Selamun aleyküm Muhterem kardeşlerim,
Bu gece
idrak edeceğimiz Leyle-i Regaib'i ve seksen sene manevi bir kazanç elde
edebilmeye vesile olabilen şuhur-u selasenizi ruh-u canımızla tebrik ediyoruz.
Cenab-ı Hak, bu çok bereketli ve mübarek manevi mevsimi cümlemiz hakkında azami
derecede istifadeye medar eylesin ve dünyanın dört bir yanında mazlum durumda
bulunan ehl-i iman kardeşlerimiz için de saadet-i dareyne nail olabilmeleri
noktasında, bir vesile eylesin, amin. Bu vesileyle Üstad Bediüzzaman
Hazretlerinin, Risale-i Nur Külliyatında yer alan ve Şuhur-u selase ve Regaib
gecesi ile ilgili mektublarından bazılarını sizlerle paylaşıyoruz.
Selam ve
dua ile.
***
Aziz, sıddık kardeşlerim!
Evvela: Seksen küsur sene bir
ömr-ü maneviyi sizlere kazandıracak olan şuhur-u selase-i mübarekeyi ve bilhassa
bu geceki Leyle-i Regaib'i tebrik ediyoruz.
*
Aziz ve sıddık kardeşlerim
ve fedakar ve sadık
arkadaşlarım!
Evvela: Sizin, bu mübarek şuhur-u selase ve içindeki kıymetdar leyali-i
mübarekeleri tebrik ediyoruz. Cenab-ı Hak, herbir geceyi sizin hakkınızda birer
Leyle-i Regaib ve Leyle-i Kadir kıymetinde size sevab versin,
amin.
*
Seksen küsur sene manevi ve baki bir ömrü kazandırmak sırrını
taşıyan
Bu şuhur-u selase, seksen küsur sene bir ömrü kazandırıyor. Elbette
sizler gibi mücahidler, onu kazanmağa çalışacaksınız. Cenab-ı Hak her bir
gecesini sizin hakkınızda Leyle-i Mi'rac ve Leyle-i Berat ve Leyle-i Kadir kadar
kıymetdar eylesin, amin.
*
şuhur-u selasenizi ve Leyle-i Regaibinizi bütün
ruhumla tebrik ediyorum. İki-üç gün evvel, Yirmiikinci Söz tashih edilirken
dinledim. Gördüm ki; içinde hem külli zikir, hem geniş fikir, hem kesretli
tehlil, hem kuvvetli iman dersi, hem gafletsiz huzur, hem kudsi hikmet, hem
yüksek bir ibadet-i tefekküriye gibi nurlar var. Bir kısım şakirdlerin ibadet
niyetiyle risaleleri ya yazmak veya okumak veya dinlemekliğin hikmetini bildim.
Barekallah dedim. Hak verdim.
*
Nasıl maddi hava fena ise, fena tesir
ediyor. Manevi hava da bozulsa, herkesin istidadına göre bir sarsıntı verir.
Şuhur-u selase ve muharremede Alem-i İslam manevi havası, umum ehl-i imanın
ahiret kazancına ve ticaretine ciddi teveccühleri ve himmetleri ve tenvirleri o
havayı safileştiriyor, güzelleştiriyor. Müdhiş arızalara ve fırtınalara mukabele
ediyor. Herkes o sayede ve sayesinde derecesine göre istifade eder.
(Kastamonu
Lahikası)
*
Aziz, sıddık
kardeşlerim!
Bugün manevi bir ihtar ile sizin hesabınıza bir telaş, bir hüzün bana geldi.
Çabuk çıkmak isteyen ve derd-i maişet için endişe eden kardeşlerimizin hakikaten
beni müteellim ve mahzun ettiği aynı dakikada bir mübarek hatıra ile bir hakikat
ve bir müjde kalbe geldi ki: Beş günden sonra çok mübarek ve çok sevablı ibadet
ayları olan şuhur-u selase gelecekler. Her hasenenin sevabı başka vakitte on
ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şaban-ı Muazzamda üçyüzden ziyade ve
Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadir'de
otuzbine çıkar. Bu pekçok uhrevi faideleri kazandıran ticaret-i uhreviyenin bir
kudsi pazarı ve ehl-i hakikat ve ibadet için mümtaz bir meşheri ve üç ayda
seksen sene bir ömrü ehl-i imana temin eden şuhur-u selaseyi böyle bire on kar
veren Medrese-i Yusufiye'de geçirmek, elbette büyük bir kardır. Ne kadar zahmet
çekilse ayn-ı rahmettir. İbadet cihetinde böyle olduğu gibi, Nur hizmeti dahi
nisbeten -kemmiyet değilse de keyfiyet itibariyle- bire beştir. Çünki bu
misafirhanede mütemadiyen giren ve çıkanlar, Nur'un derslerinin intişarına bir
vasıtadır. Bazan bir adamın ihlası, yirmi adam kadar faide verir. Hem Nur'un
sırr-ı ihlası; siyasetkarane kahramanlık damarını taşıyan, Nur'un tesellilerine
pekçok muhtaç bulunan mahpus biçareler içinde intişarı için bir parça zahmet ve
sıkıntı olsa da, ehemmiyeti yok. Derd-i maişet ciheti ise: Zaten bu üç ay ahiret
pazarı olmasından herbiriniz çok şakirdlerin bedeline, hatta bazınız bin adamın
yerinde buraya girdiğinden, elbette sizin harici işlerinize yardımları olur diye
tamamıyla ferahlandım ve bayrama kadar burada bulunmak büyük bir nimettir
bildim.
(Ondördüncü Şua)
Bediüzzaman Said Nursi