Arkadaş! Kalb ile ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur. O hastalık marazı da, ulum-u akliyeye tevaggul etmek nisbetindedir. Demek manevi olan hastalıklar, insanları akli ilimlere teşvik ve sevk eder. Ve akliyat ile iştigal eden, emraz-ı kalbiyeye mübtela olur.
Ve keza dünyanın iki yüzünü gördüm:
Bir yüzü: Az çok zahiri bir ünsiyet, bir güzelliği varsa da, batını ve içi daimi bir vahşet ile doludur.
İkinci yüzü: Filcümle zahiren vahşetli ise de, batınen daimi bir ünsiyetle doludur. Kur'an-ı Azimüşşan, nazarları ahiret ile muttasıl olan ikinci veche tevcih eder. Birinci vecih ise ahiretin zıddı olup ademle muttasıldır.
Ve keza mümkinatın da iki vechi vardır:
Birisi: Enaniyet ile vücuddur. Bu ise, ademe gider ve ademe kalbolur.
İkincisi: Enaniyetin terkiyle ademdir. Bu ise Vacib-ül Vücud'a bakar bir vücud kazanır. Binaenaleyh vücud istersen, mün'adim ol ki vücudu bulasın!..
(Bediüzzaman Said Nursi – Mesnevi-i Nuriye’den)
Lügatler
|
Adem : yokluk, yok olma Âhiret : öteki dünya, öldükten sonra yaşanacak olan sonsuz hayat Aklî :akılla ilgili Akliyat : aklın kapasitesine göre ele alınan meseleler, bilimsel şeyler Batınen :bir şeyin iç yönü açısından Bâtınî :içe ait, iç manevi meselelerle ilgili Binaenaleyh :bunun üzerine, bundan dolayı Daimî: devamlı, sürekli Emraz-ı kalbiye :kalb hastalıkları Enaniyet :benlik, sadece kendine taraftarlık, kendine güvenmek Felsefe :hikmet ilmi, mantık, hususi fikir Filcümle :kısmen İlim :bilmek, idrak etmek, okumak veya görmekle elde edilen malumat İştigal :uğraşmak, meşgul olmak Kalbolmak :dönüşmek Keza : bunun gibi, aynı, aynı biçimde Kur’ân-ı Azimüşşan :şanı yüce Kur’an Manevî :manaya ait, ruhani Maraz :hastalık, illet, dert, bela Mesnevi-i Nuriye :nurlu parçalar, nurlu manzumeler Meyil :istek, yönelme, arzu, eğilim Muhabbet : sevgi,sevmek Muttasıl :bitişik, aralıksız, fasılasız, hiç durmadan Mübtela :dertli, hasta, başı sıkıntılı, rahatsız, tutkun, belalı
|
Mümkinat :olması imkân dâhilinde olan şeyler Mün’adim : kendi adına davadan vazgeçip kendini Allah’a feda etmek Nazar :bakma, bakış, görüş, görüş açısı, dikkat Nisbet :oran, ölçü, kıyas Ruh :öz, canlılık, can, nefes, en mühim nokta Sevketmek :ileri sürmek, önüne katıp sürmek, göndermek, yollamak Terk :bırakmak, salıvermek, vazgeçmek Teşvik :şevklendirmek, cesaret vermek, kışkırtmak Tevaggul :çok uğraşmak, meşgul olmak, bir işin çok ilerisine varmak Tevcih :döndürmek, yöneltmek Ulum-u akliye : akıldan hareketle ortaya konulan bilimler Ünsiyet :alışkanlık, dostluk, birlikte düşüp kalkmak Vâcib-ül Vücud :var olması mutlaka gerekli olan Vahşet :yalnızlık, yabanilik, tenhalık, vahşilik, ürküntü, yalnızlıktan kaynaklanan korku ve dehşet Vecih :yön, tarz, metod, üslub Vücud: beden, varlık, var olmak Zahiren :görünüşe göre, göründüğü gibi Zahiri :aşikar, açık, belirgin, görünüşte Zıd :aksi, muhalif, ters Ziyade : fazla, daha çok, fazlasıyla
|