Nur deryasından damlalar (17.06.2026)

4 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
Jun 17, 2026, 11:20:17 AMJun 17
to

Bütün lezzetler imanda olduğu gibi, bütün elemler de dalalettedir. Bunun izahı ise; bir şahıs, kudret-i ezeliye tarafından, adem zulümatından şu korkunç dünya sahrasına atılırken gözünü açar, bakar. Bir lütuf beklediği zaman, birdenbire düşmanlar gibi hastalıklar, elemler, belalar hücum etmeye başlarlar. Bir meded, bir yardım için müsterhimane tabiata ve anasıra baktığı vakit, kasavet-i kalble, merhametsizlikle karşılaşır. Ecram-ı semaviyeden istimdad etmek üzere başını havaya kaldırır. O ecram, atom bombaları gibi dehşetli ve heybetli halleriyle gözüne görünür. Hemen gözünü yumar, başını eğer, düşünmeye başlar. Bakar ki, hayati hacetleri bağırıp çağırmaya başlarlar. Bütün bütün tevahhuş ederek hemen kulaklarını tıkar, vicdanına iltica eder; bakar ki: Vicdanı, binler amal (emeller) ve emani ile dolu gürültülerinden cinnet getirecek bir hale gelir. Acaba hiçbir cihetten hiçbir teselli çaresini bulamayan o zavallı şahıs, mebde ile meadi, Sani' ile haşri itikad etmezse, onun o vaziyetinden Cehennem daha serin olmaz mı?

 

(Bediüzzaman Said Nursi - İşarat-ül İ'caz'dan)

 

Lügatler

Adem : yokluk, yok olma

Âmâl :emeller, arzular, gayeler

Anasır :unsurlar, esaslar, parçalar

Bela :âfet, sıkıntı, musibet, imtihan

Cihet :yön, taraf

Cinnet :delilik

Dalâlet :sapıklık, iman ve islamiyetten ayrılmak, Allah’a isyankâr olmak

Dehşet :ürkmek, korkmak

Ecram :Gök cisimleri, yıldızlar, ruhsuz büyük varlıklar

Ecram-ı semaviye : Gök cisimleri, yıldızlar

Elem :keder, üzüntü, acı

Emani :emniyetler, arzular, niyetler, gayeler, istekler

Hacet: ihtiyaç

Hal :durum, vaziyet

Haşir : öldükten sonra âhirette tekrar diriltilip Allah’ın huzurunda toplanma

Hayati :yaşamak için gerekli

Heybet :hürmetle beraber korku hissi veren hal, sakınıp korkulacak hal

İltica: sığınma

İstimdad :meded ve yardım istemek

İşârât-ül i’caz :insanı âciz bırakan işaretler, Risale-i Nur eserlerinden birinin adı

 

İtikad :inanmak, kalben tasdik ederek kabul etmek

İzah :açıklama, anlaşılır hale getirme

Kasavet-i kalb :kalp katılığı

Kudret-i ezeliye :varlığın başlangıcı olmayan ve ezelden beri hep var olan Allah’ın kudreti

Lütuf :iyilik, ikram, bağış

Meadi:son, bitiş

Mebde :başlangıç, baş taraf, kök, temel, kaynak

Medet: yardım

Merhamet :acımak, şefkat göstermek

Müsterhimane :istirham edene, merhamet dileyene, yalvarana yakışır şekilde

Sahra :kır, ova, çöl

Sâni’ : her şeyi sanatla yaratan

Şahıs :kişi, kimse

Tabiat : doğa, canlı cansız bütün varlıklar, maddî âlem

Teselli :avunmak, kederli bir kimseyi ferahlandırmak

Tevahhuş :korkmak, ürkmek, kaçmak, tenha ve ıssız olmak

Vaziyet :durum, hal

Vicdan :insanın içinde iyiyi kötüden ayıran manevi duygu

Zulümat :karanlıklar, dinsizlik ve zulüm devri

 

 

 

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages