Nur deryasından günün sözü (20.07.2026)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
Jul 20, 2026, 11:45:55 AM (3 days ago) Jul 20
to

Arkadaş! Kalb ile ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur. O hastalık marazı da, ulum-u akliyeye tevaggul etmek nisbetindedir. Demek manevi olan hastalıklar, insanları akli ilimlere teşvik ve sevk eder. Ve akliyat ile iştigal eden, emraz-ı kalbiyeye mübtela olur.

Ve keza dünyanın iki yüzünü gördüm:

Bir yüzü: Az çok zahiri bir ünsiyet, bir güzelliği varsa da, batını ve içi daimi bir vahşet ile doludur.

İkinci yüzü: Filcümle zahiren vahşetli ise de, batınen daimi bir ünsiyetle doludur. Kur'an-ı Azimüşşan, nazarları ahiret ile muttasıl olan ikinci veche tevcih eder. Birinci vecih ise ahiretin zıddı olup ademle muttasıldır.

Ve keza mümkinatın da iki vechi vardır:

Birisi: Enaniyet ile vücuddur. Bu ise, ademe gider ve ademe kalbolur.

İkincisi: Enaniyetin terkiyle ademdir. Bu ise Vacib-ül Vücud'a bakar bir vücud kazanır. Binaenaleyh vücud istersen, mün'adim ol ki vücudu bulasın!..

 

(Bediüzzaman Said Nursi – Mesnevi-i Nuriye’den)

 

Lügatler

Adem : yokluk, yok olma

Âhiret : öteki dünya, öldükten sonra yaşanacak olan sonsuz hayat

Aklî :akılla ilgili

Akliyat : aklın kapasitesine göre ele alınan meseleler, bilimsel şeyler

Batınen :bir şeyin iç yönü açısından

Bâtınî :içe ait, iç manevi meselelerle ilgili

Binaenaleyh :bunun üzerine, bundan dolayı

Daimî: devamlı, sürekli

Emraz-ı kalbiye :kalb hastalıkları

Enaniyet :benlik, sadece kendine taraftarlık, kendine güvenmek

Felsefe :hikmet ilmi, mantık, hususi fikir

Filcümle :kısmen

İlim :bilmek, idrak etmek, okumak veya görmekle elde edilen malumat

İştigal :uğraşmak, meşgul olmak

Kalbolmak :dönüşmek

Keza : bunun gibi, aynı, aynı biçimde

Kur’ân-ı Azimüşşan :şanı yüce Kur’an

Manevî :manaya ait, ruhani

Maraz :hastalık, illet, dert, bela

Mesnevi-i Nuriye :nurlu parçalar, nurlu manzumeler

Meyil :istek, yönelme, arzu, eğilim

Muhabbet : sevgi,sevmek

Muttasıl :bitişik, aralıksız, fasılasız, hiç durmadan

Mübtela :dertli, hasta, başı sıkıntılı, rahatsız, tutkun, belalı

 

Mümkinat :olması imkân dâhilinde olan şeyler

Mün’adim : kendi adına davadan vazgeçip kendini Allah’a feda etmek

Nazar :bakma, bakış, görüş, görüş açısı, dikkat

Nisbet :oran, ölçü, kıyas

Ruh :öz, canlılık, can, nefes, en mühim nokta

Sevketmek :ileri sürmek, önüne katıp sürmek, göndermek, yollamak

Terk :bırakmak, salıvermek, vazgeçmek

Teşvik :şevklendirmek, cesaret vermek, kışkırtmak

Tevaggul :çok uğraşmak, meşgul olmak, bir işin çok ilerisine varmak

Tevcih :döndürmek, yöneltmek

Ulum-u akliye : akıldan hareketle ortaya konulan bilimler

Ünsiyet :alışkanlık, dostluk, birlikte düşüp kalkmak

Vâcib-ül Vücud :var olması mutlaka gerekli olan

Vahşet :yalnızlık, yabanilik, tenhalık, vahşilik, ürküntü, yalnızlıktan kaynaklanan korku ve dehşet

Vecih :yön, tarz, metod, üslub

Vücud: beden, varlık, var olmak

Zahiren :görünüşe göre, göründüğü gibi

Zahiri :aşikar, açık, belirgin, görünüşte

Zıd :aksi, muhalif, ters

Ziyade : fazla, daha çok, fazlasıyla

 

 

 

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages