Kürtçe konuşamayan Fransızlar... (YORUMSUZ)

0 views
Skip to first unread message

FATİH KÖLÜK

unread,
Dec 28, 2010, 8:34:37 AM12/28/10
to

 

ulugtek...@hotmail.com

Kürtçe konuşamayan Fransızlar...

Kürtçe dayatması sürüyor... Daha geçen gün Mersin’de -insan demeye dilim varmıyor-
birisi, “Kürtçe şarkı bilmiyorsun” diye, ses sanatçısını öldürdü!
Türkiye’nin geldiği noktaya bakar mısınız? Çok değil yedi-sekiz yıl önce kim cesaret

edebiliyordu böylesine?
Şimdi, bu olaya nokta koyup, bir okuyucumdan aldığım iletiden söz edeceğim.

Ülkemizin has evlatlarından Dr. Erdem Alptuna’nın yaşadığı olayın öyküsü bu...
Bu öyküyü tüm Türk milletinin öğrenmesini istiyorum. Ve değerli hekimimizin akıcı
üslubuna hiç dokunmadan metni sizlere sunuyorum:

“Oğlumun hastalığı nedeniyle Fransa’da bulunduğum bir sırada hastane kantininde
bir grup aksanlı Türkçe konuşan kişiyle karşılaştım. Türk doktoru olduğumu öğrenince
yanıma gelip üst katlardan birisinde yatan babalarını görüp göremeyeceğimi sordular.
‘Bir Türk doktordan hastalığını öğrenmek için can atıyor, Fransız doktorlara biz tercüme
etsek bile inanmıyor’ dediler.
Dört eski Türk vatandaşı ile asansörde babalarını görmek için çıkarken aralarından birisi
 “Bize Kürtçe konuşturmadınız, o yüzden kaçtık, buralara geldik” dedi sertçe.
“Siyasi sığınma hakkı istediniz ve verdiler, öyle mi?”
“Evet.”
“Siyasi sığınma hakkı için gerekçe olarak Kürtçe konuşturmuyorlar dediniz. Öyle mi?”
“Evet.”
“Eh o zaman yaşadınız. Artık Fransa’da aranızda Kürtçe konuşur güzelce anlaşırsınız.
Hatta, eminim Fransız Milli Eğitim Bakanlığına bir de dilekçe vermişsinizdir ve onlar da
size Kürtçe eğitim yapan okullar açacaklardır, öyle mi?”
 “Hayır dilekçe vermedik!”

 “Niye vermediniz? Fransız Millet Meclisine girin. Orada Kürtçe konuşun. Kürtçe eğitim
yapan okullar isteyin. Ana dille eğitim yapan bu okulları açmaz da Kürtçe eğitim
yapmazlarsa caddelere çıkın, pankartlar açın, Kürtçe eğitim istiyoruz, ana dille eğitim
istiyoruz diye, Şanzelize Caddesinde yürüyün.”

 “Doktor bey bizimle alay mı ediyorsun. Bizi hapse atarlar ve hemen bu ülkeden sürerler.”

“İyi ya siz de Türkiye’ye kaçarsınız, Fransa’da bize ana dille eğitim hakkı vermiyorlar
ve Kürtçe konuşturmuyorlar diyerek siyasi sığınma hakkı istersiniz.”
 “!!!”

“Bakın eğer bunu yapmazsanız oğullarınız ve kızlarınız Kürtçe konuşamayan Fransızlar
olacaklar. Bence mutlaka pankartlar açıp Şanzelize’de yürümelisiniz ve siyasi haklarınız
 için PKK ile iş birliği yapıp Fransız Ordusuna saldırın ve askerlerini öldürün.
Eminim 30 bin Fransız asker ve sivilini öldürdükten sonra size Kürtçe eğitim yapacak
bir iktidar bulursunuz. Ha gayret.”

Sertlik ve saldırganlık bitiverip dört eski Türk vatandaşının başları öne eğildiği sırada
asansör arzulanan katta durdu. Babalarını gördüm. Beyin kanaması ile felç geçirmekteydi.
Durumu anlattım. Gerçeği söyledim ve tedavi olacağını ve yaşayacağını söyledim.
Sağlam eli ile elimi tuttu bırakmadı. “Doktor bey, söyle oğlanlara beni memlekete
götürsünler. Türk doktorlara teslim etsinler. Bir nefeste beni iyi ettin, can verdin.
Sevgili Türkiyem gözümde tütüyor. N’olur burada ölmeme izin verme. Ankara’daki
doktorlar geçen defa beni iyileştirmişlerdi. Beni n’olur seninle birlikte Ankara’ya götür.”
 
Benim de başım öne eğildi. Çünkü Fransız vatandaşlarının taşınma isteğini
gerçekleştiremezdim.

Beş başı öne eğik insan, asansörden konuşmadan indik;
oğlanlar çocuklarını Kürtçe konuşamayan Fransızlar yapmak için evlerine dağıldılar.
Ben de oğlumun tedavisine devam etmek için yoğun bakımın yolunu tuttum.”

Fransa’da yaşanan gerçek olayın anlatımı burada bitiyor.
Yorumu okuyucularıma bırakıyorum.
Haftaya buluşmak dileğiyle...

 

 



--

Fatih KÖLÜK

NOT: BU MESAJ SİZE YANLIŞLIKLA GELMİŞ VEYA ALMAK İSTEMİYORSANIZ LÜTFEN E-POSTA GÖNDEREREK UYARINIZ.

Bu e-posta mesaji kisiye ozel olup, gizli bilgiler iceriyor olabilir. Eger bu e-posta mesaji size yanlislikla ulasmissa,  icerigini hic bir sekilde kullanmayiniz ve ekli dosyalari acmayiniz. Bu durumda lutfen e-posta mesajini kullaniciya hemen geri gonderiniz  ve  tum kopyalarini mesaj kutunuzdan siliniz. Bu e-posta mesaji, hic bir sekilde, herhangi bir amac icin cogaltilamaz, yayinlanamaz ve para karsiligi satilamaz.  Bu e-posta mesaji viruslere karsi anti-virus sistemleri tarafindan taranmistir. Ancak yollayici, bu e-posta mesajinin - virus koruma sistemleri ile kontrol ediliyor olsa bile - virus icermedigini garanti etmez ve meydana gelebilecek zararlardan dogacak hicbir sorumlulugu kabul etmez. Fatih KÖLÜK

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages