|
Fıkıh Bilgileri...
HASTALIKTA ORUÇ
Hasta, hastalığı artacak ise, hâmile kadın, süt veren kadın, harb eden asker za'îf olursa, oruc tutmaz. İyi olunca kazâ eder. Ekmek parası kazanmak için çalışırken hasta olacağını bilen işçinin, hasta olmadan önce orucu bozması câiz değildir. Üç günlük yola
[104 kilometreye]
gitmek için niyet ederek yola çıkan, misâfir olur. Böyle misâfir, orucunu ertesi gün bozabilir ve Ramazândan sonra kazâ eder ise de, zarar etmezse, tutması efdaldir. Yolda ve onbeş günden az kalacağı yerde tutduğu orucu bozarsa, keffâret lâzım olmaz. Misâfirliği bitip evine gelince veyâ gitdiği yerde onbeş gün kalmağı niyet edince, tutmadığı günleri kazâ eder. Hasta olmıyan ve misâfir olmıyanların, işçi, asker, talebe olsalar da, oruc tutmaları lâzımdır. Tutmazlarsa, günâhı büyükdür. Kazâ etmeleri lâzımdır. Niyetli iken bozarlarsa, keffâret de lâzım olur.
(Behcet-ül-fetâvâ)
kitâbının sâhibi "rahmetullahi teâlâ aleyh" diyor ki, (Ramazân-ı şerîf, yaz aylarından birine geldiği zamân, din adamı şekline giren birisi, müslümânlara (Oruca niyyet etmeyip, oruc tutmaz iseniz ve kışın kısa günlerde kazâ ederseniz, câiz olur. Ramazânda oruca niyet etmeden, yer içerseniz, keffâret lâzım olmaz) diyerek gençlere, talebeye, işçiye oruc tutdurmazsa, bu kimse şiddetle ta'zîr edilir, cezâlandırılır. Böyle söylemesi men' edilir).
Tam İlmihal Se'âdet-i Ebediyye
|