Nur deryasından günün sözü (18.06.2026)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
Jun 18, 2026, 10:15:32 AM (6 days ago) Jun 18
to

Ey Arz ve Semavatın Halık-ı Zülcelali! Senin Kur'an-ı Hakiminin talimiyle ve Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam'ın dersiyle iman ettim ve bildim ki: Nasıl semavat yıldızlarıyla ve cevv-i feza müştemilatıyla senin vücub-u vücuduna ve senin birliğine ve vahdetine şehadet ediyorlar. Öyle de: Arz bütün mahlûkatıyla ve ahvaliyle senin mevcudiyetine ve vahdetine, mevcudatı adedince şehadetler ve işaretler ederler. Evet, zeminde hiçbir tahavvül ve ağaç ve hayvanlarında her senede urbasını değiştirmek gibi hiçbir tebeddül -cüz'i olsun, külli olsun- yoktur ki; intizamıyla, senin vücuduna ve vahdetine işaret etmesin. Hem hiçbir hayvan yoktur ki, za'fiyet ve ihtiyacının derecesine göre verilen rahimane rızkıyla ve yaşamasına lüzumu bulunan cihazatının hakimane verilmesiyle, senin varlığına ve birliğine şehadeti olmasın.

 

(Bediüzzaman Said Nursi – 3. Şua’dan)

 

Lügatler

Aded :sayı, tane, miktar

Ahval :haller, durumlar

Aleyhissalâtü Vesselam :selam ve dua onun üzerine olsun

Arz : yeryüzü,dünya

Cevv-i feza :gökyüzü, gök boşluğu

Cihazat :cihazlar, organlar

Cüz’î: azıcık

Hakîmane : hikmetli, gizli sırlı

Hâlık-ı Zülcelâl :celal ve büyüklük sahibi yaratıcı

İhtiyaç :muhtaç olunan şey, gereksinim

İman :inanmak, kabul etmek

İntizam :tertip, düzen, düzgünlük, düzenlilik

Kur’ân-ı Hakîm :her âyet ve suresinde sayısız faydalar ve hikmetler gizli olan Kur’an

Küllî :bütüne ait, tamamen, geniş, kapsamlı

Lüzum :gereklilik, lazım olmak

Mahlûkat :yaratılmışlar, yaratıklar

Mevcudat: varlıklar

Mevcudiyet :varlık, mevcut olmak, var olmak

 

Müştemilat :eklentiler, bir şeyin içine aldığı kapladığı şeyler

Rahîmane :merhamet edercesine

Resûl-i Ekrem : Allah’ın en şerefli ve değerli elçisi olan Hz. Muhammed(a.s.)

Rızık :maddi manevi ihtiyaca lazım olan nimet, yiyip içilecek şey

Semavat :gökler, semalar

Şehadet : şahitlik, tanıklık

Şua :ışık, parıltı

Tahavvül :değişim, dönüşüm, hal ve durum değiştirmek

Talim :eğitim, öğretme

Tebeddül :değişmek, başkalaşmak

Urba :elbise, kılıf

Vahdet: birlik, bir olmak

Vücub-u vücud :Allah’ın varlığının zorunlu oluşu, var olmak için bir sebebe muhtaç olmaması

Vücud: beden, varlık, var olmak

Za’fiyet :zayıflık, dermansızlık, güçsüzlük

Zemin: yeryüzü

 

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages