Ben seni güççükten beri hep sevdim unutamadım gülü
Sensiz böğrüme sancılar girdi, yataklara düştüm
Sevdiğimi han alemin de bilmeyen kalmadı gülü
Öyle sevdimki, yokluğun da aha şurama gamga sokuluydu sanki
Kaçardık durmadan bir Bostanpeği, bir Zurbahan eteği
Geneda o zalım anan durmazdı atardı habire köteği,
Garış verirdi durmadan,
Töremiyesin, burçiken budanasın, garartın gaha, göğden göğere, yağlı gurşanlara gidesin, derdi
Bir türlü anlamadım neydı bu ananın derdi.
Öyle alımlı öyle çalımlıydinki gülü,
Allı pullu zıbını giyinip çıktığın zaman,Han’da bütün gençlerin şürüğü ahardı aman ha aman.
Yaz geçer kış geçer bahar gelir,
Sultan Navruz, gosgucu, Temli, Dağın, Alıç, Haşhaş toplardık.
Taşlardın üzerindeki yosunlardan kına yakardık elimize emme,
Havada kararınca Mekir çıkar korkusuyla, tazı gibi kaçardık doğru eve.
Daha ne anlatam soyha göğnüme, içim yanıyı gülü,
Sen evin önünde sohu dibinde guzu gibi uyurken,
Ben dimirin iti gibi damın duluğunda ditiriye ditiriye seni öğüydüm
Nerde var nerde yok, cin anan köslü gibi çıkardı ossatine karşıma
Beni hırhız yerine koyup, “hırhız hırhız hırmana gel bizim gapıyı dırmala” deyip
Eline tokaçı kaptığıynan kovalardı durmadan, yılmadan,
Südüklüğün tutula da çöğdüremiyesin derdi, fenikdirirdi ben
bu anan var ya bu mekri gahasıca, meymenetsiz soyha anan
bir kerede seni duldaya çekip, tam seni, şeyyyy yani öpecekken
basbas bağırmazmı, Allah etmiye götüynen köyü yıkıydı sanki,
sevurtun gomşular, itin doğurduğu kızımı eleldi gaçıya gaçıy yı demezmi?
garanlıhda kaçarkan, purdan yuvalanıp dombalah aştım,
Korhumdan ebedeliğini 10 dakkada iki tur dolaştım.
İşte gülü ben seni eyle sevdimki it yesin ciğer;
Köslü gibi dürttü alttan ağrı, duramadım gene geldim gülü
Anan seni teştte yıkarken, çıktım dama saklandım loğun ardına
Birde ne görem gıııı, incikler cıncıhlar, anan seni mıncıklar.
Abağğğ bana bir hallar oldu derken,
Loğ üzerime gelince süyükten pöhrenge düşmedim mi birden,
Halıma ağlayacağıma, gülüyken gülüyken bir kaldım.
Anan gaptı tası, ben oldum mu kıllı tazı,
Gopa, gopa vardım yunnuğa, ana seni yalnız yuya.
Köskös dolaştım durdum ganere gibi, bir şıpşıpı, bir it çağnası, bir kurtsıçan,
Birde açıktim ki sorma gülü, gart, gart gazınıp, gezindim durmadan,
Şimdi bir tarhana çorbası, bir guşgana pahlalı aş, nahna sarması, birde ayranlı şoğra
Ondan sonra ılıtmaya bir de ekmek doğra.
Ben bunları düşünürken bir taraftanda seni hayal ediyim gülü üzülme,
Evde döşşeğin üstünde sırt üstü yatarken, arıstahda gezen bir elbizdin sanki karşımda,
Anan görmeden bir gece hapesleğin gelip gıçgıltından girip,
Hancıkladığım, mıncıkladığım, cimciklediğim geldi aklıma,
Dısdığrak kucağıma alıp tomofile bindirsem, yırahlara kaçsak dedim, dedim emme gülü
O zalım anan irahar bırakmadıkı, bana çok çektirdi, dünya aleme irezil etti ya
İnşallah o da,
Yağlı gurşunlara gide, vurucuğu yiğin ola, dört gıçı göğe gele,
Bağına, bahçesine köslü dadanada yiyemiye,
Otururken mahatına gıyıh bata,Höyüğü devrilede, gara, gara gan gusa,
Çimiyken sabun kaça gözüne,
kafasına loğ düşede hışlana.Don gazanına düşede haşlana,Mekri gahada kurtulah
Desemde yapamam gülü, anan hahlıdır.
Ben hırnikli, şörüklü, gılıhsız, ganere, meleme, meymenetsiz garibin biriyim
Ama bilmezlerki don gazanı gibi yürekliyim, zurbahan gibi heybetliyim,
Bir çağa gibi sulu gözlü, sevgi ve aşk doluyum, işte budur benim en kötü huyum…
“Beni dertten derde saldın
Şu gönlümü nasıl çaldın
Mecnun'um Leyla'mı buldum
Güzel bu nasıl sevdaym
Atam dedim atılmıyor
Satam dedim satılmıyor
Akşam sabah yatılmıyor
Güzel bu nasıl sevdaymış”
Desemde yetti artık, terki diyar ediyorum han'ı, seni, ananı, babanı, han damındaki halanı,
hadi bani tanıya bilirsen tanı;
***
Aşkım, canım, güzelim, tatlım, şimdi bunlar aklıma gelgikçe katıla, katıla gülüyorum kendime..
Burası Şehri İstanbul anlatmakla olmaz, yaşamak gerek…
bak güzelim;
Geçenlerde arkadaşlarım,
Sissi İle Kalamış'ta Yat Sefası, Siloş ile Çamlıca'da Boğaz Sefası, Meloş ile Polenezde Mangal Sefası, flörtümle yatak sefası
İstanbul geceleri bambaşka tatlım, işte böyle dolu, dolu yaşamalı insan,
Abraca Dabra Arnavutköy' de, Andon Taksim’ de, Güverte Emirgan' da, Dance Bar Kalamış’ta
Reina Kuruçeşme’de' de, İsis Bar Kadıköy' de Entel Bar Üsküdar'da Romntika Fenerbahçe' de
Saymakla bitmez her gece bir barda, gönlüm hovarda, varmı böyle güzellik sizin oralarda,
Sen;
Taşbaşında zileke, saklanbaç, istop, beştaş, mendilim mendil düşe, bizden size kim düşe oynarken,
Ben;
Nışantaş'ında Salsa, Rumba, Chacha, Flamenco, Mambo, Hoptek dansı yapıyordum.
Bugün evdeyim canim bir sıkılıyo bir sıkılıyo girdim internet'e
Açtım facebooku, bilmem sen bilirmisin nedir facebook, nerden bileceksin bak güzelim.
Mesaj atıyorum ona bu şuna, hediye gönderiyorum, photos'tan fotoğraf ekliyorum,
Market place'den market ortamı yaratıp alışveriş yapıyorum,
Değişiklik olsun diye bazan sabahlara kadar chat bile yapıyorum.
Burada benim bir kankam var ben ona kanki, bazanda hey nabersiniz, mucklar atarım
Yaaa işte böyle canikom anlatmakla bitmez bu şehri istanbul,
Koluma "döğme" yaptırdım az geldi, omuzuma, sırtıma, dizime, baldırımada yaptırdım, kankam bayıldı valla
Birgün yat gezisinden dönüyorum bir acıktık bir acıktık tıpkı köpekler gibi, ne varsa istedim
Meksika Usulü Tavuk, Bitter Ganajlı Makaron, Tenpura, ardından Çilekli Çin Pastası, aparatif işte anlayacağın.
Canikom hiç gelme buralara bak görüyorsun, günüm boş geçmiyor yorgunum.
Boş gecelerimde Siboş, Meloş, Atoş, Matoş, Güloş, ayık, sarhoş gelirler, hadiii doğru kumara
Rulet, Poker, Bakara, Bingo, o ClupsSenin, Bu Clup benim
Hele dur sıncıkma, Pardon acele etme daha bitmedi benim hayat serüvenim
Altımda çok eski bir 59 model Cahavrolet vardı usanınca sattım, Hummer ceep aldım belki sana gelirim diye
Sokakta iki tane tatlı şey buldum, dayanamadım evlat edindim,
Birisi kaniş cinsi fifi “daha enik, vıy ağzımdan pırttı" yavru diyecekyim, dünya tatlısı,
Diğeri de american curl kedi, oralarda “manık” derlerdi galiba
İşte canışcığım, burada biz hanlılar hep bu istanbul'un güzelliğini "böyle" yaşamaya çalışıyoruz.::)