İnsanlık Sanatı
Bestami YAZGAN
İster tamam ister noksan olalım. Elden geldiğince insan olalım. Sevinci paylaşıp mutlulukla dolalım. Haydi canlar, muhabbete yol verelim, sevgi dolu gönüllere girelim.
- Akıl kardeş, sen daha iyi bilirsin. İnsan nedir, nasıl insan olunur ve nasıl insan kalınır?
- İnsan, yaratılmışların en şereflisidir ama hayvanlardan aşağı da olabilir. Bu sebepten insan olabilmek ve kalabilmek biraz zordur. Bir makinenin sağlıklı çalışması kendi kurallarına uyunca mümkün olursa insanın da kendini yaratanın koyduğu kurallara uyması gerekir.
- Dünyanın en değerli insanı benim. Ben olmasam dünya eksik kalır. Dünya benim etrafımda dönmeli, güneş benim ufkumda doğup benden uzakta batmalı. Bu isteklerim yerine gelince de yan gelip yatmalı.
- Küçük at da civcivler yesin nefis kardeş! Gönül dostum siz neler söylersiniz?
- Azizim, madalyonun bir yönünü çok güzel anlattınız. Nefis kardeş de diğer yönünü anlattı diyemeyeceğim. Her zamanki gibi konuyu darmadağın etti.
Allah (CC) bizi yarattığına göre önce O’na vefa göstermeliyiz sonra da O’nun yarattıklarına. Allah’a (CC) vefa, O’nun emirlerine uymak ve nimetlerine şükretmektir. Davranışla yapılan şükür de verdiği nimetleri ihtiyaç sahipleriyle paylaşmaktır.
- Bırakın nimeti, ben günahımı bile başkalarıyla paylaşmam arkadaş. Ben çalıştım, ben kazandım, ben yerim. Başkalarına da “Allah versin!” derim.
- Nefis kardeş, her zaman kendi tarafına yontsan da sen akıllı birisin. Şükür, nimeti artırır. Acılar paylaşıldıkça azalır, sevinçler paylaşılınca çoğalır. Allah (CC) yapılan bir iyiliğe karşı en az on katını verir. Gerçekten kârını düşünüyorsan bu açıdan bakmalısın.
- Ben kârımı değil varımı düşünürüm akıllım. Benim için eldeki yumurta daldaki kuştan daha değerlidir.
- İlahî nefis kardeş! Seni akıllı birisi sanırdım. Yumurtayı da kuşu da yaratan Mevlâ’mız (CC) değil mi?
- Evet. Akıl sana kalsın, yumurta ve kuş bana. Bu kadar!
- Aziz dostlar, gönül olarak derim ki: dünya telaşı bitmez. Mezarlıklar dünya işini bitiremeden giden insanlarla doludur. Telaşı gidermenin yolu, ruhu doyurmaktan geçer. Ruh da ancak başkalarına yardım ederek tatmin olur. Gücü yeten maddî yönden yardımcı olsun, yetmeyen de güzel davranışlarda bulunsun.
- Nasıl?
- Nasıl olacak nefis kardeş. Bir yetimin başını okşayarak, bir öksüzün gözyaşını silerek…
- Hımm! Bak bu aklıma yattı. Bana masrafsız iyiliklerden bahsedin kardeşim. Şey, başkalarını çok seversem içimdeki duygu hazinem azalmaz değil mi akıl kardeş?
- İlahi nefis! Bu konuda da kendini düşünüyorsun ya sana ne diyeyim? Allah (CC) bizi ve seni ıslah eylesin.
- Ey azizan! İnsan olmanın en önemli şartlarından biri de anne ve babaya hürmet etmektir.
- Doğru dersin gönül kardeş. Evet, bizleri Allah (CC) yaratmıştır ama dünyaya gelmemize vesile olanlar da anne ve babamızdır. Hele de anneler… Bizim için her türlü zorluğa seve seve katlanırlar.
- İyi de kardeşim, biz mi yalvardık dünyaya gelmemize sebep olun diye. Sebep olduklarına göre bize bakmak zorundalar. Sağ olsunlar, var olsunlar ama bizlere hizmet etmeyi unutmasınlar. Yoksa hakkımı helal etmem onlara.
- Yavaş ol nefis kardeş! Anne baba hakkını ödedin mi ki kendi hakkından bahsediyorsun! Onları sırtımızda hacca götürsek bile haklarını ödeyemeyiz. Yüce Mevlâ (CC), onlara “öf” bile dememize izin vermiyor. Evet, anne ve babanın da bize karşı görevleri yok değil. Bizi helal lokmayla beslemeleri ve güzel ahlâkla ruhumuzu süslemeleri gerekir.
- Doğru dersin gönül kardeş. Anne, baba hakkını ödemenin imkânı yok. Babamız bize rızık kazanmak için gece gündüz çalışır. Annemiz bizi dokuz ay karnında taşır. Yemez yedirir, giymez giydirir. Hele zaruri ihtiyaçlarımızı gidermeyi bilmediğimiz dönemi hiç anlatmayayım. Bu kadar gün gördüm, hiçbir annenin çocuğunun altını değiştirirken yüzünün ekşidiğine şahit olmadım. Allah (CC) onlardan razı olsun ve onları yuvamızdan, yurdumuzdan eksik etmesin.
- Doğru dersiniz de arkadaşlar; bizleri de eksik etmesin. Bizim cıvıltımız olmasa yuvada mutluluk kuşları nasıl uçardı?
- Hay maşallah, nihayet doğru bir söz söyledin nefis kardeş. Duamız odur ki: Evlerimizden çocuk sesleri eksik olmasın. Çünkü onlar “cennet kuşları”dır. Anne, baba şefkati de hepimizi bir güneş gibi kucaklasın. Anneyle ilgili bir ilave yapmak isterim: Peygamber Efendimize (SAV) en çok kime hürmet edilmesi gerektiği sorulduğunda üç defa “anne” demiş; dördüncüye “baba” buyurmuş.
- Yani akıllı olan babalar, anneyle yarışmazlar değil mi gönül kardeş? Çünkü akıllı insanlar, kaybedecekleri yarışmaya girmezler.
- Hasılı kelam, insan olmak bir sanattır dostlar. Tatlı dilli, güler yüzlü olmak da insanın en güzel süsüdür. Gönüllere girmenin anahtarı da bunlardır. Başkalarına değer verdiğimiz kadar değer kazanırız. Başkalarını sevdiğimiz kadar seviliriz. Çalışıp gayret etmenin yanına anne, baba duasını da alırsak sırtımız yere gelmez inşallah. Yüce Mevlâ (CC) bu güzelliklerle donanıp layıkıyla insan olmayı cümlemize nasip eylesin. Âmin…
İnsanlık Sanatı
Koşup vefa bahçesine
Gelmeyen insan olur mu?
Ekmeğini kardeşiyle
Bölmeyen insan olur mu?
Bırak dünya telaşını,
Okşa yetimin başını.
Öksüzlerin gözyaşını
Silmeyen insan olur mu?
Eksik etme hürmetini,
Hak lütfeder cennetini;
Anne, baba kıymetini
Bilmeyen insan olur mu?
Tatlı sözü, bal dilleri
Bekler sevgi sahilleri.
Güler yüzle gönülleri
Almayan insan olur mu?
Eksilirse merhametin,
Kalır mı kadr ü kıymetin?
Denizine muhabbetin
Dalmayan insan olur mu?
Kaynak: Altınoluk Dergisi Aralık 2020, Sayı:418, Sayfa:46