You do not have permission to delete messages in this group
Copy link
Report message
Show original message
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to
Gecenin üşüyüp güneşi beklemesi gibi Bekledim bakışlarım titrek Zamanının en deli dolusu En çılgını olan bu yürek Sessizce çırpınıyor şimdi yokluğundan ürkerek…
Bir şarkıyla çarpışır uzaklardaki teninin sıcaklığı
Kan çekilir damarlarımdan Yüzünde gezdiğini hatırlar Damla damla yanakların düşer
Hâlâ o günü yaşayan parmaklarımdan.
Kıvrılan dumanı sigaranın Seni ararken köşe bucak saçlarının taklitçisi
Her buklesini okşamaya hasret avuçlarım Yokluğunun işçisi Gelmeyişinin gelemeyişinin bekçisi…
Sofranın en güzel tabağına konmuş bakışların gezinir gözlerimde
Beyaza bulanmış bir heyecan yalar nefesimi Hep rötarlı gecelere kalır düşlerim Yollar suçlandıkça uzar Uzadıkça ben gölgelere düşerim.
Gel desen bir kere gelsem
Artık şafaklarca beklemesem Bütün yıldızları toplayıp geceden Gözlerine serpsem Gözlerine serpsem.
yu dum lasam en kırmızısını şarabın dudaklarından Hayal bu ya sarhoş olsam göğsüne baş koyup
Gölgenle dolaşmasam gün boyu Alacakaranlık kuşaklarından umut beklemesem Hatıralarını değil de Gülüşünü yaşasam her sabah güneşi soyup soyup…
Şimşekler çakmasa hayatımda artık Meltemler okşasa en derin duygularımı
Hülyaların koynuna bıraksam kendimi Seni yaşasam dünyanın bütün saatlerince Al götür desem istediğin yere Ellerine bırakıp ellerimi.
-- Kaç gece bekledim bir telefonunu belki ararsın diye ama yok...
Sen gideli çok olmuş anlaşılan...
Çünkü güller dikensiz kalmış arkanda
Sahi neden gittin sen öyle sessiz ve nedensiz.
Çok mu sevdim seni? Gerçekten çok sevdim veee kaybettim seni kollarımın arasından
Ne çok şiir yazdım sana ama sen yoksun ne anlamı var ki yazdıklarımın Ne anlamı var sensiz bu boş havayı solumanın
Hep ben mi kaybedecektim?