Yeni jenerasyon DVD piyasasinin yeni sekillendigi ve sirketlerin
avantaj saglamak için firsat kolladigi bir zamanda Toshiba
beklemedik bir açiklama yapti. Toshiba yaptigi açiklamada bu
yil sonunda piyasaya sürülmesi planlanana HD-DVD oynaticilarinin
çikis tarihinin ertelenebilecegini belirtti.
DVD'nin varisinin hala HD-DVD olduguna inandigini belirten
Toshiba, olasi gecikmenin sebebi olarak piyasaya çikacak olan
ürünler için potansiyel talebin daha verimli bir sekilde
degerlendirilmesinin düsünüldügünü belirtti. Sonbaharda, bir
baska yeni jenerasyon DVD formati vaadinde bulunan Blu-Ray cephesinin
önde gelen ismi Sony ile Toshiba ortak bir format belirleme konusunda
uzun tartismalara girmis; fakat bir sonuç alinamamisti.
Toshiba daha önce yaptigi açiklamalarda HD-DVD
oynaticilarinin 2005'in son çeyreginde piyasada bulunacagini
belirtmisti. Kendini dünya çapinda ilk olarak PlayStation 3 oyun
konsolunda gösterecek olan Blue-Ray oynaticilar ise Sony'ye göre
2006 yilinda piyasaya çikacak. 'Format savasinin' giderek
kizistigi bu zamanlarda, iki cephenin de, piyasada önemli
derecede bir etki yaratmasi beklenen Hollywood stüdyolarindan
taraftar toplamak için siki bir sekilde kulis yaptigi
düsünülüyor.
KAYNAK:
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~12@nvid~625580,00.asp
Taşınabilir oyun konsolu ve çoklu ortam aygıtı PSP (PlayStation
Portable), uzun süreli bir ertelemenin ardından sonunda Avrupa'da
piyasaya sürüldü. Giderek iPod gibi popüler bir kültür imgesi
haline dönüşen oyun konsolunu alabilmek için oyun tutkunları
saatlerce sıra beklediği bildiriliyor.
Nintendo'nun DS isimli taşınabilir oyun konsolunun piyasaya
çıkmasından kısa bir süre Japonya ve ardından ABD'yi vuran
PSP'nin uzun süredir beklenen Avrupa çıkışı sonunda
gerçekleşti. Avrupa ülkelerinde dün gece yarısı piyasaya
sürülen oyun konsolu için, başta İngiltere olmak üzere her
yaştan binlerce kişinin erken saatlerde mağazalar önünde uzun
sıralar oluşturduğu bildiriliyor.
PSP'nin Avrupa çıkışı Japonya çıkışından 9, ABD
çıkışından da 6 ay sonra gerçekleşti. Aygıtın ABD
çıkışından belli bir süre Avrupa çıkışının ertelenmesi,
PSP'yi dört gözle bekleyen Avrupalı pek çok oyun tutkununu hayal
kırıklığına uğratmıştı. Sony yaptığı açıklamada
gecikmenin sebebi olarak konsolun ABD çıkışından hemen sonra
yaşanan stok sıkıntısını göstermişti.
Eldeki çoklu ortam üssü
PSP ile üç boyutlu oyunlar oynamanın yanı sıra yüksek kalitede
filmler izlenebiliyor, müzik dinlenebiliyor ve fotoğraflar
görüntülenebiliyor. 4.3 inçlik yüksek çözünürlüklü geniş
bir ekrana sahip olan konsol üzerinde gömülü stereo hoparlörler
barındırıyor. Kullanıcılar kablosuz bir şekilde İnternet'e
bağlanabiliyor ve kablosuz bir şekilde oyun oynayabiliyorlar.
4.5 milyar dolarlık taşınabilir oyun konsolu piyasasının uzun
yıllardır tartışmasız lideri olan Nintendo, DS oyun konsolu için
yıl sonuna kadara13 milyonluk bir satış rakamına ulaşmayı
hedefliyor. Nintendo ayrıca Kasım ayına kadar GameBoy Micro isimli
oldukça küçük boyutlara sahip olan bir başka taşınabilir oyun
konsolunu üç kıtada piyasaya sürmeyi planlıyor.
Sony, Japonya ve ABD'de 5 milyon satan PSP'den Avrupa'da Noel'e kadar 1
milyonluk bir satış rakamı bekliyor. Şirket, 2006 Mart'ına kadar
ise dünya çapında toplam 13 milyonluk bir satış rakamına
ulaşmayı hedefliyor.
kaynak:
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~12@nvid~625578,00.asp
Casper'ın ürün gamına eklediği çok fonksiyolu Hand Office adlı
modeli teknoloji meraklılarının ilgisine sunuldu. Kent ve iş
yaşamının hızıyla özgür yaşamaktan vazgeçemeyenlerin
beklentilerini karşılamak üzere tasarlanan Casper Hand Office,
fonksiyonelliğinin yanı sıra şık tasarımı ve uygun fiyatı ile
de göz dolduruyor.
Bilgisayar, kamera, cep telefonu ve MP3 çalar özelliklerini kompakt
bir tasarıma sığdıran Casper, bu yeni ürünü ile, gelecekte
kişisel elektronik alanında da bilgisayarda olduğu gibi iddiasını
sürdüreceğinin sinyallerini veriyor.
Bilgisayar özellikleri
Microsoft Windows Mobile 2003 Second Edition ile Outlook, Word, Excel
ve Internet Explorer
Samsung 2440A 400 MHz işlemci
Toplam 130 MB bellek o e-mail alıp verebilme
MSN® Messenger o SD kart slotu ile bellek kapasitesini arttırabilme
ve çevresel ürünler ekleyebilme imkanı o Kişisel bilgi yönetimi
ve IMAP/POP3 ile tam e-mail desteği
Mobil özellikler
Dahili quad-band GSM modülü
MMS ve SMS özellikleri
Dahili Bluetooth o Hoparlör ve kulaklık
Ses kaydı o Ses ile kumanda
Multimedya özellikler
Zoom fonksiyonlu, flaşlı ve 1280x960 çözünürlükte 1.3
megapiksel dijital kamera o Video kaydı
Polifonik, MIDI, MP3 ve WMA dosya formatları desteği o On-line oyun
oynayabilme Yeni zil tonları ve oyun indirebilme
Resim, grafik ve kartvizit alıp gönderme
Tasarım Özellikleri
240x320 renkli dokunmatik LCD ekran ve kalemi
Şık dizayn o Dahili anten ile zarif görünüm
170 gr ağırlık o 111.7 x 60.7 x 22 mm boyut
Fiyat özellikleri
Taksitli: 36x43 YTL KDV dahil
Peşin fiyatına 10x113 YTL KDV dahil
Peşin 699 dolar+KDV
Opsiyon: Casper Hand Office için Türkçe dil paketi 20dolar+KDV
Hava yastığı, yerleştirilen 4 sensörle gelecek darbeleri tespit
ederek sürücünün önünde açılacak. Olası yaralanmaların
önüne geçmesi hedeflenen hava yastığı, hızı da düşürerek
çarpışmasının etkisini azaltmaya çalışacak.
kaynak:
Otomobil ile yolculukta adres-yol ilişkisini kolaylaştıran
navigasyon sistemi, nihayet satışa sunuldu. Araç camına monte
edilen cihaz ile adres sorma devri de sona eriyor.
Navturk firmasının piyasaya sunduğu ve 'Yol Kılavuzu' olarak
adlandırılan cihaz, CeBIT Bilişim fuarı Eurasia'da tüketicilerin
karşısına çıktı. Cihaz, kullanıcıyı gitmek istediği yere
Türkçe ses ve görsel yönlendirmelerle en kısa yoldan
ulaştırıyor.
Araç camına kolaylıkla yapıştırılan 'Yol Kılavuzu'nda,
Türkiye'de bütün il, ilçe ve köy merkezlerini birbirlerine
bağlayan yollar gösteriliyor.
Cihazda 15 kentin cadde, sokak ve mahalle yollarının bilgisi mevcut.
Yol Kılavuzu'nda yaklaşık 100 bin 'bilinmesi gereken adres' (okul,
hastane, cami, eczane, banka, ATM gibi) de tanımlanmış.
Yol Kılavuzu'na 2010'a kadar tüm iller girecek
Arabada da şarj edilebilen pili ile birlikte satışa sunulan Yol
Kılavuzu'nun kullanımı ise çok kolay. Cnnturk.com'a konuşan
Navturk Genel Müdürü Sefer Özhan, "alın, aracınızın camına
yapıştırın ve düğmeye basın. Cihaz gitmek istediğiniz yere sizi
götürsün" dedi.
Yol Kılavuzu'nda şu an için sadece 15 ilin yol bilgileri tüm
detaylarıyla birlikte bulunuyor. Data güncelleme çalışmalarının
devam ettiğini belirten Özhan, "2010 yılı sonuna kadar
Türkiye'deki bütün iller ile ilçelerin çok büyük bir kısmı
kapsam alanına alınmış olacak" diye konuştu.
Nasıl çalışıyor?
Cihazda dünya üzerinde nerede olduğunuzu bildiren alıcı olarak
ifade edilen GPS (Global Konum Belirleme sistemi) sistemi var. Bu
yüzden sürücünün nerede olduğunu belirtmesine gerek kalmıyor.
Cihaza sadece gitmek istenen yer giriliyor. Mesela İstanbul
Kadıköy'deki 17'inci sokağa gitmek isteniyorsa Yol Kılavuzu'nun il
bölümüne İstanbul, sokak bölümüne de 17 yazılır.
İstanbul'daki bütün 17 isimli sokakları listeleyen cihaz üzerinden
sürücü seçimini yapar ve Yol Kılavuzu'nda beliren haritadan yoluna
devam eder.
Her marka araçta kullanabileceğiniz yol kılavuzu, eylül ayı
boyunca Ford bayilerinde, daha sonra da tüm bilgisayar ve cep telefonu
mağazalarında iki yıl garantili olarak satılacak.
Tüm yazılım ve data güncellemeleri ücretsiz gerçekleştirilecek
Yol Kılavuzu'nun satış fiyatı ise KDV dahil 895 YTL.
Çiğdem İşler / cnnturk.com
Japon elektronik devi Sony, önümüzdeki ay piyasaya süreceği
Walkman markalı iki MP3 çalarını tanıttı. 6 ve 20 GB kapasiteli
MP3 çalarlarla Sony, taşınabilir müzik çalar piyasasının hakimi
iPod'u tahtından indirerek, eskiden hükmettiği bu piyasada yeniden
yükselmeyi planlıyor.
Sony'nin, 1979'da ilk Walkman'i piyasaya sürmesinden bu yana uzun bir
zaman geçti. Bu zaman boyunca (özellikle 80'lerde) Walkman markası
altında piyasaya sürülen bu taşınabilir kaset çalarlar, kısa
sürede tüm dünya tarafından benimsendi ve Sony'ye ticari bir
başarı kazandırmasının yanı sıra popüler kültürde de büyük
bir iz bıraktı.
Fakat Walkman markası, 1990'lı ve 2000'li yılların başında;
dijital teknolojinin hızla yayıldığı bir zamanda, giderek
popülaritesini kaybetti. Bunun sebeplerinden birisi olarak MP3'ün
kendisine sağlam bir yasal zemin hazırlamakta geç kalması ve
dolayısıyla Sony'nin bu piyasaya girmekte tereddüt etmesi
gösterilebilir.
Sony, tanıttığı son MP3 çalarlarla kaybettiği zamanı kazanmaya
niyetli olduğunu gösteriyor. Walkman markasını (daha önceki
başarısız girişimleri saymazsak) tekrar taşınabilir müzik
çalarlarına taşıyan Sony ayrıca, tanıttığı yeni MP3
çalarların nitelikleri göz önünde tutulunca, iPod'un
başarısından da bazı sonuçlar çıkarmış gibi gözüküyor
Güzel ve zeki
Sony tarafından tanıtılan MP3 çalarların ilk göze çarpan yönü,
iPod gibi çekici görselliği ve tasarımları. Yumuşak hatlara sahip
olan NW-A1000 ve NW-A3000 takma isimli MP3 çalarlar pek çok değişik
renge sahip. Bu renkler arasında menekşe, gümüş, mavi ve pembe
bulunuyor. Ürünler üzerinde 1.5 ve 2 inçlik ekranlar bulunuyor.
6 ve 20 GB'lık olan MP3 çalarların kullanışlı fonksiyonları da
iPod'un zekasını aratmıyor. Örneğin kullanıcının depoladığı
şarkılar favori sırasına veya yıl sırasına göre
çalınabiliyor. Şarkılar favori sırasına göre çalınmak
istendiğinde ilk 100 şarkı listelenerek sırayla çalınıyor.
Kullanıcı tarafından belirlenen bir yıl doğrultusunda da o yıla
ait tüm şarkılar çalınabiliyor.
Taşınabilir müzik çalar piyasasında Sony'nin en büyük silahları
olacak olan bu aygıtlar için çeşitli aksesuarlar da
geliştirilecek. Bunlar arasında uzaktan kumanda, taşıma
çantaları, hoparlörler ve bağlantı istasyonları bulunuyor.
Sony yaptığı duyuruda iki ürünün de Ekim ayında piyasaya
sürüleceğini belirtti.
interneti yanınızda taşıyın Nokia 770 İnternet Tablet'le
nerede olursanız olun sevdiğiniz siteleri gezebilir ve e-posta
hesabınıza bakabilirsiniz. İster koltuğunuzda dinleniyor olun,
isterseniz sevdiğiniz bir kafede oturuyor olun, WI-FI üzerinden
geniş bant erişimine sahipseniz, Nokia 770 İnternet Tablet size
anında kablosuz internet erişimi sağlayacaktır. Ayrıca, canlı
dosya indirebilir, internet radyosunu, News Reader servisini açabilir
ya da sevdiğiniz videoklip ve müzikleri çalabilirsiniz.
Nokia 770 İnternet Tablet, gerçek anlamda portatif tasarımı,
gösterişli metal kapağı, online içeriği görüntülemek için
tasarlanmış, son derece net geniş ekranıyla kullanımı kolay,
gözleri yormayan bir cihazdır.
Harekete hazır mısınız? Nokia 770 İnternet Tablet, belirli
ülkelerde Nokia.com aracılığıyla Nokia'dan online olarak satın
alınacaktır ve online IT mağazaları dahil olmak üzere, seçilen
perakende ve kooperatif kanallarda satılması beklenmektedir.
Nokia 770 İnternet Tablet'in yazılımı güncellenebilir
yazılımdır ve şu anda Linux tabanlı İnternet Tablet 2005
yazılım sürümü üzerinde çalışmaktadır. Gelecek yıl İnternet
Telefonculuğu (VoIP) ve Hızlı Mesajlaşma dahil olmak üzere, ek
servisleri destekleyecek işletim sistemi güncellemesi - İnternet
Tablet 2006 yazılım güncellemesi - çıkarılması planlanmaktadır.
65,536 kadar renge sahip yükse çözünürlüklü (800x480) dokunmatik
ekrana sahip
bu ürün 64 mb DDR RAM ,128MB Flash hafıza (kullanıcı için
64MB'ın üzerinde) ,64MB RS-MMC (İndirgenmiş Boyutlu Multimedya
Kartı) hafıza kartı
ve ayrıca Web Tarayıcı , Flash player versiyon 6 , E-posta
İstemcisi , İnternet Radyosu , News Reader , Media player, Resim
görüntüleyici , PDF viewer , Dosya Yöneticisi, Arama , Hesap
makinesi , Dünya Saati , Notlar , Çizim , Oyunlar gibi özellikler
mevcut olacak
Piyasaya Çıkış: 2005'in üçüncü çeyreğinde piyasaya çıkması
planlanıyor.
Elektrik enerjisi için gökdelenlerin camları kullanılacak
Gökdelenlerin mavi camları yakın gelecekte eletrik santrali görevi
yapacak.
Ege Üniversitesi bilim adamları, binaların yüzeyindeki camların
arasına organik güneş pili koymaya başladı.
Bu uygulamayla gün boyu cama vuran ışınlar elektrik enerjisine
dönüşecek.
Bugün estetik kaygılarla kaplanan camlar beş yıl içinde binanın
elektriğini sağlayacak.
Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü'nün çatısı ise
güneş panelleriyle dolu. Yıllık 55 bin YTL elektrik faturasını
fazla bulan bilim adamları, bu panellerle ürettikleri elektriği
kullanıyorlar.
Enstitünün sokak lambaları bile güneş enerjisiyle yanıyor.
Güneş panelleri sayesinde faturayı yarıya düşüren bilim
adamları, şimdi binanın dış cephesindeki camlarla elektrik
üretmek için deneme yapıyorlar.
Camların arasına konulan organik güneş pilleri santral vazifesi
görecek.
İlk denemelerde başarı sağlandı. Enstitü, gökdelenler için cam
üreten Şişe Cam ile protokol imzaladı. Yakın gelecekte Şişe Cam,
organik güneş pilli camlar üretecek.
50 ve 100 cm'lik plakaların üretilerek dört, beş yıl içinde de
seri üretim yapılması da planlanıyor.
Güneş pilleri teknolojisinin pahalı olması nedeniyle bilim
adamları, ürettikleri projelerine kaynak bulmakta ve seri üretim
yapmakta sıkıntı çekiyorlar.
Ancak hızla artan petrol fiyatları güneş enerjisine ilgiyi
artırıyor ve petrol fiyatlarının artması bilim adamlarının
işine yarıyor.
Vestel'in Intel ve Microsoft ile ortak geliştirdiği ürünü N-Joy,
güçlü özelliklere sahip bir PC olmanın yanı sıra uzaktan kumanda
ile yönetilebilen TV, DVD Player, müzik sistemi, ev sinema sistemi
gibi farklı cihazların işlevlerini tek bir cihazda birleştiriyor.
Vestel N-Joy ile Microsoft Widnows XP Media Center Edition (Türkçe)
işletim sistemi, ve Intel'in çift çekirdekli işlemcisi ve kablosuz
iletişim ağı sayesinde aynı anda birden fazla dijital eğlence
fonksiyonunu sorun çıkartmadan gerçekleştirilebiliyor.
Vestel N-Joy, Microsoft Windows XP Media Center İşletim Sistemi ile
farklı TV kanallarını seyredebilme, en sevdiğiniz şarkıcının
son albümünü dinleyebilme, ev sinema kalitesindeki ses efektleri ile
DVD / VCD seyredebilme ve son oyunları keyifle oynama zevkini
kullanıcılarına sunuyor. Müzik dinlerken aynı sırada eşiniz,
TV'nin karşısına geçip kablosuz klavye ve fareyi kullanarak
İnternet üzerinden alışveriş yapabilir.
Microsoft Windows XP Media Center Edition-Turkce işletim sistemini ve
Intel'in 3.2 GHZ çift çekirdekli işlemcisi P4 D kullanılan Vestel
N-Joy, 512 MB DDR RAM, 256 MB ekran kartı, 160 GB sabit disk, DVD
kaydedici, TV kartı, 5+1 ses sitemi, kablosuz ağ desteği ve kablosuz
klavye ve fare içeriyor.
Yeni nesil DVD formatları arasındaki çekişme giderek kızışırken
yazılım devi Microsoft ve donanım devi Intel, sonunda beklenen
açıklamalarını yaptı ve resmen HD DVD'yi destekleyeceklerini
bildirdi.
Sundukları yüksek kapasite ile daha fazla veri depolayabilme imkanı
sağlayan yeni nesil DVD formatları; HD DVD ve Blu-Ray, tüketiciler
için daha kaliteli filmler başta olmak üzere pek çok avantaj
sağlıyor. Üç yıldır iki format arasında yaşanan çekişme ve
kendini kabul ettirme politikaları eşliğinde pek çok dev firma
destekleyeceği formatı seçmiş bulunuyor ve seçiyor. Bunlardan
sonuncuları, yazılım devi Microsoft ile donanım devi Intel oldu.
Microsoft ve Intel yaptıkları bir açıklamada, yeni nesil DVD
formatları arasından Toshiba'nın bayraktarlığını yaptığı HD
DVD formatını destekleyeceğini bildirdi. Microsoft ve Intel'in
yapmış olduğu bu açıklamayla, ağırlıkla film endüstrisinin
seçimi olma özelliğiyle tanınan HD DVD kampı, en son Apple'ın
gücünü arkasına alan Sony önderliğindeki Blu-Ray kampı
karşısında belli bir ağırlık kazanmış oldu.
HD DVD ve Blu-Ray arasındaki çekişme pek çok kişiye 80'li ve
90'lı yıllardaki VHS-Beta çekişmesini andırıyor. İki standart
arasındaki belirgin farklar, çeşitli firmaların aldığı destek
kararlarında etkili oluyor. İki format arasında karşılaştırma
yapıldığında Blu-Ray'in teknolojik olarak çok daha ileride olduğu
görülüyor. Fakat teknolojik olarak ileri olmak her zaman için,
herkese avantaj sağlamıyor. Bu açıdan iki format arasındaki bu
çekişmenin ortasında kalan tüketicileri zor günlerin beklediğini
söylemek yanlış olmaz.
Yüksek teknoloji ya da güven
Blu-Ray'in teknolojik üstünlüğü daha fazla depolama alanı
sağlamasıyla sonuçlanıyor. Blu-Ray 25 Gigabayt alan sağlarken,
geliştirilmiş geleneksel teknolojiyi kullanan HD DVD 15 Gigabaytlık
bir alan sağlıyor. Fakat HD DVD'nin mevcut yapısı, çok daha
pahalı olması beklenen Blu-Ray ürünlerine göre daha ucuz
olmasını sağlıyor. Bu yüzden HD DVD daha geniş bir depolama
alanı sunmasa da daha ekonomik olarak kendini belli ediyor.
HD DVD ayrıca 'tanınan' bir teknolojinin geliştirilmiş hali olduğu
için piyasaya çok miktarda medya sunan sektörler tarafından daha
fazla benimseniyor. Bu sektörlerden birisi film sektörü. Film
sektörü (her ne kadar yeni bir teknoloji üzerine kurulu olan Blu-Ray
daha yüksek bir kapasite sunsa da) ağılıklı olarak HD DVD'yi
destekliyor. Bunun nedeni ise bilinen teknolojinin bilinmeyene göre
daha az risk taşıması ve geri dönen hatalı ürünlerin ortaya
çıkma olasılığının daha düşük olması.
Yeni bir sayfa mı?
Öte yandan yeniliğe hazır pek çok firma Blu-Ray'i sonuna kadar
desteklediğini açıklamaktan geri kalmıyor. Bunlara verilecek son
örnek tüketici elektroniği devlerinden Apple. Son durum ise Blu-Ray
taraftarlarının HD DVD'ye göre daha fazla olduğu yönünde.
Çeşitli kesimler bunun ana nedeni olarak, firmaların DVD+ ve DVD-
formatlarının geride bıraktığı karmaşayı ortadan kaldırarak,
yeni bir teknoloji ile çalışan ürünler piyasaya sürmek istemesini
gösteriyor. Fakat durum, her an dengelerin değişebileceği bir
potansiyele sahip.
HD DVD standardının önderliğini Toshiba ve Sanyo yaparken
Blu-Ray'in arkasında Sony, Samsung ve Panasonic markasının
yaratıcısı Matsush*ta bulunuyor. HD DVD oynatıcı ve kaydedicileri
bu yılın sonunda piyasaya çıkması beklenirken yeni formatları
destekleyen ürünlerin 2006'da yoğun bir şekilde piyasalara
çıkacağı bekleniyor.
Dev Hollywood stüdyolarından Paramount, yaptığı bir duyuruda
HD-DVD'nin yanı sıra Blu-Ray'i de destekleyeceğini bildirdi. Yeni
jenerasyon DVD formatları arasında çekişmenin giderek
kızıştığı son zamanlarda Paramount'un bu hareketi, HD-DVD'nin
lokomotifi Toshiba için bir 'kayıp' olarak niteleniyor.
Geçen hafta Intel ve Microsoft yaptıkları bir duyuruda yeni
jenerasyon DVD formatları arasından HD-DVD'yi destekleyeceklerini
açıklamışlardı. Büyük yankı uyandıran bu haber ile
Torshiba'nın HD-DVD kampı, Sony önderliğindeki Blu-Ray
karşısında büyük bir avantaj elde etmişti. Fakat Paramoun'dan
gelen bir açıklama Toshiba'nın bu sevincini kursağında bırakmış
gibi gözüküyor.
Daha önce yayınlayacağı filmler için HD-DVD formatını
seçtiğini bildiren Paramount, yaptığı son açıklamayla HD-DVD'nin
yanı sıra Blu-Ray'i de destekleyeceğini bildirdi. Toshiba'yı
şaşkına çeviren bu hareket sonucunda Paramount, yayınlayacağı
filmleri hem HD-DVD hem de Blu-Ray disklerinde piyasaya sürecek.
Paramount konuyla ilgili yaptığı açıklamada Blu-Ray'in Playstation
3 oyun konsolu sayesinde elinde tuttuğu 'avantajı' kullanacağını
bildirdi.
Kurumsal bilgi işlemde yeni platformlar ve özellikler döneminin
başladığının işaretlerini veren Intel, planladığı son tek
çekirdekli Intel Xeon işlemcisinin hazır olduğunu duyurdu. İki
veya çoklu çekirdekli işlemcilerle kurumsal platformlarda
değişikliğe giden Intel, Intel Xeon işlemci serisinin az enerji
tüketen yeni sürümlerini sunuyor.
Gücün verimli bir şekilde kullanılmasını sağlamak için
oluşturulan stratejinin bir parçası olarak Intel, Xeon
işlemcilerinin düşük güç tüketimi sağlayan sürümlerini
tanıttı. Yeni işlemciler arasında 55 W'lık işlemci gücüne sahip
64-bit Intel Xeon işlemcisi LV 3 GHz ve 90 W'lık işlemci gücüne
sahip 64-bit Intel Xeon işlemcisi MV 3.20 GHz yer alıyor. Her iki
işlemci de, yerden tasarrufun önemli olduğu ve verimli güç
kullanımının öncelikli olduğu sunucu rafı ve blade
tasarımlarını hedefliyor.
Intel ayrıca, önceki Intel Xeon işlemci platformları ile uyumlu
olan ve Demand Based Switching ile enerji tasarrufu özelliklerini
sağlamaya, Hyper-Threading Teknolojisi, DDR2-400 bellek ve PCI
Express'in verdiği destek ile de yüksek performans ve esneklik
sunmaya devam eden, 3.80 GHz'de çalışan ve 2 MB L2 ön belleğe
sahip yeni bir 64-bit Intel Xeon işlemcisini tanıttı. Bunlara ek
olarak Intel, KOBİ'lerde kullanılan sunucular için 2 MB L2 ön
belleğe sahip 2.80 GHz'de çalışan 64-bit Intel Xeon işlemciyi
duyurdu.
Intel'in kısa vadedeki planları
Önümüzdeki haftalarda da Intel, kod adı "Paxville" olan ilk çift
çekirdekli Intel Xeon işlemcisini tanıtacak. 2006'da çıkması
planlanan Paxville, hem çift hem de çok işlemcili sunucuların
performansını artıracak.
Intel 2006 başında da, kod adı "Dempsey" olan çift çekirdekli bir
Intel Xeon işlemciyi, kod adı "Blackford" olan bir yonga setini ve
performansı, yönetilebilirliği, güvenilirliği, verimliliği
artıracak teknolojileri içeren ve kod adı "Bensley" olan başka bir
sunucu platformunu çıkaracak. Intel'in aynı zamanda pazara
sunacağı, kod adı "Glidewell" olan çift çekirdekli Intel Xeon
işlemcisine dayanan iş istasyonu platformu da, Dempsey işlemcisini
ve iş istasyonu için kod adı "Greencreek" olan yeni bir yonga setini
içerecek.
Sunucuların harcadığı gücü azaltma çalışmaları açısından
da Intel 2006'da, güç kullanımının önemli olduğu ortamları
hedefleyen "Sossaman" kod adlı yeni bir çift çekirdekli işlemci
çıkarmayı planlıyor.
Intel 2006 sonunda da, gelişmiş 65 nm teknoloji üretim prosesine
dayanarak tasarlanmış, "Woodcrest" kod adlı, çift çekirdekli bir
Intel Xeon işlemciye dayanan platformunu tanıtacak. Şirketin gelecek
kuşak güç optimizasyonlu mikro mimarisine dayanan Woodcrest,
performansı önemli ölçüde artırırken, harcanan gücü de
azaltacak.
Ürünlerin Fiyatları
3.80 GHz ve 2.80 GHz'de çalışan 2 MB L2 ön belleğe sahip 64-bit
Intel Xeon işlemciler şu anda satışa hazır durumda ve 1.000
adetlik siparişler halinde adetleri sırasıyla 851 dolar ve 198 dolar
fiyattan satılıyor. 64-bit Intel Xeon işlemci LV 3 GHz'in 1.000
adetlik sipariş halinde adet satış fiyatı ise 519 dolar. 64-bit
Intel Xeon işlemci MV 3.20 GHz'in 1.000 adetlik siparişte adet
fiyatı 487 dolar.
Birbirinden ilginç ürünleriyle müzik ve cihaz pazarında büyük
dalgalanmalar yaratan Apple, "gelecek hafta duyuru yapacağız"
açıklamasında bulundu. Beklentiler video ipod üzerinde
yoğunlaştı.
Özellikle MP3 formatında müzik dinlenmesini mümkün hale getiren
iPod cihazının piyasaya çıkan her yeni modeli yeni bir pazar
doğurdu ve çoğunlukla taklit edildi. Bu yüzden de Apple'ın
CEO'su Steve Jobs, bundan böyle piyasaya çıkaracakları hiçbir
ürünü önceden açıklamama kararı aldığını belirtmişti.
Paris'te Apple Expo Fuarın'da bir konuşma yapan Jobs, yeni bir
ürün geleceğini ve dünyayı şaşırtacağını belirtmiş ancak
ürün hakkında en ufak bir ipucu dahi vermemişti. Önümüzdeki
hafta tanıtılacak ürünün büyük bir ihtimalle video gösterim
imkanına sahip yepyeni bir iPod olacağı tahminleri pazarda
ağırlık kazandı. Diğer tahminler yepyeni, daha ince, çok daha
yüksek kapasiteli ve fotoğrafları gösterme yeteneğine sahip
iPod'un piyasaya çıkacağı yönünde yoğunlaştı. Son üç ayda
6 milyon iPod satan Apple, dijital müzik piyasasının da yüzde
75'ini elinde bulunduruyor.
Dünyanın ilk robot balıkları Londra Akvaryumu'nda sergilendi.
Ton balıkları kadar hızlı yüzebilen robot balıklar, turna
balığı kadar iyi hızlanabiliyor ve yılan balığı kadar iyi yön
değiştirebiliyor.
Essex Üniversitesi'nden Profesör Huosheng Hu tarafından tasarlanan
balıklar, yönünü sensörler yardımıyla buluyor ve balıklarda
olan tüm mimiklere de sahip.
Profesör Hu'nun ekibi, gerçek balıkların vücutlarındaki
dalgalanma hareketini taklit edebilmek için geliştirme aşaması
sırasında Londra Akvaryumu ile üç yıl birlikte çalışmış.
Profesör Hu ve ekibi, proje ile insanların bilim ve teknolojiye
bakış açılarını yükseltmek için robotlarla doğrudan temas
halinde olmalarını amaçlıyor.
Profesör Hu, "proje, petrol hatlarındaki sızmaların önlenmesi ve
sualtı araçlarının performanslarının geliştirilmesi gibi birçok
gerçek hayat uygulamasını içeriyor" diyor.
Robot balıklar sadece Londra'da sergileniyor
Japonya'da bir firma, direksiyon başında uyuklayan şoförü
uyandırmak için geliştirdiği bir sistemi tanıttı.
Denso firmasının Tokyo'daki otomobil fuarında tanıttığı
sistemde, şoför mahalline yerleştirilen bir kamera kullanılıyor.
Kamera, sürücünün göz kapaklarının ne kadar açık olduğunu
ölçüyor. Uyuklama emaresi belirirse, sistem sürücünün boyun ve
yüz nahiyesine aniden üflüyor.
Sistem, sürücüyü uyanık tutmak için müzik yayını da
yapabiliyor. Sürücüyü yüz hatlarından tanıyabilen sistem,
direksiyona geçen kimsenin hafızasındaki kişi olduğunu görünce,
koltuk ayarını da onun önceki tercihlerine göre otomatik olarak
yapıyor.
Denso, sürücünün nabzını sürekli kontrol altında tutan bir
sistemi de tanıttı. Bu sistem, direksiyona yerleştirilen elektrotlar
sayesinde sürücünün nabız atışlarını kontrol ediyor, kalp
ritmi bozulursa alarm veriyor.
Yeni jenerasyon DVD format savaşında kamplaşmalar hızla devam
ediyor. HD-DVD kampında yer alan dev film stüdyosu Warner Bros.,
yaptığı son açıklamada filmleri Blu-ray diskleri halinde de
dağıtacağını belirtti. HD-DVD'nin en güvenilir kalesi olarak
yorumlanan Hollywood'daki son gelişmeler Toshiba'yı kara kara
düşündürüyor.
Dünyanın en büyük film stüdyolarından Warner, yaptığı son
açıklamada Blu-ray'i destekleyeceğini de belirtti. HD-DVD'nin
amiral gemisi Toshiba'nın canını sıkan bu gelişmeyle, önceden
filmlerini HD-DVD şeklinde dağıtacağını bildiren Warner,
Sony'nin önderliğini yaptığı Blu-ray'i de destekleyecek.
HD-DVD, en iddialı olduğu cephede, Hollywood'da giderek kan kaybı
yaşıyor. İçinde bulunduğumuz ay başında, bir diğer dev
Hollywood film stüdyosu Paramount, tıpkı Warner gibi HD-DVD'nin
yanı sıra Blu-ray'i de destekleyeceğini belirtmişti. Warner
yaptığı açıklamada, iki formatı da desteklemesinin sebebi olarak
Sony ile Toshiba'nın ortak bir formatta anlaşamamalarını
gösterdi.
Hollywood zıtlaşma istemiyor
HD-DVD'nin yanı sıra Blu-ray'i destekleyen dev Hollywood film
stüdyolarından bir başkası da Twentieth Century Fox. İki formatın
da film stüdyolarından destek görmesinin sebebi olarak,
Hollywood'un 80'li yıllarda cereyan eden Betamax-VHS
zıtlaşmasına benzer bir karmaşanın içine tekrar girmek istememesi
gösteriliyor.
Yeni jenerasyon DVD formatları, sahip oldukları engin veri depolama
kapasiteleri sayesinde, ses ve görüntü olarak daha kaliteli
filmlerin evlere girmesini sağlayacak. Yeni disk medyalarının sahip
oldukları niteliklerle, şu an kullanılan DVD standardının
depolayabileceği miktarın yaklaşık olarak 6 kat daha fazlası aynı
boyuttaki disklerde saklanabilecek.
Amerikan ordusunun kullandığı Zebra adlı 3 boyutlu görüntü
programı evlere taşınıyor. Küçük salonlar ve dar bütçeler
için ev sineması keyfi 500 ile 1000 dolar arasında.
Kış geceleri evde sinema ve maç keyfi için yeni alışverişe
zorluyor. Ev sinema sistemleri farklı model ve kullanım alanları ile
her keseye uygun çözümler sunuyor. Üstelik yeni teknolojiler 3
boyutlu görüntüleri de evlere taşıyor. Şimdilik yalnızca Amerika
ordusunun kullanımında olan Zebra adlı hologramik programın, yakın
zamanda tüketiciye ulaştırılması hedefleniyor. Şehir
bölgelerinin kontrol ve araştırmalarında kullanılan böyle bir
gösterinin evlere girmesi kaçınılmaz ve bu teknolojinin kısa süre
sonra evlerde olması bekleniyor. Bu kapsamlı tasarım için
meraklıların kısa bir süre daha beklemesi gerekirken, orta
çözünürlükte holografik görüntü için çalışmalar tamamlanmak
üzere. MIT Media Lab yetkilisi V. Michael Bove, orta düzeydeki
hologramik gösterimin, standart bir bilgisayar ekranı ebatlarında
olacağını ve hafif donanımlı bir bilgisayar ile
çalışabileceğini, fiyatının ise 500 dolar ile 1000 dolar
arasında değişeceğini söylüyor.
UCUZ EV SİNEMASI
Salonunuz büyük veya küçük olsa bile uygun sinema sistemleri var.
Özellikle yerli markalar uygun fiyatlarla ucuz ürün isteyenler için
oldukça makul. 500 YTL altında çözümlere sahip. Üstelik
kampanyalı fiyatlar daha da cazip. Yerli üreticiler mevcut
teknolojilerle tüketici ihtiyacına yönelik ürünleri uygun fiyata
pazara sunuyor.
GRUNDIG SERGILEMİŞTİ
Gerçek anlamda bir 3'üncü boyut (3-D) için, iki gözünüzde de
hafif farklı bir görünüm olması lazım. Sıradan 3-D'de ise, her
iki görünüm birbirinin üzerine yansıtılıyor ve bu nedenle
plastik gözlüklerle izleniyor. Japonya'da pazara sürülen Sharp
dizüstü bilgisayarlarında ve cep telefonlarında kullanılabiliyor.
Tek zararı kişilerde baş ağrısı, baş dönmesi ve mide
bulantısı gibi yan etkilerin görülebilmesi. Bu çözümü Beko
tarafından satın alınan Grundig geçtiğimiz aylarda IFA fuarında
sergilemişti. Üstelik canlı çekilen görüntüler anında üç
boyutlu olarak ekrana aktarılıyordu.
Bilgi vereceğim bu ürün öyle sıra dışı bir görünüşe sahip
ki, üzerindeki kapağının açılıp içindeki bir sürü minik
uzaylının evinizi istila edeceğinden şüpheleniyorsunuz. Ama
korkmayın, bu küçük canavar, Optoma firmasının geliştirip
piyasaya sunduğu DVD oynatıcılı projeksiyon cihazı olan MovieTime
DV10 modeli.
Kolay ve sorunsuz bir şekilde ev sinemasına sahip olmak isteyenler
için yaratılmış olan MovieTime hem kaliteli bir DVD oynatıcının,
hem de oldukça tatmin edici bir projeksiyon cihazının tüm
fonksiyonlarını tek bir kasada kullanıcıya sunuyor. Üstelik,
üzerinde bulunan çift hoparlörlü stereo ses sistemi sayesinde tek
başına tüm ihtiyaçları karşılamış oluyor.
Bu pratik sistemin ev büyük artısı elektrik dışında herhangi bir
kablo bağlantısına ihtiyaç duymaması. Bu durumun, en çok evdeki
kablo yığınından şikayetçi olan ev hanımlarını mutlu
edeceğini düşünüyorum. Ayrıca ilave bir kabloya gerek duymadan
projeksiyon cihazı ile kombine çalışan bir DVD oynatıcısının
görüntü transferinin çok daha temiz ve kayıpsız olması da işin
cabası.
MovieTime modelinin projeksiyon tarafı, Texas Instrumens'ın
DarkChip2 DLP teknolojisini kullanarak 1000 ANSI lumen parlaklığı,
845x480 çözünürlüğü ve 200 watt'lık lamba gücü ile kendine
görevi başarıyla yerine getiriyor. Optoma'nın geliştirmiş
olduğu ImageAI özelliği sayesinde lambanın gücü görüntüye
göre otomatik olarak ayarlanıyor. Bu sayede hem renklerde daha fazla
canlılık sağlanıyor, hem de lambanın ömrü uzatılmış oluyor.
FONKSİYONEL
DVD oynatıcısı ise NTSC, PAL, SECAM sistemlerini desteklediği gibi,
DVD, DVD-R, DVD+R, DVD-RW, DVD+RW ve VCD formatlarını tanıyor ve
oynatabiliyor. Ayrıca müzik CD'lerinizi, MP3 parçalarınızı
dinlemenizi ve JPEG resimlerinizi duvara yansıtmanızı da sağlıyor.
Tek başına çalışan bir sistem olmasına rağmen geniş bağlantı
seçenekleri ile diğer cihazlara da kucak açan MovieTime, VGA,
S-video, kompozit girişleri sayesinde bilgisayar, video ya da TV
bağlantılarını mümkün kılıyor. Böylece dev ekranda Windows'u
kullanabiliyor ya da maç seyredebiliyorsunuz. MovieTime, üzerindeki
küçük hoparlörler ile tatmin olmayanları mutlu etmek için
sayısal ve analog ses çıkışları ile daha kuvvetli ses
sistemlerine dahil olabiliyor.
Paketinden çıkan şık çantası sayesinde tamamen mobil olan bu
sistem, size ev sinemanızı istediğiniz her yere götürme
özgürlüğünü veriyor. Bu sayede, hafta sonu tatilinizde ya da
dostlarınızın evinde keyifli anlar yaşayabiliyorsunuz.
Süper bilgisayar Blue Gene/L, işlem yapma rekorunu ikiye katlayarak
yeni bir rekor kırdı.
IBM'in yeni süper bilgisayarı Blue Gene/L, 280.6 teraflopluk işlem
hacmine ulaştı. Bu rakam saniyede 280.6 trilyon işlem anlamına
geliyor.
ABD'deki Livermore Ulusal Laboratuva'ında üretilen Blue Gene/L,
dünyadaki en güçlü bilgisayar unvanını haziran ayında eline
geçirmişti.
Blue Gene/L'nin performansı, yapımına başlandığından bu ya,a 12
ay içinde dört katına çıktı.
Blue Gene/L'nin gücü
Blue Gene/L'nin performansı şöyle anlatılabilir: Süper
bilgisayarın bir saniyede yaptığı işlemi evindeki bilgisayarla
yapmaya çalışan biri, bu işlemleri gerçekleştirmek için onlarca
yıl harcayabilir.
Dünyanın en güçlü bilgisayarları, 1993'ten bu yana Top500
listesinde sıralanıyor. Altı ayda bir güncellenen listenin yeni
güncelleme tarihi ise 15 aralık olacak.
İlgilenenler için
http://www.top500.org/
Intel, 'Türkiye ve Orta Doğu e-Dönüşüm İnisiyatifi'ni başlattı
Intel, bölgedeki ekonomi, eğitim ve teknolojiye ilişkin desteğini
artıracak uzun soluklu bir program olan 'Türkiye ve Orta Doğu
e-Dönüşüm İnisiyatifi'ni başlattı. Programa göre Intel,
Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da teknoloji yeteneklerinin
teşvik edilmesine, bilgi transferine ve istihdam yaratılmasına
yardımcı olmak için, dört önemli alandaki yatırımını
artıracak: Yerel Girişimcilik, Eğitim, Bilgisayar Kullanımının
Artması ve Özel Teknik Uzmanlıklar.
Intel Başkan Yardımcısı ve EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika)
Genel Müdürü Brian Harrison, "'Türkiye ve Orta Doğu
e-Dönüşüm İnisiyatifi', bizim için çok önemli olan Türkiye
ve Orta Doğu pazarlarında yeni teknoloji merkezleri geliştirme
konusundaki çabalarımızın, çalışmalarımızın göstergesidir.
Intel, dünyadaki gelişen pazarlarda teknoloji yatırımlarında
öncülük yaptı. Hızlı büyüyen bölgelerde teknolojik
gelişmelerde büyük bir umut gördük. 'e-Dönüşüm
İnisiyatifi' programında üstlendiğimiz projeler, daha ileri
sermaye yatırımlarının kritik yapı taşlarıdır.
Stratejik ve sistemli bir planlama dahilinde geliştirilen
yatırımlarla Intel, bölgede ekonomik gelişmeyi ve insan
yaşamının kalitesini artırmayı teşvik ederek, teknolojinin
getirebileceği tüm kazançları bölgeye taşımayı
hedeflemektedir" dedi.
Intel META (Ortadoğu, Türkiye ve Afrika) Bölge Direktörü Ayşegül
İldeniz ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada; "Intel şu anda,
Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki çeşitli ülkelerde
önemli Bilgi Teknolojileri aktivitelerini sürdürüyor. Gelecek
dönemde bölgesel yazılım geliştiriciler ve diğer yerel teknoloji
girişimcileri için daha fazla destek; tüm seviyelerdeki eğitime
daha fazla yatırım; daha yaygın şekilde erişilebilen en son
bilişim ve iletişim teknolojilerini (kablosuz Internet de dahil)
sunmak için daha fazla çaba ve bölgeye hizmet veren önemli
sektörlerde uzmanlar yetiştirmeye daha fazla ağırlık verilecek."
dedi.
Amaç ekonomik gelişmenin hızlandırılmasına yardımcı olmak
Harrison, pazarın liberalleşmesinin ve reformların yayılmasının,
bölgeyi uzun süredir cazip bir yatırım hedefi haline getirdiğine
işaret ediyor. Teknolojik yenilikçilik, gelişmiş bir altyapı, iş
dünyasına yakın devlet politikaları, esnek ve yetenekli iş gücü,
Türkiye ve Orta Doğu'ya daha fazla yatırım çekme açısından
önemli nitelikler. Aynı zamanda bölgedeki devletlerin dış
kaynaklı yatırımları ülkelerine çekebilmelerine yardımcı olmak
için, bilim, mühendislik ve teknoloji niteliklerinin
geliştirilmesine gittikçe daha fazla odaklanmasıyla birlikte Intel
de, bu önemli teknolojik ve ekonomik dönüşüme yardımcı olmak
için destek ve kaynak sağlıyor.
Intel şu anda, teknolojinin kullanımını artırmak için çeşitli
yerel yönetimler, kurumlar, işletmeler, sivil ve kar amacı gütmeyen
organizasyonlar, program geliştiriciler, yerel kurumlar ve diğer grup
ve organizasyonlarla çalışıyor. Son on yıl içinde Intel,
Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da altı bölge ofisi ile
operasyonlarını genişletti: İstanbul, Kahire, Riyad, Beyrut, Dubai
ve Kazablanka.
Yerel girişimciler için destek
Intel,Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da, yerel yazılım
geliştiriciler, sistem entegratörleri ve diğer girişimcilerle
çalışıyor:
· Bölgenin 60 Şehrinde Kanal Programları - Intel, yerel
endüstriyi desteklemek ve yerel sistem entegratörleri ile ilişkileri
geliştirmek için tasarlanmış olan, bölgenin en aktif kanal
programlarını yürütüyor. Intel, 2004'ten beri Türkiye, Orta
Doğu ve Kuzey Afrika'da 70 şehirde farklı aktiviteler
gerçekleştirdi ve şu anda bölgede 4.400 kanal iş ortağı ile
çalışıyor.
· Mısır'da Intel Geliştirici Forumu - Intel'in
bölgedeki ilk forumu olan 2005 IDF (Intel Geliştirici Forumu),
bölgenin Bilgi Teknolojilerine verilen önemi gösteriyor. Önemli
temaları arasında, Araştırma ve Geliştirme, Mobilite ve İletişim
Teknolojileri, güvenlik gelişmeleri, mobil ve modüler platformlar
var.
· Mısır'da Yazılım Geliştirme Merkezi - Bu merkez,
2005'te Kahire'de, bölgede Intel'in Yazılım Ağı
aktivitelerini desteklemek için kuruldu. Intel, bağımsız yazılım
girişimcilerinin uygulamalarını son teknoloji platformlarına
uyarlamalarına ve yeni yazılım trendlerini takip etmelerine
yardımcı olarak, yıllardır bölgenin yazılım geliştiricileri ile
aktif olarak çalışıyor.
· Orta Doğu'da Intel® Software College - Intel Nisan
2005'de son Intel platformlarını, araçlarını ve teknolojilerini
kullanan yazılım geliştiricilere eğitim vermek için bölgede ilk
Software College'ı kurdu. Yazılım performansını optimize etmek
ve müşterilerin uygulamalarını Intel platformlarında daha iyi
çalışır hale getirmek için, yöntemler ve sorun saptama teknikleri
sağlıyor.
· Bölgesel Yazılım Güçlendirme Programı - Bu
program, girişimcilerin ve şirketlerin çözümlerini pazara sunma ve
müşterilerine ulaştırmalarına destek olmak amacıyla 2000
yılında oluşturuldu. Intel'in teknik, pazarlama ve iş geliştirme
yardımı, yerel yazılım geliştiricilerin, yeni ürünler
geliştirmelerine ve yeni pazarlar yaratmalarına yardımcı olarak,
global teknoloji arenasında en gelişmiş fikirlere erişmelerini
sağlıyor.
Eğitim projeleri
Intel, Türkiye ve Orta Doğu'da bir dizi eğitim projesi
yürütüyor:
· Türkiye, Ürdün ve Mısır'da Intel Gelecek için
Eğitim - Türkiye ve Ürdün'de 2003'te, Mısır'da ise
2004'te başlayan bu program, öğretmenlere sınıftaki eğitime
Bilgi Teknolojileri'ni entegre etmeleri konusunda bilgi veriyor.
Intel şu anda programları geliştirmek için Suudi Arabistan, Lübnan
ve Birleşik Arap Emirlikleri ile görüşüyor. Bugüne kadar bölgede
Intel Gelecek için Eğitim programında 55.000'den fazla öğretmen
eğitim aldı, yaklaşık 2 milyon öğrencinin de sınıf deneyimleri
iyileştirildi. Bu çalışmaların gelişmesi için Intel, okullarda
bilgisayar laboratuarları oluşturma konusunda da destek veriyor.
· Mısır'da Intel Öğrenci Programı - Intel,
2005'te Mısır'da Intel Öğrenci Programı'nı başlattı. Bu
program teknolojik literatürü, problem çözümünü ve işbirliği
niteliklerini (özellikle bugünün bilgi ekonomisindeki başarı için
gerekli nitelikleri) öğretmek için tasarlanmış, okul sonrası,
topluluk temelli bir programdır. Devlet kurumları ve devletin
dışındaki kurumlarla işbirliği halinde geliştirilen program,
uygun bir müfredat programı ile 8-16 yaşlarındaki öğrencilere
kılavuzluk eden eğitimli elemanları kullanıyor. Program, yüksek
kaliteli, teknoloji temelli eğitim fırsatları yoluyla, gelişen
pazarların ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlandı.
· Ramallah ve Amman'da Intel Bilgisayar Kulüpleri -
Intel Bilgisayar Kulüpleri, genç yetişkinlerin kılavuzluğunda,
gençlerin çevrelerindekilerle ayrıcalıklı bir ilişki içinde
olmalarına ve bilgi ve iletişim niteliklerini geliştirmelerine
fırsat veriyor. Kulüpler, Ramallah'da 2003, Amman'da ise 2004
yılında kuruldu.
Bilgisayar Teknolojilerinin Daha Erişilebilir Olmasını Sağlamak
Intel, Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da, bilgi ve iletişim
teknolojisine erişimi artırmak için üç önemli programa sahip:
· Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Fas'ta Devlet
Destekli Satın Alma Programları - Bu program altında Intel,
ailelerin, küçük kurumların, eğitim kurumlarının ve diğer
kullanıcılarının bilgisayar sahibi olabilmeleri için Türkiye,
Mısır, Suudi Arabistan ve Fas'ta devletle yakın işbirliği
halinde çalışıyor. Bu programlar, finansmanı ve eğitimi de
içeriyor. Intel, bu programlarla ülkelerin, global ekonomide daha
etkin rekabet etmelerine bilgi ve iletişim teknolojilerinin yardımcı
olduğunu fark etmelerine yardımcı oluyor.
· Orta Doğu'da Kablosuz Erişim - Intel'in 2003'te
Centrino mobil teknolojisini çıkarmasının ardından şirket, yerel
telefon şirketleri, servis sağlayıcılar ve diğerleri ile yakın
bir çalışma içinde bölgenin ilk kablosuz hotspot'larını kurdu.
Bu program altında Intel, bölgedeki ilk kablosuz kafeleri, ilk
kablosuz oteli, ilk kablosuz kampüsleri, ilk kablosuz hava alanını
ve ilk kablosuz çarşının kurulmasını gerçekleştirdi. Intel,
Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da kablosuz erişilebilirliği
genişletmek için çalışmaya devam ediyor.
· Mısır'da Platform Belirleme Merkezi - Intel
2005'de Kahire'de, bölgede bilgisayar kullanım modelleri üzerine
çalışmak ve özellikle müşterilerin ihtiyaçlarını tam olarak
karşılayan platformları geliştirmek için bu merkezi kurdu.
Örneğin Hindistan'da Intel, bölgede enerjiye bağlı veya kablolu
bağlantı olmaksızın teknolojiye erişim olanağı sağlayan,
otomobil veya kamyon aküsü ile çalışan kablosuz bir platform
geliştirdi. Çin'de topluluk gereksinimlerini ve standartları
karşılamak için Intel, Internet'e tam erişime izin veren veya
alternatif olarak öğrencileri eğitim siteleri ile sınırlayan web
erişimli bir platformun geliştirilmesine yardım etti. Mısır
Platform Belirleme Merkezi, şu anda boyut olarak dört katına
çıktı ve 2006'da ülkeye özel bir platform sunması bekleniyor.
Önemli endüstrilerde uzmanlık geliştirmek
Bölgedeki çeşitli Intel merkezlerinde şirket, bölgeye hizmet veren
önemli endüstrilerde teknoloji uzmanlığını geliştirmek için,
çoğunlukla eğitim kurumları ile birlikte yüksek teknoloji
araştırmaları gerçekleştiriyor. Bölgede bulunan iki Uzmanlık
Merkezi, fakültelerin, öğrencilerin ve şirketlerin özel test ve
araştırma aktivitelerini gerçekleştirebilecekleri son teknoloji ile
donanmış yerler sağlıyor:
· Birleşik Arap Emirlikleri'de Enerji Uzmanlığı
Merkezi - Güçlü bilgi işlem teknolojisi, petrol ve diğer
hidrokarbon tabakalarının yerlerini ve davranışlarını tahmin
ediyor, modelliyor ve izliyor. Abu Dabi'de (Birleşik Arap
Ermirlikleri) Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nün ev sahipliğini
yaptığı Enerji Uzmanlığı Merkezi, petrol jeofizikçilerine,
jeologlara ve rezerv mühendislerine, bu hidrokarbon yataklarını
bulmalarına ve belirlemelerine yardım ediyor. Abu Dabi Merkezi,
sadece enerji endüstrisinin sorunlarına ve uygulamalarına eğilen
özel yerlerden ilki.
· Lübnan'da Finans Uzmanlığı Merkezi - Intel, HP,
Microsoft ve Beyrut Amerikan Üniversitesi'nin işbirliği ile
kurulan, Lübnan'daki Finans Uzmanlığı Merkezi, öğrencilerin,
yazılım geliştiricilerin ve mühendislerin, finans servisleri
kurumlarının ihtiyaçları için özel geliştirilmiş uygulamaların
yanı sıra, araştırma, geliştirme ve eğitim çalışması
yapmalarına izin veriyor.
Intel EMEA Genel Müdürü Harrison, "Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey
Afrika'da bilgi ve iletişim teknolojilerine büyük bir talep var.
Biz de, işyerlerinin, devletlerin, kurumların ve şahısların,
Intel'in endüstri lideri teknolojisine tam olarak erişebilmelerini
garanti altına almak için Intel operasyonlarını geliştirmeyi
planlıyoruz. Bu yatırımların, teknolojinin gelişmesini ve
yaygınlaşmasını hızlandıracağını ve bölge ekonomisinin
gelişmesine katkıda bulunacağını düşünüyoruz" diyor.
Apple'ın liderliğini yaptığı ve en son Sony'nin kollarını
sıvadığı online müzik indirme pazarı, Samsung'un da
katılmasıyla giderek hareketlenmeye başladı. iTunes müzik indirme
hizmetiyle önce ABD, sonra Avrupa ve en son olarak da Asya'ya
açılan Apple'ın karşısında artık Sony'nin yanı sıra
Samsung da var.
Yazın Japonya'da bir başka iTunes hizmetinin açılışını yapan
Apple, kısa sürede orada kazandığı başarıyla Sony dahil pek çok
uzak doğulu tüketici elektroniği devini endişeye sürüklemişti.
Sony hiç zaman kaybetmeden iTunes'a karşı Japonya'da bir başka
müzik indirme hizmeti başlatmıştı.
Samsung yaptığı açıklamayla, gelecek vaat eden bu pazara girecek
bir başka şirket olacak. Bir başka uzak doğulu tüketici
elektroniği devi Sony'nin de bu pazarda yer alması, çekişmenin
daha çok veya ilk etapta Asya'da geçeceği izlenimi yaratıyor.
Alan ve veren memnun
Web'den görece ucuz bir ücret karşılığında müzik satmak, hem
tüketici elektroniği firmalarının hem de plak şirketlerinin son
zamanlarda yüzünü güldüren en büyük hareketlerden birisi oldu.
Plak şirketlerinin kendi isimleri altında yayınladıkları eserleri
hızlı, kolay ve dünya çapında yaygın bir şekilde; üstelik belli
bir ücret karşılığında satma fikri büyük bir başarı kazandı.
Bu sayede plak şirketleri gün geçtikçe artan korsanlığı da belli
bir düzeyde 'manipule' etti.
Tüketici elektroniği tarafındaki firmalar ise yeni trend sayesinde
kar marjını katlayan bir başka aktör oldu. İnternet üzerinden
satılan müzikler, Apple, Sony, Creative ve Samsung gibi firmalar
tarafından piyasaya sürülen popüler dijital müzik çalarların
satışlarına doğrudan bir etki yaptı.
Öte yandan bu tür hizmetlerden faydalanan kullanıcılar da halinden
oldukça memnun bulunuyor. Kullanıcıların tüm albüm yerine tek tek
parçalar satın alabilmesi sistemin işleyişini başarıya taşıyan
en büyük faktörlerden birisi.
IFS, İsveç'te yapılan IFS World Conference'ta, "Attila" kod
adıyla yeni bir ürün geliştirmekte olduğunu duyurdu. Ürün,
kurumsal bilgiye daha hızlı ve kolay erişilmesini sağlayarak daha
sağlıklı iş kararları verilmesine yardımcı oluyor. Attila,
Microsoft Office uygulamalarından, IFS Uygulamaları içindeki bilgi
ve süreçlere doğrudan erişim sağlayacak. Geliştirme, Microsoft ve
IFS'in işbirliğiyle gerçekleştiriliyor.
Attila, ana çalışma ortamı olarak Microsoft Office
kullanıcılarının verimliliğini artıracak; kurumsal bilgileri
doğrudan Office uygulamalarında tarama ve güncelleme imkanı
sunacak. Microsoft Excel ile entegre raporlama, bütçeleme ve finansal
planlama modülleri içeren Attila'nın ilk bölümü, 2006'nın
ikinci çeyreğinde, belli müşteriler tarafından test edilecek.
Çoğu şirket, bütçeleme ve finansal planlama işlemlerini, en çok
alışık olduğu ortam olan Microsoft Excel'de yapıyor. Atilla ile,
yöneticiler ve bütçe planlama hazırlığı içinde bulunan diğer
departmanlar, alışık oldukları Excel ortamından ayrılmaksızın,
kolaylıkla diledikleri bilgiye ulaşıp diledikleri değişiklikleri
yapabilecekler.
Buna ek olarak, Excel'de çalışırken IFS Uygulamaları'nın
sağladığı dağıtım, revizyon yönetimi ve bilginin tek bir
veritabanında tutulması avantajlarından yararlanmayı
sürdürecekler. Raporlama modülüyle, IFS içindeki her türlü
veriyi Excel ile işlemek ve analiz etmek mümkün kılınırken, IFS
Uygulamaları'nın sağladığı ileri düzey güvenlik ve erişim
yetkilendirmesi, sistemin yetkisiz erişimlerden korunmasını
sağlıyor.
Attila'nın diğer bölümleri, Microsoft Outlook'u IFS
Uygulamaları'nın İnsan Kaynakları ve Doküman Yönetimi
bileşenleriyle entegre eden modüller içerecek. IFS, kullanım
kolaylığının artırılmasıyla, şirketlerin daha verimli, kârlı
ve kısa sürede yatırımın geri dönüşünü sağlayabileceğine
inanıyor.
Attila, iki şirketin ürünlerini bütünleştirmek için Web
Servisleri'nden ve Servis Odaklı Mimari'den yararlanacak. Bu da
IFS'in ve Microsoft'un açık standartlara bağlılığını
gösteriyor. Attila, IFS Servis Odaklı Bileşen Mimarisi, Microsoft
NET ve yakında çıkacak Microsoft Visual Studio 2005 çözümünü
temel alıyor. Böylece, herhangi bir ek kurulum ya da yönetim
gerektirmeyen, tamamen standartlara dayalı bir entegrasyon sağlıyor.
IFS ve Microsoft uzun zamandır işbirliği yapıyor. IFS
müşterilerinin yarısından fazlası, IFS Uygulamaları'nı
Microsoft Windows üzerinde çalıştırıyor. Çoğu, aynı zamanda,
IFS Uygulamaları ile entegre Microsoft BizTalk Server ve Microsoft
Exchange gibi ürünler de kullanıyor.
Sony'den PSP için hepsi bir arada çoklu ortam çözümü PSP Media
Manager
Sony, popüler taşınabilir oyun konsolu PSP için, kullanıcıların
çoklu ortam dosyalarını yönetmelerini, format dönüşümleri
yapamalarını ve cihaza yüklemelerini kolaylaştıran PSP Media
Manager yazılımını 20$ fiyat etiketiyle satışa sundu. PSP Media
Manager ile kullanıcılar değişik formatlardaki video, müzik ve
resim dosyalarını PSP ile uyumlu hale getirerek cihaza
yükleyebiliyorlar. Sürükle bırak tarzı kolay bir kullanımı olan
program ayrıca podcast ve video blog tarzı sürekli yayınları PSP
için uygun hale getirebiliyor.
Program sayesinde ayrıca, oyunlardaki kayıt dosyalarınızında
yedeklerini alabiliyorsunuz. Program .mp4, .avi, .mpg, .mov, .wmv,
.mp3, .wav, .wma, .ogg, ve .m4a formatlarındaki çoklu ortam
dosyalarını .jpg, .bmp, .gif, .png, ve .tif resim formatlarını
tanıyıp PSP için uygun hale getirebilmekte. Ayrıca kullanıcıya
dönüşümler esnasında kalite ayarları seçebilme imkanı vererek
en yüksek kalite veya en düşük boyut ayarlamasına olanak vermekte.
Sony, kısa sürede milyanlarca satan ve oldukça popüler olan
taşınabilir oyun konsolu PSP'yi Frimware 2.0 güncellemesi ile bir
Internet gezgine çevirirken bu tip bir yazılımlada kullanıcıların
bütün çoklu ortam dosyalarını taşıyabilecekleri ve
yönetebilecekleri bir medya oynatıcıya çeviriyor. Eğer bir PSP
sahibiyseniz ve üçüncü parti olgunlaşmamış yazılımlarla
uğraşmaktan sıkıldıysanız Sony'nin PSP Media Manager'ına bir
göz atmalısınız.
http://www.sonymediasoftware.com/products/showproduct.asp?pid=995
Samsung Electronics, Uzay Yolu dizisindeki Kaptan Kirk rolüyle
tanınan William Shatner'in da katıldığı Global Road Show'da en
yeni ürün ve prototiplerini anlattı. Samsung'un etkinlikte
tanıttığı ürünler arasında dünyanın en büyük OLED televizyon
prototipi ve 71 inçlik dünyanın satışta olan en büyük DLP
televizyonu bulunuyor.
Samsung Electronics Başkan Yardımcısı ve CEO'su Jong-Yong Yun
toplantıdaki konuşmasında, "Samsung, başarılarını tasarımdaki
mükemmeliyetçiliği ve yenilikçi teknolojileri üzerine inşa
etmektedir" dedi. Önümüzdeki yıllarda başarılı teknoloji
firmalarının müşteri seçimlerinin oluşturduğu güce daha fazla
önem vereceklerini kaydeden Yun konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Samsung olarak sadece bu isteklere cevap vermekle yetinmeyeceğiz.
"Sınırsız seçenekler" olarak isimlendirdiğimiz,
fonksiyonellikle zarafeti uyum içerisinde bir araya getiren
ürünlerimizi müşterilerimize sunmada öncülük yapacağız."
Samsung, 2005 yılında Ar-Ge için yapılan harcamayı 5,2 milyar
dolara çıkarmayı planlıyor. Bu rakam şirketin bu yılki tahmini
gelirinin yüzde 9'unun üzerinde yer alıyor. Jong-Yong Yun
konuşmasında, şirketin başarısında Ar-Ge'ye verilen önemin
büyük bir rol oynadığına da değindi ve şunları ekledi:
"Mükemmeliyete önem veren bir firma olarak ciddi başarılar
kaydettik. Bu yükselişin sürdüğünü de büyük bir memnuniyetle
ifade etmek isterim. Dünya üzerinde yer alan 17 Ar-Ge merkezimizi
büyüteceğiz. 2004 yılında aldığımız 1600 patentle, ABD'de en
fazla patent alan altıncı şirket olduk."
Samsung Electronics Baş Pazarlama Sorumlusu Gregory Lee de,
toplantıda şirketin küresel pazarlama stratejisiyle ilgili bilgi
verdi. Lee şöyle konuştu: "Samsung bağımsız yapılan
araştırmalar tarafından dünyanın en büyük 20 markası arasında
yer alıyor. Ürün geliştirmedeki tutkumuz ve müşterilerimizle
kurduğumuz yakın diyalog sayesinde bunu daha da yükseğe
taşıyacağız."
Katılımcılar, Global Road Show'da gerçekleştirilen
gösterimlerde geniş bir yelpazede yer alan şu ürünleri yakından
tanıma fırsatı buldular:
- Yeni ekran teknolojisinin dünyanın en büyük çalışan
prototipi olan 40 inç OLED televizyon (Organic light - emitting diode
- Organik düşük iletken diyot)
- Dünya üzerinde satışta bulunan 71 inçlik dünyanın en
büyük DLP televizyonu (digital light projector - dijital ışık
projektörü)
- Bütünleşik dijital karasal alıcıya sahip Blu-ray disk
kaydedici
- Birçok yeni cep telefonu, taşınabilir medya oynatıcısı
ve renkli lazer yazıcılar.
Uzay Yolu dizisindeki Kaptan Kirk karakteriyle tanınan Emmy ödüllü
aktör William Shatner da, Global Road Show'da yaptığı konuşmada
uzun süreden beri Samsung ürünlerini beğeniyle kullandığını
belirtti. Shatner, Samsung Global Roadshow'da önemli bir rol
üstlenmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, yeni ürünleri
görmek için sabırsızlandığını söyledi.
Toshiba, hırsızlığa karşı koruma sistemiyle (Anti-Theft
Protection Timer ) donatılan yeni Tecra S3'u piyasaya sundu. Tecra
S3 aynı zamanda Avrupa Parlamentosu tarafından oluşturulan çevre
dostu ROHS standardını ilk notebook olma özelliğini de taşıyor.
1 Temmuz 2006' dan itibaren yürürlüğe girecek olan yeni çevresel
ROHS ( PC ve Notebook üretiminde kurşun, civa gibi zararlı
maddelerin kullanılmamasını içermektedir.) düzenlemeleri ile tam
uyumlu dünyadaki ilk notebook olma özelliğine sahip Tecra S3
piyasaya sürüldü. Toshiba serisinin en son yeniliklerle
donatılmış yeni modeli modeli Tecra S3, hırsızlığa karşı
koruma sistemiyle ( Anti-Theft Protection Timer ) donatılmıştır. Bu
özellik, zaman ayarlı olarak BIOS şifresini aktif hale getiriyor ve
hırsızlık olduğunda sisteme izinsiz erişimi engelliyor.
Tecra S3 aynı zamanda Toshiba' nın çevre ve çevre koruması
konusundaki bilincini vurgulayan çevreci ürünlerinin ilki olma
özelliğini de taşıyor. Tecra S3 ile başlayarak Toshiba' nın
yeni geliştirilen tüm notebook modelleri çevreye zararsız ROHS
düzenlemelerine uyumlu olarak piyasaya sunulacak.
Bunlara ek olarak Tecra S3 serisi iki eşsiz EasyGuard özelliğine de
sahip:
· ConfigFree: Fazla teknik olmayan kullanıcılar için ideal bir
özellik. Bu sayede kablolu, kablosuz bağlantılar ve Bluetooth'lu
cihazları tespit ediliyor ve yer ayarları otomatik olarak
yapılıyor. ConfigFree' nin en yeni sürümü kablolu ve kablosuz
bağlantı ortamlarında kolayca "switch" oluyor, böylece teknik
olmayan kullanıcılara büyük kolaylık sağlıyor.
· Raid Teknolojisi: Back up işlemi sırasında bir hata tespit
edildiğinde, Toshiba' nin kendine has RAID Teknolojisi, çoğu
durumda hatalı veriyi ikinci sürücü üzerine kayıt edilmiş veri
ile yer değiştirerek onarıyor.
MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye'nin ilk 'milli uydusu' ve
'insansız hava araçları'nın enerjilerini alacakları yakıt
pillerinin üretimi için Vestel Savunma Sanayi ile protokol imzaladı.
TÜBİTAK Bilgi Teknolojileri ve Elektronik Araştırma Enstitüsü
(BİLTEN), Türkiye'nin ilk mini uydusu 'BİLSAT'ın ardından ileri
teknolojiyle donatılacak 'RASAT' adı verilen ikinci uydunun yapımı
için kolları sıvadı. TÜBİTAK'ın denetiminde gerçekleştirilen
proje, MSB'nin eşgüdümünde yürütülecek. Uydu ve insansız hava
araçlarının yakıt deposunda, Türkiye'nin stratejik madeni olarak
gösterilen bor' (sodyumborhidrit) kullanılacak. Yakıt olarak da
hidrojen ve güneş enerjisinden yararlanılacak. Vestel Savunma
Sanayi, MSB ile imzaladığı protokol kapsamında 1 kilovatsaat
elektrik enerjisi üretebilecek yakıt pilleri dizayn edecek.
NASIL İŞLER?
Dizayn edilecek yakıt pilinin yaklaşık maliyeti 2.7 milyon YTL
civarında olacak. Uydu ve insansız hava araçları, güneşten ve
hidrojenden oluşan kombinasyondan enerjisini alacak. Yakıt olarak
kullanılacak olan hidrojen, belli bir kimyasal işlemden geçirilen
bor'un içine depolanacak. Hidrojen, ihtiyaç duyulduğu anda devreye
girecek özel katalizör yardımıyla depodan alınacak ve yakıt
piline verilecek.
Sıradan bir güneş gözlüğü gibi kullanılabilen Eyetop camında
yer alan küçük ekranı sayesinde kullanıcısına güneşten korunma
dışında bambaşka bir hizmet daha veriyor. Bu alet sayesinde sadece
size özel ses ve görüntü sistemine sahip oluyorsunuz. Sadece 60
gram ağırlığındaki bu gözlük paketinden çıkan kontrol
kutusunun üzerindeki standart video girişi ile her türlü medya
kaynağından (DVD ve kişisel medya oynatıcı, dizüstü bilgisayar,
sayısal fotoğraf makinesi vs) aldığı sesli görüntüyü küçük
ekranına ve saplarında yer alan stereo kulaklıklara iletiyor. Bu
sayede kimseyi rahatsız etmeden ve kimseden rahatsız olmadan
dilediğinizi izleme keyfine varıyorsunuz.
Özel olarak tasarlanmış 14 inçlik bir dizüstü bilgisayar
ekranına eşdeğer bir görüntü veren camı film izlerken
dışarıyı görmenize ve etrafınızda olan bitenden haberdar
olmanızı da sağlıyor.
Gördüğünü kaydet
Eyetop tıpkı bir güneş gözlüğü gibi taşındığı için
kullanıcısına sınırsız bir özgürlük sağlıyor. Dinlenirken,
seyahat ederken ya da uçakta iken sadece size özel filmleri
izleyebiliyor ya da dizüstü bilgisayarınızdaki gizli raporlarınız
üzerinde çalışabiliyorsunuz. Bu gözlüğü kullanırken
alışmanız gereken, gözünüzde iken ilgi odağı olacağınız ve
meraklı gözlere maruz kalacağınız gerçeği.
Eyetop iki adet aksesuar seçeneği sunuyor. Bunlardan biri her türlü
DVD/CD formatını destekleyen, MP3 çalabilen, fotoğrafları
görüntüleyebilen bir küçük bir DVD oynatıcı. Özel çantası
ile yanınızda taşınabileceğiniz ve Eyetop'a bağlayabileceğiniz
bu oynatıcı fonksiyonel uzaktan kumandası ile ağabeylerini hiç
aratmıyor. Diğer aksesuar ise benim favorim olan gözlüğün
üzerine monte edilebilen video kamera. Bu kamera ile gördüğünüzü
kaydedebiliyorsunuz. Üstelik kayıt esnasında ellerinizin serbest
olması kullanım imkanlarını da arttırıyor. Eyetop, bu şekilde
eğlencenin yanı sıra profesyonel olarak da faydalı olabiliyor.
Sonuç olarak pratikliği tartışılabilecek olan bu marifetli
gözlük, en azından 'Görevimiz Tehlike' meraklıları
tarafından ilgi görecektir.
Kamera ve hırsız alarm sistemleri alanında çalışan Piok adlı
Türk şirketi, GPRS üzerinden görüntüleme hizmetini de kapsayan
bir mobil izleme çözümü üretti.
Uzaktan izlenmesi önem taşıyan ev, işyeri, depo ve yazlık için
üretilen ileri teknolojili güvenlik çözümü sayesinde artık
dünyanın herhangi bir yerindeyken bilgi sahibi olunabiliyor. Aynı
şirket tarafından üretilen Powerwave adlı hırsız alarm sistemine
dört farklı dedektör bağlanabiliyor. Bu sayede kullanılan yerdeki
her türlü hareket tespit edilebiliyor. Son 128 olayı tarih ve saat
olarak hafızasında tutabilen sistem, acil bir durumda kullanıcının
belirlediği dört adet telefon numarasını arıyor.
Hırsızlık ve yangın başta olmak üzere her türlü olağandışı
durum için önemli bir tedbir anlamına gelen bu çözümü
geliştiren Piok adlı şirket, yeni ve sofistike mobil video güvenlik
sistemi ile cep telefonu, cep bilgisayarı ve İnternet'e bağlı bir
bilgisayar ile izleme olanağı sunuyor. Hareket eden her cismi, ev
veya işyerindeki her noktayı kontrol etmek ve gerçek zamanlı olarak
görebilmek önemli avantajlar sunuyor.
MOBİL İZLEMENİN TEMEL ÖZELLİKLERİ
16 adet kameraya kadar kontrol Sınırsız kullanıcı tanımlayabilme
ADSL, ISDN ve PSTN bağlanabilme Dijital video kayıt
Değiştirilebilir video kontrolü 6 farklı dilde yazılım
Bugün artık salonlarımızda videoyu, müziği, oyunu ve tüm diğer
dijital eğlence unsurlarını en üst seviyede kullanabileceğimiz
cihazlarla karşı karşıyayız. Intel ve Microsoft'un
öncülüğünde teknolojisi geliştirilen ePC (eğlence bilgisayarı)
konsepti ile DVD oynatıcı şeklinde bir bilgisayarla tüm cihazları
yönetmek mümkün oluyor. Hürriyet e.yaşam olarak duyurulduğu
günden itibaren sayfalarımıza taşıdığımız bu yeni yaklaşım,
ev hayatımızı kökten değiştirecek potansiyele sahip.
HP DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR
Hewlett Packard'ın son gözdesi olan Pavilion serisi dizüstü
bilgisayarlar, yüksek kapasitesi ve uygun fiyatıyla ev
kullanıcıları için avantajlı seçenek sunuyor. 1.73 GHz işlemci,
512 MB bellek, 80 GB sabit disk, DVD yazıcı ve 128 MB'lık ekran
kartıyla temel bilgisayar işlevini yerine getirebilen Pavilion serisi
bilgisayarlar, iş ve özel amaçlı kullanımlar için ideal.
Apple iPod Nano
2 ve 4 GB'lık iki model olarak piyasada bulunan iPod Nano'lara 500
ila 1000 arasında şarkı yüklenebiliyor. Bir defa şarj edildiğinde
14 saat MP3 çalabilen cihaz, çalan şarkının albüm kapağını
renkli olarak gösterebiliyor. Evde hazırladığınız ses
kayıtlarını ve resimleri de iPod Nano'da taşıyabilir, dokunmatik
tekeri ile şarkı arşivi arasında gezinerek mönüleri kolaylıkla
kullanabilirsiniz.
PanasonIc DVD OYNATICI
Panasonic'in yeni DIGA DVD kaydedicileri salon yükünün önemli bir
kısımını omuzluyor. DMR-EH50 modeli bu serinin en çarpıcı
olanlarından biri. Cihazdaki 80 GB'lık hafızaya 142 saat
görüntü yedeklenebiliyor. Geniş format desteği, yüksek
çözünürlükte kayıt ve görüntüleme ile elektronik program
rehberi özelliği yanında 1 saniye içinde kayda başlama hızıyla
dikkat çekiyor.
Sony SES SİSTEMİ
Sony'nin ev sineması grubunun önemli bir üyesi olan DAV-LF1,
çevresel sesin büyüsünü salonunuza taşımaya aday. Şık
tasarımlı kablosuz arka hoparlörleriyle kargaşadan uzak bir
konumlandırma sunan bu set, toplam 600 Watt çıkış gücüne sahip.
Dolby Digital, Dolby Prologic II ve DTS Dekoder ses desteğiyle üç
boyutlu ses deneyimi sunan bu setin dört adet zemin standlı
hoparlörü salonda çok şık duruyor.
Samsung Plazma TV
Samsung'un PPM42H3 modeli yüksek teknolojiyi minamalist tasarımla
buluşturdu. 42 inçlik flat panel ekranı, 3.1 inçlik derinliğe
sahip. 16:9 oranlı geniş ekran, 1024x768 çözünürlük, 3000:1
kontrast ve HDTV desteği gibi özellikler televizyonun kapasitesini
ortaya koyuyor. Konsol, masa veya sehpa üzerinde kullanabileceğiniz
bu plazma TV'yi dilerseniz duvarınıza da asabilirsiniz. Işıklı
ortamlarda dahi görüntü netliğini kaybetmemesi bir diğer
avantajı.
Ev eğlencesinin merkezi
Bilgisayarı salonun önemli bir parçası haline getiren "Media
Center" konseptinin ilk ürününü, Intel'in katkılarıyla test
ettik. Daha önce pek çok yurtdışı ve yurtiçi etkinliklerinde
deneme şansı bulduğumuz bu cihaz, Microsoft'un Windows XP Media
Center Edition işletim sistemini kullanıyor. Her tür televizyon ve
bilgisayar ekranına bağlanabilen bu cihaz, yüksek kapasiteli
donanımı ve yazılım desteği sayesinde DVD oynatıcı, müzik
çalar, oyun makinesi, televizyon, radyo ve tam teşekküllü kişisel
bilgisayar fonksiyonlarını birlikte sunuyor. ePC, kablosuz ağ
üzerinden diğer cihazlarla da iletişim kurabiliyor.
Yeni jenerasyon DVD formatları Blu-ray ile HD-DVD arasındaki
çekişme yeni bir gelişmeyle tekrar hareketleniyor. Hollywood
kökenli dev film stüdyolarından bir diğeri olan MGM tarafından
yapılan açıklamaya göre, firmanın film kütüphanesinde yer alan
yaklaşık 4 bin film Blu-ray aygıtlarında çalışacak.
MGM (Metro-Goldwyn-Mayer) yaptığı açıklamada, kendi adının yer
aldığı filmlerin yeni jenerasyon DVD formatlarından Sony'nin
başını çektiği Blu-ray teknolojisi kullanılarak piyasaya
sürüleceğini belirtti.
Film şirketinin kütüphanesinde yer alan 4 bin sinema ve televizyon
eseri, Blu-ray donanımlarının önümüzdeki sene Avrupa, Amerika ve
Japonya'da piyasaya sürülmesinden sonra raflardaki yerini alacak.
MGM'in bu açıklaması aslında çok büyük bir sürpriz değil.
Bunun sebebi olarak ise şirketin geçen Nisan'da Sony ve Comcast ile
yaptığı ortaklık anlaşması gösterilebilir.
Geçtiğimiz ay, daha önceden filmlerini HD-DVD olarak piyasaya
süreceğini belirten Warner Bros, Blu-ray'i de destekleyeceğini
açıklamıştı. Bu açıklama, HD-DVD'nin başını çeken Toshiba
tarafından tedirginlikle karşılanmıştı.
Hollywood stüdyoları, yeni jenerasyon DVD formatları arasındaki
çekişmenin 80'lerin VHS-Beta çekişmesine benzememesi istiyor.
Warner Bros geçen ay yaptığı açıklamada, tekrar VHS-Beta benzeri
bir karmaşanın ne tüketiciler ne de üreticiler için olumlu
gelişme olmayacağını vurgulamıştı.
'Blu-Ray' 5 DVD gücünde
Zaman içinde CD'lerin kapasiteleri gelişen ses ve görüntü
uygulamaları için yetersiz kalmaya başlayınca, 1997 yılında her
biri düzinelerce CD'nin içeriğini depolayabilen yüksek kapasiteli
DVD'lerle tanıştık. Geçen 10 yılın ardından yenilenen kapasite
ihtiyacımızı karşılamak üzere bu kez yeni bir optik depolama
sistemiyle tanışmaya hazırlanıyoruz: Blu-Ray, veya kısa adıyla BD
Disk teknolojisi.
Günümüzde kullanılmakta olan DVD teknolojisinde veri yazmak ve
okumak için kırmızı lazer kullanırken, Blu-Ray disklerde
mavi-menekşe renkli lazer kullanıyor. Disklerin adı da kullanılan
lazerin renginden geliyor.
Mavi lazerin dalga boyu, kırmızı lazerin dalga boyundan daha kısa.
Bu sayede mavi lazer disk üzerinde çok daha hassas
konumlandırılabiliyor.
Disk üzerindeki verileri simgeleyen tepeciklerin boyu ve diski sarmal
biçiminde dolaşan izin genişliği Blu-Ray disklerde DVD'lerin
neredeyse yarısı kadar. Böylece diskin depolayabildiği veriyle
birlikte, disk üzerine yerleştirilebilecek katmanların sayısı da
artıyor.
Tek katmanlı DVD'lerin 4,7GB'lik kapasitesine karşılık, tek
katmanlı bir Blu-Ray diski 25GB veri depolayabiliyor. Bu kapasite
yaklaşık 13 saatlik standart görüntüyü, veya 2 saatin üzerinde
High-Definition (yüksek çözünürlüklü) görüntüyü depolamak
için yeterli.
Sunduğu yüksek kapasiteye rağmen, Blu-Ray disklerin üretim maliyeti
standart DVD'lerle yaklaşık aynı fiyata geliyor. Ayrıca Blu-Ray
okuyucu cihazlar mevcut CD ve DVD'lerle de uyumlu çalışıyorlar.
Şu anda sadece Japonya'da kullanılmakta olan Blu-Ray diskler 2006
yılının başında Amerika'da, daha sonra da Avrupa'da
kullanılmaya başlanacak.
Vestel Savunma Sanayi'nin, tamamen Türk teknolojisi ve
mühendislerince geliştirilen insansız hava aracı, Dubai Savunma
Sanayi Fuarı'nda tanıtılıyor.
Vestel Savunma Sanayi Genel Müdür Yardımcısı Engin Bilgin,
yaptığı yazılı açıklamada, 20 Kasım'da başlayan ve yarın sona
erecek olan Dubai Havacılık Sanayi Fuarı'nda, farklı amaçlar için
değişik konfigürasyonlarda üretilmiş, 2 farklı tip insansız hava
aracını sergilediklerini ifade etti.
Sergiledikleri ürünlerin tamamen Vestel kabiliyetlerinin göstergesi
olduğunu belirten Bilgin, şunları kaydetti: ''Tasarım konusunda
ciddi bir birikime sahip olduğumuzu göstermek amacıyla esnek
amaçlar için kullanılabilecek değişik insansız uçaklar
tasarlayabiliriz. Bu ürünlerin hem tasarım hem de üretim
teknolojisine hakim durumda bulunmamız, bu ürünleri ticari ya da
askeri amaçlar için değiştirerek hizmete sunmamıza imkan
tanımaktadır.
Tüm kisisel cihazlarinizin kurulacak bir dijital ag yardimiyla
yasam akisiniza ve tercihlerinize uygun olarak
kisisellestirebileceginiz bir merkeze bagli oldugunu düsünün.
Bilgisayarinizdan sabah uçus için bilet rezervasyonu
yaptirdiginizi ögrenerek kendini ayarlayan çalar saatiniz,
havaalani yolunda trafik sikisikligi oldugu uyarisi üzerine
sizi 1 saat erken uyandiriyor.
Kahvaltinizi yaparken açilan dizüstü bilgisayariniz
gideceginiz yerle ilgili günün haber basliklarini listeliyor.
Arabaniz gideceginiz yöndeki trafik sikisikligi konusunda
sizi uyararak alternatif bir rota öneriyor.
http://www.ist-eperspace.org adresinde yer alan ePerSpace projesi, tüm
kisisel dijital cihazlarinizin dahil oldugu kisisellestirilmis
aglar olusturarak buna benzer senaryolari gerçege dönüstürmeyi
hedefliyor.
tercihler ön planda
ePerSpace projesinde sistemin hareket noktasini kisisel tercihlere
uygun olarak tanimlanabilen kullanici profilleri olusturuyor. Bu
profil kullanicinin haber, film ve müzik gibi tercihlerinin
belirlenmesinde ve genel sistem isleyisinin bu begenilere paralel
olarak yapilandirilmasinda kullaniliyor. Istendiginde ailenin
diger üyeleri de kendilerine özgü profiller olusturarak kisisel
begenilerini ve gündelik programlarini sistemin bir parçasi
haline getirebiliyorlar.
Tüm profil bilgileri, sistemin kalbi olarak nitelendirilen ev
içindeki bir cihaz üzerinde depolaniyor. Bu cihaz, dijital agin
parçasi olan diger cihazlarla haberleserek sisteme "dijital
oksijen" pompalama görevini üstleniyor.
Sistemin çalisabilmesi için öncelikle kullanilan dijital
cihazlarin kendilerini agin bir parçasi haline getirecek özel bir
yazilima sahip olmasi, ardindan hangi tür bilgileri isleyerek ne
sekilde görüntüleyebilecegini tanimlamasi gerekiyor. Ancak
piyasada farkli amaçlara uyacak biçimde özellesmis çok sayida
cihaz var ve bunlarin hemen hepsi sadece kendilerine özgü olarak
biçimlendirilmis içerikleri destekliyorlar. Çözüm merkezdeki ag
geçidinden gönderilen içerigin evrensel bir biçime
dönüstürülebilmesinde yatiyor.
Güvenlik kaygisi
Kisisel dijital ag dahilindeki cihazlar arasinda kurulan veri
iletisimi üç yoldan saglanabiliyor: Genisbant iletisim, WiFi ve
mavidis. Sistem, isleyisine yön veren kisisel tercihleri
merkezdeki ag geçidinde yer alan tasinabilir bir SIM kart üzerinde
sakliyor. Ancak bu durum eve girisi saglayan parmak izi kontrolü,
ödemelerin yapilacagi hesap numaralari, açik ev adresi gibi
hassas bilgilerin bir merkezde toplanmasi riskini de beraberinde
getiriyor.
Projenin gelistiricileri güvenlik konusunda pek karamsar degiller.
Gelisen teknolojik imkanlarla birlikte hem Avrupa Birligi, hem
bagimsiz ülke yasalari yardimiyla bu konunun güvence altina
alinabilecegini düsünüyorlar. Yine de projenin basariya
ulasabilmesi için sunulan rahatlik ve konforun saglam bir
güvenlikle desteklenmesi sart görünüyor.
Latince anlami "küçük, bücür" olan "nano" teknoloji,
ilaç sektöründen boya ve tekstil sektörüne kadar çesitli
alanlarda yerini almaya basladi. Bu teknolojiyle kirli su
temizlenebiliyor, mutfaklardaki koku önlenebiliyor, kirlenmeyen
tekstil üretilebiliyor.
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü
Ögretim Üyesi Prof. Dr. Ertugrul Arpaç, "nano"nun Latince'de
anlaminin "küçük, bücür" oldugunu bildirdi.
Nanonun, "maddenin binde bir hali" oldugunu ifade eden Arpaç, bir
saç telinin, yaklasik 2 bin nanoya esit oldugunu vurguladi.
Yeni bir teknoloji olan nanonun, çok genis alanda kullanildigini
kaydeden Ertugrul Arpaç, "Nano teknolojisi insana, çok büyük bir
ufuk açiyor. Nanoyla apayri bir dünyaya iniyorsunuz" dedi.
Bu teknoloji kullanilarak çevre kirliliginin önlenebilecegine
isaret eden Arpaç, kimyasal olarak belli bir yüzey nano
partikülleriyle kaplandiginda, o yüzeyden geçirilecek suyun
içerisindeki tüm organiklerin temizlenebilecegine dikkati çekti.
Arpaç, bu teknigin yurtdisinda bazi ülkelerde
kullanildigini bildirdi.
"KIRLENMEYEN TEKSTILLER"
Tekstil sektöründe de nano teknolojisinin uygulanabildigini ifade
eden Arpaç, "Nano partiküller kullanarak kumas yüzeyini
kapliyorsunuz. Bu da kumasa su içici ve yag itici özellikleri
kazandiriyor.
Böyle bir kumasin üstüne istediginiz kadar kir dökün,
kirlenmez. Örnegin kasapsiniz, önlügünüz sürekli kan oluyor;
bu teknolojiyle yapilan bir önlügün üzerine su döktügünüz
zaman bütün kan asagiya inecektir" seklinde konustu.
"BOYA SEKTÖRÜNDE YOGUN KULLANILIYOR"
Nanonun, boya sektöründe de yogun olarak kullanildigina isaret
eden Arpaç, bu boyalarin kullanildigi binalarin, yagmur
yagdiginda kendiliginden temizlenebildigini söyledi.
Arpaç, otomobillerin yüzeylerinin kaplanmasi esnasinda
karisimin içerisine nano seramikler eklenmesi halinde de arabanin
çizilme riskinin ortadan kalktigini açikladi.
"ILAÇLAR DAHA ETKILI"
Nanonun, ilaç sektöründe de kullanabildigini belirten Arpaç,
söyle konustu:
"Vücuda alinan her ilacin hedefe gelme olasiligi azdir.
Ilaç vücudun her yerine dagiliyor. Nano partiküllerle ilaci
direkt olarak hedefe birakabilirsiniz.
Hastaneye gittigimizde tahlil sonuçlarinin çok çabuk belli
olmasini isteriz. Bunun için gerekli olan sensörlerde de nano
teknolojisi kullaniliyor. Sensörde kullanilan nanolar, tahlillerde
bir sinyal veriyor ve yoklugu ile varligina karar veriyorsunuz.
Sensörü sadece tipta degil her yerde kullanabilirsiniz."
Arpaç, günes enerjisinden yeniden enerji üretiminde de (fotovoltaj)
nano teknolojisi kullanilarak, günesten gelen enerjisinin elektrik
enerjisine çevrilebilecegini kaydetti.
Optik alaninda sikça nanonun kullanildigini belirten Arpaç,
"Kitaplarin sahteligini önlemek için kullanilan hologramin
içinde de nano teknoloji var. Hologrami ne kadar saglam yaparsaniz,
kitabin sahtesinin yapilmasi o kadar zorlasir" diye konustu.
-"MUTFAKTAKI KOKUYA SON"-
Mutfaklarda kullanilan firinlarin disariyla baglantisi
olmamasi nedeniyle firindan çikan havanin mutfakta yemek kokusu
olusturdugunu dile getiren Arpaç, "Eger mutfaginizi nanoyla
kaplarsaniz nano, yüzeye gelen organigi karbondioksit ve su olarak
parçalar ve böylece koku olayi devreden kalkar" dedi.
Arpaç, araba klimalarinin en büyük dezavantajinin bakteri
biriktirmesi oldugunu da ifade ederek, sunlari söyledi:
"Insanlar klimalardan çikan havayi soluyor. Bu durum çok kötü
sonuçlar dogurabilir. Bunu önlemek için filtreleri nanoyla
kaplayarak antibakteriyel ortam olusturabilirsiniz. Ayrica ayni
bölgeye bir lamba koyarak oradan geçen havanin temizlenmesi
saglanabiliyor. Hava aritma sisteminde de bu yöntem
kullanilabiliyor."
ÜNIVERSITELERDE EKIPLER OLUSTURULUYOR
Türkiye'de Akdeniz, Inönü ve Yildiz Teknik üniversitelerinde
nano teknolojisiyle ugrasan ekipler bulunduguna isaret eden Arpaç,
"Bizim en büyük projemiz nano partikülünün kimyasiyla oynayarak
onun aktifligini görünür bölgeye çekmek.
Böylece akliniza gelen her yüzeyi kaplayabilirsiniz. Günes
isinlarinin az oldugu yerlerde de kendini aktif olarak yenileyen
nanolar yapiyoruz. Böyle yüzeyler ömürlük yüzeylerdir. Büyük
olasilikla bu tür nanolar 2006 yilinin ortasinda seri üretime
geçecek" dedi.
Genel olarak kullanilan tuvaletlerde, hamamlarda çok fazla sayida
bakteri olustuguna dikkati çeken Arpaç, bu tür yerlerin nano
teknolojiyle kaplanmasi halinde antibakteriyel olusturulacagini
açikladi.
Her yerin nanoyla kaplanabilecegini vurgulayan Arpaç, önemli olanin
ne amaçla kaplama yapildigi oldugunu sözlerine ekledi.
Yeni jenerasyon DVD formalari HD-DVD ve Blu-ray arasindaki
çekismenin giderek kizistigi bu günlerde, 300 GB'lik 'holo
disklerin' 2006 'da kullanima sunulacagi açiklandi. Bir
Amerikan teknoloji sirketi tarafindan gelistirilen holografik bellek
diski isimli bu yeni teknoloji, normal bir DVD'den 60 kat daha fazla
veri depolayabilmesinin yaninda 10 kat daha fazla okuma ve kaydetme
imkani sagliyor.
Merkezi Colorado'da bulunan InPhase Technologies isimli bir teknoloji
sirketi tarafindan gelistirilen holografik bellek diski, siradan
DVD'lere göre 60 kat daha fazla olan 300 GB'lik bir depolama
alanina sahip. Holografik disk depolama alani kadar okuma ve kaydetme
hiziyla da dikkat çekiyor; diskin okuma ve yazma hizi geleneksel
DVD'lerden on kat daha fazla. Üstelik, InPhase Technologies'e
göre, bu teknoloji bir sene gibi kisa bir süre içinde piyasaya
sürülecek.
Diskte kullanilan holografi isimli teknoloji sayesinde, her seferde
sadece tek bir veri biti kaydedebilen diger teknolojilerin aksine, tek
bir isik isini araciligiyla paralel olarak her seferde
milyonlarca veri biti okunup yazilabiliyor. Bu sayede, su an genis
bir kullanim alanina sahip olan optik depolama aygitlarina nazaran,
120MBps gibi çok büyük transfer avantaji saglaniyor. Genisligi
13 santimetre olan Holograpich diskler normal bir DVD'den biraz daha
büyük bulunuyor.
Vestel, is dünyasina özgürlük ve verimlilik vaat eden yeni mobil
ofisiniz Treo 650'lerin satisina basladi. Is dünyasinin
ofisini cebinde tasimasina olanak saglayarak birçok ülkede en
gözde el bilgisayari olan Palm Treo 650, Türkçe menüsü ve
Vestel'in sundugu ödeme kolayliklari ile de iddiali.
Aralik ayi basindan itibaren sadece Türkiye genelindeki 1.200'ü
askin Vestel Satis Noktasi'nda tüketicilere sunulacak olan Treo
650 ile masaüstü veya tasinabilir kisisel bilgisayarinizda
kullandiginiz ofis uygulamalari, e-posta sistemi ve Palm OS için
gelistirilmis tüm is ve eglence uygulamalari
çalistirilabiliyor. Treo 650 ayni zamanda bir GSM telefonda
ihtiyaç duydugunuz tüm özellikleri de size sunuyor.
Vestel Dayanikli Tüketim Mallari Pazarlama AS Elektronik Ürünler
Pazarlama Müdürü Mert Gürsoy, konuyla ilgili olarak sunlari
söyledi:
"Türkiye'nin teknoloji üssü Vestel City'de ileri teknolojiye sahip
ürünler üretiyoruz. JVC,Toshiba, Hitachi, vb. gibi Japon
markalarina kendi teknolojilerimiz ve tasarimlarimizla üretim
yapmamiz,know-how ve arge olarak hangi seviyede oldugumuzun en güzel
göstergesidir. Üretimini yapacagimiz teknolojileri seçerken, o
ürünü verimli üretim yapabilecegimiz bir ölçekte üretme ve bu
amaç dogrultusunda üretim ürünlerinde ihraç edilebilme ilkesine
büyük özen gösteriyoruz. Üretimini yapmayi düsünmedigimiz
ürün gruplarinda bu alanlarda dünyanin en iyilerinden olan
markalari Türk tüketicilerine sunmayi tercih ediyoruz.
Treo 650 için de aynen böyle oldu. Türkiye'nin dört bir
tarafindaki satis noktalarimizi her gün ziyaret ederek sürekli
dolasan satis ekibimizdeki dizüstü bilgisayarlari, çok daha
verimli ve kolay olan Treo 650 el bilgisayarlari ile degistirdik.
Treo 650'ler satis ekibimizin verimliligini çok yüksek ölçüde
artirdigini görünce, bu üstün teknolojiyi Türkiye'de
yayginlastirmaya karar verdik ve Türkçe menü yükleyip satis
noktalarimizda satisa sunduk."
Ihtiyaç duydugunuz her sey Treo 650'de
Palm Treo 650, bir el bilgisayarindan beklenen ajanda, e-posta, kelime
islem ve hesap tablosu gibi ofis uygulamalari, resim ve video
görüntüleme, müzik dosyalarini çalma gibi tüm özellikleri
sunarken bir cep telefonun da tüm yeteneklerini bünyesinde
barindiriyor. GSM, GPRS, EDGE destegi gibi mobil baglanti
teknolojileri ile ihtiyaç duydugunuz her türlü araca kolaylikla
ulasabiliyorsunuz. Yine GPRS üzerinden Internet'e eriserek web'de
dolasmak da Treo 650 ile çok kolay. Özel arayüzü sayesinde Palm
Treo 650, piyasadaki ürünler arasinda bankacilik islemlerinin
yapilabildigi tek el bilgisayari olma konumuna sahip.
Treo 650'nin standart QWERTHY klavyesi ise gerek ofis ve is
uygulamalarinizda, gerekse mesaj yazarken isinizi
kolaylastiriyor. Diger mobil ve sabit cihazlar ile veri transferi
yapabilmek için Bluetooth baglantisina sahip olan Treo 650, entegre
VGA kamerasi ile fotograf çekmenize ve video kayit yapmaniza
olanak sagliyor. Bu kayitlari 320x320 yüksek
çözünülürlüklü, 65 bin rengi destekleyen dokunmatik TFT renkli
ekranda görüntüleyebiliyorsunuz. Palm OS 5.4 isletim sistemi
çalistiran ve 23 MB kullanilabilir hafizaya sahip Treo 650,
üzerinde bulunan genisleme yuvalari sayesinde SD, SDIO ve MMC
hafiza kartlarini da destekliyor ve hafizasi 2 GB'a kadar
yükseltilebiliyor.
Hem Windows tabanli bilgisayarlar ile hem de Machintosh PC'ler ile
entegrasyona sahip olan Palm Treo'lar gibi bluetooth tasinabilir
klavye, kilif, sarj cihazi ve stylus kalem gibi Palm marka
aksesuarlar da sadece Vestel Showroom'larda satilacak.
Helsinki Teknoloji Üniversitesi'nden bir grup ögrenci, 'hayali
gitar' icat etti. Bir bilgisayar, Webcam ve ses karti ile gerekli
yazilim sayesinde, gitaristin el hareketleri algilanarak gitar sesi
üretilmesi mantigina dayanan hayali gitar sayesinde bir gitar
sahibi olmak ve çalmak daha kolay olacak.
Helsinki Teknoloji Üniversitesi'nden bir grup bilgisayar bilimi
ögrencisi bir hayali gerçeklestirerek 'hayali gitar' icat
ettiler. Bu enteresan icat sayesinde, sadece bir bilgisayar, Webcam ve
ses kartiyla gitaristler gerçek bir gitara ihtiyaç duymadan gitar
çalabilecekler.
Sistemin kurulu oldugu bilgisayar, gitaristin el hareketlerini
algilayarak gerçek bir elektrik gitarin bu hareketler sonucu
çikaracagi sesleri taklit ediyor. Bilgisayar üzerinde kurulu olan
görüntü yazilimi elleri takip ediyor ve farkli hareketleri
algilayarak sentezliyor.
Sistem, bilgisayara bagli bir Webcam, ses karti ve hoparlörlerin
yani sira özel bir çift eldivene ihtiyaç duyuyor. Ögrenciler
ücretsiz isletim sistemi Linux üzerinde çalisan bu sistemin pek
çok kisinin elde edebilecegi kadar ucuz bir maliyete sahip oldugunu
belirtiyor.
Daha ayrintili bilgi için http://airguitar.tml.hut.fi/ adresi
ziyaret edilebilir.
Japon arastirmacilar, cerrah adaylarinin egitimi için bir robot
gelistirdi.
Nagoya Üniversitesi arastirmacilari, damarlara yapilmasi gereken
hassas müdahaleler konusunda cerrah adaylarinin egitim almasina
olanak saglamasi için 'mikro-cerrahi' robotu gelistirdi.
Robotun gelistirilmesindeki amaç ise cerrah adaylarinin, zor damar
müdahalelerinde riske girmeden ameliyat yapabilmelerine olanak
saglamak.
Cerrah adayi tarafindan yönlendirilen robot, gerçege çok yakin
sartlarda gereken teknikleri inceleme firsati sagliyor.
Robotun prototipi, Tokyo'da devam eden 'Uluslararasi Robot Fuari'nda
dört gün boyunca sergilenecek.
Samsung Electronics, Asya'nin en büyük arastirma gelistirme
(Ar-Ge) tesisi olan Dijital Arastirma Merkezi'ni açti.
Samsung'un Dijital Medya Bölümü'ne hizmet verecek yeni tesis,
dijital televizyonlarin gelistirilmesi için en önemli tesisler
arasinda yer alacak. 214,500 metrekare alan üzerine kurulan merkezin
büyüklügü 30 futbol sahasina esit.
Plazma Televizyonlara göre önemli avantajlari beraberinde getiren
LCD televizyon teknolojisi konusunda dünyanin bir numarali
üreticisi konumundaki Samsung, yeni açilan arastirma gelistirme
merkezinde bu konudaki bilgi birikimini arttirarak yeni teknolojileri
kullanicilarin begenisine sunmayi hedefliyor.
Bir Bakista Dijital Arastirma Merkezi
Toplam zemin büyüklügü : 214.500 m2 (kapali alan: 21.450 m2)
Katlar : 36 kat ve ayrica yer altinda 5 kat
Kapasite : 9 bin kisi
Yükseklik : 184 metre
Asansörler : 33 adet (5 metre/saniye hizinda)
Japon Nipro Corporation sirketi, tükürük analizi yoluyla kisinin
stres düzeyini aninda ölçebilen bir sonda cihazi gelistirdi.
Japon Nipro Corporation sirketi, tükürük analizi yoluyla kisinin
stres düzeyini aninda ölçebilen bir sonda cihazi gelistirdi.
Nipro Corporation ve Toyama Üniversitesi'nden Masaki Yamaguçi adli
bir Japon profesörün ortak ürünü olan ve "Cocoro Meter" adi
verilen cihazin 190 gram agriliginda oldugu ve bir ekrani
bulundugu belirtildi.
Cihazin, tükürükte bulunan amilaz (veya amilolitik enzimi)
miktarina bagli olarak stres düzeyini ölçtügü ve kaygi
düzeyinin düzenli olarak kontrol edilmesine olanak verdigi
belirtildi.
Denegin agzina bir çesit çubuk sokularak alinan tükürük
örneginin bu cihaza konulmasiyla bir dakika içinde analizin
yapildigi kaydedildi.
Nipro sirketinden yapilan açiklamada, tükürükteki amilaz
seviyesinin, kisinin içinde bulundugu stres düzeyine bagli
oldugu belirtildi.
Cocoro Japonca'da "kalp" veya "ruh" anlamina geliyor.
AA
15-17 Kasim tarihleri arasinda Paris'te 20.'si düzenlenen Cartes
Fuari'na katilarak kartla ödeme sistemlerinin gelecegine dikkat
çeken Visa Avrupa, mobil teknolojiler, sifre dogrulamasi ve
güvenlik özellikleri gelistirilmis yeni ödeme ve satis
sistemlerini tanitti.
Temassiz kartli ve mobil ödemelerle islem hizini artiran
etkilesimli satis ortami, üzerindeki LCD ekran yardimiyla her
seferinde tek kullanimlik yeni bir sifre üretebilen
'DisplayCard', dahili pil, devre ve anahtar sistemiyle yeni kart
uygulamalarini mümkün hale getiren sesli ve isikli kartlar ve
Avrupa'nin yeni banka karti V PAY, Visa standinda yer alanlar
yenilikler arasindaydi.
Visa Avrupa Baskan Yardimcisi Jon Prideaux, Cartes'in kart
endüstrisinin basarilarini sergilemek için mükemmel bir forum
oldugunu söyledi. Prideaux, bu yilki standlari için mobil sifre
dogrulamasi ve güvenlik temalarini seçerek, küresel kart
ödemelerinin gelecegini sekillendirmede öncülük etmeye devam
edeceklerini belirtti.
Teyp kasetinin, CD'nin ve daha birçok pratik ürünün mucidi
Philips, elektronik kâgit hayalini gerçege dönüstürecegine
söz verdi ve ilk prototipini de üretti. Peki, dünya artik çok daha
mobil ve çok daha "esnek" mi olacak?
Elektronik kâgit konusu uzun yillardir üzerinde çalisilan,
oldu olacak denilen, konuya egilen her teknoloji firmasinin kendince
bir çözüm gelistirip piyasaya sürdügü, ancak pratikte
yillardir yayginlasamayan, prototipten öteye geçemeyen bir hayal
olarak kaldi.
Elektronik kâgit ifadesi, aslinda bir monitörün veya bir cep
telefonunun ekranin bükülebilir ve katlanabilir esnek materyalden
olusturulmasi anlamina geliyor. Teorik olarak, bu tür ekranlar
gelistirildiginde, örnegin cep telefonlarini, hatta cep
televizyonlarini gömleklerin ya da ceketlerin kollarina
yerlestirmek mümkün olacak. Katlandiginda kibrit kutusu kadar yer
kaplayacak bir cihazi otobüste cebinizden çikartip açarak A4
boyutunda bir sayfa elde edebilecek ve yol boyunca internete baglanip
sörf yapabilecek veya radyo dalgalari ile cihaza ulasan elektronik
dergileri okuyabileceksiniz. Ya da begendiginiz bir romanin, bir
kitabin dijital sürümünü kredi karti boyutlarindaki elektronik
kitabiniza yükleyip firsat buldugunuzda okumak üzere
cüzdaninizda tasiyabileceksiniz.
Bes yil önce, e-ink isimli bir firma, büyük reklâm panolari
olarak kullanilabilecek iki elektronik kagit" konsepti
gelistirdiginde, gelecek için önemli bir adim olarak kabul
edilmisti. Firmanin ürettigi elektronik kâgit, bir markette
ürün duyurularini ve fiyatlarini büyük puntolar ile yazmak ve
bu duyurulari pratik olarak degistirmek için kullanilabiliyordu.
Çözünürlügü çok düsük olan bu ilk nesil elektronik
kâgidin devaminin hizla gelecegi, birkaç yil içinde
gazetelerin, dergilerin, kitaplarin herkesin cebindeki küçük
elektronik kâgit parçalarindan okunabilecegi öngörülüyordu;
ancak beklenen olmadi. Teknoloji firmalari, elektronik kâgit
yerine, hali hazirda büyük bir talebin bulundugu cep telefonu
pazari için alacali bulacali yeni modeller gelistirmeyi tercih
etti.
Ancak Philips'in elektronik kâgit konusunda çalisan bir
girisimi olan Polymer Vision, kisa süre önce, iki yil içinde
tüketici elektronigi alaninda görücüye çikabilecek, esnek
ekranli küçük bir avuç içi cihazi gelistirmek üzere harekete
geçtigini duyurdu. Üstelik Readius isimli ilk prototipini de
üretti. Readius, küçük bir cep telefonu boyutlariyla dikkat çeken
uzun, ince bir ürün. Ancak ekran yetersiz kaldiginda enine
çekilerek rulo halinde saklanan ekranin genislemesi, kullaniciya
daha büyük bir okuma ekrani sunuyor. Ürün bu sayede, piyasanin
yillardir bekledigi pratik, küçük, ucuz, hafif ve islevsel
"elektronik kitap" kavramiyla uyusuyor. Aslinda prototipte
kullanilan teknoloji, yillar önce süper marketlere elektronik
kâgittan ilan panosu hazirlayan e-ink'in teknolojisi. Bu
sistemde, esnek, katlanabilir plastik ekranin üzerindeki her bir
piksele bir adres yükleniyor.
Mikroskobik boyuttaki küçük kürelerden olusan piksellerin
üzerinde dört farkli gri ton bulunuyor. Ve bu küçük pikseller
cihazin kendisine gönderdigi akima göre, hangi yüzünü
kullaniciya çevirecegini belirliyor. Böylece ekranda dört gri
tona dayanan sekiller, harfler, çizimler, resimler olusabiliyor.
Söz konusu teknoloji bes yil önce sadece iki renk ile
çalisiyordu. Bir pikselin sadece yarisi boyanabiliyordu ve
adreslenmeleri de daha zor oldugu için üretilen elektronik
kâgitlar minik bir avuç içi cihaz üzerinde degil de, en az A3
boyutundaki ilan panolarinda dev puntolarla fiyat ve duyuru yazmak
için kullaniliyordu.
Philips ise, ürettigi prototipin henüz pazara sunulacak durumda bir
ürün olmadiginin altini çiziyor. Kendilerine sinir olarak
koyduklari iki senelik süre içinde ürünü daha da gelistirmeyi
planliyorlar. Readius'un ekrani su anda yarim veya bir saniye
içinde baska bir görüntü çizebiliyor. Tazeleme hiziysa 50Hz.
240 x 320 piksel boyutlarindaki 4 renkli ekrani ise henüz görsel
açidan zengin içerikleri sunmaya hazir degil. Philips'teki
gelistiricilerin piyasaya çikacak ürün için umut ettikleri
özellikler arasinda, ekranin çok renkli ve hareketli görüntüler
oynatabilmesi, daha ince ve daha ucuz elektronik kâgit ile
üretilmesi gibi noktalar bulunuyor.
Bilgi için: http://www.polymervision.com
Siemens'in SURPASS isimli akilli ev platformu, bildigimiz
avuçiçi bilgisayarla kumanda ediliyor. Sistemde avuçiçi
bilgisayarlar için özel olarak gelistirilmis bir yazilim
kullaniliyor. Avuçiçi bilgisayar yaninizda oldugu sürece evdeki
tüm elektronik ve elektrikli aletlere uzaktan, hatta Internet
araciligiyla baska bir ülkeden bile kumanda edebiliyorsunuz.
Uzmanlar Bati Avrupa'daki evlerin yüzde 5'inin 2010 yilina
kadar akilli ev sistemleriyle donatilacagini öngörüyorlar.
Akilli ev sistemlerinin özellikle güvenlik ve konfor amaçli
kullanilmasi bekleniyor.
Siemens akilli ev teknolojilerini, su anda pekçok eve zaten girmis
olan Gigaset kablosuz ev telefonlari üzerine entegre etmeyi
düsünüyor. Siemens bu konuda, kablosuz ev telefonu pazarindaki
hakimiyetine güveniyor. 2006'da Pazar lansmani yapilacak "Gigaset
Ev Kontrolü" teknolojisi evdeki tüm elektrikli cihazlarin hizli,
basit ve ekonomik bir sekilde bir ag üzerinde toplanabilmesini
amaçliyor.
Gigaset standardi sayesinde evdeki isiklandirma, alarm sistemi,
isitma, kapiyla haberlesme, firin, bulasik ve çamasir
makinalari tek bir radyo agi üzerinden kontrol edilebilecek.
Bu akilli agin merkezinde, uzaktan kumanda cihazi vazifesi
görecek ekranli Gigaset kablosuz ev telefonlari olacak. Ev telefonu
ayni zamanda telefon agina da bagli oldugundan, evdeki
cihazlarin kontrolü uzaktan kisa mesajla ya da telefon
baglantisiyla yapilabilecek.
Seyahatteyken eve bir hirsiz gerecek olursa ya da duman dedektörü
anormal bir durum saptarsa, dünyanin neresinde olursaniz olun
gönderilecek bir kisa mesajla aninda haberdar edilebileceksiniz. Ya
da havalimanina geldiginizde, aman evdeki tüm cihazlari kapatmis
miydim diye kaygilanmaniza gerek kalmayacak, bir telefonla herseyi
kontrol edebilecek, gerekirse müdahale edebileceksiniz.
Evde yokken kapiniz çaldiginda, kapiya gelenin fotografi cep
telefonunuza gönderilebilecek. Kapidaki kisiyle uzaktan
haberlesebilecek, hatta isterseniz evin kapisini ziyaretçinize
uzaktan açabileceksiniz.
Gigaset ile kontrol avantaji
Kisisel güvenliginizi artiracak: Birilerinin eve girmeye
çalistigi anlasildiginda Gigaset telefonunuza veya cep
telefonunuza aninda uyari gönderilecek.
Konforunuzu artiracak: Okuma, televizyon seyretme, dinlenme gibi
aktivi-teler için önceden planlanmis aydinlatma seçeneklerini
Gigaset telefonunuzla ayarlayabileceksiniz.
Kontrolünüzü artiracak: Her türden elektrikli ev aletleri,
örnegin ütü gibi tehlike olusturabilecek cihazlar cep
telefonunuzla uzaktan kapatilabilecek. Ayrica güneslik ve
perde-leriniz de merkezi olarak kontrol edilebilecek. Tüm sistemlerin
kontrolü, maliyet avantaji saglayan Gigaset telefon setiyle tek bir
merkezde toplanacak.
Leonardo da Vinci'nin esrarengiz Mona Lisa tablosunun gizemi
'çözüldü'. Amsterdam Üniversitesi ve Illinois
Üniversitesi'nden bilim adamlari tarafindan gelistirilen 'duygu
tanimlama yazilimi' sayesinde Mona Lisa'nin gülüsünün
arkasindaki gizemin çözüldügü iddia ediliyor.
Fransa'nin baskenti Paris'te, Louvre Müzesinde sergilenen
Leonardo da Vinci'nin ünlü eseri Mona Lisa, bazi tarihçilere
göre 1503 ile 1506 yillari arasinda bir zamanda yapildi.
Tablodaki kadinin ne düsündügü ve nasil bir ruh halinde
oldugu yillarca pek çok kisi tarafindan tartisildi durdu.
Mona Lisa'nin kafa karistirici ifadesi, bazilarina göre
mutlulugu, bazilarina göre ise mutsuzlugu temsil ediyor. Amsterdam
Üniversitesi ve Illinois Üniversitesi'nden bilim adamlari
tarafindan gelistirilen 'duygu tanimlama yazilimi' sayesinde
artik bu gizem çözülmüs bulunuyor.
Yazilim, çesitli hesaplamalarin ardindan, Mona Lisa'nin
ifadesinin, aslinda mutluluk ve Leonardo da Vinci'nin karsisinda
oturarak kendisini resmetmesinden kaynaklanan utangaçligin bir
karisimi oldugu sonucuna vardi.
Yazilim elde ettigi verilere dayanarak istatistik sonuçlar da
verdi. Buna göre Mona Lisa'nin ifadesi; yüzde 83 mutluluk, yüzde
9 rahatsizlik, yüzde 6 korku ve yüzde 2 oraninda öfkeden
olusuyor.
Boyu 130`a 53 santimetre olan saat, asildigi yerin silindir
özelligine uyum gösterebiliyor, böylece saat, görülmesi mümkün
olmayan farkli açiklardan ya da günesli havalarda okunabiliyor.
"Dünyanin en ince duvar saati" olarak tanitilan bükülebilir
saatin pili, diger dijital saatlerinkine göre 20 kat uzun süre
dayaniyor.
Fiyati 4 bin euro Yilbasindan itibaren üretilmeye baslanacak
saat, yaklasik 4 bin euro`dan satisa sunulacak.
Sony'nin önderligindeki Blu-ray ile Toshiba liderligindeki HD-DVD
arasinda yasanan gelecek nesil DVD formati savasinda HD-DVD
cephesi çok önemli bir kazanimi bu sefer Blu-ray'ci HP sayesinde
elde etti.
Eylül ayi sonunda Intel ve Microsoft'un tercihlerini HD-DVD formati
lehine kullanacaklarini ilan etmelerinin ardindan bu sefer de
Blu-ray formatinin arkasinda yer alan en önemli firmalardan HP
(Hewlett-Packard) yaristaki pozisyonunu degistirdi ve HD-DVD
formatina da destek verecegini açikladi. The Australian'in
haberine göre HP'nin bu adimi atmasinda Blu-Ray Disc Association
(BDA)'nin yalnizca tek format konusundaki israri, buna karsilik
yeni nesil Microsoft isletim sistemi Windows Vista'nin diger
formati destekleyen entegre özelliklere sahip olacak olmasi etkili
oldu. Bu entegrasyonun gelistirme maliyetlerini düsürecegini ve
tüketici için daha uygun çözümlerin ortaya çikmasina yardmici
olacagini belirten HP, HD-DVD'nin üretimi daha kolay, fiyat
yönünden rekabetçi ve zengin bir çözüm olacaginin altini
çizmis.
Her iki rakip organizasyonun kendi formatlarini destekleyen
ürünlerinin gelecek yilin basinda piyasaya sürülmesi
bekleniyor.
TDK, 2006 yilinda raflarda yerlerini alacak olan Blu-ray medyalarin
Japonya'da bulunan fabrikalarinda seri üretimine basladigini
duyurdu. Çift katman olanlari 50GB, tek katmanlilari 25GB
kapasitede olan medyalarin, silinip tekrar yazilabilen
versiyonlarininda üretimi sürmekte. En fazla 2x hizinda 72Mbit/sn
veri aktarim hizina sahip olan medyalarin tekrar yazilabilen
versiyonlari 10.000 kez silip tekrar yazmaya olanak vermekte.
Pioneer Electronic, Blu-ray medyalara geçiste yasanabilecek
uyumsuzluk sorunlarini ortadan kaldirabilecek ve film yapimcilara
büyük kolaylik saglayan Hybrid medyalarin tanitimini yapti.
Ayni yüzde hem DVD 9 hemde Blu-ray katmanlarina sahip olan Hybrid
medyalar, DVD oynaticida DVD 9 formatli medya islevi görürken
Blu-ray oynaticilarda 50GB'a kadar kapasite sunabilen Blu-ray medya
görevi yapmakta. Böylece tek medyada ayni filmin hem DVD formatli
hemde HD-Video formatli versiyonlari yer alabilecek.
Future-proof slogani ile tanitilan medyalar ile bir çok büyük
film sirketinin Blu-ray'i desteklediginin ve Microsoft disinda
bilisim sekteründe de Blu-ray'e yogun destek oldugunun alti
çizildi. Toshiba'nin HD-DVD'lerinde de benzer bir çözüm mevcut
fakat DVD ve HD-DVD ayni yüzde degilde medyada sirt sirta gelecek
sekilde yer aliyorlar. Kullanicinin DVD ve HD-DVD arasinda seçim
için medyayi ters düz etmesi gerekiyor.
2006 FIFA Dünya Kupasi'nin resmi maç topu Adidas '+Teamgeist',
gelistirilmesinde kullanilan teknoloji sayesinde, hassasligin
yanisira kontrolde de oyuncular açisindan önemli gelismeler
sagliyor. Toptaki, isiyla birlestirme (Thermal Bonding)
teknolojisi, topun yagmur ve soguk gibi olumsuz hava kosullarinda
belirli standartlarda, sorunsuz kullanimini sagliyor.
http://www.adidas.com/football
Neredeyse hergün yeni bir teknoloji ile tanisiyoruz ama bu
teknolojiler arasinda öyle biri var ki,
gelecekte etkilemedigi is, etkilemedigi insan kalmayacak.
Bu teknolojinin adi "lokasyon bazli servisler"...
Lokasyon bazli servisler, kisinin bulundugu yerin otomatik olarak
saptanmasiyla, o anda bulundugu yere özel hizmetlerden, talebi
üzerine ve kisisel seçimlerine göre haberdar edilmesini
tanimliyor.
Teknoloji söyle çalisiyor. Yakin bir gelecekte Mehmet Bey'in
yaninda tasidigi mobil telekomünikasyon cihazi (cep telefonu,
cep bilgisayari v.b.), o anda bulundugu koordinatlari sadece birkaç
metrelik hata payiyla saptayacak bir teknolojiyle donatilmis
olacak. Bu teknoloji belki uydularla haberleserek koordinat saptayan
GPS (Global Pozisyon Saptama) sisteminini, belki de GSM sebekesindeki
baz istasyonlariyla haberlesmeye dayali bir sistemini kullaniyor
olacak. Her iki teknoloji de simdiden hazir ancak yaygin kullanim
alanina kavusma savasini hangisi kazanacak simdilik belli degil.
Benim tahminim baz istasyonlariyla çalisacak sistemin savastan
galip çikacagi yönünde ama diger teknoloji de kazanabilir.
Elektronik gözetim teknolojileri istihbarat servislerinin bilgiye
erisim tekniklerini yeniden tanimliyor.
Yemen'de 2002 yilinin Kasim ayinda bir ABD casus uydusu, issiz
bir yolda ilerleyen otomobilin ön koltugundan gerçeklestirilen bir
cep telefonu konusmasini tespit etti. Telefon numarasi Ulusal
Güvenlik Ajansi'nda (NSA) bulunan bir bilgisayari tetikledi...
Konusan kisinin sesi bilinen hiç bir teröristin sesine uymuyordu.
Ancak daha sonra aracin arka koltugunda oturan baska birinin sesi
duyuldu. NSA bilgisayaralari hizli bir sekilde bu sesin USS
Cole'a karsi iki sene önce gerçeklestirilen saldirinin
sorumlusu olan Ebu Ali el-Hariti'ye ait oldugunu saptadi. CIA,
insansiz bir avci uçaga gerekli talimati göndererek bir füze
saldirisi düzenledi. Arabadaki herkes öldürüldü.
"The Puzzle Palace: A Report on NSA, America's Most Secret Agency
(Bulmaca Sarayi: Amerika'nin En Gizli Servisi) isimli kitabin
yazari James Bamford bu durumu su sözlerle açikliyor: "Issiz
bir çölün issiz bir bölgesinde bir otomobilin arka koldugunda
seyahat eden birinin sesini NSA'da bir masada oturan birinin duyarak
nasil harekete geçebildigi teknolojinin vardigi noktayi gayet
güzel açikliyor"
BUSH'TAN DESTEK
Aslinda NSA'nin casusluk faaliyetleri telefon dinlemekten ya da e
-postalari okumaktan çok öteye gidiyor. ABD Baskani Bush'un
geçen pazartesi yaptigi basin toplantisinda "Insanlar telefon
numaralarini ve cihazlarini degistiriyor ve hizli hareket
ediyor. Bu insanlari tespit edebilmeli ve önleyebilmeliyiz"
sözleriyle açikladigi gibi NSA oldukça zor bir isin
sorumlulugunu üzerinde tasiyor.
ISTIRAHAT HALINDE ISTIHBARAT
50 yildan fazla süre önce ABD, Sovyetlerin iletisimini
dinleyebilmek için Berlin Duvari'nin altina bir tünel
açmislardi. O günden bu yana benzer sekilde haber alma
yöntemlerine "hareket halinde istihbarat" terimi kullaniliyor.
Bamford'a göre bugün ise "istirahat halinde istihbarat" dönemi
yasaniyor. Yani istihbarat veri tabanlarinda yatiyor.
NSA'nin eski çalisanlari Internetin istihbaratta kullanim
alanlarini bes ana baslik altinda topluyorlar:
Insanlarin bilgisayarlarina virüs yerlestirmek
Dizüstü bilgisayarlarin içerigini indirmek
Klavyeleri izleyerek mesajlari sifrelenmeden önce ele geçirmek
Cep telefolnari sayesinde süphelilerin yerini belirlemek ve izlemek
Uzaydaki uydulari, yerdeki dev çanak antenleri ve deniz altina
yerlestirilmis elektronik cihazlari kullanarak dünya üzerinde
gerçeklesen her tür iletisimi takip etmek.
Elektronik casuslugun kahraman yeni dünyasinda NSA bilgisayarlari
her gün milyarlarca parça bilgi kirintisi topluyor. Problem ise
elektronik samanlikta elektronik igneyi aramak. Bu hala eski tarz
analiz yönetmlerini yani insan gücünü gerektiriyor.
NTV
ABD'de yapilan bir arastirma, ABD'lilerin bilgisayar, cep telefonu
ve hizli internet baglantisina sahip olmayi temel gereksinim
olarak gördügünü ortaya koydu.
New York'ta yapilan arastirma kapsamindaki teknolojik ürünler
listesine, iPod gibi MP3 çalar, yüksek çözünürlüklü televizyon
ve dijital video kayit cihazlari da dahil oluyor.
Bazi katilimcilarin yüksek teknoloji bagimlisi olduklarini
belirttigi arastirmada eglence ve iletisim amaçli teknolojik
aletlerin ABD'li ailelerin üçte birine aylik ortalama maliyeti 200
dolardan fazla olarak belirlendi.
Arastirmaya göre her 10 yetiskin ABD'liden dördü için ise bu
maliyet aylik 100-150 dolar arasinda.
Her 10 ABD'liden 4'ünün hizli internet baglantisini, 10
kisiden 2'sinin ise DVD, dijital kablolu kanal ve CD çalarlari 'çok
gerekli' buldugunu gösteren arastirma, bilgisayar sahiplerinin
yarisinin bilgisayarsiz, cep telefonu kullananlarin ise yaridan
fazlasinin cep telefonsuz bir hayat düsünemediklerini de gözler
önüne serdi.
Yüksek teknoloji ürünlerine sahip olma isteginin yas ve cinsiyete
göre degisiklik gösterdigini de ortaya koyan arastirmaya göre
65 yas ve üzerindekilerin bu ürünleri gerekli görme ve kullanma
oranlari ise daha düsük.
Ileri yastaki erkeklerin bu ürünleri ayni yastaki kadinlara
göre daha çok tercih ettigi de belirlendi.
Uydu destekli yönlendirme sistemleri, yurtdisinda uzun bir süredir
aktif olarak kullanilmaktalar. Ister yaya ister araç içinde olun,
sizi belirlediginiz adrese dogru ve olabildigince kisa yoldan
ulastirmayi amaç edinmis bu sistemler artik ülkemiz
kullanicilarininda hizmetindeler. NavTurk isimli bir firma
tarafindan hazirlanan haritalar sayesinde ülkemizde de
kullanilabilir olan sistem, 35 ilin sokak detaylarini ve 100 binin
üzerinde itfaiye, eczane gibi bilindik yerin adres bilgilerini
içeriyor.
NavTurk yol klavuzu ismi altinda satilan sistem paketinden, harita
bilgilerinin yüklü oldugu 128MB kapasiteye sahip SD kart, Yol
görüntüleme ve uydudan konum bilgi almaya yarayan Mio 136 kod isimli
konum belirleme cihazi, araç sarj cihazi ve araç içi kurulum kiti
ile kullanim klavuzu çikmakta.
Mio 136 , yurt disinda satilmakta olan bir çok uydu destekli
yönlendirme cihazi gibi Pocket PC'den devsirme bir donanima sahip.
3.5", 320x240 piksel çönürlükte 65 bin renk destekli dokunmatik
ekrana, 32MB sistem bellegine, 300MHz hizinda çalisan Intel
PXA-255 islemciye ve Microsoft WinCE.net isletim stemine sahip. 119 x
71 x 15 mm ölçülerinde ve 158 gram agirligindaki Mio 136'nin
üretici WEB sitesinde, ayrica cihazin MP3 çalabilme kabiliyetinin
bulundugundan da söz edilmekte. Fakat NavTurk bu konuda bir
açiklama yapmamis durumda. Ürün, tümlesik olarak bulunan
1100mAh sarjli pili sayesinde, istenirse araç disinda elde de
kullanilabilmekte.
Aslina bakarsaniz NavTurk'ün Türk kullanicilara sagladigi
elektronik bir yenilik yok. Zaten uydu destekli yönlendirme cihazlari
uzun bir süredir yurtdisinda satilmaktalar. Bu sistem ile gelen
sey Ülkemiz sehirlerinin detayli haritalari oluyor. Tam olarak 35
ilin detayli haritasini hazirlayan ve 100 binin üzerinde eczane,
itfaiye, polis merkezleri gibi yeri kayit altina almis olan
NavTurk, kullanicilara sürekli güncel harita saglayabilmek içinde
çalismalarini sürdürmekte. Firma 2007 yilina kadar çikacak
bütün harita güncellemelerini kullanicilara ücretsiz olarak sunma
garantisi veriyor.
Daha sonra ki yillarda yapilacak güncellemelerde ise firma belirli
bir ücret talep edecek. Yanliz sistemin çalismak için sürekli
güncellemeye gerek duymadigini belirtmekte fayda var, yani eger
size yeterli geliyorsa haritanizi güncellemeden de sistemi
kullanmaya devam edebiliyorsunuz. 900YTL ye temin edilebilecek NavTurk
konum belirleme klavuzu, ülkemizde eksikligi hissedilen ve bir çok
kullanicinin bekledigi bir hizmeti baslatmis durumda.
Izmirli bir elektronik cihaz tamircisi, amatör telsiz kullanarak
Uluslararasi Uzay Istasyonu'ndaki bir astronotla görüsme yapti.
Iki yildir amatör telsizle ugrasan Ali Riza Özsaran, kurdugu
bu amatör telsiz sistemiyle, Uluslararasi Uzay Istasyonu Astronotu
Bill Mc. Arthur'a yeniyil dileklerinde bulundu. Bu, Türkiye'den
uzaydaki bir kisiyle yapilan kayitli ilk görüsme olma
özelligini tasiyor.
Yapilan anonslar Izmir'den uzaya yapilan çagrilar aslinda.
Izmirli Ali Riza Özsaran, Uluslararasi Uzay Istasyonu'yla
Türkiye'deki kayitli ilk ve tek görüsmeyi bu çagrilarla
gerçeklestirdigini söyleyen Özsaran, "Uzayda bulunan I.S.S
(Uluslararasi uzay istasyonu)'nin içinde iki astronot var biri Rus
digeri Amerikali. Onlari iki yildir sürekli takip ediyordum.
I.S.S üzerinden baskalariyla görüsme yapmistim; ama astronotla
görüsme yapmamistim ve hedefim astronotla görüsmekti. Ayin
30'unda da çok güzel bir yeniyil mesaji gönderdi astronot Bill
Mc. Arthur'dan uzaydan geldi en güzel yeniyil mesaji." dedi.
TÜRKIYE'NIN ILK UZAY GÖRÜSMESI
Özsaran pek çok ülkeden farkli kisilerle de irtibata geçmis;
ancak en büyük hedefi olan bir astronotla görüsmeyi ise yeniyil
arefesinde basarmis. Iki yillik çabalarin sonucu çagrisina
cevap veren Amerikali Astronot Bill Mc. Arthur olmus. Bu kisa
görüsmenin özelligi ise Türkiye'deki bilinen tek uzay
görüsmesi olmasi. Bu görüsmeyi nasil basardigini ise
söyle anlatiyor Özsaran: "Takip programlarimiz var, onlarin
uydunun üzerinden ne zaman geçecegini belirten, hangi saatte hangi
yörüngede oldugunu belirten takip programlari bunlar. Internet
üzerinden bilgileri aliyoruz. Çalisacagi telsiz frekanslarini
biliyoruz, bu frekanslar üzerinden yayin yapiyoruz ve tesadüfle
astronotla da güzel bir görüsme yaptik."
Amatör telsizcilik yapmak için ise bir belge gerekiyor.
Telekominikasyon kurumunun yilda iki kere düzenledigi sinavlara
girerek amatör telsizcilik ehliyeti alinabiliyor.
Internet erisimi saglayan akilli sokak lambalari Iskoçya'nin
dördüncü en büyük sehri olan Dandee'de bu ay denenmeye
baslayacak. Ilk basta ögrencilerin yogun olarak bulundugu pilot
bölgelerde denenecek olan günes enerjisiyle çalisan akilli
lambalar, bir yandan sokaklari aydinlatirken bir yandan da kablosuz
Internet erisimi saglayacak.
Iskoçya'nin Dandee kentinde içinde bulundugumuz ayda enteresan bir
teknoloji denenecek. "Akilli lamba" olarak tanimlanan ileri
teknoloji destekli sokak lambalari bir yandan sokaklari
aydinlatirken bir yandan da çevresinde bulunan mahalle sakinlerine
kablosuz Internet erisimi saglayacak.
Ilk etapta Abertay Üniversitesi'nde denenecek olan akilli
lambalardan 6 tane kurulacak. Yil sonunda ise üniversite için
kurulacak olan ögrenci köyünde 4 bin adet akilli lamba kurulmasi
planlaniyor. Eger her sey yolunda giderse akilli lambalar kisa
bir süre sonra sehrin çesitli yerlerine kurulmaya baslanacak.
Akilli sokak lambalari enerjilerini günesten saglayacaklar.
Akilli lambalar aydinlatma islemini gerçeklestirmek için,
günes enerjinsin biriktirildigi solar hücrelerden faydalanarak
isik yayan diyot (light emitting diyote- LED) teknolojisini
kullanacak. Isik yayan diyot teknolojisi, düsük enerji kaynagina
karsin parlak isik verme özelligiyle taniniyor.
ABD'de 400 dolara satilacagi açiklanan Reader'in, kitaplarin
tahtini sarsacagi iddia ediliyor..
ABD'nin Las Vegas kentinde baslayan dünyanin en büyük tüketici
elektronigi fuari International Consumer Electronics Show'da
çigir açacak yeni ürünler tanitildi. 130 bin teknoloji
tutkunu tarafindan ziyaret edilen fuara damgasini vuran ürünlerden
biri Sony'nin elektronik kitabi oldu. Reader adi verilen cihazin,
kitap okuma aliskanliklarini ve yayincilik sektörünün
kökünden degistirmesi bekleniyor. Sony Reader'in hafizasina
internetten ortalama 300 kitap yüklenebiliyor. 6 inç
büyüklügünde LCD ekrana sahip Reader, mükemmel görüntü
kalitesi sunuyor. Kullanici 'ileri' tusuna basarak sayfalari
kolayca çevirebiliyor.
Tatilde rahatlik
Bir sarjla 7500 sayfa görüntüleyebilen Reader, ünlü yazarlarin
da ilgisini çekti. Da Vinci Sifresi'nin yazari Dan Brown, ABD'de 400
dolara satilacagi açiklanan Reader'in, kitaplarin tahtini
sarsacagini belirterek, "Bu muhtesem bir bulus. Ben tatile
giderken 5-6 kitap tasirdim. Simdi sadece Reader'i alip yeni
kitaplar yükleyecegim" dedi.
VATAN
Gösterildigi dönemlerde hayranlikla izlenen "Kara Simsek" gerçek
oldu. Bir zamanlar sadece Hollywood'un fantezisi olan soförsüz
otomobiller artik yollarda boy gösterecek...
Dünyanin en büyük otomobil üreticilerinden Honda, kendiliginden
yavaslayan, kendiliginden hizlanabilen yeni bir modeli gelecek
yildan itibaren piyasaya sürüyor. Bu yeni otomobille kilometrelerce
yolu hiç pedala dokunmadan ve direksiyonu çevirmeden
kullanabileceksiniz. Her 10 saniyede bir direksiyona hafif bir dokunus
yeterli olacak.
Önemli bir bulus
Honda'nin sözcüsü Graham Avent yaptigi açiklamada, "Modern
Soför Destek Sistemi (ADAS) soförün yerini alan bir sistemdegil.
Arabayi kendi basina birakip arka koltukta kestirmezsin.
Özellikle uzun yolculuklarda sürücünün daha az yorulmasini ve
daha az kaza olmasini saglar. Hava yastigindan bu yana bulunan en
büyük güvenlik bulusu" dedi.
Simdilik sadece otobanlarda
ADAS simdilik sadece otobanlarda kullanilan bir sistem ancak Honda
yöneticileri en yakin bir zamanda her yerde sistemi
kullanilabilecegini öngörüyor. Sistem iki sekilde çalisiyor.
Ön tarafinda bulunan radar alicilari öndeki araçlarin
mesafelerine göre hizlanip yavaslamayi sagliyor. Araçta bulunan
baska bir kamera ise beyaz seritleri algilayarak direksiyonun
kontrolünü sagliyor.
ABD Savunma Bakanligi'na bagli teknoloji arastirma merkezi
DARPA'nin Özel Projeler Ofisi, Amerikan askerleri için duvarlarin
ötesinde hareket eden cisimleri algilayan tasinabilir bir araç
gelistirdi. "Radar Scope" olarak adlandirilan aygitin
Irak'ta savasan Amerikan askerlerine baharda dagitilmasi
düsünülüyor.
Internet basta olmak üzere pek çok teknolojinin besigi olma
niteligi tasiyan DARPA (Defense Advanced Research Projects Agency),
bilim kurgu filmlerinde sikça rastlanan bir aygit gelistirdi. DARPA
dahilinde faaliyet gösteren Özel Projeler Ofisi departmani
tarafindan gelistirilen "Radar Scope", sahip oldugu kompakt
radar teknolojisiyle 30 santime kadar kalinliga sahip duvarlarin
arkasindaki hareketli cisimleri algilayabiliyor.
Aygitin, ABD ordusunun en çok zorlandigi savas türlerinden
birisi olan kent içi savaslarinda askerlere büyük bir avantaj
kazandirmasi bekleniyor. Aygitin su an Irak'ta savasan Amerikan
askerlerine bahara kadar teslim edilmesi düsünülüyor. Yaklasik
olarak bir telefon ahizesi kadar olan "Radar Scope", 700 gram
civarinda bir agirliga sahip ve AA pillerle çalisabiliyor. Her
bir tanesi bin dolara mal olan aygitin yakin bir zamanda sivil
kullanima sunulmasi düsünülmüyor.
Fuarin kisisel cihazlar bölümünde ilgi çeken ürünlerden biri de
kuskusuz Navisis firmasinin NAVInote adli ürünüydü. Özel bir
kalem ve bir tabladan olusan bu cihaz, yazip çizdiginiz her seyi
aninda istediginiz cihaza gönderebildigi gibi, aninda yazi
karakteri tanimlamasi da yapabiliyor. Üstelik üzerindeki özel
butonlar yardimiyla dilerseniz aninda bir fareye veya çizim
tahtasina da dönüsebiliyor.
Lightglove adi verilen bu cihaz, fare, uzaktan kumanda ve benzeri
kontrol yöntemleri için oldukça ilginç bir alternatif olusturuyor.
Lightglove bilege takilan ve bilegin alt tarafinda isik
kaynaklari olan bir cihaz. Parmaklarinizi yukari asagi hareket
ettirdiginizde bu isiklarin belli noktalarda yolunu kesmis
oluyorsunuz. Cihaz da bunu algilayarak parmaklarinizla
gerçeklestirdiginiz farkli hareketleri degisik kontrollerle
iliskilendiriyor. Böylece istediginiz cihaza elinizi dokunmadan
hükmedebiliyorsunuz.
Evin dört bir kösesine dagilmis cihazlara ait çok sayida
uzaktan kumandanin fonksiyonunu tek basina hallederek kumanda
karmasasina son veren cihazlar son yillarda pek moda. CES fuarinda
gezinirken, Logitech'in bu alanda sik bir çözüme imza
attigini gördük. 15 farkli cihazin kumanda bilgisini üzerinde
tutabilen Harmony 890 Advanced Universal Remote adli bu alet,
geçmiste, bugün ve gelecekte kullanilacak tüm cihazlari kontrol
edebilme konusunda iddiali.
Sony, 1999'dan beri gelistirmekte oldugu robot proje ve ürünlerini
sürdürmeyecegini açiklamis durumda. Firmanin 1999 yilindan
beri 150000 adet satmis oldugu robot köpek AIBO, eldeki stoklar
tükendikten sonra bir daha üretilmeyecek. Sony'nin AIBO'dan çok daha
gelismis bir robot konsepti olan ve satisa sunulmayan QRIO'da
gelistirilmesine son verilen projeler arasinda. Açikçasi yeni
modellerini merakla bekledigimiz QRIO'nun tarih olacagini duymak
üzücü.
Sony, en son model AIBO'lar için 7 yil daha teknik destek saglayacak
ve QRIO'da fuarlarda sergilenmeye devam edilecek. Firmanin bu
ürünleri gelistirmeyi kesme kararinda ekonomik sebepler yatiyor.
ZDNet'in haberi
Uzun süredir beklenen Sayisal Karasal Yayin (DVB-T) denemelerine,
Ankara ve Istanbul'da bugün baslandi. Analog yayinlara oranla,
yüksek kalitede ses ve görüntü imkani taniyan sayisal yayinlar,
ayni frekans üzerinden dört farkli kanalin yayin yapmasina da
izin veriyor. Simdilik TRT-INT'in yayin yaptigi frekans
üzerinden, dört farkli kanal ile deneme yapilacak. Dört kanalin
biri, TRT'ye, diger üçü ise özel kanallara tahsis edilmis
durumda. TRT'nin sürekli, özel kanallarin ise dönüsümlü olarak
sayisal yayin yapacagi deneme sürecinin, 8 aya kadar tamamlanmasi
hedefleniyor. Sayisal yayinlari izlemek için uygun donanima sahip
olunmasi gerekiyor; yayinlar Ankara'da 31'inci ve Istanbul'da
23'üncü kanallardan izlenebiliyor.
Bu yayinlari izlemek için gerekli olan cihazlarin 60-100 $ civari
olacagi belirtiliyor.
Ilk zamanlarda bu tür yüksek fiyatlar olabilir, ama yayinlar bir
düzene girdiginde bu cihazlarin da fiyatlari daha makul seviyeye
gelecektir; o yüzden henem almamak, biraz beklemek daha iyi
olacaktir.
Karasal Sayisal TV Test Yayini Basladi
30 mart 2005'de Haberlesme Yüksek Kurulu tarafindan karari alinan
ve Devlet Bakani Besir Atalay tarafindan açiklanan karasal
sayisal yayin için ilk adim atildi ve ilk sayisal deneme
yayini Istanbul ve Ankara'da baslatildi.
Haberlesme Yüksek Kurulu Baskani ve Devlet Bakani Besir
Atalay'in ve ilgili kurumlarin temsilcilerinin katildigi bir
törenle TRT'nin Çamlica'daki verici tesislerinde baslatilan
sayisal deneme yayinlari, TRT-Int yayininin yapilmakta oldugu
Ankara'da 31'inci ve Istanbul'da 23'üncü kanaldan, sayisal yayin
buketi içerisinde
bir kanaldan TRT program yayini sürekli olmak üzere, üç kanaldan
da özel televizyon kanallari dönüsümlü olarak yayin yapacak
sekilde yapilacak.
Karasal sayisal televizyon yayinlari, elektronik cihaz
üreticilerinin çogu tarafindan üretilen karasal sayisal
televizyon yayini "set üstü kutusu" kullanilarak izlenebiliyor.
Haberlesme Yüksek Kurulu, 7 Ekim 2005 tarihli toplantisinda mevcut
frekanslarin daha etkin ve verimli kullanimini saglamak için
frekans karmasasinin yasandigi Ankara, Istanbul ve Izmir
illeri öncelikli olmak üzere TRT ve özel yayincilarin birlikte
karasal sayisal deneme yayinlarina baslamasina karar vermisti.
Haziran ayinda yapilacak olan uluslararasi frekans paylasimi
toplantisinda, sayisal sistemde Türkiye tarafindan kullanilacak
kanal ve frekanslar belirlenecek. Bu frekanslar çerçevesinde,
baslatilan deneme yayinlarinin saha ölçümleri ve deneyimlerine
bakilarak "Ulusal Karasal
Sayisal Frekans Plani" gözden geçirilecek ve karasal sayisal
yayinlar normal yayina baslayacak. Buna paralel olarak da analog
frekanslar kapatilacak.
Sayisal yayin, analog yayina nazaran daha kaliteli görüntü ve ses
saglarken, kanallardan yayinlanan TV programi imkani (1 yerine 4 ya
da 6) artiyor. Bu da kisitli olan frekanslara rahatlama sagliyor.
Yüksek çözümlemeli televizyon yayinciliginin da (HD-TV)
geçisi sayisal yayina geçisle birlikte mümkün hale gelecek. Bu
da mobil cihazlardan da TV yayini izlemeyi mümkün kiliyor
(DVB-H).