Nasıl Güneş kayıtsız nuru, maddesiz aksi vasıtasıyla sana, senin göz bebeğinden daha yakın olduğu halde; sen mukayyed olduğun için ondan gayet uzaksın. Ona yanaşmak için, çok kayıdlardan tecerrüd etmek, çok meratib-i külliyeden geçmek lazım gelir. Adeta manen yer kadar büyüyüp, Kamer kadar yükselip, sonra doğrudan doğruya Güneşin mertebe-i asliyesine bir derece yanaşabilir ve perdesiz görüşebilirsin. Öyle de: Celil-i Zülcemal, Cemil-i Zülkemal sana gayet yakındır, sen ondan gayet uzaksın.
(Bediüzzaman Said Nursi – 16. Söz’den)
Lügatler
Aks :zıt, ters, muhalif, yankı
Celil-i Zülcemal : sonsuz güzellik, haşmet ve yücelik sahibi olan Allah
Cemil-i Zülkemal : kemâl ve güzellik sahibi Allah
Kamer: ay
Kayıt :sınır, bağ, şart
Manen :manaca, mana yönüyle
Meratib-i külliye : büyük ve kalabalık mertebeler
Mertebe-i asliye :asıl mertebe
Mukayyed :kayıtlı, serbest olmayan, bağlı, sınırlı
Nur : ışık,aydınlık, parlaklık
Tecerrüd :sıyrılma, arınma
Vasıta :aracı, iki şeyi birbirine ulaştıran