Doğu Akdeniz dünya savaşına dönüşmeden: Irak işgalinden, Suriye savaşından büyük olur..

0 views
Skip to first unread message

ahmet dogan Simsek

unread,
Sep 14, 2018, 8:13:35 AM9/14/18
to ahmet dogan Simsek
Bu makalenin kısa yolu yazının başındadır.
A.D.Şimşek
İbrahim Karagül
İbrahim Karagül
İLETİŞİME GEÇİN
 
 

Doğu Akdeniz dünya savaşına dönüşmeden: Irak işgalinden, Suriye savaşından büyük

olur..

12 Eyl 2018, Çarşamba

İdlib’e odaklandığımız günlerde Doğu Akdeniz’de tarihin en büyük krizi patlamak üzere. İdlib, bir Suriye meselesi olmaktan çıkıp Doğu Akdeniz meselesine dönüşüyor. Suriye savaşı Suriye meselesi olmaktan çıkıp bir Doğu Akdeniz hesaplaşmasına dönüşüyor. Suriye’nin Kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan “Terör Koridoru” ile İdlib’in kaderi birleşiyor ve tam anlamıyla Doğu Akdeniz oluyor.

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

Trilyon dolarlık doğalgaz yatakları üzerinde küresel ölçekte bir paylaşım mücadelesi adım adım yaklaşıyor. Dünyanın bütün ülkeleri, bu ülkelerin donanması Suriye’nin Batı’sında, Türkiye’nin güneyinde toplanıyor. Uçak gemileri, savaş gemileri, füze gemileri, sondaj gemileri, devletler, enerji şirketleri, iç içe geçmiş ortaklıklar ve düşmanlıklar bu devasa zenginliğe saldırırken, bölgesel hatta küresel ölçekte çok büyük bir çatışma adım adım yaklaşıyor.

Irak işgalinden, Suriye savaşından büyük olur

Bu kriz Irak işgalinden büyük olur. Suriye savaşından büyük olur. Bu kriz, Türkiye için hepsinin toplamı kadar endişe verici olur. Doğu Akdeniz bizim için bölgesel güvenliğin merkezidir. İran sınırından, Kandil’den başlayıp, Irak’ın kuzeyinden geçip, Suriye’nin kuzeyinin tamamına yayılarak Akdeniz’e ulaşan bu hat, Türkiye’nin 21. Yüzyıla dönük bütün hesaplarını bozacak, onu Anadolu’ya sıkıştıracak bir “cephe” olarak planlanmıştır.

Daha 1991 Körfez Savaşı’nın hemen sonrasında başlatılan Çekiç Güç operasyonları bugün karşılaştığımız tehdidin ilk adımlarıydı. 2003 Irak işgali ve sonrasında oluşturulan Kuzey Irak planı büyük projenin adımlarıydı. Irak’tan sonra başlayan Suriye savaşı bölgesel harita planlarının üçüncü aşamasıydı.

Afganistan’dan Akdeniz’e kadar ‘garnizonlar’ haritası

Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmak istenen “Terör Koridoru” Irak’ın kuzeyi ile Suriye’nin kuzeyini birleştirme projesidir. PKK/PYD’nin ABD ile bölgeye yerleşmesi de, Irak’ın kuzeyinde yapılan referandum da bu projenin parçasıdır. İşte şimdi bu projenin Doğu Akdeniz ayağı harekete geçiriliyor.

Daha geniş anlamda bakalım: 11 Eylül saldırılarından hemen sonra Afganistan işgal edildi. Taliban ve el Kaide gerekçe gösterildi. Tabi bu gerekçe tamamen yalandı. Afganistan, Orta Asya’nın en önemli kapısıdır. Doğu’da Afganistan, Batı’da Irak işgal edildi. Arada İran da dağıtılacaktı.

Afganistan’dan Akdeniz’e bir hat, bir kuşak, bir garnizonlar haritası oluşturulacaktı. Ardından Basra Körfezi çevresindeki bütün ülkeler, ardından Kızıldeniz çevresindeki bütün ülkeler istikrarsızlığa sürüklenecekti.

PKK’yı Karadeniz’e gönderen de onlar

Mısır’daki Sisi Darbesi bile bu büyük stratejinin parçasıdır. Bugün ABD ile İsrail’in, S. Arabistan, BAE gibi ülkelerle kurduğu yeni eksen bu projenin parçasıdır. 15 Temmuz’da Türkiye’yi imha etmeye dönük büyük saldırı yine o coğrafya planının parçasıdır.

Çünkü iki ülke, Türkiye ve Pakistan, tarihlerinde ilk kez Batı ekseninden uzaklaşıyordu. Çünkü tehlikeyi görmüşlerdi. Bu eksen kaymasını önlemek için, özellikle Türkiye’yi kontrol altında tutmak için içerideki bütün unsurlar harekete geçirildi. FETÖ ve PKK bunlardandı ama başkaları da vardı. Hâlâ da var.

Basra Körfezi, Kızıldeniz ve Doğu Akdeniz arasında kalan her bölge bu büyük planın içindedir. PKK’nın Karadeniz’e doğru yaklaşmaya çalışması aynı güçlerin planlamasıdır. Türkiye ve İran’dan paralel biçimde Kuzey’e, Hazar’a doğru demografik hareketlilik bu çerçevededir.

Türkiye projeye çok ağır darbeler indirdi

Projenin Türkiye ayağı başarısızlığa uğradı. FETÖ de PKK da başarısız oldu. Gezi, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz bu çerçevede saldırılardı. Terör Koridoru bu çerçevede bir harita planlamasıydı ve yüzlerde kilometrelik “Türkiye Cephesi” açılacaktı. Türkiye direndi, saldırıları püskürttü ve projeye çok ağır darbeler indirdi.

Fırat Kalkanı harekâtı ile Afrin operasyonu bunlardandı. Ovaköy sınır kapısı projesi ile Bağdat’a yeni bir bağlantı yolu açılması bundandı. Barzani referandumuna uyanması bu çerçevedeydi. Bütün bu girişimlere içeriden kimler karşı çıktıysa, o çevreler, Türkiye’ye yönelik saldırıların da bölgesel işgallerin de ortaklarıdır. Onlar bundan sonra da o “büyük plan”a göre hareket edecek, pozisyon alacaklardır.

İdlib duvarı yıkılırsa Afrin, ‘Hatay duvarı’ yıkılır, Anadolu masaya sürülür..

Proje devam ediyor. İdlib tam da bu yüzden büyük soruna dönüşü. Afrin’den, Hatay’dan Akdeniz’e ulaşamadıkları için Türkiye’nin İdlib duvarını kırmak istiyorlar. Bu duvar yıkılırsa Afrin de yıkılır, Hatay da yıkılır. Bu açıkça ortadadır. Bu yüzden, çok acil biçimde, ”intihar anlamına bile gelse”, Fırat’ın Doğu’suna yeni müdahaleler yapılmalıdır. Başka hiçbir çözüm yolu yoktur.

Bugün yapmayacağımız, erteleyeceğimiz her girişim Anadolu’nun masaya sürülmesini kolaylaştıracaktır. Yapamazsak, Çekiç Güç’ten bu yana devam eden büyük plan yoluna devam edecek, bir sonraki adımda “Türkiye Cephesi” açılacaktır.

Sanki kıyamet savaşı hazırlığı

Irak işgali ve Suriye savaşından sonra şimdi Doğu Akdeniz hesaplaşması başlıyor. Dünyanın en zengin doğalgaz yataklarından biri bu bölgede. ABD’den Avrupa’ya ve Asya ülkelerine kadar herkes bu bölgede. Sanki bir kıyamet savaşı hazırlıkları yapılıyor. İşte burada KKTC Türkiye’yi kurtaracak bir rol üslenecektir. 1974 Barış Harekâtı’nın jeopolitik kazancı şimdi ortaya çıkıyor.

Bütün bunlar hem enerji kavgası hem jeopolitik hesaplaşmadır. Geleceğe yönelik büyük hesaplardır. Türkiye, büyük oynayan bir ülkedir artık. İddiaları da, savunması da, öfkesi de büyüktür. Elindeki imkânları da, caydırıcı gücü de büyüktür.

Artık hiçbir sorun yerel değil. Kimse gözlerimizi kör etmesin!

En önemlisi de, siyasi aklı çok güçlü, coğrafyaya bakışı ilk kez bu kadar yerlidir. Coğrafyanın bütün güç haritası dağıldı. Bütün fay hatları hareketlendi. Artık hiçbir sorun yerel değil. Hiçbir sorun sadece İdlib değil.

İdlib’de olmamız Doğu Akdeniz hesaplaşmasında çok önemli bir mevzidir. Ama sadece İdlib dersek gözlerimizi kör etmiş oluruz. Çok geniş bir alana bakmak, çok kapsamlı önlemler almak, büyük hazırlıklar yapmak, uzun vadeli pozisyon almak zorundayız.

Her sorunu kendi özeline kilitlemek bizi zor sonuçlarla yüz yüze bırakacaktır. Türkiye içinde birileri ısrarla ülkeyi dar alanlara hapsetmeye çalışıyor. En büyük yanılgımız da, ihanet de buradadır.

  

ahmet dogan Simsek

unread,
Sep 18, 2018, 7:39:52 AM9/18/18
to ahmet dogan Simsek


---------- Forwarded message ---------
From: ahmet dogan Simsek <ahmetdog...@gmail.com>
Date: 18 Eyl 2018 Sal, 14:37
Subject: Re: {HaberPOSTA} - Doğu Akdeniz dünya savaşına dönüşmeden: Irak işgalinden, Suriye savaşından büyük olur..
To: Grbuz Guvendag <gurbu...@yahoo.com>


Gürbüz Bey Kardeş
İşler bu dediğiniz kadar basit izah ile, asli gerçeği tam açıklanamaz. 
Halkların çoğu bedevidir. Yani avamdan'dır. İçlerinden pek çok profesörler devlet adamları generaller bilim insanları da yetişmiştir. Ancak gerçek yetişmiş olanlar çorbadaki tuz kadar kalır. 
Gayri Müslim dünyada da durum pek farklı değildir. Batıdaki üstünlük helal kelimesi ve anlamı ile ilgilenmeyip kişisel çıkarlar ile halkın (diğer bedevilerin) gözünde adam görünmek için içeride kısmen adil yargı ve dışarıda vur ve elindekini al kanunu şeklinde tecelli eder. Şu anda dünyada Kendi milletimiz ve Osmanlı diyarlarında ki, iç karışıklık çıkarmakta kullanılan Truva atları terör örgütleri ve hileli dünya ticareti ve cebir ve şiddet yolu ile meşruiyet-i kabul ettirilen sahtekarların Dolara tapma misali karşılığında altın gibi garantileri de olmayan gerçek diye yayılan sahte paralar dan rüşvet verilerek oluşturulan masonlar vs, gibi örgütler eli ile ülkeleri, içlerinde bölerek ele geçirmeleri sonucu elimizden zorla ve oyunlar kurarak silah zoru ile ülkelerin yer altı zenginlikleri yağmalayıp yönetime kendilerine bağlı uşaklar getirmeleri sonucu, bizde ve diğer İslam ülkelerinde de Allahın gönderdiği insanlık Anayasası Kuranı Kerim ve Şeriat yani ilahi kanunlar adalet sistemine kendileri isyan ettikleri gibi Bizlerde dahil bütün İslam ve diğer ülkelere sömürge yani Deccali zorla dolandırıcılık yasaları uygulamışlar ve uygulamaktadırlar.
Bu yüzden fikir yönetimi çoğumuzun esas temele dayalı olmayan yorumlar tartışması dışında milletlere bir yol açmamaktadır.
Ülkemizin TC. Adını alışından önceki. Bir iki asırdır Şeriat uygulamaları sıradan halkın ve bedeviler arası kavgaların davalarına bakabilmiş ve devlete Masonlar ve azınlıklarda karıştığından İlahi adalete göre verilecek devlet yasalarının, ilahi kanunlardan, (Siz isterseniz Tabiat kanunları da diyebilirsiniz) Uygulaman kaldırılmış ve batılılaşma, yani sömürgeci yada sömürülen olmak kanunları ile oluşturulmuş yüz yıllık anlaşmalar ile sömürülenlerin hem ahlaki durumları kirletilmiş. Hem vicdani ve adil düşünme yetenekleri iğdiş edilmiş ve daha pek çok menhiyat, İçki içmek uyuşturucu kullanmak erkek erkeğe, kadın kadına veya karma fuhuş mekanizmalarının güncelleştirilmesi ile ülkelerin veledi zinaların piçlerin ellerine düşmesi özellikle sömürgeciler hem kendi halklarına hemde sömürgelerine uygulayarak insanlığı, insanlıktan çıkarmışlardır. Dünya bu deccali dönemi geçip geride bırakana kadar. Önce kendilerimizi düzeltmemiz ve ahlaki değerleri yaşamak için gayretle çalışmamız lazımdır. Daha önceki yazışmalarımızda Cuma Namazından çıktıktan sonra bazı dinci diye aşağılayarak bizim ile de paylaştığınız, kusurlarının gıybet olduğunu ve gıybetin ise insanın ölümü sonrasında varacağı ilahi mahkemede, ömür boyunca yaptığı iyilikleri hayırlı işleri dua ve ibadetlerini, ateşin odunu yediği gibi yeyip bitirdiğini. Bu yüzden gıybet ettiği kişiye kendi iyiliklerini sevabının verileceğini ve günahlarının başına kalacağı, eğer verdiği hayırlı işler borcunu ödemeye yetmez ise İmanı da alacaklılara paylaştırılıp tamamen inkarcı bir kafir durumuna düşerek Cehenneme artık ebediyen çıkmamak üzere atılacağını öğrenmesi ve bilmeden yaptıklarını tövbe ederek terk edip Allah'ın merhametine sığınması gerekmektedir. Bunlar şeriat yani ilahi kanunların maddeleridir. Bu naçizane aciz yazışma arkadaşınız bana, Şeriat aslında nedir diye çok sorulmuştur.
Benim verdiğim Özet cevap ise şöyledir.
Şeriat her şeyi yerli yerine koymaktır.
Biz Hakim Savcı Kadı filan olmadığımız için başkalarını Şeriata göre yargılamak hakkımız da olmadığından. Bizler kendi vicdanımızı düşüncelerimizi, ağzımızdan çıkanları, kulağımızdan girenleri, gözümüze çarpıp da bizi esir eden gereksiz ve günah gözlemlerimizi, adalet olmayan tartışmalara bakıp olur olmaz kanaatlere varmalarımızı yani özetle kendimizi görünen ve görünmeyen tarafları ve kendi düşünme taraflarımızla yargılamak ile, başkalarının bilmediğimiz geçmişlerine rağmen vardıkları kanaatleri de olur olmaz başkaları ile o kişilerin kendilerine has günah görünümlü hallerini yargılamaktan vazgeçmeliyiz.  
Kurandan bizim de içlerinde olduğumuz bedeviler (manevi ilerlemeden sınıfta kalan avami insanlar) (Avam'i insanlar  sıradan fıkaralar'dır zannetmeyelim, Mesela ABD Başkanı Trumf, Mısır Başkanı Sisi, Kendi halkını seçime götürmek yerine sürekli bombalayarak öldürüp diktatör olarak kalmak isteyen Beşer Esat, Bir sürü sömürgeci batı kralları başkanları bürokratlar avam'i bedeviler olduklarında bunca kanlar dökmüşler ve gücü yetmeyecek ülkeleri soyup halkını katlederek içlerinden kendilerine hizmetçi olacak devlet adamlarını başa geçirmişler, sömürge etmiş olanlarda bedevidir-ler) Ama bu esir aldıkları insanların halkaları arasında pek çok da gerçek insanlarda vardır.
Bazı Ayetler ile dikkatinize sunmak istediğim konuları bu yazının devamına alıyorum.
Fetih / 29   Muhammed Allah'ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da kafirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûya varırken, secde ederken görürsün. Allah'tan lütuf ve rıza isterler. Onların nişanları yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat'taki vasıflarıdır. İncil'deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ekicilerin de hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kafirleri öfkelendirir. Allah onlardan inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük mükafat vadetmiştir.
Tevbe / 90 
    
(Medenî 113)
Bedevilerden, (mazeretleri olduğunu) iddia edenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah ve Resûlüne yalan söyleyenler de oturup kaldılar. Onlardan kafir olanlara elem verici bir azap erişecektir.
Tevbe / 97 
    
(Medenî 113)
Bedeviler, kafirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter, hem de Allah'ın Resûlüne indirdiği kanunları tanımamaya daha yatkındır. Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.
Tevbe / 98 
    
(Medenî 113)
Bedevilerden öylesi vardır ki (Allah yolunda) harcayacağını angarya sayar ve sizin başınıza belalar gelmesini bekler. (Bekledikleri) o kötü bela kendi başlarına gelmiştir. Allah pek iyi işiten, çok iyi bilendir.
Tevbe / 99 
    
(Medenî 113)
Bedevilerden öylesi de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır, (hayır için) harcayacağını Allah katında yakınlığa ve Peygamber'in dualarını almaya vesile edinir. Bilesiniz ki o (harcadıkları mal, Allah katında) onlar için bir yakınlıktır. Allah onları rahmetine (cennetine) koyacaktır. Şüphesiz Allah bağışlayan, esirgeyendir.
Fetih / 11 
    
(Medenî 111)
Bedevilerden geri kalmış olanlar, sana diyecekler ki: «Mallarımız ve ailelerimiz bizi alıkoydu. Allah'tan bizim bağışlanmamızı dile.» Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: Allah size bir zarar gelmesini dilerse veya bir fayda elde etmenizi isterse O'na karşı kimin bir şeye gücü yetebilir? Kaldı ki, Allah yaptıklarınızdan haberdardır.  
Fetih / 16 
    
(Medenî 111)
Bedevilerden (seferden) geri kalmış olanlara de ki: Siz yakında çok kuvvetli bir kavme karşı savaşmaya çağırılacaksınız. Onlarla, teslim oluncaya kadar savaşacaksınız. Eğer emre itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükafat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız sizi acıklı bir azaba uğratır.  
Hucurât / 14 
    
(Medenî 106)
Bedeviler «İnandık» dediler. De ki: Siz iman etmediniz, ama «Boyun eğdik» deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi. Eğer Allah'a ve elçisine itaat ederseniz, Allah işlerinizden hiçbir şeyi 

eksiltmez. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.  





Allahu Tealanın merhameti, şefkati, hidayeti, İman, İrfan,güzel ahlak, metanet, cesaret, ve Hak'ın yanında olmak. Zalimlere karşı savaşmak, vatan ve milletini korumak uğrunda ölüp şehit yada hayatta kalıp Gazi olmak gibi hayırlı her şeyi bizlere nasip etmesi ve her türlü kötü işler yapmaktan koruması için en içten dualarımla, dileklerimi de,  nasip etmesini Allah dan diler ve bu kalpten dileklerimi, sizin ile ve diğer arkadaşlarımla paylaşmak isterim.
Selam ve Saygılarımla
Ahmet Doğan Şimşek
 
Grbuz Guvendag <gurbu...@yahoo.com>, 15 Eyl 2018 Cmt, 16:52 tarihinde şunu yazdı:
Sayın Ahmet  Bey,

Bazı noktaları  açıklığa kavustumak  çok  büyük önem  kazanmıstır.

i)Basında  Islamcı gruplar deniyor.Allah  u Ekber değilde  Sah ekber diyen insanları  lider kabul edenler  Islamcı felan olamaz.Olsa olsa Yunan tanrıları gibi  insana tapan  putperstler ortaya
çıkar.Müslüman olmak çin Kelimeyi sehadet getirmek  gereklidir fakat yeterli değildir.
İyi,dogru,dürüstve ahlaklı  olmak için çalısmıyanlar,ibadet yaptık  neticede  doğru  oluruz  diyemez.
Kul gayret göstrmezsse doğru olunmaz.
ii)Milliyetcilik  ben Türküm ,sola karsı   savas veriyorum demekle vatan savunulmaz.Vatan,madenleri,dağları,ormanları,hazineleri ve milleti ile bir bütündür.
Milliyetcilik ,baska  milletlerle  yarısmadır.Kendi ülkesindeki,aydınları,teknik adamları
doktoları,aydınları   düsman görenler  ve onlara saldıranlar,sadece haindir.Bir Kalp->Damar cerrahınıöldüren kişi binlercekişiyi öldürmüs gibiolur .O insanın vatandaslarına yapacağı
hizmeti engeller.

iii)Kalkınma top yekun olur.Dısardan alınan  faizli paraylahalka refah sunanların,ülkeye
kötülükten baska vereceği bir sey yoktur.

Saygılar




--
Gelen Maillerden RAHATSIZ Olmuş İseniz, Üyeliğiniz Sonlandırılması için Konu Bölümüne " ÜYELİK SONLANMASI " başlıklı Mail Atınız LÜTFEN...
 
İçeriği olmayan link verilmiş bağlantılı iletiler YAYINLANMAYACAKTIR...

---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "HaberPOSTA" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için haberposta+...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages