Kur'an bilbedahe mahz-ı hidayettir. Çünki onun muhalifi, bilmüşahede küfrün dalaletidir. Hem bizzarure Kur'an envar-ı imaniyenin madenidir. Elbette envar-ı imaniyenin aksi, zulümattır. Çok Sözlerde bunu kat'i olarak isbat etmişiz.
Hem Kur'an bilyakin hakaikın mecma'ıdır. Hayalat ve hurafat, içine giremez. Teşkil ettiği hakikatlı alem-i İslamiyet, izhar ettiği esaslı şeriat ve gösterdiği ali kemalatın şehadetiyle, alem-i gayba ait olan bahislerinde dahi, alem-i şehadetteki bahisleri gibi, ayn-ı hakaik olduğunu ve içinde hilaf bulunmadığını isbat eder.
(Bediüzzaman Said Nursi - 19. Mektub'dan)
Lügatler
|
Aks :zıt, ters, muhalif, yankı Âlem-i gayb :görünmeyen âlem, gizli âlem Âlem-i İslamiyet :İslam âlemi Âlem-i şehadet :görünen, hissedilen, yaşanan âlem Âlî :üstün, yüce , çok büyük Ayn-ı hakaik :gerçeklerin aynısı, ta kendisi Bahis :konu, konuşulan şey Bilbedahe :açık olarak, aşikar Bilmüşahede :görerek, görmek suretiyle Bilyakin :şüphesiz olarak açıklıkla bilerek Bizzarure :zarureten, mecburen Dalâlet :sapıklık, iman ve islamiyetten ayrılmak, Allah’a isyankâr olmak Envar-ı imaniye :imandan gelen nurlar Esas :asıl,temel, kök, şart Hakaik :hakikatler, gerçekler Hakikat: gerçek, doğru
|
Hayalat :zihnen tasarlanan şeyler Hilaf :ters, karşı, zıt, muhalefet Hurafat :hurafeler, aslı astarı olmayan iş ve rivayetler, batıl boş şeyler İzhar :açığa vurmak, meydana çıkarmak, göstermek Kat’î :kesin, mutlak, tereddütsüz, şüphesiz Kemalat :faziletler, iyilikler, mükemmellikler Küfr : Allah’ı veya Allah’ın kesin olarak bildirdiği herhangi bir şeyi inkâr etme, inançsızlık, dinsizlik Maden :her şeyin asli kaynağı Mahz-ı hidayet :tam bir hidayet kaynağı Mecma’ :toplanılacak yer, kavuşulacak yer Muhalif :zıt, birbirine uymayan, karşı duran, karşı Şehadet : şahitlik, tanıklık Şeriat : Allah tarafından bildirilen hükümlerin hepsi, dosdoğru yol, kanun, İslam dini Teşkil :şekil vermek, meydana getirmek Zulümat :karanlıklar, dinsizlik ve zulüm devri
|