Bugün itibari ile tam 1,5 yıldır çalışıyorum. Nasıl geçtiğini anlayamadığım halde, çok canımın yandığı ama bir o kadar da mutlu olduğum koca bir 18 ay... Bütüne bakıldığında huzur ve mutluluk var düşüncelerimde ama insan psikolojisinin 'son zamanları daha net hatırlama' durumundan da kaynaklanıyor olabilir bu bilmiyorum:)
Bilmediğim, öğrenemediğim ve hatta gerçekten kendimi salak gibi hissettiğim konularda var elbet.
Mesela bunlardan biri personeldeki özgüven patlamaları ve yöneticilerine dirençleri...
Kamu kurumlarını saymazsak,Türkiye perspektifinde maalesef kıdeme dayalı bir saygı anlayışı olduğundan, pozisyon, görev ve unvanı ne olursa olsun yeni işe girmiş bir çalışanın kendisine saygı göstermesini, önünde el pençe divan durmasını bekleyen kişilerle dolu şirketler. Kimi zaman tuvalete bile gitmeyi unutan yeni bir çalışana bir bardak çay getirmeyi zul gören bir hizmet personelinin tavır alması, küçük dağları ben yarattım mantığıyla karşısındakine yaklaşması ve işin en acı tarafı yöneticisi tarafından defalarca kez uyarılsa bile yaptığı tavrın doğruluğuna kör kütük inanarak devam etmesi. Kısacası; tüm mesai arkadaşlarına yaptığı saygısızlığın temelinde ekip ruhunun olmaması.
Ben yöneticim dışında başka bir yöneticiden emir alıyorum.
Benim görevim olmadığı halde sırf süreç ilerlesin, zaman (dolayısıyla nakit) kaybı olmasın diye bir sürü iş yapıyorum.
Yılın en az 300 günü her sabah geldiğimde çay getirmeyi külfet sayan mesai arkadaşımın yerine fişi prize takıyorum.
Mesela ben ilk defa mesai saatlerinde egosu tavan yapmış kişiler sayesinde oturup içimi döküyorum, zaman kaybediyorum!
Neden yapıyorum? Çünkü ben tek çocuk olduğum için, büyüdüğümde bencil olmayayım diye diğer insanları düşünmemi sağlayacak olaylar yaşatan ve bu olaylara çözümler sunmamı bekleyen bir ailem vardı. İnadına yapar gibi evin içinde abuk sabuk şeylere çözüm bulmaya çalışırdım...
Peki benim gibi bir aileleri olmadıkları için mi bu tavır, bu ego, bu direnç?
Kişilik değişmez elbet ama esnemez de mi?
18 ayın sonunda egolarında boğulan insanlarla yaşamaya çalışmayı öğreniyorum:)
Büyüyorum:)
Bununda üstesinden geleceğim elbet:)
Sevgiler,
Bahar.
Not: İmlalar için kusura bakmayın. Yazmadım, tüm düşüncelerimi kustum çünkü :)