|
|
|
|
|
|
|
Elvedâ Yâ Şehr-i Ramazân - 24
|
|
|
|
Hoşgeldin Huzur Ayı
Gülbahçesinden...
Hadis-i şerifte buyuruldu ki, (Kadr gecesini, Ramazânın son on gününün 21, 23, 25, 27 ve 29 gibi tek gecelerinde veya Ramazânın son gecesinde arayınız. Sevâbını umarak Kadr gecesini ibâdetle geçirenin geçmiş ve gelecek günâhları afv olur.)
[İmâm-ı Ahmed]
|
|
|
|
|
Fıkıh Bilgileri...
Oruc kazâsı:
Arka arkaya olduğu gibi, ayrı ayrı günlerde de, bir gün için, bir gün oruc tutmakdır. Aralıklı tutarken, araya başka Ramazân gelirse, önce Ramazânı tutar. İhtiyâr olup, ölünciye kadar Ramazân orucunu veyâ kazâya kalmış oruclarını tutamıyacak kimse ve iyi olmasından ümîd kesilen hasta, gizli yimelidir. Zengin ise, hergün için bir fıtra, ya'nî beşyüzyirmi dirhem [binyediyüzelli gram] buğday veyâ un veyâ kıymeti kadar altın veyâ gümüş para, bir veyâ birkaç fakîre verir. Ramazânın başında veyâ sonunda toptan hepsi bir fakîre de verilebilir. Fidye verdikden sonra kuvvetlenirse, Ramazân oruclarını ve kazâ oruclarını tutar. Fidye vermeden ölürse, iskât yapılması için vasıyet eder. Fakîr ise, fidye vermez. Düâ eder. Böyle ihtiyâr ve hasta, sıcak veyâ soğuk mevsimde tutamıyorsa, uygun gelen mevsimde kazâ eder. Oruc tutunca, namâzı ayakda kılamıyan kimse, oruc tutar ve namâzı oturarak kılar. Ramazân günü, orucu bozarsa, çocuk bâlig olursa, kâfir müslümân olursa, misâfir şehrine gelirse, kadın temiz olursa, akşama kadar oruclu gibi, sakınmaları lâzımdır. Misâfir [seferî olan] ve kadın, o günü, sonra kazâ eder.
Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye
|
|
|
|
|
Huzur Damlaları...
İmâm-ı Rabbânî hazretleri (kuddise sirruh) buyuruyor ki,
Beş vakt namâzı üşenmeden, seve seve kılmalıdır. Malın zekâtını, emr edilen yerine, hevesle vermelidir. Ramazân-ı şerîf orucu, bir senelik günâhların afvına sebebdir. Oruc tutmakdan zevk almalıdır. Vera' ve takvâyı elden bırakmamalıdır. İçki içmemelidir. Serhoş yapan herşey, şerâb gibi harâmdır. Mûsikîden de kaçınmalıdır ki, lehv ve la'bdir. Ya'nî nefsin istediği fâidesiz işdir ve harâmdır. Bir hadîs-i şerîfde, (Mûsikî, zinâya yol açar) buyuruldu. Müslümânları gîbet etmek, ya'nî kötülemek niyeti ile çekişdirmek, iki müslümân arasında söz taşımak, mûsikîden dahâ büyük harâmdır. Bunlardan kaçınmak lâzımdır. Müslümânla alay etmek, kalbini kırmak da harâm olup, sakınmak lâzımdır.)
Müjdeci Mektublar
|
|
|
|
|
Dâvûd-i İskenderî hazretleri buyurdu ki, (Kadir gecesi, o senenin kalbidir. Îmân dolu bir kalb de, içinde bulunduğu cesedin kadir gecesidir.)
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Büyükler buyurdular ki;
Bir gün bir talebe çok ağlıyormuş. Hocası da soruyormuş. Niye ağlıyorsun? Efendim, âhirette ya unutursanız, ya kaybolursam? Beni Cehenneme atarlar. Hâlbuki siz sahip çıkarsanız bir şey olmaz. Fakat her an mutlaka sizin yanınızda olacağıma nasıl emin olabilirim? Hocası; bir şey olmaz, evham etme, keyfine bak, buyurmuş. Ertesi gün çocuk yine hüngür hüngür ağlıyormuş. Niye ağlıyorsun? Efendim, ya beni unutursanız? Ya ben kaybolursam? Hocası buyurmuş ki; gel bakalım buraya. Bak; unutursan unutulursun. Kaybedersen, kaybolursun, buyurmuş. Onun için unutmamak çok kıymetlidir.
|
|
|
|
|
Miras ve Mehr Malları Zekatı
|
|
|
|
Youtube kanalımıza abone olmak için lütfen tıklayınız efendim.
|
|
|
|
|
|
|
İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli.
Kim olduğun değil, kiminle olduğun önemlidir.
|
|
|
|
|
|
Bu maili grubumuza üye olduğunuz için aldınız.
|
|
|