Ali Kemal Hutoğlu (Kemal efendi)
Takdim: Beklenen İrşad ekibi olarak, camiamızın kıymetli simâlarından
muhterem Kemâl Efendi ile tarihe tanıklık edecek bir sohbet yaptık. Kemâl
Efendi, yüzüne bakıldığında insanı ferahlatacak kadar nurlu ve sevecen bir
büyük insan. Adeta zikrin ve ibadetin nuru yüzüne aksetmiş!.. Dini, kazanç
malzemesi gören, bir kez olsun yüzünü secde-i Rahman’a dayamaktan
içtinab eden, maddi çıkarları için her türlü ilmî cinayeti yapan
“Bel’am” tipli hoca müsveddelerinin çoğaldığı günümüzde,
olduğu gibi görünen Kemâl Efendi gibi büyüklerin önemi daha da artmıştır.
Bu düşüncelerle, her sözünde ibret, hayret, âşk, muhabbet kokusu olan bu
sohbeti siz sevgili okurlarımıza takdim ederiz.
İRŞAD: Ali Kemâl Hutoğlu kimdir? İlk önce sizi tanıyalım efendim.
KEMÂL EFENDİRize doğumluyum. Köyümüz Sütlüce. Hâfızlığımı köyümde
bitirdim.
İRŞAD: Kaç doğumlusunuz hocam.
KEMÂL EFENDİ: 1934. Efendi Hazretleri Kuddise Sırrehû ile aramızda dört
yaş fark var.
İRŞAD: Soy isminiz tam olarak Hutoğlu mu?
KEMÂL EFENDİ: Aslında soy ismimiz Hutoğlu’dur. Ama nüfusta oğlu
ekini kaldırmışlar. Nüfusta “Hut” yazıyor.
İRŞAD: İlkokulu nerede okudunuz hocam?
KEMÂL EFENDİ: İlkokulu dışarıdan verdim. Ortaokulu da Kasımpaşa’da
imtihanlarını vererek bitirdim. O sıralar Türkçe, İngilizce gibi
derslerden takdir almıştık.
İRŞAD: Hâlâ İngilizce’niz var mı hocam?
KEMÂL EFENDİ: Bir parça var...
İRŞAD: Ortaokul yıllarından sonra neler yaptınız?
KEMÂL EFENDİ: Kasımpaşa Camiinde müezzinliğe başladım. Otuziki senemiz
Kasımpaşa’da geçti. İki sene Piyade Camiinde, otuz sene de Camii
Kebir’de vazifemiz oldu. Camii Kebir’den emekliye ayrıldık
Şeyhülislâm İsmail Efendi Camii, Hiç İsmailağa Olur mu?
İRŞAD: Kasımpaşa’da iken Efendi Hazretleri’ni ziyarete geliyor
muydunuz?
KEMÂL EFENDİ: Tabiî. Sabah ezanını erkenden okurdum. Namazı kıldıktan
sonra İsa isminde bir abimizle beraber yola çıkardık. Şeyhülislâm İsmail
Efendi Hazretleri Camii’ne giderdik. Dikkat ederseniz İsmailağa
Camii demiyorum, Şeyhülislâm İsmail Efendi Camii diyorum. O zat gerçekten
de şeyhülislâmdır. Ağa denilmemesi gerekir, bu yanlış bir ifadedir. Şu
andaki Camii Şerif’in olduğu yer önceden Şeyhülislâm İsmail
Efendi’nin babasının eviymiş. Şeyhülislâm İsmail Efendi Camii, hiç
İsmailağa olur mu? Çok yanlış bir ifade. İşte camiye gelirdik. İsa
ağabeyle birlikte Teheccüd namazını kıldıktan sonra erkenden sabah ezanını
okurdum. Teheccüd namazının ismini kitaplarda okurduk. Teheccüd namazını
Efendi’de tanıdık. Onun tadını Efendi ile bulduk. Beş vakit namazın,
diğer ibadetlerin, Kur’ân okumanın, “Lâ ilâhe
illallâh”ın zevkine Efendi ile vardık. Ondan evvel hiçbir şeyden
haberimiz yoktu. Kurâ imişsin, Âsım kıraati okumuşsun bunların hepsinde
sûret olduğumuzu anladık. Bazen İsa abiyle gelirken Unkapanı köprüsü
kapalı olurdu, yağmurdan dolayı. Oradan motor tutardık, karşıya İsmail
Efendi Camii Şerif’ine gelirdik. O günleri unutamıyorum. O yağmur da
sırılsıklam ıslanırdık ama bu bize tarifsiz bir zevk verirdi.
İRŞAD: Anlatılmaz yaşanır yani…
KEMÂL EFENDİ: Evet. Aynen öyle. İzahı mümkün değil. Efendi
Hazretleri’ni tanıdığım zaman kendisinde hiçbir hocamda göremediğim
haller gördüm. Hocalarımın hepsini rahmetle anıyorum. Yer altı Camii İmamı
Üsküdarlı Hafız Ali Efendi, tecvid hocamdır. Enderunlu İsmail Efendi,
Hafız Hasan Akkuş Efendilerin de dizi dibine Âsım kıraati okumak için
çöktüm. Allah Teâlâ hepsine rahmet eylesin. Hepsinin üzerinde hakları
mevcud, büyük insanlar. Fakat Efendi Hazretleri’nin ikinci bir eşini
ben henüz göremedim. Bir ahiret doktoru o. Ben her şeyi kendisinde buldum
ve kendisinde izahı mümkün olmayan hâller gördüm. Hafızlığın, hocalığın
yetmeyeceğini, ilmin bir insanı kurtarmayacağını onda gördüm. Onu
tanıdıktan sonra ibadetler helva, şeker gibi geldi bize. Onu tanımadan
öncede hayatımız hocaların içinde geçmişti, ama o gerçekten de farklı bir
insan. Hâlâ da onu tam tanıdığımı söyleyemem.
İRŞAD: 1970’den beri yanındayım, hâlâ tanıyamadım diyorsunuz...
KEMÂL EFENDİ: Hayır, tanıyamadım. Cenâb-ı Hak onun çizdiği yolda bize de,
bütün ihvanımıza da sebat versin. Neslimizi onun yoluna tâbi eylesin.
İRŞAD: Amin!.. Evliliğinizden biraz bahsedebilir misiniz? Kaç yaşında
evlendiniz, kaç çocuğunuz var?
KEMÂL EFENDİ: 27 yaşında evlendim. 60’lı yıllarda Büyük Piyade
Camii’nde iken evlendim. 5 çocuğumuz var, 3 kız, 2 erkek.
İRŞAD: Çocuklarınız ne iş yapıyor?
KEMÂL EFENDİ: Çocukların bir tanesi konfeksiyon işletiyor. Bir tanesi de
lokanta işleri ile meşgul. Kız çocuklarımın eğitimi gayet güzel oldu.
Onları bizzat ben okuttum. İkisi evli, bir tanesi de yanımdadır.
İRŞAD: Hacıanne hayatta mı?
KEMÂL EFENDİ: Evet, hayatta
Şehid Hızır Hoca
İRŞAD: Rahmetli Şehid Hızır Efendi’yle münasebetleriniz oldu mu?
KEMÂL EFENDİ: Bir müddet Arapça okudum kendisinden.
İRŞAD: Hızır Efendi’nin Efendi Hazretleri ile nasıl tanıştığını
biliyor musunuz?
KEMÂL EFENDİ: Evet, biliyorum. Kendisi anlatmıştı bana. Demişti ki:
“Ben Rize’den geldim, Edebiyat Fakültesi’nde okuyorum.
Efendi Hazretleri ile karşılaştık. Bana “beni bundan evvel görmüş
müydünüz?” diye sordu. Ben de: “Sizi görmedim ama sizi gören
gözleri gördüm” diye cevap verdim.
İRŞAD: Hızır Efendi’nin bu sözünden kastı neydi?
KEMÂL EFENDİ: Buradaki kastı Efendi’nin büyüklüğü hakkındaki
hislerini açıklamaktı. Efendi’yi tanımanın zevkini izah etmek
istedi.
İRŞAD: Bir anınız var mı Hızır Efendi ile ilgili?
KEMÂL EFENDİ: Çok varda şu an hatırlayamıyorum. Biliyorsunuz Hızır Efendi
Efendi Hazretleri’nin damadı ve Efendi Hazretlerimiz’in çok
sevdiği bir evladı. Bu yola çok hizmeti oldu.
İRŞAD: Efendi Hazretleri ile olan bir anınızı anlatır mısınız?
KEMÂL EFENDİ: Efendi Hazretlerimiz’e çok çeşitli insanlar gelir.
Tabiî sevenleri çok olduğu gibi, düşmanları da çok var. Fakat o düşmanları
için bile dua etmiştir. Bir gün cami cemeaatle dolu olduğu halde, Efendi
Hazretleri cemaate vaaz ediyordu. Adamın birisi kapıyı aralayarak içeri
girdi. Efendi Hazretleri ile arasında 5-6 metre mesafe vardı. Birden
cemaate dönerek Efendi Hazretleri için: “Bu adam sizi kandırıyor,
siz de onun yalanlarına kanıyorsunuz” şeklinde sözler sarfetti.
Efendi Hazretleri adama yaklaşmasını söyledi ve kulağına eğilerek dedi ki:
“Burada beni en iye sen tanıdın. Bunların hiçbirisi beni
tanıyamadı” dedi. Adama sarıldı, öptü; adam hidayet buldu.
Efendi Hazretlerimiz’in uzun yıllar şoförlüğünü yapmış olan Eyüp
kardeşimiz bir vaka anlatmıştı. Diyor ki: “Birgün
Edirnekapı’dan Adapazarı’na gidiyoruz. Yolda giderken
arabamızın yanına arabasını yaklaştıran bir adam kıyafetimizden dolayı
bize ağza alınmayacak küfürler etti. Küfürleri duyunca tepem attı ve kendi
kendime “ben bu adamın dersini vereceğim, bu adama gününü
göstereceğim” diyordum. Efendi Hazretleri beni engellemek için
“Yapma Eyüp, etme Eyüp” diyordu. Ben ise Efendi
Hazretleri’ni hiç duymuyordum, kendini kaybetmiştim. Adamı çevirdim
ve dersini verdim. Tekrar arabaya bindim ama Efendi Hazretleri yüzüme hiç
bakmıyor. Adapazarı’na vardığımız da öğle vakti gelmişti. Efendi
Hazretleri abdest alacaktı, cübbesini tutmak istedim Efendi Hazretleri:
“Bırak, tutma cübbemi. Yanıma yaklaşma. O adamın küfürlerine
tahammül edemedin, eğer tahammül etseydin, ses çıkarmasaydın belki hidayet
bulacaktı” dedi. Bu sözler üzerine çok utandım.”
Efendi Hazretleri Dört Şeye Âşıktır.
İRŞAD: Efendim, camiamıza yönelik tavsiyeleriniz var mı?
KEMÂL EFENDİ: Camiamıza tavsiyemiz Efendi Hazretleri’nin
sevdiklerini sevmeleridir. Efendi Hazretleri dört şeye âşıktır. Din
ilimlerini okuyanlara âşıktır, okutanlara âşıktır, İslâmiyeti yaşayanlara
âşıktır, yaşatmaya çalışanlara âşıktır. Bunlar için yaratılmış, başka bir
gayesi yok. Büyüklerin bir sözü var: “Bir kayınpederin,
kayınvalidenin; kızını iyi tutan damadını sevmesi gibi mânevî vazifelerini
yapanları da silsile-i şerifin büyükleri severler. Dolayısıyla camiamıza
acizane, mânevî vazifelerini dikkatli yapmalarını tavsiye ederiz.
İRŞAD: Efendim, tasavvuf deyince ilk aklınıza gelen nedir?
KEMÂL EFENDİ: Tasavvuf deyince Kur’ân-ı Kerîm’in yaşantısı
aklıma geliyor. Kur’ân-ı Kerîm’im yaşantısı Allah-u
Teâlâ’nın indirdiği Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem
tarafından bize tebliğ edilen dinin özüdür. Başka bir şey değildir.
İRŞAD: Muhterem Efendim, malûmunuz biz bir ekip olarak BEKLENEN İRŞAD
Dergimizi çıkarmaktayız. Dergimizi gördükten sonraki ilk intibâlarınız
neler oldu?
KEMÂL EFENDİ: Hizmetleriniz çok çok güzel. Mevlâ Teâlâ devamını nasip
etsin. Hakikaten camiamız BEKLENEN İRŞAD Mecmuası’nı büyük bir
memnuniyetle kabul etmiştir. Elbette ki bu tür hizmetlerin devam etmesi
için sahiplenilmesi gerekir. Bizi sevenlere âcizane tavsiyem, BEKLENEN
İRŞAD Mecmuası’nı okusunlar okutsunlar. Abone olsunlar... Bu tür
hizmetler kolay yoluna girmiyor. Sahiplenilmezse akamete uğrayabilir.
Mevlâ Teâlâ yardımcınız olsun!
İRŞAD: Muhterem Efendim, zat-ı âlinizin kıymetli vakitlerinizi aldık. Bir
de dua etmenizi istirham etsek.
KEMÂL EFENDİ: Ya Rabbi! Bu arkadaşlarımızın gönüllerinde senin rızana
uygun neler varsa kendilerse ihsan eyle. Hizmetlerini daim eyle.
Kendilerinin düşünemeyeceği güzellikleri de bunlara ver Ya
Rabbi!