İyilik Ve Vefa..

21 views
Skip to first unread message

bizkackisiyiz...@gmail.com

unread,
Apr 7, 2008, 12:48:54 PM4/7/08
to istanbul Aydinuni-intgazeteciligi
Bu yazıyı çok değer verdiğim birisi bana yolladı. Ve sizlerle
paylaşmak istedim.

Bir kurdu avcılar fena halde sıkıştırmıştır. Kurt ormanda oraya buraya
kaçmakta, ancak peşindeki avcıları bir türlü ekememektedir. Canını
kurtarmak için deli gibi koşarken bir köylüye rastlar. Köylü elinde
yabasıyla tarlasına girmektedir. Kurt adamın önüne çöker ve yalvarmaya
başlar: "Ey insan ne olur yardım et bana, peşimdeki avcılardan kaçacak
nefesim kalmadı, eğer sen yardım etmezsen biraz sonra yakalayıp
öldürecekler." Köylü bir an düşündükten sonra yanındaki boş çuvalı
açar, kurda içine girmesini söyler. Çuvalın ağzını bağlar, sırtına
vurur ve yürümeye devam eder. Birkaç dakika sonra da avcılara rastlar.
Avcılar köylüye bu civarda bir kurt görüp görmediğini sorarlar, köylü
"görmedim" der ve avcılar uzaklaşır. Avcıların iyice uzaklaştığından
emin olduktan sonra köylü sırtındaki torbayı indirir, ağzını açar,
kurdu dışarı salar. "Çok teşekkür ederim" der kurt, "Bana büyük bir
iyilik yaptın" "Önemli değil" der köylü ve tarlasına gitmek üzere
yürümeye baslar. "Bir dakika" diye seslenir kurt: Çok uzun zamandır bu
avcılardan kaçıyorum, çok bitkin düştüm, açım, kuvvetimi toplamam için
bir şeyler yemem lazım ve burada senden başka yiyecek bir şey yok."
Köylü şaşırır: "Olur mu, ben senin hayatını kurtardım." "Yapılan
iyiliklerden, verilen hizmetlerden daha çabuk unutulan bir şey yoktur"
der kurt. "Ben de kendi çıkarım için senin iyiliğini unutmak ve seni
yemek zorundayım." Bir süre tartıştıktan sonra, ormanda karşılarına
çıkacak olan ilk üç kişiye bu konuyu sormaya ve ona göre davranmaya
karar verirler. Karşılarına önce yaşlı bir kısrak çıkar. " Ne vefası "
der kısrak, " Ben sahibime yıllarca hizmet ettim, arabasını çektim,
taylar doğurdum, gezdirdim. Ve yaşlanıp bir işe yaramadığımda beni
böylece kapıya kovdu... " Bir sıfır öne geçen kurt sevinirken bir
köpeğe rastlarlar. "Ben hizmetin değerini bilen bir efendi görmedim"
der köpek, " Yıllardır sadakatle hizmet ederim sahibime koyunlarını
korurum, yabancılara saldırırım, ama o beni her gün tekmeler, sopayla
vurur..." Kurt köylüye döner, "İşte gördün" der. Köylü de son bir
çabayla "Ama üç diye konuşmuştuk, birine daha soralım, sonra beni ye"
diye cevap verir. Bu kez karşılarına bir tilki çıkar. Başlarından
geçenleri, artışmalarını anlatırlar. Tilki hep nefret ettiği kurda bir
oyun oynayacağı için keyiflenir. " Her şeyi anladım da" der tilki "Bu
küçücük torbaya sen nasıl sığdın?" Kurt bir şeyler söyler, tilki
inanmamış gibi yapar: "Gözümle görmeden inanmam..." İşin sonuna
geldiğini düşünen kurt torbaya girer girmez, tilki köylüye işaret eder
ve köylü torbanın ağzını sıkıca bağlar. Köylü eline bir taş alır ve
"Beni yemeye kalktın ha nankör yaratık" diyerek torbanın içindeki
kurdu bir süre pataklar. Sonra tilkiye döner "Sana minnettarım beni bu
kurttan kurtardın" der. Tilki de "Benim için bir zevkti" diye cevap
verir. O an köylünün gözü tilkinin parlak kürküne takılır, bu kürkü
satarsa alacağı parayı düşünür ve hiç beklemeden elindeki taşı
kafasına vurup tilkiyi öldürür. Sonra da torbanın içindeki kurdu
ayağıyla dürter: "Haklıymışsın kurt, yapılan iyilikten daha çabuk
unutulan bir şey yokmuş..."
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages