Ağaçlar ve nebatlar, umumen yaprak ve çiçek ve meyvelerinin kelimeleriyle seni takdis ve tesbih ve tahmid ettikleri gibi, o kelimelerden her birisi dahi ayrıca seni takdis eder. Hususan meyvelerin bedi' bir surette, etleri çok muhtelif, san'atları çok acib, çekirdekleri çok harika olarak yapılarak o yemek tablalarını ağaçların ellerine verip ve nebatların başlarına koyarak zihayat misafirlerine göndermek cihetinde, lisan-ı hal olan tesbihatları, zuhurca lisan-ı kal derecesine çıkar. Bütün onlar senin mülkünde, senin kuvvet ve kudretinle, senin irade ve ihsanatınla, senin rahmet ve hikmetinle müsahhardırlar ve senin her bir emrine muti'dirler.
Ey şiddet-i zuhurundan gizlenmiş ve ey kibriya-yı azametinden tesettür etmiş olan Sani'-i Hakim ve Halık-ı Rahim! Bütün eşcar ve nebatatın, bütün yaprak ve çiçek ve meyvelerin dilleriyle ve adediyle; seni kusurdan, aczden, şerikten takdis ederek hamd ü sena ederim.
(Bediüzzaman Said Nursi – 3. Şua’dan)
Lügatler
|
Acib :hayret veren, şaşılacak şey, şaşırtıcı Acz: âcizlik, güçsüzlük Aded :sayı, tane, miktar Cihet :yön, taraf Emir :iş, husus, şey, hadise, madde, buyruk, talimat, kural Eşcar :ağaçlar Hâlık-ı Rahim :merhametli yaratıcı(Allah) Hamd :medih, öğmek, şükür, minnet, övgü Harika :hayret uyandıran, hayranlık veren, imkânların üstünde olan Hikmet :Herkesin bilmediği gizli sebeb, gizli sır, sebeb, fayda, gaye, her şeyin belirli gayelere yönelik olarak, manalı, faydalı ve tam yerli yerinde olması ve yaratılması Hususan :bilhassa, özellikle İhsanat :iyilikler, lütuflar,bağışlar İrade :istek, arzu, dilemek, tercih Kudret : güç, kuvvet, iktidar Kusur :noksanlık, eksiklik, acizlik, tedbirsizlik Lisan-ı hal :hal dili, yaşayarak gösterilen hal Lisan-ı kal :sözlü ifade, sözlü anlatım Muhtelif: çeşitli Musahhar :hizmet eden, istenilen hale konmuş, idare edilen, boyun eğdirilmiş Muti :itaatli, isyan etmeyen, emre uyan, itaatkâr Mülk :mal, sahip olunan şey Nebat :bitki
|
Nebatat: bitkiler Rahmet :merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek Sanat :ustalık, hüner, marifet Sâni-i Hakîm:her şeyi sanatla ve hikmetle yaratan(Allah) Sena :medhetmek, öğmek Suret : biçim, şekil Şerik :ortak, arkadaş Şiddet-i zuhur :çok kuvvetli şekilde görünme Şua :ışık, parıltı Takdis :kutsamak, büyük hürmet göstermek, mukaddes bilmek, Allah’ın her türlü eksiklik ve çirkinlikten yüce olduğunu ilân etmek Tesbih :Allah’ı her şeyden yüce tutmak, Allah’ı şanına layık ifadelerle anmak Tesbihat :tesbihler, Allah’ı anmalar, Allah’ı noksan sıfatlardan yüce tutan sözler Umumen :tümü, tamamen, hepsi Zîhayat : hayat sahibi, canlı Zuhur :meydana çıkmak, görünmek Bedi’ :güzel, benzersiz Hamd ü senâ :şükretme ve övme Kibriya-yı azamet : büyüklüğün sonsuz ve daimî oluşu Tabla :tezgâh, sunulan yer, sergi Tahmid : Allah’ı övme ve Ona şükürlerini sunma Tesettür :gizlenme, örtünme
|