Tam İlmihal Se`âdet-i Ebediyye
(Tam İlmihâl-Se’âdet-i Ebediyye) kitâbının, kıymet ve ehemmiyyetini, hemen ikinci sayfasında, büyük islâm âlimi Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî hazretlerinin kıymetli oğlu İstanbul’da Kadıköy müftîsi Ahmed Mekkî Efendi, kısa ve vecîz sözleri ile açıklamış ve “Asrımızın fâdıllarından, zemânımızın bir dânesinin yazmış olduğu (Se’âdet-i Ebediyye) kitâbına göz gezdirdim. Bu kitâbda, kelâm, fıkh ve tesavvuf bilgilerini buldum. Bunların hepsinin, bilgilerini nübüvvet kaynağından almış olanların kitâblarından toplanmış olduğunu gördüm. Bu kitâbda, Ehl-i sünnet velcemâ’at i’tikâdına uygun olmıyan hiçbir bilgi, hiçbir söz yokdur.” buyurmuşdur. Bine yakın eserden uzun bir zemânda hâzırlanan bu nâdîde eser üç kısımdan meydâna gelmişdir: Kitabı Online Olarak Okumak İçin Tıklayınız. Kitabı PDF Olarak İndirmek İçin Tıklayınız. Kitabı Sesli Olarak Dinlemek İçin Tıklayınız. Sipariş Vermek İçin Tıklayınız.
1-Tam ilmihâl Se'âdet-i Ebediyye kitâbının önemi hakkında bilgi verir misiniz? Cevap: (Tam ilmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbı, hanefi mezhebinin temel fıkıh kitâbı olan İbni Âbidîn esas alınarak hazırlanmıştır. Bini aşkın islâm âliminin kitâbından bilgiler nakledilmiştir. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarından nakli esas almıştır. (Tam ilmihâl Se'âdet-i Ebediyye)yi hazırlayan zâtın, (Hüseyin Hilmi Efendinin “rahmetullahi teâlâ aleyh”) kendi yorumu, görüşü değildir. Köşeli parantezle açıklanan bazı yerler de, diğer islâm âlimlerinin kitâblarından alınarak konmuştur. Dolayısıyla (Tam ilmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbının özelliği, husûsiyyeti nakli esas alması, Ehl-i sünnet i’tikâdını anlatmasıdır. İlk elli, yüz sayfalarında i’tikâd bilgileri anlatılır. Ondan sonra da bir müslümana lâzım olacak bütün fıkıh bilgileri, namaz, oruç, zekât, hac, (Bunlar ibâdât kısmı) sonra bey’ ve şirâ, (muâmelât kısmı) hayz ve nifâs bahsi, ferâiz bahsi ve okunması gereken duâlar, sihir, nazar, büyü dâhil hepsi vardır. Ayrıca birçok islâm âliminin ve meşhur olan kimselerin hayatları da bu kitâbda vardır. Hüseyin Hilmi Efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” bu kitâblara ömrünü vermiştir. Başka bir kaynağa gitmeye gerek yoktur. 
2- Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye kitabında hoparlör konusunda yorum olduğunu söylüyorlar, doğru mudur? Cevap: (Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye) kitabında yorum yok. Elmalı tefsirinden, (Mezahib-il-erbe’a)dan misal gösterilmiş, Müncid ismindeki lügat kitabından da ne anlama geldiği bildirilmiş. Ayet-i kerime ve hadis-i şerifler de zikredilmiş. İbni Abidin de zaten yankının ne olduğu uzun uzun bildiriliyor. Bütün bu nakillere rağmen yorum deniyorsa.. Hoparlörün caiz olduğuna dair bir tane delil yok. Sıkışıldığı zaman, (Peygamber efendimiz de olsa idi bunu yapardı!). O zaman haşa, Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” yalan söylemiş oluyor. (Dünyanın başlangıcından sonuna kadar olmuş olacak her şeyi Rabbim Bana bildirdi. Ben bildirilmesi lazım olanları size bildirdim) buyuruyor. Ehl-i sünnet alimleri üstünü çizerek buyuruyorlar ki, (Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizin vazifesi tebliğ idi. Bildirilmesi lazım olan her şeyi bildirdi. Aksi hâlde eksi olur, noksan olur). O zaman Resûlullah efendimiz, ileride böyle âlet çıkacak, kullanın buyururdu. Böyle bir şey olmadığına göre, demek ki yalan söylüyorlar. Yorumu kendileri yapıyorlar, (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye)yi suçluyorlar. Tabii, doğrunun düşmanı çok olur. Îmân kıymetlidir, hele îmânın içinde olan ehl-i sünnet itikâdı daha da kıymetlidir. Buna sahip olunca, düşmanı da çok olur. Yolumuza, biz anlatmaya da devam edeceğiz. 
3- Seadeti Ebediyye kitabında, (Elbette müslümanım) deniyor. Elhamdülillah müslümanım, ifadesine kullanılmıyor. Sebebini açıklar mısınız? Cevap: Orada bir incelik, bir konunun ilmi olarak izâhı var. Şimdiki için de, sonraki için de (elbette müslümanım) denir. İmâm-ı Şâfii hazretlerine göre, (inşâalllah) demelidir. 
İlmihâlin önemi | Merhum hocamız buyuruyor ki: Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye kitabını, İslâm âlimlerinin eserlerinden tercüme ederek hazırladık, içinde hüküm bildiren bize ait bir kelime yoktur. Bu yüzden çok kıymetlidir. Bu kitabı çok okumalı. Ben de devamlı okuyup istifâde ediyorum. Peygamber efendimiz, (Allahü teâlânın çok sevdiği kimse, dinini öğrenen ve başkalarına öğretendir) buyuruyor. Şevahid-ün Nübüvve kitabında, (Allahü teâlâ, bir kulunu severse onu fıkıh ilmiyle meşgul eder. Sonra da fıkıh âlimi olur) buyuruluyor. Demek ki bu kitabı okumak, Allahü teâlâ tarafından sevilmiş olmanın alâmetidir. Sevilmemenin alâmeti de, malayani ile, faydasız veya zararlı şeylerle meşgul olmaktır. Rastgele çok kitap okuyan sapıtır, yoldan çıkar. Ancak bir mürşid-i kâmil görmüşse, ondan hakkı bâtılı öğrenmişse, o kendini korur, onun çok kitap okumasının zararı olmaz. Her kitap, o günün şartlarında, o günün insanlarına, o günün ihtiyaçlarına cevap olarak yazılmıştır. O kitapların içindekilerden bugüne ait olanlar, seçilerek İlmihale konmuştur. Bu çok önemlidir! Onun için bu asrın mürşid-i kâmili Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye’dir. Çünkü yüzlerce âlim ve evliya zatın mübarek sözleridir. Bu kitabı okuyup anlayan, âlim olur. Öğrendikleriyle amel eden de, evliya olur. Kur’an-ı kerimin tefsirini öğrenmek isteyen, İlmihâli okuyup anlamaya çalışmalı. Kur’an-ı kerimin asıl gayesi, (Bu yenir, bu yenmez, bu serbest, bu yasak, bu yapılır, bu yapılmaz, bu sevilir, bu sevilmez) diye öğretmektir. Orada cennetliklerin ve cehennemliklerin hâlleri bildirilmiştir. Dolayısıyla Se’âdet-i Ebediyye, Kur’an-ı kerimin açıklamasıdır. Ona uyan, Kur’an-ı kerime uymuş olur. Seyyid Ahmed Mekki Efendi hazretleri de buyuruyor ki: Zamanımızın bir tanesinin yazmış olduğu Se’âdet-i Ebediyye kitabındaki kelam, fıkıh ve tasavvuf bilgilerinin hepsinin, bilgilerini nübüvvet kaynağından almış olanların kitaplarından toplanmış olduğunu gördüm. Bu kitapta, Ehl-i sünnet vel-cemaat itikadına uygun olmayan hiçbir bilgi, hiçbir söz yoktur. Dinî ve millî bilgilerinizi, bu latif, benzeri bulunmayan, belki de, ileride bir benzeri yazılamayacak olan bu kitaptan alınız! |


|

|