|
GÜNÂH-I KEBÂİR HAKKINDA
10
Ve dahî, günâh-ı kebâirin, ya'nî büyük günâhların nev'i pek çokdur. Bu mahalde, yetmişikisi beyân olunmuşdur:
Tegannî, güzel, hoşa gidecek sesle okumakdır. Kur'ân-ı kerîmi, ezânı, mevlidi, ilâhîleri tegannî ile okumak iki dürlü olur:
1- Sünnet olan, sevâb olan tegannî. Tecvîd ilmine uygun okumakdır. Böyle tegannî, kalblere, rûhlara kuvvet vermekdedir.
2- Memnû' olan, harâm olan tegannî, mûsikî perdelerine, notalarına uyarak, elhân ile okumakdır. Böyle tegannî, harfleri, kelimeleri bozuyor. Ma'nâyı değişdiriyor. Böyle okuyanların nagmeleri, nefs-i emmâreye hoş, tatlı geliyor. Nefslerine maglûb kimseleri ağlatıyor, zıplatıyor. Ma'nâlardan haberleri olmuyor. Kalbleri, rûhları, gafletden, hastalıkdan kurtulamıyor.
(Tergîb-üs-salât) 162.ci sahîfede ve (Berîka) C.2 S.1342 ve (Hadîka) C.2 S.589 da diyor ki, (Lehv, eğlence için, cers ya'nî çıngırak takılı hayvâna binmemelidir, mekrûhdur. Çünki cers, şeytânın mizmârıdır, çalgısıdır. Cers bulunan kervâna rahmet melekleri gelmez.) Bir maslahat, menfe'at için binmek, câizdir.
- devamı var -
|