamlar,

11 Nisan 2016 14:42 tarihinde Emre Eren <emre...@gmail.com> yazdı:

Emre Eren

unread,
Apr 11, 2016, 6:45:20 PM4/11/16
to istanbul-coders
Yurt dışında çalışmak, şirket kurmak ya da şirketini yabancılara satmak kişinin kendisi açısından bir başarıdır ve imkanı olanın bunu değerlendirmesini isterim. Ancak bireysel değil de genel anlamda "ülkemizde yazılımcıların hak ettikleri maaşı alamadığını, emeklerinin sömürüldüğünü ve kötü koşullarda çalıştıklarını" düşünüyorsak o zaman konuyu bireysel olarak değil ülke bazında ele almamız gerekir. Şöyle bir örnek vereyim. Ülkemizde çay üretiliyor. Yabancı gelip ülkemizde fabrika açıyor. Üreticimiz topraktan çıkan çaya X2 değer katarak fabrikaya ton ton satıyor. Fabrika bu çayı minik poşetlere doldurup 20X değer katıyor ve yine bize satıyor. Evet bu değerin bir kısmı çalışan ücretleri, vergi vb gibi yollarla bizde kalıyor ancak asıl büyük kar yurt dışına çıkıyor. Eğer teknoloji kullanarak 20X değer yaratma imkanı olmasa yabancı zaten gelip burada fabrika kurmaz. Yazılıma dönersek; eğer yabancı şirket gelip burada ofis açıyorsa tıpkı yerel çay üreticilerimiz gibi yerel yazılım üreticilerimiz de ülkemizde var olan böyle bir değer yaratma imkanını değerlendiremiyor demektir. Sonuçta bu şirketler büyük oranda yerel talebi karşılamak için iş yapıyorlar ve yine Türk yazılımcıları çalıştırıyorlar. Eğer "bu değeri madem biz üretemiyoruz bari yabancı gelsin üretsin en azından yazılımcılara iyi maaş verir" noktasına geldiysek yazılımda Çin falan olmak gibi bir hayalimiz asla olmamalı. Çin gibi olabilmemiz için Türk yazılım şirketlerinin yabancı şirketler adına yurt dışında kullanılmak üzere yurt dışında satılan yazılımlar geliştiriyor olması gerekir. Belki zorlarsak kıyıdan köşeden bir iki nadide örnek bulup çıkarırız ancak böyle bir endüstrimiz yok. 

Ben mühendis değilim. Yazılım geliştirmeyi kendi çabamla öğrendim. Kimi mühendislerin alaylı olduğum için beni küçük görmesi gibi durumlarla çok sık karşılaştım. Hatta bu adamların oda falan kurup "bizden başkası yazılım üretemez" gibi fikirler öne sürmelerine de kişisel olarak tepki duyuyorum. Dolayısıyla burada diploma şımarıklığına duyulan tepkiyi çok iyi anlıyorum. Ancak 40 yaşına geldim ve bahsettiğim konuların tamamında bir şekilde tecrübe yaşadığım için artık konuya daha genel anlamda bakabiliyorum. Yazılım üretmek bence bir sanattır ve yazılımlar da sanat eseridir. En iyi şarkıları ses mühendisleri yapar gibi saçma bir çıkarımda bulunulamayacağı gibi en iyi yazılımları mühendisler yapar gibi bir çıkarımda bulunamayız. Ancak söz konusu olan şarkı üretmek değil de bir müzik stüdyosu ya da konser altyapısı kurmaksa o zaman ses mühendislerinin altyapı oluşturma ve teknolojiyi verimli kullanma konusunda bestecilerden ve diğer mesleklerden daha başarılı olabileceklerini düşünebiliriz. İhtiyacımız olan şey yazılımcının sanatını doğru kullanarak uluslar arası başarı kazanacak şirketler. Bu şartlar oluşmadığı sürece "başarılı yazılım üretmek" hep yazılımcının sorumluğuna verilen bir konu olarak kalacak. Biz de hep en çok çalışan ama emeğinin karşılığını alamayan kişiler olacağız.  Konuya bu açıdan bakarsak o zaman ortak bir fikirde buluşabiliriz diye düşünüyorum.


11 Nisan 2016 Pazartesi 15:01:38 UTC+3 tarihinde Loris Medici yazdı:

Ozan Saral

unread,
Apr 11, 2016, 7:52:25 PM4/11/16
to istanbu...@googlegroups.com
Merhabalar,

Konu çaya evrildiği ve çayla karşılaştırıldığı için bir kaç kelam da
ben edeceğim :) Çay üreticisi olanlar bilirler, çay üretim hattında
kaliteye göre ayrıldıktan sonra çay tozu dediğimiz son bir çıktı
bırakır ki bu yıllarca Karadeniz bölgesinde yollara serildi, tabiri
caizse çöpe atıldı. O dönemlerde Çaykur'da bir kaç idealist yönetici
bundan dünyada Ice Tea üretildiğini duyunca bunu biz de yapalım dedi
ama, devlette veya özel sektörde bir karşılık bulamadı, Lipton o çay
tozuyla bizim ülkemizde ürün sattı. Bu arada yabancıların 2x verme
gibi bir durumu yok, aksine Çaykur'dan fazla piyasada çaya iyi para
ödeyen bir şirket yok, o da kota uyguluyor. Lipton kaliteli çay için
belli tarla sahipleriyle anlaşıyor ama, aslında Türkiye'de özel
sektör, 1-2 yıl vadede ödeme yaptığı için piyasada x/2 fiyatına çay
alımı yapan şirketler var. Çok da yazılım sektöründen farklı bir
durumda değil aslında Çay piyasası da, veyahut diğer piyasalar da...
Kaliteli ürünün alıcısı var ama sınırlı, kaliteli ürün üretmeyi
isteyen insanların maliyetlerini karşılayabilecek fiyattan satma
şansları yok, bu yüzden kaliteli bir ürün yaratma çabası oluşmuyor
piyasada.

Yaşadığımız topraklarda eğitimle ilgili bir direnç var.
Tartışmalarımız hep bir dar bölgeye sıkışıyor, tüm sektörlerde alayalı
okullu tartışmasına rastlayabiliyoruz. Bir tarafta deneyimleyerek
öğrenen, diğer tarafta da işin nasıl bir yolla deneyimlenmesi
gerektiği bilgisini alan insanların, aynı anda aynı noktaya varmış
iken, sen buraya hangi yollardan geçerek geldin, böyle geldin ama
yanlış geldin gibi argümanlarla çarpıştığı iki tarafında kendine göre
haklı/haksız olduğu bir durum. Oysa bu konu da net, bu iş mühendislik
işi, sen okuluna gitmeden mühendislik yaparsın, o okuluna giderek
mühendislik yapar ya da yapamaz, ama bir mühendislik yaklaşımı
gerektiren işi yaparsınız.

Benim üniversitede mühendislik okumamın sahada gördüğüm avantajı, çok
değişik insanlarla ilişki kuracak bir ortam edinmem, onların düşünce
sistemini anlamaya fırsat bulmam, ve o düşünce sisteminden etkilenmem.
Aynı süre zarfında mahallede takılsaydım, mevcut seviyeme gelmem için
belki daha çok çaba sarfetmem gerekirdi, belki de hiç gelemezdim.
Eğitim kalitesindeki düşüklük de insanların düşünce sistemlerine
pozitif etki yaratabilcek, dünyada neler olup bittiğini algılayıp bu
yönde bir katkı sağlayabilecek eğitim ortamının mevcut olmaması.

Sahadaki en büyük sıkıntı ise, böyle bir eğitim ortamında yetişen
insanlara inançsız, aynı derecede vizyonsuz şirketler kalabalığıyla
toplam değerin tüketilmesi. Arada bir mühendislerin yatırım yapması
gerektiği, ekosistemin böyle büyüyeceği yönünde şeyler okuyorum, aklım
almıyor. Tüm her şeyin en az %30 unun vergilendirildiği, insanların
borç harç içinde yarınını bilmediği bir ortamda, devletten başka bu
rüzgarın gidişini etkileyebilecek bir faktör yok ki? Bugün teknoloji
yönünde parmakla gösterdiğimiz her yerde bir devlet politikası var.
Sanki Silikon Vadisini gönüllüler kurmuş gibi davranıyoruz. Ciddi bir
hukuki altyapı ve siyasi bir duruş var orada.k? Bir şeylerin
düzelmesi matematiksel olarak imkansız, bugün Türkiye'den giden hangi
şirketin yurt dışına çıkma nedenleri arasında Hukuk yok, Vergilendirme
yok, mevcut ortama karşı bir güvensizlik yok?

Türkiye' de mevcut düzenin veya durumun bizlerin yaptığı işlerde pek
iç açıcı olmayan, saatlerce eleştirebileceğimiz bir çok noktası
vardır. Günlerce eleştirebiliriz, kimse de elle tutulur bir şekilde
savunamaz. Mevcut konjonktürde bizlerin yapabileceği en pozitif şey,
kendimizi geliştirmek,mümkünse yeni teknolojileri daha derinlemesine
kavramak ve bunlarla ilgili ürünler geliştirmek,veya bir parçası
olmak. Belki de çağımızın en önemli avantajı,bilginin önündeki
sınırların kalkması, yeninin eskiyi hızlıca bertaraf edebilmesi.
Güvenli noktalarımızda iken verdiğimiz emeğin karşılığını alamıyor
olmamız normal, ama niş ve öncü bir bilgiyi kendimize kattığımızda ve
uyguladığımızda önümüzü daha açık görüyorum. Neden bir VR, Machine
Learning, AR, IOT gibi teknolojilerde bir tüketici yerine üretici
olmayalımı sorguluyorum.

Yurt dışından bir şirket buraya geliyor ise ucuz işçi için değil, bu
teknolojiyi burada daha iyi geliştiririz diye gelmedikçe de sorunun
düzelmeyeceğini düşünüyorum.

12 Nisan 2016 01:45 tarihinde Emre Eren <emre...@gmail.com> yazdı:
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages