Yazıların kısa yolu yazıların başındadır.
Afrika safarisi Ergün Diler
ABD ile ilişkilerimizde şu an için yeni bir frekans söz konusu değil.
Pastör Brunson verilse dahi gündelik
İYİLEŞMENİN ötesine geçilemez. Çünkü
ABD ortak, dost, müttefik nedir bilmiyor, bilmek de istemiyor. Her şeye kendisinin karar verdiği bir dünya hayal ediyor...
Bunu hem New York sokaklarında hem de
PENTAGON'da yapılan gizli toplantılarda görebiliyorsunuz... Çok zor değil.
Açalım... Geçtiğimiz hafta yazmıştım.
Devam edelim...
Trump görevden almak için fırsat kollasa da
ABD Savunma Bakanı James Mattis, Pentagon'un yeni adımlarını tek başına yönetiyor. Mattis, Arap NATO'su fikrini ortaya ilk atan kişiydi. Ağustos sonunda Pentagon'da bunun startını verdi.
Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır, Katar, Kuveyt, Umman, Ürdün ve Fas'ın temsilcilerini toplayan Mattis,
Arap NATO'su için imzayı attırdı.
Arap NATO'su aslında Akdeniz planı için gerekliydi. Çünkü Pentagon, uluslararası arenada Akdeniz'i gizli şekilde kendi denizine çevirmek istiyor.
Bunun için
Arap NATO'sunun en büyük üslerini inşa edeceği Mısır ve Fas, Akdeniz'in kontrolünde önemli bir nokta olacak.
Pentagon, bu büyük maliyetli planı da Suudi Arabistan, Bahreyn, BAE ve Kuveyt'ten alacağı 620 milyar dolarla tamamlayacak. Güzel iş değil mi! Elin taşıyla elin kuşunu vurmak!
ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, geçtiğimiz günlerde Ortadoğu Stratejik İttifakı toplantısında
Arap NATO'su için toplanacak paranın ilk bölümünü transfer işini de bitirdi! Pompeo da aslında bu projenin Akdeniz'in güvenliğini sağlayacağını, geri kalan bölümünde de Afrika ve Körfez'in güvenliği için adımlar atacağını anlattı.
Terörle mücadele adı altında başlatılan Afrika operasyonlarında çok önemli aşama kaydedildi. Afrika'nın en hızlı büyüyen 10 ülkesine terörle mücadele adı altında yerleşen Pentagon, enerjinin 50 yıllık geleceğini almak üzere.
Arap NATO'su da bu enerji kaynaklarının güvenliğini sağlayacak. Bu plan 40 yıl önce yapılmıştı.
Ancak değişen dünyadaki bazı sorunlar, bu planın belki 10 yıl gecikmesine neden oldu. Şimdi Pentagon bu gecikmeyi bir derece azaltmak için girişimlerini hızlandırdı.
Pentagon, Kuzey Afrika dışındaki Sahraaltı ülkeleri
Somali, Cibuti ve
Moritanya için çok önemli adımlar atacak. Bu bölge çok ama çok önemli.
Arap NATO'su için alınacak ödeneğin 50 milyar doları, bu ülkelerin askeri sistemlerinin kontrolü için harcanacak.
Amerikan silahlarıyla güçlendirilecek bölgede elbette en büyük sorun Fransa.
Şimdi
ABD'nin bölgede Fransa'nın özgür adımlarını engellemek için attığı adımları göreceğiz.
Bu adımlar hem
ABD'yi güçlendirecek hem de Amerikan karşıtlığının sesini silahla azaltacak. Pentagon, Akdeniz'i kontrol ederken Sahraaltını gözden çıkartamaz.
O nedenle özel birlikler Sahraaltı için hazırlandı. 2019'un ilk günlerinde bu özel birlikler
Somali, Cibuti ve
Moritanya'da olacak. Amerika'nın son hazırladığı bütçede bu ülkeler için ayrılan para bölümleri boş bırakıldı. Çünkü bu para, bütçe dışı gelirlerden elde edilecek. Yani
Arap NATO'su için para verecek olan
Suudi Arabistan, Bahreyn, BAE ve
Kuveyt, Sahraaltını ABD'ye teslim edecek.
Avrupa Birliği, Fransa ile bu konuda aynı düşünüyor.
ABD'nin bu adımlarından büyük rahatsızlık duyuyor.
Ancak karşılık verebilmesi için Fransa'nın öne çıkması gerekiyor. Hassas denge!
Tabii bu arada Fransa'da büyük bir ekonomik kriz bekleniyor. Çünkü
ABD, Fransa'nın Afrika piyangosunu yırttı attı.
Birçok Afrika ülkesinden Fransa'ya para akışı azaldı. Hatta tamamen bittiği ülkeler var.
Fransa, ABD ile karşı karşıya geldiği anda, diğer ülkelerden gelen para akışında da sıkıntı yaşanacak. Paris bunun da farkında.
Fransa'yı belki de 50 yıldır Afrika dolarları ayakta tutuyor. Bu akışın kesilmesi, Fransa'nın can damarının kesilmesiyle eş değer. Fransa, Afrika konusunda İngiltere ile anlaşmak istedi.
Ancak tarihi düşmanlar bu konuda anlaşamadı. Fransa, Almanya'ya bir teklifte bulundu ama yine karşılık alamadı. Alması da mümkün değildi.
Çünkü Almanya, Washington'dan öyle bir baskı ile karşı karşıya ki ülkedeki
NATO üsleri Berlin için büyük tehlike. Pentagon,
NATO üslerindeki tatbikat söylemi ile Berlin sokaklarında asker bile gösterebilir.
Bunu Almanya Başbakanı Merkel iyi biliyor ama koalisyon ortakları bunu anlamamakta ısrarlı.
NATO; 1995 yılında Belçika'nın kendisine karşı adımlar atması sonrası Brüksel sokaklarında
NATO askerlerini göstermişti.
O gece Belçika,
ABD'nin taleplerine tekrar karşılık vermek zorunda kaldı.
Elbette Almanya, Belçika değil ama
ABD aynı
ABD... Şimdi güçlerin açık şekilde gösterildiği zaman dilimindeyiz.
Pentagon geçmişte 10 planın sadece birini açık şekilde gösterirdi.
Bugün 10 planın 9'unu göstermekte tereddüt etmiyor. Çünkü ABD'nin karşısında büyük bir güç yok. Rusya'nın karşıt güç olduğu konusunda ısrarcı olmayın. Çünkü böyle bir güç Rusya'da yok. Aynı Merkel gibi Putin de elindeki kozun çok güçlü olmadığını biliyor. Elbette Moskova sokaklarında
NATO askeri olmaz ama Çeçen direnişçiler bir anda farklı bölgelerde ortaya çıkabilir.
BU DENKLEMDE BİLİNMESİ GEREKEN ŞU: TÜRKİYE'DEN BAŞKA HİÇ BİR DEVLET ABD'ye KARŞI SESİNİ YÜKSELTEMİYOR!
"SEN YANLIŞSIN ARKADAŞ" DİYEMİYOR.
"FIRAT'IN DOĞUSU'NU TEMİZLERİM. KARŞIMDAKİNİN GÖZÜNÜN YAŞINA BAKMAM" ÇIKIŞI YAPAMIYOR.
AFRİKA'DA BAYRAK GÖSTEREMİYOR. VE ERDOĞAN ÇOK DAHA ÖTESİNİ YAPIP NEW YORK'TA AMERİKALILAR'IN GÖZLERİNE BAKA BAKA BUNLARI DİLLENDİRİYOR. BÜTÜN BUNLARA KARŞI ONLARIN DA YAPABİLDİĞİ BU İŞTE...
DOLAR OYUNU... HANGİ NATO KURULURSA KURULSUN TÜRKİYE'NİN İÇİNDE OLMADIĞI HİÇBİR ŞEY YAŞAMAZ. YAŞAMAYACAKTIR...
TÜRKİYE ZATEN İZİN DE VERMEYECEKTİR. AKDENİZ BİZSİZ BİR HİÇTİR. BİZ OLUNCA ÇOK ŞEYDİR. BİZSİZ OLMAZ! Olmayacak da...
. Şeytan operasyonu Bekir Hazar
ADAM Türkiye'nin en zenginlerinden biri... Milyar dolarla oynuyor, bu ülkede çok kazanıyor. Ancak çok ilginçtir şirketlerini satmaya başladı. Adama sorarsan "
Borçlarımı ödeyemiyorum" diyor. Devletten yeniden yapılandırma istiyor. Onu dinleyince "
Vah vah" diyorsunuz. Neredeydi, ne hallere geldi diye acıyorsunuz. Ancak onu çok iyi tanıyan bir başka işadamı ile sohbet edince dudağınız uçukluyor. "
Vay canına sayın seyirciler" oluyorsunuz.
Çünkü işin içinde katakullinin alası var. Adam gidiyor İspanya'da bir şirket alıyor. Sonra o İspanyol şirket vasıtasıyla Türkiye'deki kendi şirketlerine talip oluyor. Sonuçta bu ülkedeki şirketleri İspanya'daki şirkete satılmış oluyor.
Ancak her ikisinin de sahibi kendisi...
İspanya'daki şirkette büyük ihtimalle kendisi gözükmüyor. Böylece bu satışlarla bu ülkeden milyar dolar kaçırıyor.
Devlet yaptıklarının tamamını biliyor.
Çağırıp "
Kaçırdığın her kuruşun farkındayız. Ülkeye ihanet etme"
diyor. Bahsettiğim adam gibi katakulli
ile ülkemizden milyarlarca dolar kaçıran
çok. Doların yükselmesinde büyük paya
sahipler. Çoğunun yabancı ortakları var.
Küresel ortaklar, bir merkezden düğmeye basıldığında Türkiye'ye ekonomik saldırıyı pek sever. Bizden olan ortaklarını "
Kriz geliyor" yalanıyla "
Paranı yurtdışına kaçır" moduna sokuyorlar.
Türkiye'ye operasyonlar böyle çekiliyor.
Ekonomik saldırı altında olduğumuz bir gerçek. Çünkü Türkiye hem Rusya'dan S-400 alıyor, hem de "
Dünya 5'ten büyüktür" diyor. Hatta daha da öte gidiyor. Çin, Rusya, Hindistan İran gibi ülkelere "
Dolar yerine yerel para kullanalım" teklifiyle gidiyor.
Teklifimiz olumlu karşılanıyor. Derken AB' de sıraya giriyor. "
Biz neden dış ticaretimizde dolar kullanalım.Bundan vazgeçelim" kampanyası başlatıyor. Türkiye'nin yaktığı kıvılcım ile
DOLAR İMPARATORLUĞU'nun tahtı sallanmaya başlıyor. O yüzden ekonomik saldırı altındayız. Durmayacaklar, yine gelecekler. Son günlerde adeta ekonomik tetikçilerinin sahada ulumaya başladığına tanıklık ediyoruz. Mesela 3 kıtada 20 ülkede aynı anda Türkiye'nin IMF'ye mahkum olmasını isteyen haberler yayınlanmaya başlıyor. İçlerinden bazıları "
Türkiye IMF ile anlaşmak zorunda bırakılmalı" diye yazacak kadar alçaklara MAŞA olduğunu çekinmeden deşifre ediyor. Aynı haber, aynı günlerde
Arjantin, Brezilya, ABD, Porto Riko, Panama, Fransa, Almanya, Gine, Güney Afrika, Ermenistan, Hollanda, Belçika, Arabistan, BAE, Bahreyn, Mısır, Suriye, İsrail, Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan'da gazetelerde yer buluyor, köşe yazılarından taşıyor. Bunun bir tesadüf olması mümkün mü? Hepsi de aynı gece rüyaya yatıp, aynı haberi mi gördüler? Hayır, bir merkezden düğmeye basılıyor, sonra birileri tetikçilere servis ediyor. IMF'e milyarlarca dolar karşılığında kendini satan Arjantin'de bile gazeteler "
Türkiye IMF ile anlaşmak zorunda bırakılmalı" çağrısı yapıyor.
Operasyonun büyüklüğüne bakar mısınız? Ve dahası kredi derecelendirme kuruluşları
Fitch ve
Standard and Poors, Yunanistan'ın notunu Türkiye'nin iki kat üzerinde gösteriyor. Emekli maaşlarının 3 ay geriden gittiği batık Yunanistan'da işsizlik oranı yüzde 23, genç işsizlik oranı yüzde 50... Ve Almanya'ya dağ gibi borçları var. ülke ellerinden gitti, Almanya'nın vilayeti oldular. Ancak dedik ya, Türkiye'ye operasyon çeken merkez böyle istiyor.
Şeytanın tetikçileri de "
Siyahı beyaz, beyazı siyah" gösterecek tüm
sahtekarlık hünerlerini sergiliyor. Ve bir
bakıyoruz, bazı uluslararası düşünce
kuruluşlarında "
Türkiye'nin KKTC'deki haklarının elinden alınmasının"
önemine dikkat çekiliyor. Türkiye'nin
mevcut durumuyla, gelecekte Akdeniz'de
ciddi bir güç olacağını öne sürüyorlar.
Eh... Bir de Akdeniz'de sondaja başladık...
Orada doğalgaz veya petrol bulacağız diye ödleri patlıyor. Tüm bunları alt alta topladığımızda, içerideki zenginlerimizin dolar kaçırmada neden kullanıldığını daha iyi anlıyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar...
Türkiye dönüşü olmayan bir yolda...
Tüm silahları her zaman olduğu gibi yine ellerinde patlayacak.
.