RADYO YAYINCILIĞI DERS NOTLARI

70 views
Skip to first unread message

bizkackisiyiz...@gmail.com

unread,
Mar 18, 2008, 12:15:14 PM3/18/08
to istanbul Aydinuni-intgazeteciligi
SEZİN ARKADAŞIMIZA DERS NOTLARINDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİZ...



*Radyo yayıncılığının başlangıcı ABD'de Pittsburg eyaletinde 1920'de
KDKA adında başlamıştır.

*1920'li yıllarda Türkiye'de çalışmalar oldu.1925'te esas karar
alınıyor.Türk - Telsiz - Telgraf sistemi kuruluyor.1927'de yayıncılığa
başlanıyor.

*KİA içinde haberi en hızlı ve kolay şekilde hedef kitleye ulaştıran
araç radyodur.

*Radyo, sadece müzik dinleme aracı olarak kullanılıyorsa, yanlış yönde
kullanılıyordur, radyodan yararlanılamıyordur.

*Radyoda yayınlanacak olan haberlerin, TV'deki haberlerin
hazırlanışıyla farkı vardır.Buna rağmen, radyo haberciliği Türkiye'de
yapılmamaktadır.

*Radyo; elektromanyetik dalgaların özelliklerinden yararlanılarak
seslerin iletilmesi sistemidir.

*Radyo yayıncılığı; sesin elektromanyetik dalgalar yolu ile boşlukta
yayılması; bu dalgaların bu amaç için geliştirilmiş özel alıcılar yolu
ile alınarak sese çevrilmesi ve kamunun hizmetine verilmesidir.Temel
olarak sese dayanan elektronik bir olaydır.Telsiz haberleşmesine
dayanır.Türkiye'de öncelikle Telsiz-telgraf sistemi kurulmuştur.

*Radyo yayıncılığını KİA aracı olarak ele aldığımızda üç temel alt
başlık ortaya çıkar.Bir sistem olarak radyo yayıncılığının, yapılan
yayının ve radyo dinleyicisinin karakteristik özellikleri; bu üç alt
başlığı oluşturur.

*Dinleyiciye dair bilgiler ise genel özellikleri ve karakteristik
özellikleri şeklinde gruplandırılır.Kitle halindeki dinleyici kümesi
incelenirken, radyo dinleyicisinin karakteristik özellikleri, yani
dinleyici birey olarak tanımlanır.Radyo program yapımcısının her iki
alt başlık içinde yer alan dinleyici özelliklerini iyi bilmesi
gerekir.Dinleyici, hem seslenirken kişi olarak, hem de radyonun genel
yayın politikası ve programın genel çizgisi açısından da önem taşır.



RADYO YAYINCILIĞININ TEMEL ÖĞELERİ

Radyo basitçe, bir insanın, bir başkasına konuşmasıdır. (Sezin
etkisi , gücü)

- Sesi konuşmacıdan dinleyiciye aktarma

Ses telleriyle konuştuğumuz zaman havada ses dalgaları
oluşturuluyor.Bir titreşim meydana geliyor.Ve bu titreşim her yöne
yayılıyor.Radyo işin içine girince mikrofon ortaya çıkıyor.Mikrofonun
yaptığı iş; ses dalgalarını elektroniğe dönüştürmek ve bir kablo
aracılığıyla bir mix (yayın) masasına gönderiliyor.Mix masasından
gelen sese, diğer yerlerden gelen sesler ekleniyor.Bütün sesler
birleşiyor.Herhangi bir iletim aracıyla (kablo, tel vb.) vericiye
gönderiliyor.Vericiye giden bu sesler topluluğu, sonuçta radyo
vericisinde radyo dalgalarına dönüştürülüyor.Elektrik sinyalleri bir
anten sisteminden (radyo antenlerinden) havaya yayılıyor.

Vericiler değişik şekillerde olabiliyor. (Uzun dalga, orta dalga, çok
kısa dalga) Bu dalgalar, vericinin gücüne, yerine, yayın
frekanslarına göre ve yerel şekillere göre değişen bir mesafede sesin
her yöne yayılmasını sağlar.

Herhangi bir alıcının anteni aracılığıyla yayılan radyo yayınlarını
toplaması halinde, dalgalar bize ulaşır.Bu dalgalar bize ses halinde
nasıl gelebiliyor? Radyo içindeki elektronik devrelerin, radyo
dalgalarını ses sinyaline dönüştürmesi yoluyla oluyor.Bu radyo
dalgalarının ses sinyallerine dönüşmesi yoluyla, radyo yayınlarını
dinleyebiliyoruz.



RADYO YAYINCILIĞININ GERÇEKLEŞME SIRASI



*Sırasıyla: Ses, mikrofon, mix masası, verici, hava, anten, alıcı,
hedef kitle

*En yaygın kullanılan iletişim aracı (uydu, kablo)
Uydudan önce link sistemleri vardı.Hala da vardır.Alıcı ve verici
linklerin birbirlerini görmesi şeklinde,...

*Antenle tek katlı binadan, karşıdaki gökdelenin yayının dalgalarını
alması güçtür.Çünkü ses dalgaları binaya çarparak dağılırlar.

*Radyo yayıncılığı; elektromanyetik dalgalar aracılığıyla üretilen
çeşitli programların yayını ve iletimidir.



BİR RADYO YAYINININ AMACI



Amacı; belli bir bölgede oturan ve alıcı cihazı olan herkese önceden
hazırlanmış bir akışa göre yapılan yayını ulaştırmaktır.Bir radyo
yayınında, radyo programları, stüdyo ortamında ve stüdyo dışında
hazırlanır.Mikrofon yardımıyla sesler elektrik akımına
dönüştürülür.Yayın modülasyon dağıtım merkezi adı verilen bütün
vericilere bağlı olan bir merkezden kablo sistemiyle veya radyo
dalgalarıyla alıcılara ulaştırılır.Radyo alıcı cihazları radyo
sinyallerini çözerek kulağımızın işitebileceği ses dalgaları haline
getirir.Bir radyonun çalışma prensibi; radyo yayını, bir kodlama
(modülasyon) ve kod açma (demodülasyon) sürecinden ibarettir.Bir
tarafta kodlayıcı, diğer tarafta ise kod açıcı bulunur.Ses
sinyallerinin antenden havaya yayılmasına kadar geçen süreye verici
süresi, havadan alınarak yeniden sese dönüştürülmesi sürecine ise
alıcı süresi denilir.Bu süreçlerin tamamına ise telekominikasyon
süreci denilir.

Telekominikasyon süreci: Bilginin kaynakta üretilmesi, modülasyon
işlemi, üretilen sinyallerin gönderilmesi, demodülasyon işlemi ve son
olarak hedef kitleye ulaştırma sürecine denir.

RADYO ALICILARININ ÇALIŞMA ŞEKLİ



Radyo alıcısındaki anten, radyo dalgalarını toplar.Alıcı cihazlarda
bulunan frekans seçici devresi, istenen frekanstaki dalgayı seçer.Bu
dalga güçlendirilerek ses sinyalini taşıyıcı dalgadan ayıracak
demodülatöre ulaştırır.Böylece ayrılmış ses sinyali yeniden
güçlendirilerek hoparlör yardımıyla dinleyiciye ulaştırılır.Bir radyo
alıcısında verici antenin yaydığı enerjinin bir bölümünü toplayan alma
anteni, anten yardımıyla modüle edilmiş sinyali yükseltmek ve
özelliklerini uyarlayıp en üstün işleyiş koşullarını elde etmek
amacıyla dönüştürmeye yarayan katlar, yüksek frekans dalgasını yok
eden ve çıkışında mikrofonun verdiği alçak frekans akımının bütünüyle
elde edilmesini sağlayan modülasyon giderici ya da çözücü sistem,
alçak frekans yükseltici sistem ve elektronik modülasyonunu ses
dalgalarına dönüştüren sistemden (hoparlörden) oluşur.



RADYO VERİCİLERİNİN ÇALIŞMA ŞEKLİ


Radyonun temel çalışma prensibi, ses dalgalarının iletilmesi
prensibine dayanır.Bunun için radyo dalgaları, farklı bir işlemden
geçirilir.Stüdyodan gelen ses ve sinyalleri vericiye ulaştığında
burada güçlendirme işlemi gerçekleştirilir.Daha sonra ses sinyallerini
taşıyacak radyo dalgaları üretilerek sistem modüle edilir.Modüle
edilen radyo dalgası antene gönderilip buradan da elektromanyetik
dalgalar şeklinde havaya yayılır.Ses, havanın titreştirilmesi yoluyla
yayılır.Sesin yayılma mesafesi daima sınırlıdır.Bu nedenle de
radyodaki ses sinyallerini doğrudan iletmek mümkün değildir.Bu
sinyallerin taşıyıcı bir dalga üzerine bindirilmesi gerekir.Düşük
frekanslı bilgi sinyallerinin, yüksek frekanslı taşıyıcı sinyaller
üzerine bindirilip uzak mesafelere gönderilmesine modüle etme veya
modülasyon denir.Bir modülasyon işlemini gerçekleştirmek için bilgi ve
taşıyıcı sinyal olmak üzere iki tür sinyale ihtiyaç vardır.

*Radyo yayınlarından hangi yönetim sisteminin hakim olacağı, o ülkenin
siyasal yapısına ve bu alandaki hukuksal düzenlemelere tabiidir.Genel
olarak ülkelerin yönetim biçimleri bu kuruluşların da yönetim
biçimlerini belirler.Radyo yayıncılığının başlangıcında hükümetlerin
çok sıkı yasal düzenlemeleri ile karşılaşılmamasına rağmen, yayınların
toplum üzerindeki etkisi ve önemi zaman içinde anlaşıldığında birçok
ülkede hükümetlerin denetim mekanizmaları işletilmiştir.Genel olarak
tüm ülkelerde yönetim sistemleri ne olursa olsun, o ülkeleri
yönetenler, bu kuruluşların yönetimlerini ellerinde tutmak
isterler.Tarihsel gelişim süreci içinde radyo yayınlarının yönetimi,
ülkelerin siyasal yapılarına bağlı olarak değişmekle birlikte, bu
yayınların ilk başladığı kıtalar olarak Avrupa ve Amerika sistemleri
adı ile iki temel grupta toplanabilir.Avrupa sisteminde, devletin
yayın kuruluşlarını elinde tutma eğilimi büyük ölçüde görülürken,
Amerikan sistemindeyse daha özgürlükçü bir yayın anlayışı hakim
olmuştur.Ayrıca Amerika'da bu kuruluşların yönetimleri de şahısların
elindedir.Bu bakımdan radyo kanal sayısının en fazla olduğu ülke
Amerika Birleşik Devletleri'dir.Avrupa yayın sisteminde siyasal
erklerin veya yönetimi elinde bulunduranların, yayınlara karışması
Amerikan sisteminde tersi bir durumun olması, reklam gelirlerinin
radyo kuruluşlarındaki dağılımında da etkili olabilmektedir.Amerikan
sisteminde kanal sayısının fazlalığı rekabet ortamını arttırırken,
daha kaliteli, daha ilgi çekici yayın yapma gibi bir zorunluluğu da
beraberinde getirmektedir.Bu rekabet ortamı, daha çok dinleyici
çekebilmek, dolayısıyla daha çok hedef kitleye ulaşabilmek ve
yayınlanacak reklamlarla, bu reklamları daha çok kişiye duyurmak
mümkün olabilmektedir.Avrupa ya da merkeziyetçi devlet, hükümet
sistemlerinde reklama çok az yer verilirken, bütçe açısından da
hükümetlere bağımlılık söz konusudur.Radyolar arasında rekabet ortamı
olmadığı için de yayınlarda çeşitlilik çok fazla değildir.Bu
yayıncılık anlayışında yenilikler peşinde koşma, hedef kitlelere yeni
bir şeyler sunma, sürekli dinleyicinin nabzını tutma gibi zorluklar
yaşanmaktadır.Çünkü bu sistemin alternatifi yoktur.Devlet, hükümet
sisteminin dünyadaki uygulanış biçiminde .

!!! DEVAMI ÇOK YAKINDA GELECEK SABREDİN !!!




Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages