Nur deryasından damlalar (02.03.2026)

4 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
Mar 2, 2026, 8:29:23 AM (8 days ago) Mar 2
to

Bu dehşetli ihtikardan çıkan kaht u gala ve açlık ve zaruret, yaşamak damarını şiddetle yaralandırıyor. Bu yara, hissiyat-ı ulviye-i diniyeyi bir derece susturmaya vesile olup, ehl-i dalalete yardım ediyor. Herkes midesini düşünmeye başlıyor. Kalb, hakikatten ziyade ekmeği düşünüp hayata, yaşamağa yardıma koşup, vazife-i hakikiyesini ikinci derecede bırakır. Buna karşı Risale-i Nur'un şakirdleri bir uzun Ramazan nazarıyla bakıp, keffaret-üz zünub ve bir riyazet-i şer'iyeye çevirebilirler. Alenen nakz-ı sıyamla Ramazanın hürmetini kıran bedbahtlara gelen o musibet, masumları da incitir. Fakat Risale-i Nur şakirdleri ve masumları, o musibeti lehlerine döndürüp, hayırlı bir riyazete kalbederler. Kanaat ve iktisadla karşılarlar.

 

(Bediüzzaman Said Nursi – Kastamonu Lahikasından)

 

Lügatler

Alenen :gizli olmayarak, açıktan

Bedbaht : talihsiz, şansız, kötü

Damar : İnsan bedeninde kanın dolaştığı yollar, İstidad. Huy, tabiat, inat, ırk

Dehşet :ürkmek, korkmak

Derece :mertebe, paye, miktar, rütbe, yukarıya çıkacak basamak, ısı ölçerin birimi, dairenin bölündüğü dilim

Ehl-i dalâlet : doğru ve hak yoldan sapan inançsız kimseler

Hakikat: gerçek, doğru, bir şeyin gerçek mahiyeti

Hayır :iyilik, güzellik

Hissiyat-ı ulviye-i diniye :dinden gelen yüce hisler, manevi yüce duygular

Hürmet :saygı, değer verme, haysiyet, şeref

İhtikâr :mal saklamak, değeri artsın diye saklayıp hilekârlık yapmak

İktisad :tutum, biriktirme, lüzumundan fazla veya noksan sarfetmemek

Kaht u gala :yokluk, kıtlık, fakirlik, pahalılık

Kalbetmek :dönüşmek, değiştirmek

Kanaat :helalle yetinmek, kısmetine razı olmak, aç gözlü olmamak, tatmin olmak, inanmak, görüş

Keffaret-üz zünûb :günahların keffareti, telafisi

Lâhika :mektup, ilave

Leh :hakkında, onun faydasına

Masum :suçu olmayan, suçsuz

Musibet :bela, felaket, afet, dert

Nakz-ı sıyam :kasden oruç bozmak

Nazar :bakma, bakış, görüş, görüş açısı, dikkat

Riyazet :nefsi kırma, fani şeylerden kendini çekerek kanaatle yaşama, az gıda ile yaşamak

Riyazet-i şer’iye :şeriata uygun sanki oruç tutar gibi düşünerek aç kalmak ve az gıda ile yaşamak

Şâkird: talebe

Şiddet :sertlik, katılık, sıkılık

Vazife-i hakikiye :hakiki vazifeler, asli görevler

Vesile :sebeb, fırsat, bahane

Zaruret :çaresizlik, muhtaçlık, sıkıntı, yoksulluk

Ziyade : fazla, daha çok, fazlasıyla

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages