akcngamze
unread,Apr 24, 2013, 9:42:24 AM4/24/13Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to HER GÜN YENİ BİR ŞİİR
1870'te Manastır'da doğdu. Babasının Plevne'de şehit düşmesinden sonra
ailesiyle İstanbul'a geldi. İlköğrenimini Tophane'deki Fevziye
Mektebinde yaptı. Gülhane Askeri Rüşdiyesini bitirdi. Tıbbiye
İdadisinden sonra Askeri Tıbbiyeden mezun oldu. Hekim yüzbaşı oldu.
Paris'te 4 yıl cilt hastalıkları ihtisası yaptı. Yurda döndükten sonra
Mersin, Rodos, Cidde'de karantina hekimliği, sıhhiye müfettişliği
yaptı. 1914'te emekliye ayrıldı.
Darülfünûn'da Türk Edebiyatı Tarihi dersleri okuttu. İlk şiiri 1885'te
daha öğrenciyken Saadet gazetesinde yayınlandı. Önceleri Muallim
Naci'nin etkisiyle divan edebiyatı tarzı şiirle uğraştı. Daha sonra
Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit Tarhan'dan etkilenerek Batı
tarzı şiire yöneldi. Servet-i Fünun dergisinde şiirleri yayımlandı.
Tevfik Fikret ve Halit Ziya Uşaklıgil'le birlikte Servet-i Fünun
edebiyatının üç önemli isminden biri oldu. Gelenekçi şairlerin en çok
saldırdığı yenilikçi şairdi. Diğer Servet-i Fünuncuların tersine
bireysel şiiri tercih etti. Edebiyat-ı Cedide'nin en aşırı örneklerini
verdi. Şiire "nesir-musikisi" dedi. Şiirlerinde kullandığı "Sâât-i
semenfâm", "çeng-i müzehhep", "nay-i zümürrüt" gibi deyimler, imgeler
döneminin sanat dünyasında önemli tartışmalar yarattı. Heceleri müzik
düzeyinde uyumlu kullanmayı savundu. Bu tarzda yazdığı en iyi iki
örnek: "Yakazat-ı Leyliye" ve "Elhan-ı Şita" şiirleridir
SENİN İÇİN
Seni dinlerken olur kalbim uçan kuşlara eş,
Gün batarken sanırım gölgeni bir başka güneş;
Sarışınlık getirir gözlerin akşamlarıma.
Doğuyor ömrüme bir yirmi sekiz yaş güneşi
Bir kuş okşar gibi sen saçlarımı okşarken.
Koklarım ellerini gülleri koklar gibi ben;
Avucundan alırım kış günü bir yaz ateşi.
Gönlüme avdet eder her unutulmuş nisan
Ne zaman gençliğini yolda hıraman görsem.
Eskiden pembe dudaklarda dağılmış busem
Toplanır leblerime, bir gece dalgın dursan.
Seni zambak gibi gördükçe açık pencerede
Gül açar bahtımın evvelki hazanlık korusu
Genç eder ufkumu hülyalarımın genç kokusu;
Sorarım ak saçımın örttüğü yıllar nerde?
Cebhemi varsın o solgun seneler soldursun
Yeni yıldız gibi doğdukça güzel her akşam,
Gençliğin böyle benimken kocaman, hiç kocamam .. .
Ruhum, ölsem bile ben, sen yaşayan ruhumsun..
kaynak: vikipedi