Recep Aykan
unread,Jan 12, 2007, 2:26:59 PM1/12/07Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to guzel...@googlegroups.com, Hab...@googlegroups.com, haber...@googlegroups.com, harby...@googlegroups.com, hasb...@googlegroups.com, hayat...@googlegroups.com, hayva...@googlegroups.com, hekim...@googlegroups.com, herse...@googlegroups.com, hersey-kon...@yahoogroups.com, hirk...@googlegroups.com, hostu...@googlegroups.com, huzur...@googlegroups.com, huzu...@googlegroups.com, iman...@googlegroups.com, imam-h...@googlegroups.com, in...@yahoogroups.com, inc...@yahoogroups.com, ilga...@googlegroups.com, ilg...@googlegroups.com, insaat...@googlegroups.com, islamdin...@googlegroups.com, isla...@yahoogroups.com, islam...@googlegroups.com, islam_n...@googlegroups.com, islam-soh...@googlegroups.com, istebuher...@googlegroups.com, kadin...@googlegroups.com, kayip...@googlegroups.com, kayz...@googlegroups.com, Kelimel...@googlegroups.com, kitapd...@googlegroups.com, knitwea...@googlegroups.com, ko...@googlegroups.com, komi...@googlegroups.com, kuan...@googlegroups.com, kurano...@yahoogroups.com, kwa...@googlegroups.com, liberal-i...@googlegroups.com, Liberal...@yahoogroups.com, mailse...@googlegroups.com, malc...@googlegroups.com, max...@googlegroups.com
Insanlara tepeden bakmayi birakin. Kendinizi ne zannediyorsunuz?
Ayrica bana Amerika hayrani diye iftira atmanizi dogrusu anlamis degilim.
Ben Amerikanin emperyalizminin yayilmaci politikalarindan nefret eden birisiyim.
Amerikan mandasini SIVAS KONGRESINDE ben istemedim, seninkiler istedi.
Amerikan, Ingiliz ve Israil emperyalistlerinin Ortadogudan ayaklari kesilmedigi sürece Ortadoguya barisin gelecegine inanmiyorum.
Ayrica cevap yazsaniz bile cevap veremem, isim gücüm var diyorsunuz.
Iftira ederken ve camur atarken vaktiniz var.
Beni iyi tanimadan böyler sacmalamaniz dogrusu COK SACMA. Yakistiramadim essek kadar adama.
Ayrica bölücü iftirasini atiyorsunuz. Muhterem, bölücü sizsiniz. Türkiye Türklerindir, Ne mutlu Türküm diyene diyenler bölücüdür. Biz ümmetciyiz, ümmetin ayaga kalkmasi
taraftariyiz. Bütün Islam ülkelerinin birlesmesini istiyoruz. Ancak o zaman Amerika, Israil, Ingiliz ve Avrupa emperyalizmine karsi durabiliriz. Ancak o zaman yeryüzünde müslüman kaninin akmasi durabilir.
Bir daha kadan atma olur mu?
ISTIKBALDE EN GÜR SEDA ISLAMIN OLACAKTIR.
ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAKTIR.
KUR'AN HAYATTIR (Recep Aykan).
-------------------------------
AMERIKAN USAKLARINI CILEDEN CIKARTAN YAZI:
Ikiyüz tane mail grubuna gönderilen (yüzbinlere ulasan) asagidaki yazi ABD usaklarini çileden çikardi. E-mail'ime gelen mesajlarin neredeyse tamamina yakini 'yakasi açilmamis küfür'lerle dolu. Eger bu yazimi begenirseniz
lütfen dostlariniza gönderiniz.
Saygilarimla.
BUGÜN SURIYE, YARIN TÜRKIYE LÜBNAN’DA YASANANLAR ABD’NIN BÖLGEYI ISGALININ BIR PARÇASI.
Lübnan’da suikastler, cinayetler birbirini izliyor. Birlesmis Milletler, Küresel Eskiya’nin izinde. Sorusturmayi yürüten Detlev MEHLIS, kendisine ‘dikte ettirilenleri’, sorusturma dosyasi olarak düzenleyip Birlesmis Milletler’e sunuyor.
HARIRI suikastinde tanik olarak dinlenenlerin en önemlileri, kendilerini para ile satin alip Suriye Arap Cumhuriyeti aleyhine ifade verdirenlerin kimliklerini her gün ortaya çikariyorlar. Kendilerine teklif edilen milyon dolarlari, ‘onursuz yasayamam’ diyerek ellerinin tersi ile itiyorlar.
Bütün dünya olanlarin farkinda. ABD, önündeki engelleri temizlemek için gazeteci satin almak üzere ayirdigi bütçeyi ilan etmekten çekinmiyor. Bütün bunlara ragmen Küresel Eskiya’nin borazanlarinin parmaklari Suriye Arap Cumhuriyeti’ni gösteriyor.
Aslinda bugün bölgede yasananlar, ABD’nin
bölgeyi isgalinin bir parçasi. Bugün Suriye Arap Cumhuriyeti üzerine oynanan oyunlar, yarin farkli bir sekilde Türkiye’nin üzerine oynanacak.
‘SUIKASTLERI’ UYDURAMADIK, ‘TOPLU MEZAR’ VERELIM
HARIRI Suikasti sorusturmasinin artik ‘suyu çikti’. Bu sorusturmanin Suriye’nin isgali için bir bahane oldugunu artik herkes biliyor. ABD’nin ve yandaslari, gerçekler ortaya bir bir çiktikça Suriye’yi suçlamak için baska yollar ariyor.
ABD’deki gazeteler bile “Sorusturma çatlak verdi, su aliyor. Sorusturma SSCB’de yasanan olaylarin romanina döndü.” diye yorum yapiyor (08.12.2005-New York Times)
Kisaca, Suriye Arap Cumhuriyeti’ni sikistirmak üzere kurulan tezgah, ‘çarsafa dolandi’ ve Suriye Arap Cumhuriyeti’nin ‘meydan okumasi’ haline dönüstü. Suriye diplomasisi aslinda büyük bir zafer kazandi. Zaten ABD, hangi basarisini masada ve diplomasi yoluyla elde edebildi ki?!..
ABD kurdugu tuzaga kendisi düsünce, düsünmeye ve yeni yollar bulmaya çalisirken Lübnan’li kuklalari,
her geçen gün ‘çamur at izi kalsin’ yöntemine basvuruyor. Ancak, fark edemedikleri ‘günesin balçikla sivanamayacagi’.
Son yasananlar, aslinda katilleri de azmettiricileri de, tetikçileri de ortaya çikardi. Faris KHASSAN El Müstakbel TV’de (Gelecek) ‘Hariri Suikasti’nde gerçekleri aramak adi altinda bir program yapiyor. Gerçekleri aramak adina, bütün gerçekleri saptiran, manipüle eden bir içerikle seyircilere hitap ediyor. KHASSAN; gazetecilik degil de, ABD’nin tetikçiligini yapiyor. Aslinda ‘gazetecilik’ ile ‘onursuzluk’ kelimeleri asla bir araya gelemeyecek iki kelime olmasina ragmen bu iki kelime Faris KHASSAN’a çok yakisiyor.
HARIRI Suikasti’nden hemen sonra Baskan Besar ESAD:
“Olanlarin ve oynananlarin farkindayiz. Ancak, biz de oynayacagiz” derken, onlarca yillik devlet tecrübesi olanlara adeta ‘ders verir’cesine konusuyordu.
HARIRI Suikasti sorusturmasi, Viyana asamasina kadar ‘orta mali’ gibiydi. Gizlilik ve sir yoktu. Bu sorusturmanin tabiatina da
hukuka da aykiriydi. Sorusturma esnasinda haddini bilmezler ve küstahlar; zaman zaman devletlerin ‘egemenligi’ni bile tanimaz olmuslardi. Özellikle MEHLIS, kendi namusu olan sirlarin ortaya dökülmesinden rahatsiz bile degildi. Böylece, MEHLIS için ‘namus’, ‘orta mali’ olmakla bir hale geliyordu.
Allah’tan, Birlesmis Milletler denen çadir tiyatrosunda veto hakki olan ülkelerden biri olan Rusya, Suriye’ye bazi konularda güvence verdi de, Suriye ‘taniklari’ni Viyana’ya gönderdi. Aksi taktirde, Viyana safhasi hiç yasanmayabilirdi. Bu olay bile Birlesmis Milletler’in artik, insanlara ve devletlere güven vermeyen bir ‘Çadir Tiyatrosu’ haline dönüstügünün en büyük delili…
Bütün bunlar yasanirken ABD’nin Beyrut Büyükelçisi, BEKAA’da bir çevre turuna çikiyor, ardindan da üzerine vazifeymis gibi Detlev MEHLIS Lübnan’da BALIBEK civarini dolasiyordu. Bu ‘geziler’in (!) kokusu kisa sürede çikti. Son olarak, emrinde olduklari tarafindan ortadan kaldirilan zavalli köle Jibran
TUVENI, ölmeden önce kendisine yüklendigi sekilde konusmaya baslamis; Lübnan’daki toplu mezarlari gündeme getirmeye basladi. Toplu mezarlar hakkinda da Birlesmis Milletler tarafindan bir sorusturma açilmasini istemisti. Hatta, daha sorusturma ve arastirma yapilmadan kararini da vermisti. “Toplu mezarlar ile ilgili uluslar arasi mahkeme kurulsun ve yargilama uluslar arasi mahkemede yapilsin.” Herhalde, Jibran TUVENI’ye ‘öldürülecegi’, bu nedenle de toplu mezarlara katkisi nedeniyle ‘yargilanamayacagi’ malum oldu.
1976’da alevlenen Lübnan Iç Savasi’nda kayip insan sayisi yaklasik 400.000’dir. Lübnan’da, basta su anda Suriye aleyhtari olarak bilinen Valid JUMBOLAT ve sürekasinin da içinde bulundugu katliamlar yasandi. Insanlar gruplar halinde katledildi ve toplu mezarlara gömüldü. Isin en ilginç tarafi ise, toplu mezarlarda gömülü olan Lübnanlilar’in katlinden kimlerin sorumlu oldugunu bugün Lübnan’da ilkokulda okuyan çocuklar bile biliyorlar. Ama ne yazik ki,
ülkenin gazeteci oldugunu iddia eden Faris KHASSAN ile Jibran TUVENI bilmiyorlar (!).
Lübnan’da yapilan katliamlar sadece Iç Savas ile de sinirli degildir. Lübnan’in güneyinde, Israil’e yakin kisminda Israil’in 1978, 1982 ve hatta 1996’da yaptigi katliamlar, bütün dünyanin malumudur. Belki yakinda, bu katliamlar da Suriye üzerine yikilmaya çalisilir…
1991 yilinda ‘Arap Birligi’ TAIF toplantisinda bir karar aldi ve Suriye Arap Cumhuriyeti’nin Lübnan’a girerek Iç Savasi bitirmesini istedi. Suriye, önce ‘milisler’i silahtan arindirdi ve Lübanan’da kisa sürede Iç Savas’i bitirdi. Bunun bedeli olarak da bugüne kadar 13.000 askerini ‘sehit’ verdi.
Lübnan’da önceden ve sonradan yasananlar aslinda neyin ne oldugunun açik ifadesidir. Örnegin, Samir CACA, Hristiyan lider Basbakan Resit KARAMI suikastinden sorumlu olarak 11 yil hapis yatmistir. Cezasini tamamlamadan, siyasi bir kararla hapisten çikarilmistir. Bu siyasi karari alkislayanlarin basinda da Faris KHASSAN ile
Jibran TUVENI gelmektedir.
ÇADIR TIYATROSU’NUN SOYTARISI DETLEV MEHLIS
Diger taraftan bu çadir tiyatrosunun basrolüne soyundurulan Detlev MEHLIS de, HARIRI Suikasti ile ilgili olarak yaklasik 500 civarinda tanik ile görüstügü söylüyor. Kisaca, seyircilerin ‘katila katila’ gülmesi için, yapilmasi gereken her sey yapiyor.
Eger, bir suikastin 500 tanigi varsa, bu suikastin ‘naklen yayin’ esnasinda yapilmasi gerekmez mi?
Anlasilan MEHLIS, Suikasti, ABD’nin Irak’a bomba yagdirirken kendi kullarina yaptirdigi ‘naklen katliam’ dizisi ile karistiriyor.
BU IS BURADA BITMEYECEK
Detlev MEHLIS’in ve ekibinin teker teker satin almaya çalistigi taniklarin ardi arkasi kesilmeyecektir. Muhtemelen, bazi taniklar daha ortaya çikacak ve gerçekleri dünya kamuoyu ile paylasacaktir.
Bilinmesi ve unutulmamasi gereken bu isin burada bitmeyecegi ve ‘YALAN RÜZGARI’ dizisinin sürecegidir. Irak’i da ayni yalan ve dolanlarla isgal eden Küresel Eskiya’nin aklinda simdi
öncelikle Suriye, ardindan da Iran vardir. Ancak, ya Iran’dan önce, ya da Iran’dan sonra sirada Türkiye olacaktir. Aslinda Küresel Eskiya’nin Türkiye’yi ‘sicak çatisma’ ile isgal etmesine gerek de yoktur.
Eger bir ülke diger bir ülkenin bir kuvvet komutanina ayagina kadar çagirarak Üstün Liyakat madalyasi veriyorsa ve bu komutan da bu madalyayi boynuna takiyorsa...
KUR'AN HAYATTIR (Recep Aykan).
Recep Aykan'ýn son bir kaç gündür yazdýklarýný okumaktayým. Deðindiði konularda
tamamen yanlý bir þekilde çalýþtýðýný ve bölücülük yaptýðýný görmekteyim. Bu ülkedeki insanlarý Atatürkçüler ve diðerleri þeklinde ayýrmak için epey gayret harcamaktadýr. Bu yazýlarý okuyan insanlar için þunlarý demek isterim:
Öncelikle tarihe Recep Aykan'ýn baktýðý gibi lütfen yanlý bakmayalým. Olaylarýn derinliðinde ne olduðuna bakalým. Bir yerden bir olaydan alýntý yaparken bunlarý iþimize geldiði gibi yazmayalým arkasýnda neler olduðuna bakalým. Mustafa Kemal elbette kusursuz bir insan deðildi. O da düþüncelerini þekillendirirken farklý þeyler düþündü ve en doðru yola ancak bu þekilde ulaþtý. Recep Aykan'ýn iddia ettiklerinin hepsinin tarih kitaplarýnda cevabý vardýr. Bunlarý inceleyen insanlar o dönemde nasýl bir devlet politikasý izlendiðini görürler. Þu an izlenenden en az 100 kez daha iyidir (þu an yapýldýðý gibi Türkiye uluslararasý arenalarda aþaðýlatýmamýþ; uluslararasý bir cemiyete girerken, Türkiye aþaðýlatýlmamýþtýr, Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne
giriþ sürecini inceleyebilirsiniz). Recep Aykan, bu konularda yeterli bilgiye sahip olmayan cahil insanlarýmýzý kandýrabilir ancak. Aklý baþýnda insanlarýn Recep Aykan'ýn ne yapmak istediðini anladýðýný düþünüyorum.
Atatürk bu millet için ne gerekliyse onu yapmýþtýr. Gün gelmiþ bu ülke için Rusya'yla yakýnlaþmýþ onlardan silah almýþtýr. Gün gelmiþ Ýngiltere baþbakaný'ný aðýrlamýþtýr. Ülkede öncelikle yerli sermayeye önem vermiþ ama yeterli sermaye savaþlardan dolayý halkta olmayýnca yabancý sermayeyi getirtmiþtir. Ama bu yabancý sermayeye bugünkü gibi yerliden daha fazla ayrýcalýk tanýmamýþtýr.
Recep Aykan Amerika'dan ve AB'den yaptýklarý için para alýyor mudur acaba? Çünkü onlarýn amaçlarýyla birebir uygun bir þekilde çalýþmaktadýr. Hatýrlarsanýz AB'li bazý yetkililer Atatürk'ün politikasýnýn eski olduðunu söylemiþtir. Ayrýca kendisinde gayet belirgin bir þekilde Amerikan hayranlýðý da gözleniyor. Þunu söyleyeyim bütün devletler sadece kendi çýkarlarý için
çalýþmaktadýrlar.
Ben burda bir tartýþma yapmak istemiyorum. Buna vaktim yok ve çalýþmam lazým. Bana bir cevap gelirse buna da cevap vermeyi düþünmüyorum. Sadece þunu söylemek isterim birileri bu ülkenin bölünmesi için aþýrý çaba sarf etmektedir. Ýnsanlarýmýzý bölmek, tarihimizi unutturmak istemektedirler. Böyle bir durumda bize düþen deðerlerimize, tarihimize ve birbirimize kenetlenmektir.Yoksa hepimiz köle oluruz. Ýnsanlarý Türk, Kürt, Alevi, Çerkes, Saðcý, Solcu, Atatürkçü ve Atatürkçü olmayan diye ayýrmaksa vatana ihanettir.
Keine Lust auf Tippen? Rufen Sie Ihre Freunde einfach an.
Yahoo! Messenger. Jetzt installieren
.