Yazıların orijinal kısa yolları, yazıların altındadır.
ABD ve İngiltere’ye İstanbul tokatları Bület Erandaç
MAZLUMUN, mağdurun, ülkemize sığınmış insanların, başı derde giren Müslümanların hamisi
Başkanımız Tayyip Erdoğan, yanına Putin, Merkel, Macron'u alarak İstanbul'dan dünyaya seslenirken, 81 milyon vatandaşımızın duyguları coştu.
Geçmiş yüzyıl bir film gibi geçiyor gözümden. İç ve dış ihanetlerden sonra Osmanlı yıkıldı. Başsız ve sahipsiz kalan İslam âleminin zillet hali yıllarca sürdü.
Ümmeti parçalayan Batılı sömürgeci güçler, kan ve gözyaşından başka bir şey göstermediler. Meydanı boş gören emperyalistler, İslam ülkelerini hedef tahtasına koydular. Bahanelerle gönül coğrafyamızı parçaladılar.
Bir gün geldi, Anadolu'dan
ERDOĞAN GÜNEŞİ doğdu. O güneş, başta Türkiye olmak üzere, başsız ve darmadağınık olan İslam âlemini kaplıyor. Bu güneşin canlandırdığı Türkiye, İstanbul'dan haçlı Siyonistlere ses getiren tokatlar atıyor. İnsanlığın vicdanı, Anadolu'nun sesi Küresel liderimiz Tayyip Erdoğan muhteşem yatırımlarla, jeopolitik hamlelerle Haçlı- Siyonistlere, burnundan kıl aldırmayan emperyalist Batı'ya İstanbul'dan anlamlı mesajlar veriyor. Gurur duyuyoruz.
Bağımsız duruşumuz, asla boyun eğdirilemeyeceğimiz her an tüm dünyaya gösteriliyor. Başkanımıza ne kadar dua etsek azdır.
Erdoğan-Putin-Merkel- Macron mesajı Başkanımız Erdoğan'ın yanında Putin, Merkel, Macron... Suriye'nin geleceğini konuşuyor.
Amerika yok, İngiltere yok. Yüz yıl önce parçalanan Türkiye, bugün Batı'nın ABD-İngiltere kanadına, yanına Batı'nın başka kanadını alarak, tokat atıyor. Ortadoğu'yu dizayn etmiş İngiltere, yeni dizaynlar yapmaya çalışan Amerika'ya İstanbul'dan anlamlı mesajlar veriliyor. Erdoğan ve Putin, Trump'a ve Kraliçe'ye,"Düşmanlık anlamına gelebilecek taktiksel uygulamalardan vazgeçiniz, Almanya ve Fransa'yı yanımıza alarak Avrupa kapısını açabiliriz" demişlerdir.
Yeni İstanbul Havalimanı Cumhuriyetimizin 95'inci yılında 29 Ekim'de açılan, 2023'lerde 200 milyon yolcu kapasitesine ulaşacak yeni havalimanı gerçekten pistiyle, ışıklandırmasıyla, terminal binasıyla muhteşem bir Anıt Eser, Büyük Türkiye markasıdır. Dünyanın en büyük Yeni İstanbul havalimanı açılışından iki gün önce Putin-Merkel-Macron İstanbul'a geldi. Bir kaç gün sonra gelselerdi, buraya ineceklerdi. Yine gelince buraya ineceklerdir.
Büyük Türkiye bağımsızlık mottolu Başkanımız Tayyip Erdoğan ve arkasındaki Türk Milleti anıt eserle kendilerini büyük gören Batı'ya İ
STANBUL'UN DAHA BÜYÜK olduğunu, yeni havalimanı sembolüyle çok güzel göstermektedir. Mutluyuz.
Kanal İstanbul, küresel güç statümüzdür Başkanımız Tayyip Erdoğan'ın rüyası Kanal İstanbul, Ankara için sadece ekonomik karlılık açısından değil jeostratejik çıkarlar ve bölgesel güç statüsünden küresel güç statüsüne geçişi sağlayacaktır. Kanal Istanbul tabidir ki ulusal egemenlik alanımızın içinde ve ulusal yasalarımıza bağlı olacağından, Türkiye'nin kazanacağı stratejik avantajlara imkan veriyor.
Türkiye, bu hamle ile Karadeniz'in Güvenlik Mimarisi'nin yeniden inşasına yol açacak ve jeostratejik üstünlüğümüzün Doğu Akdeniz'deki gelişmeleri ve bölge dengelerini de dikkate alarak çok iyi kullanacaktır.
Bu kapsamda Doğu Akdeniz Kanal İstanbul'dan geçecek petrol tankeri, yük gemisi ve/veya savaş gemilerinin güzergâhlarını kontrol ve denetim altında tutma olanağını sağlayan bir su yolu olacaktır. Hazar Denizi'nden Karadeniz'e ulaşım zincir politikasının bir halkası olup Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan'ın, Akdeniz'e açılması imkânı doğacaktır.
https://www.takvim.com.tr/yazarlar/erandac/2018/10/31/abd-ve-ingiltereye-istanbul-tokatlariHavada panik Ergün Diler
Suudi Arabistan'dan devam edelim. Dengenin kalbi çünkü...
Veliaht Prens Selman çok huzursuz, çok endişeli... Petrolün gücüne güvenerek her iki tarafı da idare etmek isterken bataklığa saplandı. Bir eliyle
PENTAGON'u, diğer eliyle
ROTHSCHILDLER'i kontrol etmeyi başaramadı.
Böyle bir denge eskiden belki mümkündü ama artık değil.
Pentagon, Sinagog saldırısıyla köşeye sıkıştırılmak istendi. Ancak bu saldırı beklenen etkiyi yapmadı. Hedef daha büyük türbülans meydana getirmekti. Olmadı.
Belli noktalardaki Yahudiler, tekrar Rothschild ailesinin yanına geçti. Bu da
SIR değil. Ancak aklı başında isimler
KATOLİK DÜNYASININ (Pentagon'un)
YAHUDİLER'i
SİNAGOG'da vuracak kadar aptal olmadığını biliyor. O nedenle bu operasyon 10 yıl önce yapılsaydı etkisi olabilirdi ama şimdilik Pentagon'u hedef gösteren Yahudi görülmedi.
Çünkü
PENTAGON'un böyle bir adım atmasının gerekçesini bulamıyorlar!
Sinagog saldırısından sonra Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Yahudi toplumu, Katolik dünyasını suçlayacaktı. Ancak öyle olmadı.
Sessiz bir açıklama ile geçiştirildi.
Ancak kavganın boyutu değişti.
Bazı akıllı isimlere, bu dengeleri bilenlere göre yakında yine
YAHUDİLER'i hedef alan operasyonlar gelecek. Ama zarar görenler
AİLEYE yakın isimler olacak. En azından Pentagon, bir dahaki saldırıda okları Rothschild ailesine çevirecek. İddia tabii bu ama yine de izlemekte fayda var! Yine bilenler biliyor ki
SİNAGOG'da ölenler
ARAMCO ve
AKDENİZ için can verdi!
Aslında saldırıyı düzenleyen kişinin Kuzey Afrikalı Müslüman olması bekleniyordu ama Tel Aviv'in son günlerde bazı Körfez ülkeleriyle anlaşmalar yapması, saldırganın Katolik olmasına neden oldu.
Eğer arka arkaya birkaç saldırı daha yaşanırsa sonuçlarına bakmak gerekir. Çünkü Pentagon bu konuda hazırlıklı olsa da beklenmeyen sonuçlar olabilir.
Sinagog saldırısını en dikkatli izleyenlerden biri Prens Selman...
İstanbul'da öldürülen Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı'dan sonra ikinci bir olayda merkez olacak yine. Pentagon, uzun vadeli bitirme operasyonuna Suudi Arabistan'ı da dahil etti. Eğer Arabistan; Rothschild ailesiyle
ARMACO arzını gerçekleştirirse 2022'de IMF devreye girecek.
A, B ve C planları yapılmış durumda. Aile de boş durmuyor elbette... Büyük satranç oynanmakta! Suudi Arabistan için
SÖZ DİNLEMEDİĞİ takdirde 2022'de
YÜZDE 32 BÜTÇE açığı öngörülmekte.
Eğer
ARAMCO ile
AİLEYİ evlendirirse 2022'de Pentagon
IMF'yi yollamak için devrede
ve hazırlık yapmakta. Olur mu?
Mümkün! Kolay mı? Değil...
Ancak
ARAMCO'yu kimin yöneteceği, halka arzı kimin yapacağı çok ama çok önemli...
Prens Selman tecrübesizliğin ve gücün esiri oldu, kaybetti. Veliaht Prens olarak görevini sürdürse bile, siyasi hayatı birkaç yıl öteye geçmeyecek. IMF, Ortadoğu ve Orta Asya Bölge Direktörü Jihad Azour, Arabistan'ın büyük bir çöküş yaşayacağını söyledi. Bu özel bir resepsiyonda gerçekleşen sunumun en önemli notuydu.
IMF'nin Arabistan'a gelmesi, Ortadoğu'da İran ve Irak'ın da aynı yola girmesine neden olacak. Bu durum IMF'nin tekrar eski güçlü günlerine döneceğini gösterirken Veliaht Prens Selman, Rothschild ailesinden bu konuda destek istedi. Ancak aile destek konusunda çok hızlı davranmadı.
Çünkü aile, tarihinde ilk kez bu kadar dikkatli adım atıyor. Jacob Rothschild'in 2 yıldır özel jetini kullanmadığı, farklı isimlerle uçağın Business Class bölümünde korumalarıyla yolculuk yaptığını da bilelim...
Aile de
PENTAGON da tedirgin.
PARANIN silahla kapışması hiç bu düzeyde olmamıştı. İstanbul'daki HSBC ile sinagog saldırılarını hatırlayın. Fitili burada ateşlenmişti. Devam etmekte... Leicester City'nin sahibi Vichai Srivaddhanaprabha'nın yaşadığı acı son Rothschild ailesinden birçok kişinin başına gelebilir. Nat Rothschild, yakın dostu Vichai Srivaddhanaprabha'ya, "Leicester City'yi satın al, bir süre sonra şampiyonluğu yaşarsan İngiltere'de güçlü biri olursun. Bu konuda sana desteğimiz sürekli artacak" dedikten 5 yıl sonra Leicester City şampiyon oldu.
Vichai Srivaddhanaprabha da ülkenin güçlenen işadamları arasına girdi.
AİLENİN öngörüleri yine doğru çıkıyordu. Yine kazanıyor ve kazandırıyordu.
Ancak işadamı Srivaddhanaprabha acı bir sonla hayata veda ediyordu!
Ancak bu kadar güçlü olan, hızla büyüyen ve korunan Srivaddhanaprabha, bir suikastta öldü. Koruyamadılar! Bu açık şekilde aileye veya Pentagon'a yakın olan işadamlarının bu saatten sonra risk altında olduklarının göstergesidir!
Kimsenin hayatı artık garanti altında değil. Kimse kimseyi de koruyamaz...
Jacob Rothschild'in bile özel jetini kullanmadığını düşünürsek, dünyada hiçbir işadamının uçağının güvenli kalkış ve iniş yapmadığını da anlamalıyız.
Aslında durum çok net! Bıçak sırtı bir durum. Herkes buzda kayıyor.
Kim nereye ne zaman çarpacak bilinmiyor! Sadece Jacob Rothschild mi? Nat Rothschild de özel jetini kullanmıyor. İngiltere'de 43 işadamı özel jetini sattı.
Ekonomik kriz için mi? Kesinlikle hayır, daha fazla hayatta kalmak için bunu yaptılar. Çünkü ya aileye yakınsın ya da silah lobisine. İki tarafta da yer alanların özel jetiyle yolculuk yapması artık büyük risk. Acaba
TÜRKİYE'de özel jetini satanlar var mı? Aklıma bu soru geldi! Bakılırsa bu çerçeveye oturanlardan bazılarının sattığı görülmektedir!
2017 Ocak ile 2018 Haziran arasında 762 işadamının özel jetini sattığı ileri sürülmekte.
Bu rakam doğru mudur? İddia böyle. Rakam yüksek gibi. Ancak kavganın büyüklüğü düşünülürse her şey akla yakın hale gelmekte...
Korkunun ve endişenin artık ne kadar ciddi boyutta olduğunu anlamamız için başka bir kanıta ihtiyacım yok.
Peki korku sadece işadamlarında mı? Elbette değil... Son günlerde
DÜNYA MEDYASININ flaş ismi Veliaht Prens
SELMAN da
ÖZEL JETİNİ KULLANMAMAYA BAŞLADI. Son iki uçuşta
DUBLÖRLERİNİ uçağa bindirip yolladı. Kendisi ise
TARİFELİ uçaklarla yolculuk etti...
Dünyanın geldiği yer burası.
Hava da yer de güvende değil.
ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI gücü elinde bulunduranların
tasfiyesi şekliyle devam ediyor.
Edecek de. Sık sık hatırlattığım gibi her yerde her şey olabilir! Her an hem de...
Dünya bu hale geldi.
PAYLAŞIM bitinceye kadar sürecek. Acılar yaşanacak, göz yaşları akacak.
PARA ve
GÜÇ için...
Tarih böyle yazılıyor.
NOT: Cemal Kaşıkçı için ilginç bir iddia var! Öldüğü ileri sürülen
KAŞIKÇI'nın ölmeden önce bir kayıt yaptığı söylenmekte.
Bu kayıt kimde? Ve neler söyledi acaba? İşin ucu nereye gider?
Ortaya çıkar mı? Bilinmez ki...
Her şey mümkün!
https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2018/10/31/havada-panik