YUNUS EMRE

5 views
Skip to first unread message

nupelda4721

unread,
Apr 13, 2013, 7:12:31 PM4/13/13
to HER GÜN YENİ BİR ŞİİR

Yunus Emre (1238 - 1328)







Yunus Emre (1238 - 1328)

Türk halk şairlerinin tartışmasız öncüsü olan ve Türk'ün İslam'a
bakışını Türk dilinin tüm sadelik ve güzelliğiyle ortaya koyan Yunus
Emre, sevgiyi felsefe haline getirmiş örnek bir insandır. Yaklaşık 700
yıldır Türk milleti tarafından dilden dile aktarılmış, türkü ve
ilahilere söz olmuş, yer yer atasözü misali dilden dile dolaşmış
mısralarıyla Yunus Emre, Türk kültür ve medeniyetinin oluşumuna büyük
katkılar sağlamış bir gönül adamıdır. Bazı kaynaklarda Anadolu'ya
gelen Türk boylarından birine bağlı olup, 1238 dolaylarında doğduğu
rivayet edilirse de bu kesin değildir; tıpkı 1320 dolaylarında
Eskişehir'de öldüğü yolundaki rivayetlerde olduğu gibi. Batı
Anadolu'nun birkaç yöresinde "Yunus Emre" adını taşıyan ve onunla
ilgili görüldüğünden "makam" adı verilen yer vardır. Bir garip öldü
diyeler Üç gün sonra duyalar Soğuk su ile yuyalar Şöyle garip
bencileyin diyen Yunus, belki de doğduğu ve yaşadığı topraklardan çok
uzaklarda bu dünyadan göçüp gittiğini anlatmak istemektedir.
Türkiye'nin pek çok yerinde Yunus Emre'nin mezarı olduğu iddia edilen
pek çok mezar ve türbe vardır. Bunlardan başlıcaları şöyle
sıralanabilir: Eskişehir'in Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy;
Karaman'da Yunus Emre Camii avlusu; Bursa; Kula ile Salihli arasında
Emre Sultan köyü; Erzurum, Duzcu köyü; Isparta'nın Keçiborlu ilçesi
civarı; Aksaray; Afyon'un Sandıklı ilçesi; Ordu'nun Ünye ilçesi; Sivas
yakınında bir yol üstü. Görüldüğü gibi sayı ve iddia hayli kabarıktır.
Bazı belgeler, Yunus Emre'nin asıl mezarının Karaman veya Sarıköy'de
olduğuna işaret etmektedir. Nitekim, 1970'li yılların başında
Sarıköy'deki mezarın Yunus'a ait olduğuna kesin gözüyle bakılarak bu
köye Yunus Emre adı verildi ve oradaki bir bahçe içine anıt dikildi.
1980'li yıllarda ise, 1350'de yapılmış olan Karaman'daki Yunus Emre
Camii'nin yanındaki mezarın onun gerçek mezarı olduğu iddia edildi.
Aslında bu durum, Yunus Emre'nin Türkler tarafından ne kadar sevildiği
ve benimsendiğinin çarpıcı bir örneğidir. Gerçekten de halktan biri
olan Yunus Emre, halkın değer, duygu ve düşüncelerini dile getirişi
itibariyle tarihimizin en halkla barışık aydınlarından biri olma
özelliğine sahiptir. Türk tasavvufunun dilde ve şiirde kurucusu olan
Yunus Emre'nin şiirlerinde ahlak, hikmet, din, aşk gibi konuların
hemen hepsi tasavvuftan çıkar ve tasavvuf görüşü çerçevesinde bir yere
oturtulur. Mısralarında didaktik ahlak telkinlerinde bulunan Yunus
Emre, "gönül kırmamak" konusuna ayrı bir önem verir ve "üstün bir
değer" olarak şiirlerinde bu konuyu özenle işler. Bu arada Yunus
Emre'yi öne çıkaran bir başka önemli özelliği de, şiirlerinde işlediği
konuları ve telkinleri bizzat kendi hayatında uygulamasıdır. "Din
tamam olunca doğar muhabbet" diyen Yunus, İslam'ın sabır, kanaat,
hoşgörürlük, cömertlik, iyilik, fazilet değerlerini benimsemeyi telkin
eder. Yunus'un sanat anlayışı, dini ve milli değerleri bağdaştırdığı
mısralarında kendini gösterir; millileşen tasavvufa, Türkçe'nin en
güzel ve en güçlü özelliklerini kullanarak tercüman olur. Gerçekten de
11,12 ve 13. asırlarda Türkistan ve Anadolu Türkleri arasında çok
yayılan tasavvufun Türk şairleri arasında iki büyük sözcüsü vardır:
Türkistan'da Ahmet Yesevi, Anadolu'da Yunus Emre... Yunus Emre'nin
tasavvuf anlayışında dervişlik olgunluktur, aşktır; Allah katında
kabul görmektir; nefsini yenmek, iradeyi eritmektir; kavgaya, nifaka,
gösterişe, hamlığa, riyaya, düşmanlığa, şekilciliğe karşı çıkmaktır.
Yunus Emre aynı zamanda bütün insanlığa hitap eden büyük
şairlerdendir. Bu anlamda Mevlana'nın bir benzeridir. O'nun Mevlana
kadar çok tanınmayışı ise, bir yandan kullandığı dil olan Türkçe'nin
Batı'da Farsça kadar bilinmemesi, öte yandan da Türk aydınlarının O'nu
ihmal etmesindendir. Yunus'taki insanlık sevgisi, neredeyse kendisiyle
özdeşleşmiş "sevgi felsefesi"nin bir parçası ve hatta sonucudur.
Nitekim Yunus'un insan sevgisini ilahi sevgi ile nasıl bağdaştırdığını
gösteren en çarpıcı mısralarından birisi "Yaradılanı hoş gör /
Yaradan'dan ötürü"dür. Yunus Emre'ye göre insanlar, din, mezhep, ırk,
millet, renk, mevki, sınıf farkı gözetilmeksizin sevilmeyi hak
etmektedirler. Madem ki insanoğlu ruh yönüyle Allah'tan gelmektedir;
öyleyse insanlar hiçbir şekilde birbirlerinden bu anlamda
ayrılamazlar. Yaşadığı çağın gerçekleri göz önünde bulundurulduğunda
Yunus'un bir başka önemli tarafı ortaya çıkar: Yunus Emre,
hükümetsizlik içinde çalkalanan ve Moğol istilaları ile mahvolan
Anadolu topraklarında ortaya çıkan sapık batınî cereyanların hiçbirine
kapılmadığı gibi, bu akımların Türklerin bütünlüğüne zarar vermesi
tehlikesi karşısında da engelleyici bir rol üstlenmiştir. Bu bakımdan
bakıldığında Yunus Emre, hem Türk şiirinin kurucusu, hem de milli
birliğin önemli tutkallarından biridir. Yunus Emre, kelimenin tam
anlamıyla "milli bir sanatçı"dır. Tıpkı, Nasrettin Hoca, Köroğlu,
Dadaloğlu veya Karacaoğlan gibi... Yunus Emre'nin şiirlerinde en fazla
işlenmiş temalar; İlahi aşk, Din, Ahlak, Gurbet, Tabiat, Ölüm ve
faniliktir.




nupelda4721

unread,
Apr 13, 2013, 7:25:50 PM4/13/13
to HER GÜN YENİ BİR ŞİİR
Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür.

Bir bahçeye giremezsen, durup seyran eyleme. Bir gönül yapamazsan,
yıkıp viran eyleme.

Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen.

Dervişlik dedikleri, hırka ile taç değil. Gönlün derviş eyleyen
hırkaya muhtaç değil.

Ey hayat ırmağından su içenler! Gelin soralım canlara ki güzelliği ne
oldu da gidiyor. Ben hep seninim diyordu, şimdi neyi buldu da gidiyor?

Sabah mezarlığa vardım, baktım herkes ölmüş yatar, her biri çâresiz
olup, ömrünü yitirmiş yatar.

İşidin ey yârenler, kıymetli nesnedir aşk, değmelere bitinmez,
hürmetli nesnedir aşk..

Maharet güzeli görebilmektir, sevmenin sırrına erebilmektir. Cihan,
Alem herkes bilsin ki şunu; En büyük ibadet sevebilmektir.

Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın.

Miskin Adem oğlanı, nefse zebun olmuşdur. Hayvan canavar gibi,
otlamağa kalmıştır.

Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı, söz ola ağulu aşı bal ile
yağ ede bir söz.

Türlü türlü cefanın adını aşk koymuşlar. Aşka münkir ademi bu
meydandan sürmüşler.

Yunus sözi alimden, zinhar olma zalimden, korkadurın ölümden, cümle
doğan ölmüşdür.

Çok mal haramsız, çok söz yalansız olmaz.

Benim uçmak neme gerek, hergiz gözüm ona bakmaz.

Pervane-i şem ile, Sultan Muhyiddin ile, Cümle aşıklar ile, seyrettim
Muhammed'i.

Sen doğru olda varsın sanan eğri sansın. Lâkin sakın unutma ki; Sen
kendini birşey sanmadığın sürece doğru insansın.

Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en
büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.

Bu dünyaya inanma, vefasın bulam sanma. Ömrün veren ziyana, çoğu
pişman içinde.

Olsun be aldırma Yaradan yardır. Sanmaki zalimin ettiği kârdır.
Mazlumun ahı indirir şâhı. Herşeyin bir vakti vardır.

Bir kez gönül yıktın ise, Bu kıldığın namaz değil. Yetmiş iki millet
dahi Elin 'yüzün' yumaz değil.

Eğer bir mümin'in kalbin kırarsan hakka eylediğin secde değildir.

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen, bu
nice okumaktır.

Mü'min olanların çoktur cefâsı, Ahirette olur zevk-u sefâsı, On sekiz
bin âlemin Mustafâ'sı, Adı güzel, kendi güzel Muhammed.

Dağa düşer kül eyler, gönüllere yol eyler, sultanları kul eyler,
hikmetli nesnedir aşk.

Türlü türlü cefanın adını aşk koymuşlar. Çok söz hamal yüküdür.

Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi vardır.

Ya Rabbena hayreyle, Muhammed'e yâr eyle, Kabrimizi nur eyle, Kabre
vardığım gece.

Sabır saadeti ebedi kalır Sabır kimde ise o nasib alır.

Beğler azdı yolundan, bilmez yoksul halinden. Çıktı rahmet gölünden,
nefs gölüne dalmışdur.

Yalancı dünyaya konup göçenler. Ne söylerler ne bir haber verirler.

Eğer, ilerde birgün "keşke" demek istemiyorsan, 3 şeyi doğru seç!
Eşini, işini, arkadaşını.

Biz gelmedik dava için, Bizim işimiz sevda için, Dostun evi
gönüllerdir, Gönüller yapmaya geldik.

Dört kitabın manasını okudum tahsil ettim. Aşka gelince gördüm, bir
uzun hece imiş.

Canım kurban olsun senin yoluna, adı güzel, kendi güzel Muhammed,
şefâat eyle bu kemter kuluna, adı güzel, kendi güzel Muhammed.

Benlik davasını bırak Muhabbetten olma ırak Sevgi ile dolsun yürek
Hoşgörülü olmaya bak...

ayla güder

unread,
Apr 14, 2013, 10:14:18 AM4/14/13
to her-gun-...@googlegroups.com
Yunus Emre çok sevdiğim şairlerden bir tanesidir..güzel bir paylaşım olmuş emeğine sağlık


14 Nisan 2013 02:25 tarihinde nupelda4721 <nupel...@gmail.com> yazdı:

--
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "HER GÜN YENİ BİR ŞİİR" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için her-gun-yen-br...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için, https://groups.google.com/groups/opt_out adresiniz ziyaret edin.



Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages