You do not have permission to delete messages in this group
Copy link
Report message
Show original message
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to
Vurgulu
sevdana sarılırken üşümüşlüğüm, çıplak bedenimden damlayan
hüzünlerime bir mısra olur yüreğin ve o an yakın olur uzaklar. Hüzzam
bir nakarat gibi dudaklarımda taşırken seni, yüreğinin dağınıklığını
toplamak ister ellerim. Şarkılar Kasım olur, yüreğim Eylül, gözlerim
sonbahar. Yapamam…
Sevda suçlusu gibi her defasında
yokluğunla cezalandırırken hayat beni, sana çıkacak yeni yollar
aramakla avunuyorum yar. Bu arayışla senden hiç de uzak sayılmam ki.
Sevdaya soyunmak isterken, rüzgar olur ellerin çözer düğmelerimi.
Tenim yaprak yaprak susarken sana damağımda mutluluk kıvamında bir tat
bırakır ıslak dudakların. Siyah bir geceye el koyduğunda düşlerimiz,
umut yazılır yıldızlara ve ben razıyım o an emir kulun olmaya. Hep
aynı şarkıyı yakıştırdığın dudaklarımla sana akarken, ayın şavkı
vurmalı okşadığın saçlarıma. Hüznün bana en çok yakıştığı yer olmalı o
tenha gecenin en kuytusu. Anla beni sevgili, geceler hep hüzün
büyütür yalnızlığıma, özlemim büyür gözlerimde yüreğime damlar,
saatler geçer sancı içinde sevincim gömülür, anla beni kimim kimsem
sensin…
-- Kaç gece bekledim bir telefonunu belki ararsın diye ama yok...
Sen gideli çok olmuş anlaşılan...
Çünkü güller dikensiz kalmış arkanda
Sahi neden gittin sen öyle sessiz ve nedensiz.
Çok mu sevdim seni? Gerçekten çok sevdim veee kaybettim seni kollarımın arasından
Ne çok şiir yazdım sana ama sen yoksun ne anlamı var ki yazdıklarımın Ne anlamı var sensiz bu boş havayı solumanın
Hep ben mi kaybedecektim?