Dördüncü Pencere
İstidad lisanıyla bütün tohumlar tarafından ve ihtiyac-ı fıtri lisanıyla bütün hayvanlar tarafından ve lisan-ı ızdırari ile bütün muztarlar tarafından edilen duaların makbuliyetidir.
İşte bu nihayetsiz duaların bilmüşahede kabul ve icabeti, herbiri vücuba ve vahdete şehadet ve işaret ettikleri gibi, mecmuu büyük bir mikyasta bilbedahe bir Halık-ı Rahim ve Kerim ve Mücib'e delalet eder ve baktırır.
(Bediüzzaman Said Nursi – 33. Söz’den)
Lügatler
|
Bilbedahe :açık olarak, aşikar Bilmüşahede :görerek, görmek suretiyle Delâlet : delil olmak, işaret etmek Dua :yalvarma, yakarma, isteme Hâlık-ı Rahim :merhametli yaratıcı İcabet :kabul etmek, kabul olmak İhtiyac-ı fıtri :yaratılıştan gelen doğal ihtiyaç İstidat :potansiyel kabiliyet, yetenek, akıllılık, anlayışlılık Kerim :şerefli, izzetli, ihsan ve inayet sahibi Lisan :dil, lehçe
|
Lisan-ı ızdırari :çaresizlik ve mecburiyet dili Makbuliyet :kabul edilmiş olma Mecmu :bütün, hepsi, topluca, yığılmış, bir araya getirilmiş Mikyas :ölçü aleti, ölçek, ölçü Muztar :zorlanmış, mecbur kalmış, çaresiz kalmış Mücîb : bütün dualara cevap veren Allah Nihayetsiz: sonsuz Şehadet : şahitlik, tanıklık Vahdet: birlik Vücub :gerekli olmak, vacip olmak
|