Paylaşmak istedim

0 views
Skip to first unread message

yildizimhobi

unread,
Mar 25, 2007, 6:59:38 AM3/25/07
to hobilerimiz
HAYAT KAZALARI, SEVGİ PITIRCIKLARI VE SINIRDA YAŞAYANLAR ÜZERİNE,
HAYATI KAVRAMA VE ANLAMA KLAVUZU...

O an, kimileri için başlangıç kimileri için bitişdir. Kafanızı çok
fazla teknik deyimle karıştırmak istemem ama psikiyatri özellikle
sevgi arsızı olarak telafuz edeceğimiz kişilik bozukluğunu böyle
adlandırıyor. Sevgi arsızları sevginizi kazanana kadar her türlü sirk
numarasını ,yalanı dolanı, üç kağıdı araya samimi duygularını
sıkıştırarak size sergiliyorlar.
Sevilmek ve sizin tarafınızdan elde edilmek için her tür numara, seks
hamlesi, sevgi cümlesi meşru. Geziler, yemekler, rezervasyonlar,
cinsellik patlamaları, sonsuz aşk mavraları...
Aslında hedef tek.
Sizin tam bağlılığınızı sağlamak, bir anlamda sizi ele geçirmek. Siz,
artık her kimseniz o güne kadar bu tür numaralara aldanmay 5;p, kendi
doğrunuzdan şaşmamışsanız ama diyelim kendi içinizde de belli bir
güven bunalımını taşımışsanız bu tür sevgi arsızlarına ikna olabilir
hafif deyimi ile tutulabilir, ağır deyimi ile aldanabilirsiniz.
Üstelik mesela sizin için bitiş olabilecek bir travmayı bu sevgi
pıtırcıkları ile paylaşmak ve tam herşey bitti derken yanınızda vakur
duran bu insanlardan etkilenmemek de kolay değildir.
Düşünün bir, o güne kadar dimdik durmuşsunuz, taviz vermemişsiniz ve
karşınıza hayatın süpriz bir travması çıkmış, yanınızda ise o insan
duruyor.
Tam bitti derken herşeyin bitmemiş olduğunu görmek bir anda o güne
kadar içinizde kurduğunuz sevgi pıtırcıklarına karşı koruma
duvarlarınızı bertaraf edebiliy orr ve kalenin kapılarını açıp tam
olarak bu insanlara teslim olabiliyorrsunuz.
"Hoşgeldin truva atı" devresi diyebiliriz buna.
Sizin teslimiyetiniz sizin için bir başlangıç onun içinse bir bitiş
anlamına gelmektedir.

Görev tamamlanmış, kalenin içine girilmiş, misyon bitmiştir. Siz
geldik sanırken o gitmeye başlamıştır.
Yani ikili ilişkilerde iki kişi olmak yetmemektedir. Bu yüzden mesela
sizin ilişkiniz yapıcı olarak başka bir boyuta taşınırken onun
ilişkisi yıkıcı olarak başka bir boyuta indirgenmiştir.

Bu aşamada devreye "mutluluk sabotajı" teorisi girer. Kendi
mutluluklarını hep bir feth etme, elde etme ve sevilme şımarıklığı
üzerine kuran sevgi pıtırcıkları için artık elindekinin hiçbir önemi
yoktur. Hat ta fuzuli, elden çıkartılması, bir an önce yok edilmesi
gereken bir döneme girilmiştir.
Bencillik kaptan köşküne oturmuş, gemi sizin gibi aptal bir yolcu ile
yola koyulmuştur.
Kısa bir süre sonra "sevgi pıtırcığımız",işi bitirmesi için içindeki
başka bir kimliğe başvuracak ve yardım isteyecektir. "Sınırda
yaşayanlar" kimliği katil doğmasa da katil olmuştur. Sevgi
pıtırcığıyla el ele başta kendi mutluluğunu yıkmakta hiçbir sakınca
görmeyecektir.
Sınırda yaşayanları artık magazin basınındanda takip etmektesiniz.

Uzman doktorlara sorduğunuzda "evlenilecek değil yatılacak eğlenceli
insanlardır" gibi, özet bir tercüme, tarif veriyorlar.

Yani bu "sınırda yaşayanlar" yine zulalarında taşıdıklar 05; çeşitli
arazlarla vaktinde eğlenceyi, seksi, design otelleri, haftasonu
kaçamaklarını, onenight stand'leri halihazırda tecrübe ettirip
sunmuşturlar. Bu halleri ile her insanı baştan çıkartacak büyülü bir
dünyaya ve tecrübeye de sahiptirler.
Vaatkar bu kimlikten etkilenmemek, tav olmamak mümkün değil. Aşırı
beğenilme, onaylanma arzusu ile el ele tutuşan sınırda yaşayanlar
dünyası size sonsuz eğlenceyi, süpriz cinselliği ve biraz önce
saydığım gibi çok daha fazlasını siz istemeden sunmaktadırlar.
Herşeyi bekleyebilrsiniz ama...
Tek bir şey beklememek gerekiyor; GÜVEN.
Kendisine güveni olmayan, gel gitler içinde savrulan bu karakterlere
güvendiyesiniz vay halinize.
İşte bu sevgi pıtırcıkları ile sınırda yaşayanlar aynı bünyede çok
rahat "embedded" olabilen dünyala r. Yani elele verince vay haline
karşısındaki insanın.

Ne demiştik "sevgi pıtırcıkları" için mutluluk geldiği an bitiyor ve
yeniden başka bir kapıda mutluluğu elde etme çabası başlıyor. Tavuk mu
yumurtadan yumurta mı tavuktan ya da psikoloji dilindeki adı ile falan
filan...
Karşısındakinin değeri bitince derhal , vakit kaybetmeden, bir an önce
harekete geçiliyor. Sınırda yaşayanlarla, sevgi pıtırcıkları
"mutluluğa sabotaj" harekat planını uygulamaya koyuyorlar. En
güvenilen anda ihanet, en beklenmedik anda bir hamle.
Sırtınızda bir hançer...
Artık aklınıza gelebilecek en umursamaz ve en kanlı saldırı.

Mutluluk ve güven kanlar içinde yerde. Katil doyumsuzluğunu kendine
kalkan yapmış "hayat kazası" diye olayı geçiştirmeye çalışırken ve
elbette bir yandan da çoktan yeni kurban arayışına çıkmışken siz
üzerinizdeki kanlı güven ve mutluluk cesedini kenara itip ayağa
kalkmaya çalışıyorsunuz.

Bakın buna da YAS dönemi deniyor.

Uzmanlar karmaşık tıbbı terimleri ile bunları tek tek özetliyorlar ama
ana hatları ve türkçesi ile yas dönemi 4 ana evreden oluşuyor.

Birincisinde bir ölüm ve kayıp duygusunu yaşıyorsunuz. Boş bir yatak,
elbise dolapları, sessiz ev... Burada kaybettiğinizin farkındasınız ve
ölüm hissi ile boğuşuyorsunuz. Kabullenme en zor anı...

İkinci evrede didikleme faslı başlıyor. Kendiniz suçluyorsunuz.
Keşkelerle ve Eğerlerle dolu ciddi bir muhasebe... Hatta arada bir
karşındakini suçlama da devreye girmiyor değil..

Üçüncü evrede tüm ya# 1;adıklarıınıza daha uzaktan bakmaya ve hayat
üzerinden genellemeler yapmaya girişiyorsunuz. Eğer bu evrede sizin de
güven üzerine bir probleminiz varsa- ki var olduğu için belki
buradasınız- ciddi bir travma uçurumunun ucunda duruyorsunuz demektir.
Bir de buna varoluşsal problemleriniz eklenince kendinizi hiç
haketmeseniz de o uçurumun kenarında bir şey yapmak zorunda
hissedebiliyorsunuz ki: kabul edelim zor ve kritik bir an.
Bunu geçerseniz arınma dönemi başlıyor...

Dördüncü evrede artık yavaş yavaş Yas'dan çıkmaya sevgi
pıtırcıklarından, mutluluk sabotajcılarından ve sınırda yaşayan
katillerden kurtulmaya arınmaya başlıyorsunuz.

Yas, uzmanların tavsiye ettiği insan kişiliğinin yapı taşlarından bir
tanesi. Belki de olgunlaşmada önemli bir evre. Hatta insan
kiş ;iliğini oluşturan en önemli miraslarından bir tanesi diye tarif
ediliyor.
Bir anlamda geleceğinizi bu yasa yaslanıp kuruyorsuunuz. Altında
kalmazsanız yas'ın üzerine çııkıyorsunuz. Bir adım öteye
geçiyorsunuz.

Kutlarım artık daha olgunsunuz!

Öbür tarafta ise yas mas vız geliyor tırıs gidiyor elbette. Katil
elinde sevgi , aşk ve tutku vaadiyle yeni bedenler ve mutluluk peşinde
kendi sınır boylarında turlamaya başlıyor.
Hedefte yine kendisi ve elbette "mutluluk" var.
Ta ki elde edene kadar...
Sonra?
Sonrası piyango kime çıkarsa artık...

14.03.2007

Cüneyt ÖZDEMİR

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages