Ey Arz ve Semavatın Halık-ı Zülcelali! Senin Kur'an-ı Hakiminin talimiyle ve Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam'ın dersiyle iman ettim ve bildim ki: Nasıl semavat yıldızlarıyla ve cevv-i feza müştemilatıyla senin vücub-u vücuduna ve senin birliğine ve vahdetine şehadet ediyorlar. Öyle de: Arz bütün mahlûkatıyla ve ahvaliyle senin mevcudiyetine ve vahdetine, mevcudatı adedince şehadetler ve işaretler ederler. Evet, zeminde hiçbir tahavvül ve ağaç ve hayvanlarında her senede urbasını değiştirmek gibi hiçbir tebeddül -cüz'i olsun, külli olsun- yoktur ki; intizamıyla, senin vücuduna ve vahdetine işaret etmesin. Hem hiçbir hayvan yoktur ki, za'fiyet ve ihtiyacının derecesine göre verilen rahimane rızkıyla ve yaşamasına lüzumu bulunan cihazatının hakimane verilmesiyle, senin varlığına ve birliğine şehadeti olmasın.
(Bediüzzaman Said Nursi – 3. Şua’dan)
Lügatler
|
Aded :sayı, tane, miktar Ahval :haller, durumlar Aleyhissalâtü Vesselam :selam ve dua onun üzerine olsun Arz : yeryüzü,dünya Cevv-i feza :gökyüzü, gök boşluğu Cihazat :cihazlar, organlar Cüz’î: azıcık Hakîmane : hikmetli, gizli sırlı Hâlık-ı Zülcelâl :celal ve büyüklük sahibi yaratıcı İhtiyaç :muhtaç olunan şey, gereksinim İman :inanmak, kabul etmek İntizam :tertip, düzen, düzgünlük, düzenlilik Kur’ân-ı Hakîm :her âyet ve suresinde sayısız faydalar ve hikmetler gizli olan Kur’an Küllî :bütüne ait, tamamen, geniş, kapsamlı Lüzum :gereklilik, lazım olmak Mahlûkat :yaratılmışlar, yaratıklar Mevcudat: varlıklar Mevcudiyet :varlık, mevcut olmak, var olmak
|
Müştemilat :eklentiler, bir şeyin içine aldığı kapladığı şeyler Rahîmane :merhamet edercesine Resûl-i Ekrem : Allah’ın en şerefli ve değerli elçisi olan Hz. Muhammed(a.s.) Rızık :maddi manevi ihtiyaca lazım olan nimet, yiyip içilecek şey Semavat :gökler, semalar Şehadet : şahitlik, tanıklık Şua :ışık, parıltı Tahavvül :değişim, dönüşüm, hal ve durum değiştirmek Talim :eğitim, öğretme Tebeddül :değişmek, başkalaşmak Urba :elbise, kılıf Vahdet: birlik, bir olmak Vücub-u vücud :Allah’ın varlığının zorunlu oluşu, var olmak için bir sebebe muhtaç olmaması Vücud: beden, varlık, var olmak Za’fiyet :zayıflık, dermansızlık, güçsüzlük Zemin: yeryüzü
|