Şu zatın delail-i sıdkı ve berahin-i nübüvveti yalnız mu'cizatına münhasır değildir. Belki ehl-i dikkat için, hemen umum harekâtı ve ef'ali, ahval ve akvali, ahlak ve etvarı, siret ve sureti, sıdkını ve ciddiyetini isbat eder. Hatta meşhur ülema-i Beni İsrailiyeden Abdullah İbn-i Selam gibi pek çok zatlar, yalnız o Zat-ı Ekrem Aleyhissalatü Vesselam'ın simasını görmekle, "Şu simada yalan yok, şu yüzde hile olamaz!" diyerek imana gelmişler.
Çendan muhakkikin-i ülema, delail-i nübüvveti ve mu'cizatı bin kadar demişler; fakat binler, belki yüzbinler delail-i nübüvvet vardır. Ve yüzbinler yol ile yüzbinler muhtelif fikirli adamlar, o zatın nübüvvetini tasdik etmişler. Yalnız Kur'an-ı Hakim'de kırk vech-i i'cazdan başka, nübüvvet-i Ahmediyenin (A.S.M.) bin bürhanını gösteriyor.
(Bediüzzaman Said Nursi – 19. Mektub’dan)
Lügatler
|
Ahlâk :huylar, insanın iyi veya kötü tavır ve hareketleri Ahval :haller, durumlar Akval :sözler, konuşmalar Aleyhissalâtü vesselam :selam ve dua onun üzerine olsun Belki :bilakis, aslında Berahin-i nübüvvet :peygamberlik delilleri Bürhan :güçlü delil, ispat vasıtası, sarsılmaz kanıt Ciddiyet :gerçek oluş, şakadan uzak oluş Çendan :gerçi, her ne kadar, o kadar Delail-i nübüvvet :peygamberliğin delilleri Delâil-i sıdk :doğruluğun delilleri Ef’al :fiiller, işler, ameller Ehl-i dikkat :dikkatle araştırarak inceleyenler Etvar :tavırlar, haller, hareketler Harekât: hareketler İman :inanmak, kabul etmek Kur’an-ı Hakîm :her âyet ve suresinde sayısız faydalar ve hikmetler gizli olan Kur’an
|
Meşhur :tanınmış, çoklarının bildiği Mu’cizat: mucizeler Muhakkikin-i ülema :hakikati bulup çıkaran âlimler Muhtelif: çeşitli Münhasır :yalnız bir kimseye veya şeye mahsus olan Nübüvvet: peygamberlik Nübüvvet-i Ahmediye(a.s.) :Muhammed(a.s.)’ın peygamberliği Sıdk :doğruluk, doğru söz, hakikata uygun olan Sima :yüz, çehre, beniz, eser, alâmet Siret :bir kimsenin içi, hali, hareketi, ahlâkı Suret : biçim, şekil Tasdik :doğrulamak, kabul etmek Ulema-i Benî İsrailiye :Yahudi ilim adamları Vech-i i’caz :mucize oluş yönü, mucizelik tarafı Zat : hürmete layık kimse, kişi Zat-ı Ekrem :ikrama ve hürmete layık zat
|