ARHAVİ'NİN ÖRNEK HES ZAFERİ!

1 view
Skip to first unread message

İsmail Akyıldız

unread,
Oct 3, 2014, 4:09:46 PM10/3/14
to yesildirenis, supla...@googlegroups.com, Karadeniz İsyandadır, senoz-vadisi-k...@googlegroups.com, loç vadisi, hopanin...@googlegroups.com, halicday...@googlegroups.com, mustere...@googlegroups.com, yeryuzun...@googlegroups.com, tarla...@googlegroups.com, ituegi...@googlegroups.com

Arhavililerin örnek zaferini kutluyor, yaşam alanlarını savunanların bu örnekten gerekli dersleri çıkarmasını ümit ediyoruz. Artvin Doğa Koruma Platformu'ndan Akif Uyanık yaşadıklarını ve zafere giden yolu Yeşil DireniŞ gazetesinin 7/8 Ağustos/Eylül 2014 sayısında kaleme aldı. Bu yazıyı bir armağan gibi paylaşalım, Arhavi'deki zaferin coşkusunu yaşam savunucularına duyuralım!

 

ARHAVİ'NİN ÖRNEK HES ZAFERİ!

 

Arhavi… Hopa ile birlikte Artvin ilinin Karadeniz sahilinde yer alan iki ilçesinden biri. Yaklaşık 17 bin nüfusa sahip bu güzel ve şirin ilçe epey bir süredir talan edilme tehlikesine karşı direniyor.

Arhavi, 2004-2005 yıllarında Karadeniz otoyolu projesi kapsamında sahilini kaybetti. Son üç dört senedir de ülkenin pek çok yerinde olduğu gibi HES projelerine karşı mücadele veriyor. İlçede bir de tarihi Çifteköprüler bölgesine giden yol üzerinde bulunan taşocağı tesisi var. Hem görünüm hem de yarattığı tahribat açısından ilçenin kanayan yaralarından biri.

Arhavi ilçesinde şimdilik yapımı planlanan on dört adet HES projesi var. “Şimdilik” diyoruz çünkü bu projelerin sayısı mantar gibi çoğalabiliyor. Bu suyun, yaylalardan başlayarak denize kadar olan bütün vadiler boyunca yatağından alınarak borulara, tünellere hapsolması anlamına geliyor. Tabi ki aynı zamanda ekolojik dengenin, yaşam alanlarının ciddi anlamda zarar görmesi de demek. İlçede şu ana kadar tamamlanan bir HES projesi yok. Ancak yapımı için hazırlıklar yapılan veya yapımına başlanan projeler var. Kamuoyunda “Çılgın HES” olarak bilinen Kavak HES projesi ve el değmemiş doğasıyla dikkat çeken Durguna Vadisi’nde Balıklı 1-2 HES projeleri için yol yapımı adı altında ciddi bir tahribat söz konusu. Yol yapımının HES projesi için olduğunu öğrenen ve yarattığı tahribatı gören bölge halkı ve doğaseverler bu konuda hem hukuksal girişimlere hem de toplumsal mücadeleye başlamış durumda. Endemik bitki türlerinin yaşadığı, insan eli değmemiş pek çok yeri bulunan Kamilet Vadisi’nde ise Taşlıkaya HES ve Orta HES projelerinin yapımı planlanmakta. Taşlıkaya HES ve Orta HES projeleri için başlatılan yol inşaatları verilen hukuk mücadelesi ile 2014 yılında durduruldu.

 

ARHAVİLİLER  HES’E KARŞI MÜCADELE EDİYOR


Arhavi’de yapımı planlanan on dört proje aynı zamanda halkın yaşam mücadelesini ve direnişini de beraberinde getiriyor. İnsanlar HES projelerinin ne olduğu, neyi amaçladığı ve sonuçları konusunda giderek bilinçleniyor. Bu kapsamda Arhavi’de kamuoyunda “Çılgın HES” olarak bilinen Kavak HES projesine karşı uzun süredir bir mücadele yürütülüyor. Kavak HES projesinin sahibi, kendisi de Arhavili olan Mehmet Nazif Günal’ın sahibi olduğu MNG Holding firması. Mücadelenin zorlu kısımlarından bir tanesi MNG’nin hem büyük bir firma olması hem de bizzat Arhavili olmasıdır.

Kavak HES Projesi Konaklı ve Kemerköprü köylerinin arasında bulunan Ciğani adı verilen bölgeden başlayarak ilçe merkezindeki Cumhuriyet Mahallesi’nde kurulacak santralde son buluyor. Proje 2012 yılında gündeme geldiğinde Ciğani’de bir direniş çadırı kuruldu. Hemen ardından projeye karşı çevre avukatı Yakup Okumuşoğlu aracılığıyla iptal davası açıldı. Ayrıca kendisi de Arhavili olan ve yıllardır çevre mücadelelerine katkı sağlayan Hasan Sıtkı Özkazanç hukuki ve idari süreçte çok ciddi emek sarf ediyor.

 

ARHAVİLİLERİN DİRENİŞ NÖBETİ


Köylüler ve doğaseverler 2012 yılı yazında kurdukları direniş çadırında yaklaşık dört ay kaldılar. Bu süreçte pek çok mücadele örneğinde olduğu gibi birkaç kişi, firma tarafından kandırıldı. Mücadelede ön planda yer alan bu isimlerin ihaneti mücadele eden insanlar arasında bir hayal kırıklığı ve ümitsizlik yarattı. Kemerköprü köyünün muhtarı köyünü perişan edecek bu projenin taşeronu olarak görev aldı. Peşinden regülatörün inşa edilmesinin planlandığı bölgede bir arazinin şirkete satılması pek çok insanı moral olarak yıktı. Hemen ardından 2013 yılının Eylül ayında Arhavi Belediyesi İl Genel Meclisi tarafından imar planları değiştirilerek projenin yapımı için bir adım daha atıldı. Buna rağmen, Arhavi içinden ve dışından kişilerden oluşan bir azınlık yılmayarak mücadeleye devam etti. Projeye karşı “ÇED olumlu” kararının iptali için açılan davanın bilirkişi incelemesi 28 Ocak 2014 tarihinde Arhavi’de yapıldı. İstanbul ve Arhavi’de bulunan Arhavililerin de önemli desteğiyle yaklaşık 2.000 kişi incelemenin yapıldığı Cumhuriyet Mahallesi’nde toplanarak projeye karşı tepkilerini gösterdiler. Bu, bölgenin en ciddi katılımlı eylemlerinden biri olarak tarihteki yerini aldı.

2014 yılının Mart ayının ortalarına gelindiğinde MNG firması Ciğani adı verilen bölgede iş makineleriyle çalışmaya başladı. Halkın tepkisine rağmen çalışmalar devam etti. Biri şantiye girişine diğeri de şantiyeyle yol arasında bağlantı kurmak üzere alelacele iki adet köprü inşa edildi. Yapımı esnasında köprülerin kaçak olduğu ve izinsiz yapıldığına dair itirazlar yapıldı.

 

MNG, DİRENİŞ EVİNE SALDIRDI…


Mayıs ayında ise Arhavi Doğa Koruma Platformu ve köylüler yeniden bir direniş evi kurulmasına karar verdiler. Şantiyeye çok yakın bir noktada mücadelenin içinde yer alan bir köylünün arazisinde direniş evi kuruldu. Hemen akabinde direniş evinde nöbet tutulmaya başlandı. İki sene önce kurulan direniş evinde yaşananlardan dolayı mücadeleye küsen insanların tekrar mücadeleye katılması adına da ciddi bir çaba sarf edildi. Çalışmalar devam ederken, platform üyelerinden N. Demet Uyanık’ın dereye hafriyat döken iş makinelerinin önüne geçerek çalışmaya engel olmasının ardından mücadele hız kazandı. Dere yatağına gelişigüzel olarak dökülen hafriyatlar İl Çevre Müdürlüğü’ne şikâyet edildi ve dereye hafriyat dökülmesi durduruldu. Ayrıca firmaya para cezası uygulandı.

Temmuz ayı başlarında ise DSİ’nin MNG firmasının şantiye girişinin ve şantiyeye ulaşım için kurduğu köprülerin kaçak olduğu ve yıkılması gerektiğini bildiren yazısı köylülerin eline geçti. Bunun üzerine DSİ ve diğer kurumlara başvuru yapıldı. Bir adım atılmaması üzerine 11 Temmuz 2014 tarihinde köylüler ve doğaseverler kaçak köprüleri ulaşıma kapattılar. Yaklaşık beş saat ulaşıma kapalı kalan köprüye gelen taşeron firma yetkilileri eylem yapanlara saldırarak olay çıkardılar. Çevre ilçelerden takviye alarak olay yerine gelen Jandarma arbedeye müdahale etti. Olay medyada ve kamuoyunda ciddi şekilde yer buldu. Olaylar esnasında olayın olduğu bölgede faaliyet gösteren Noğa Çay isimli çay fabrikasında işçi olarak çalışan Osman Duman isimli köylü genç, babası, kardeşleri ve köylülerinin durumunu merak ederek olay yerine geldi. Fakat firma izinsiz olarak eyleme katıldığını ileri sürerek kendisini işten attı. Bu da kamuoyunda oldukça ciddi şekilde yankı bulan üzücü bir olay olarak tarihteki yerini aldı. Olayların hemen ertesinde gece direniş evi de MNG’nin taşeronları tarafından saldırıya uğradı. Direniş evinde bulunan flamalar ve afişler söküldü. Saldırıdan direniş evinde asılı olan 2014 yılının başında vefat eden, hayatının son demleri dere mücadelesinde geçen ve adeta direnişin simgesi haline gelen Melahat teyzenin fotoğrafı bile nasibini aldı. Bu asla unutulmayacak hain bir saldırıdır…

Köprü eyleminin ardından, neredeyse dört buçuk aydır kaçak köprülere göz yuman yetkililer, iki üç gün içerisinde, bir kısmının İl Özel İdaresi arazisine taştığını öne sürerek direniş evinin yıkım kararını tarafımıza bildirdiler. Yetkililerin ertesi gün içinde yıkım amacıyla geleceğini duyan bölge halkı hızlıca bir araya gelerek direniş çadırının yerini değiştirdiler ve direniş evlerine sahip çıktılar. Bu gelişme, mücadeleyi soğutmak bir yana mücadelemizi çok daha körükleyen bir gelişme olmuştur.

Rize İdare Mahkemesi KAVAK HES projesi için yürütmeyi durdurma kararı verdi
Tüm bu gelişmelerin ardından, geçtiğimiz günlerde (19 Ağustos 2014 Salı) Ocak ayından beri beklemekte olduğumuz karar Rize İdare Mahkemesi tarafından verildi. Uzun soluklu bu mücadelenin neticesinde haklılığımız bir kez daha ortaya çıktı ve Rize İdare Mahkemesi KAVAK HES projesi için yürütmeyi durdurma kararı verdi. Özellikle son iki sene içinde hareketlenen ve son bir sene içinde toplumsal alanda hız kazanan mücadelemiz ilk meyvesini verdi ve yürütmeyi durdurma kararıyla birlikte alandaki katliam durdurulmuş oldu. MNG çok kısa bir süre içerisinde tünel inşaatını yürütmekte olan taşeron firmanın araçlarını, tüm makine ve teçhizatları alandan çıkardı. Şu an tünelin içi ve tünel girişi neredeyse ağzına kadar su dolmuş durumda ve şantiye alanı adeta terkedilmiş bir bölge halini aldı.

Bu güzel gelişmenin ardından hem zaferimizi kutlamak, hem de mücadelemizin ilerleyen süreçte de yavaşlamadan devam edeceğini duyurmak üzere 23 Ağustos 2014 tarihinde Arhavi ilçe merkezinde bir yürüyüş düzenledik. Hem çalışmanın durdurulmasını kutlamak, hem de ilerleyen dönemde doğamızı savunmak adına her şeyi yılmadan yapacağımızı bir kez daha kamuoyuna duyurmak üzere yaklaşık bin kişilik bir insan topluluğuyla alanda toplandık. Yürüyüşümüz birçok kanal ve gazetede ses getirdi.

Birkaç gün evvel ise MNG’nin şantiye alanına ulaşmak üzere yaptırdığı kaçak köprüler mühürlendi.

Kısacası uzun soluklu ve zorlu mücadelemizin meyvelerini yavaş yavaş, birer birer aldık.

Arhavi Belediyesi’nden HES’lere EVET mitingi
Tüm bu gelişmelerin ardından Arhavi ve hatta belki de dünya tarihinde bir ilk yaşandı. MNG firmasıyla yakın teması bulunan Arhavi Belediyesi arkasına, Arhavi’de MNG ile ticari ilişkileri bulunan bir kesimin de desteğini alarak karşı bir miting düzenleyeceği kararını duyurdu. Bu olay basına;
“Bir garip miting…”
“Bu da HES’lere EVET mitingi…”
“Arhavi Belediyesi’nden tehlikeli basın açıklaması…”şeklinde söylemlerle yansıdı.

Fakat Arhavi’nin büyük çoğunluğu basın açıklamasına destek vermedi ve Arhavi Belediyesi bir bakıma kendi kendini küçük duruma düşürmüş oldu. Basın açıklamasına tehdit, zorlama ve baskıyla katılmak zorunda olan yüzlerin hiçbirinin gülmediği de açıkça görülüyordu. Bu gelişme hem Arhavi’de halkın çok büyük bir çoğunluğunun HES’lere karşı olduğunu, hem de Arhavi’de bu tarz bir mücadele yürütmenin zorluklarını bir kez daha göstermiştir.

 

DEREMİZ ÖZGÜR AKIYOR ARTIK…


Şu an Arhavi Ciğani Deresi özgürce akmaktadır. Bölgede makine seslerinin yerini deremizin özgürce akan sesi ve direniş evimizde çaldığımız müziklerin, oynadığımız horonların, insanların kahkahalarının sesleri almıştır. Ancak biliyoruz ki, mücadele her zaman devam edecek. Gelecek dönemde yeni bir saldırıya maruz kalabileceğimizin her zaman bilinci ve farkındalığıyla bugün deremizin, doğamızın ve zaferimizin tadını doya doya çıkarmaya devam ediyoruz. Direniş evimizde müzik etkinlikleri, sanat etkinlikleri, imeceler, ziyaretler tüm hızıyla devam ediyor.

Daha öncesinde birçok insan tarafından önüne geçilmesi neredeyse imkânsız derecede zor görülen bu projenin bu şekilde durdurulmuş olması özellikle Arhavi içerisinde yaşayan birçok insana inanç kazandırdı. Birçok kişi gerçekten yürekten verilen mücadelelerin, sonunda mutlaka başarı getirdiğini bizzat kendi gözleriyle görmüş oldu. Daha önce, “Boşuna uğraşmayın. Koca şirkete siz mi karşı geleceksiniz? Önüne geçemezsiniz,” diyenler haklı bir mücadelenin karşılıksız kalmayacağını, birlik olarak verilen mücadelenin önüne geçebilecek hiçbir güç olmadığını net bir şekilde görmüş oldular. Düne kadar yanımızda olmayanlar, korku ve çekingenlik duyanlar, bugün doğasını ve yaşamını savunanların yanındalar.

Her şey bir yana elde edilmiş kazanımlardan en değerlisi mücadelenin gücünün Arhavi halkı tarafından öğrenilmesi, hak arama kültürünün yavaş yavaş Arhavi topraklarına da yerleşiyor olmasıdır. Arhavi halkı artık çevre mücadelesi konusunda daha duyarlı ve sonuna kadar mücadele etmeye kararlı... Bundan böyle eminiz ki, Arhavi halkı gelecekte herhangi bir saldırıyla karşılaştığında artık kolay kolay bu saldırıya izin vermeyecek; deresini, doğasını, kültürünü ve yaşam alanlarını savunmayı sonuna kadar sürdürecektir.

Şu bilinsin ki bizler derelerimize dokundurtmayacağız ve ne pahasına olursa olsun kimsenin yaşam alanlarımızı, köylerimizi, anılarımızı, geleceğimizi yok etmesine izin vermeyeceğiz. Arhavi dereleri ve tüm dereler özgür aksın. Mücadele eden, emek veren tüm insanlığa Arhavi’den selam olsun.


Not:Rize İdare Mahkemesi 3 Ekim 2014'de projenin iptal kararını Arhavili'lere bildirdi.


https://www.facebook.com/480530692057646/photos/a.480579065386142.1073741828.480530692057646/596001550510559/?type=1&theater



Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages