Müthis iddia: "Genelkurmay'in 3 istihbarat elemani ABDtutukludurlar. Bunlar özenle basinda gizleniyor. Peki, neden tutuklandilar? Genelkurmay istihbaratçilari Gülen hakkinda özel olarak bilgi toplamak ve daha sonra suikast yapmak için görevlendirilmislerdi. CIA bu kisileri gözaltina alip tutukladi. ABD, belki bu istihbaratçilari daha sonra orduya karsi bir tehdit unsuru olarak kullanmak için elinde tutuyor."
www.sendika.org sitesinin yazari Mustafa Peköz, CIA'in Genelkurmay'in üç istihbaratçisini tutukladigini, ancak tutuklamanin basindan gizlendigini iddia etti. Iste o yazi:
"Türkiye'de rejim degisikliginde mücadele esasen iki güç tarafindan yürütülüyor. Bunlarin bir tarafini kendisini cumhuriyetin kurucusu ve sahibi gören Genelkurmay, yani bütünlüklü söylersek ordu olusturuyor. Ikinci tarafini ise 1965'ten beri sistemli olarak devleti ele geçirmeye çalisan ve ekonomik olarak bir tekel haline gelen, uluslararasi iliskilerde önemli bir güç olmaya baslayan Gülencemaatidir. Kiyasiya bir rekabet içinde olan, bazen açik bazen gizli yürütülen çatismada galip gelenin Gülen cemaati oldugu artik giderek ordu tarafindan da kabul edilmeye baslandi.
Bir dönemler ordu tek hâkim güçtü. Generaller kiliçlarini kusanir Meclise gelir, genelkurmay baskanini reis-i cumhur seçtirirlerdi. Bu bir bakima zorunluydu. Istedikleri zaman darbe yapar, yasa çikartirlardi. Hem fiili karar mekanizmasi hem pratik uygulayici islevine sahip olurlardi. Atatürkçülügü, milletin bölünmez bütünlügünü dillerinden düsürmezlerdi. Çünkü sirtlari güçlüydü. Amerika'nin çocuklari olmaktan övünürlerdi. Komünizme karsi aktif görev almislardi. Kredileri büyüktü. Kendilerini devletin tek sahibi görüp, ABD'nin ihtiyaçlarina bagli olarak askeri strateji olusturuyorlardi.
Uluslararasi ve özellikle de bölgenin politik kosullarinda degisiklikler oldu. ABD'nin bölgesel ihtiyaçlari da farklilasti. Sovyetler Birligi dagildi ve küresel güçler bölgeye yönelik, bu kez Ilimli Islam projesini uygulayama koydular. 1965'ten beri ABD ile derin iliskisi olan Gülen, özellikle 1980'lerden itibaren Avrasya bölgesinde çok yogunluklu bir çalisma örgütledi ve ABD için yeni kanallar açti.
Bölgesel iliskiler bakimindan Ordu ile iliskilerini dengeli yürütenABD, bu kez, Gülen cemaatini çok hizli bir sekilde ön plana çikartti, destekledi. Türkiye'nin iç politikasinda ilimli Islamciligin bir model olarak uygulanmasi için politik zeminini giderek genisletti. Bu yönelim, ayni zamanda ordu için politik alanin daralmasi anlamina geliyordu.
ABD için ikincil duruma düsen ve artik istedigi gibi hareket edemeyen generallerin bütün darbe hazirliklari aninda desifre ediliyor. Bir bakima kapani kistirilmis durumda. Elindeki iktidar olanaklarini giderek kaybetmeye baslayan ordunun direnci, bütün çirpinislarina ragmen önemli oranda kirilmis bulunuyor. DengelerGülen cemaatine dogru kayiyor.
Gülen ve AKP iktidarini bitirme plani olarak ortaya atilan `yeni' darbe hazirliklari ciddi bir tartisma konusu yaratti. Genelkurmay, böylesi bir planin kendileri tarafindan hazirlanmadigini belirtti ve kesin bir dille reddetti. Hiçbir internet girisi olmadan bu belge nasil geldi ve kamuoyuna pazarlandi. Aslinda generaller bunu çok iyi biliyorlar. Söz konusu belge, ABD tarafindan Gülen'e servis edildi.Gülen bu belgeyi, çok özel olarak güvendigi danismani Bünyamin ile Erdogan'in Yeni Safak'ta Yasin Dogan adiyla yazan danismani Yalçin Akdogan'a elden teslim mi etti diye sormak gerekir.
Ordu ile ilgili belgeleri desifre etmekle görevlendirilmis bulunan Taraf Gazetesine bu belge elektronik posta ile gelmedi, dogrudan elden iletildi. Bünyamin denen kisi, Gülen ile Erdogan-Gül arasindaki aracidir. Bu kisi istedigi zaman Basbakan ve Cumhurbaskani veya her hangi bir bakanla görüsebilir.
Generallerin birçok telefon konusmasi desifre ediliyor ve birçok faili cinayetin azmettiricisi subayin isimleri basinda açiklaniyor. Bu bilgeler ABD tarafindan alinip, Gülen üzerinde Islamci AKP hükümetine iletilmektedir. Bunlarin internet girislerini bulmak gerçekten son derece zordur. Erdogan rahat, çünkü bilgilerin kaynagini biliyor.
Örnegin, Genelkurmay'in 3 istihbarat elemani ABD tutukludurlar. Bunlar özenle basinda gizleniyor. Peki, neden tutuklandilar? Genelkurmay istihbaratçilari Gülen hakkinda özel olarak bilgi toplamak ve daha sonra suikast yapmak için görevlendirilmislerdi. CIA bu kisileri gözaltina alip tutukladi. ABD, belki bu istihbaratçilari daha sonra orduya karsi bir tehdit unsuru olarak kullanmak için elinde tutuyor.
Gülen ile ABD arasinda çok daha ilginç bir iliski var. Gülen ABD'de süresiz oturum almak için yaptigi basvuru dosyasina koydu bir belge var: 35 yildir CIA'dan maas aldigina dair banka dekontlari bu dosyanin içindedir. Genelkurmay bu belgeden haberdar olmasina ragmen hiçbir sey yapmiyor ve yapamaz. Çünkü Gülen, komünizme karsi mücadele politikasinda, genelkurmaya bagli Özel Harp Dairesi ile iliski içindeydi ve aktif görev almisti.
Gülen, ABD'de kendinden emin bir sekilde 180 dönümlük arazi üzerinde kurulmus bir malikânede kaliyor. 220 tane FBI ajani tarafindan çok siki olarak korunuyor. Her gün dünyanin degisik ülkelerinde ziyaretçileri oluyor. Türkiye'den de sik sik ziyaretçileri gider. Gülen, kurulan `Dünya Islam Birligi'nin liderligini ABD'nin kontrolündeki bu malikânede yapiyor. Bütün gelismeler, toplantilar, alinan kararlar CIA tarafindan bilinmektedir. Hatta Genelkurmay, bütün gelismeleri takip etmekle ve hatta zamaninda bilgilenmekle birlikte, yapacak bir seyleri kalmadiginin da farkinda.
Generallerin direnci henüz tam kirilmamakla birlikte, yeni sürece sessizce ayak uydurmaya çalisiyorlar. Islamcilasan Türkiye'nin politik-toplumsal yapisina uygun olarak ordunun yeniden konumlandirilmasina yönelik adimlar atilmaya baslanmasi, gelisme sürecinin bir parçasi olarak degerlendirmek gerekir.
Gülen cemaatinin en önemli hedeflerinden birisi de askeri okullar içerisinde örgütlenmekti. Cemaatin ordu içerisindeki örgütlenmesine karsi hassas olan Generaller sürekli tasfiyeler yaparlar. Yüksek Askeri Suura kararlarinin en önemli ve en çok tartisilan yani `Irticai faaliyetleri' nedeniyle bazi subay ve astsubaylarin ordundan atilmasidir. Ancak bu kararlarin pek basarili olmadigini gören Genelkurmay, toplumun Islamcilasma sürecine kendisini uyarlamaya basladigini gösteriyor.
Genelkurmay sitesinde yapilan bir açiklamadan anlasiliyor: "1983 yilinda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin ilkögretim okullari ile lise ve dengi okullarda okutulacak zorunlu dersler arasina alinmasindan sonra, 1739 sayili Milli Egitim Temel Kanunu esas alinarak hazirlanan, Türk Silahli Kuvvetleri Orta Ögretim Okullari Yönetmeligi'ne göre Izmir Maltepe, Istanbul Kuleli askeri liselerinin 9, 10, 11 ve 12'nci siniflarinda `Din Kültür ve Ahlak Bilgisi derslerinin verilmesi için ilahiyat bransindan çesitli rütbelerde, 10 subay istihdam" edilecegi açiklandi.
Ordunun Ilimli politik Islamci sisteme dogru yeniden konumlandirilmasi süreci fiilen uygulanmaya baslandi. Türkiye'nin iç politik iktidar iliskilerinde ordunun önemli oranda güç kaybetmesine paralel olarak arka planinda daha çok Gülen'in bulundugu Islamci politik hareketin etki gücü artmaya devam ediyor.
Ancak sistem içerisinde daha kapsamli bir iç çatismanin olmayacagini, uluslararasi küresel güçlerin inisiyatifinde sistem kurumlari arasinda bir uzlasmanin olusacagini var saymak daha gerçekçi bir degerlendirme olacaktir."
|