aci...@deu.edu.tr
unread,Dec 15, 2017, 6:06:19 AM12/15/17Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to is-ve-meslek-hastalik...@googlegroups.com
Değerli üyeler,
Bilim kimsenin tekelinde değildir ve bilimsel bilgi paylaşldıkça
değerlenir. Bu kavram bilim etiğinin olmazsa olmazlarından birisidir.
Çünkü bilimsel bilginin amacı, insanın doğayı daha iyi ve doğru anlamasını
ve hatta daha da ileri giderek, doğayı kontrol altına almayı sağlamaktır.
Bilim tarihine baktığımızda, bilginin kuşaktan kuşağa devredilirken,
özellikle İngiltere" de bilim adamlarının bir araya geldiği küçük grup
toplantılarının düzenlendiğini, ardından kurumsal yapılanmaların ortaya
çıktığını, dergilerin yaşama geçirildiklerini görüyoruz.
Bilimsel bilgiye ulaşmak ve bilginin giderek hakikate ulaşması tek başına
bir insanın gerçekleştirebileceği etkinlik değildir. Ekip çalışması
gerekir.
Bilim, "ben yaptım oldu" denemeyecek kadar ciddi bir olgudur ve bu nedenle
herkes her şeyi yapamaz, yapmamalıdır. Ben yaparım yaklaşımı ilkel bir
yaklaşımdır ve doğası gereği hatayı / yanlışı beraberinde getirir. Çünkü
temel kavram gözardı edilmektedir. Bilgi paylaşılmamakta, bilgi
paylaşılıyormuş gibi yapılmaktadır. Bu nedenle, bilimsel bilginin
paylaşılacağı ileri sürülen her ortam bilimsel ortam değildir. Çünkü bu
ortamda bilimsel bilgi paylaşımı değil, bilginin bir kaynaktan alınıp
diğer kaynağa aktarımı söz konusudur ve bu bilimi, bilgiyi, maddi ve
manevi kaynakların kullanımını suiistimaldir. Bu ilkel bir yaklaşımdır.
Bu nedenle bilimsel adı altında gerçekleştirilen toplantıların, gerçekten
bilim insanlarının bilimsel bilgiyi paylaşacakları bir toplantı olup
olmadığını, konu ile ilgili her birey özgür iradesi ile
değerlendirmelidir.
Popüler olmak adına, arkadaş hatırına gibi gerekçelerle bir toplantıya
katılmak ya da görev kabul etmek sadece etik açıdan sorgulanabilir.
Etik olmayan bir yaşam tarzı kabul edilebilir mi? Yaşam! Nasıl bir yaşam?
Özgür bir insan olarak mı? Duyarsızlaşmış, fırsatçı bir yürek sahibi
olarak mı?
Bu konuyu, bu yazıyı okuyan meslektaşlarımın etik yargılarına bırakıyorum.
Saygılarımla.
Prof.Dr. Arif H. Çımrın