|
Herbir zerrede, Vâcibü’l-Vücudun vücuduna ve vahdetine iki
şahid-i sadık vardır. Evet, zerre, acz ve cumuduyla beraber, şuurkârâne
büyük vazifeleri yapmakla, büyük yükleri kaldırmakla Vâcibü’l-Vücudun
vücuduna kat’î şehadet ettiği gibi; harekâtında nizamat-ı umumiyeye
tevfik-i hareket edip, her girdiği yerde ona mahsus nizamatı müraat
etmekle, her yerde kendi vatanı gibi yerleşmesiyle Vâcibü’l-Vücudun
vahdetine ve mülk ve melekûtun mâliki olan Zâtın ehadiyetine şehadet eder.
Yani, zerre kimin ise, gezdiği bütün yerler de onundur.
Demek zerre
-çünkü âcizdir, yükü nihayetsiz ağırdır ve vazifeleri nihayetsiz çoktur-
bir Kadîr-i Mutlakın ismiyle, emriyle kaim ve müteharrik olduğunu
bildirir. Hem kâinatın nizamat-ı külliyesini bilir bir tarzda tevfik-i
hareket etmesi ve her yere mânisiz girmesi, tek bir Alîm-i Mutlakın
kudretiyle, hikmetiyle işlediğini gösterir.
Evet, nasıl ki bir
nefer, takımında, bölüğünde, taburunda, alayında, fırkasında, ve hâkezâ,
herbir dairede birer nisbeti ve o nisbete göre birer vazifesi olduğunu ve
o nisbetleri, o vazifeleri bilmekle tevfik-i hareket etmek, nizamat-ı
askeriye tahtında talim ve talimat görmekle, bütün o dairelere kumanda
eden birtek kumandan-ı âzamın emrine ve kanununa tebaiyetle
oluyor.
|
Lügatler :
cumud : cansızlık deveran : dönüp
dolaşma ehadiyet : birlik enfüsî : iç dünyaya
ait feylesof : felsefeci fırka :
tümen hâkezâ : böylece, bunun gibi hakikat : gerçek,
doğru kâinat : evren, yaratılmış herşey kat’î :
kesin kudret : İlâhî güç, iktidar mahsus :
özel mâlik : sahip mâni : engel melekût :
görünmeyen mânevî âlem Mevlevî : Mevlevîlik tarikatına mensup
kimse mülk : görünen maddî ve cismanî âlem müraat :
riayet etme, uyma müteharrik : hareketli nefer :
asker, er nihayetsiz : sonsuz nisbet :
bağ nizamat : düzenler, kanunlar nizamat-ı külliye :
büyük ve kapsamlı düzen nizamat-ı umumi : genel düzen ve
kanun nümune : örnek şahid-i sadık : doğru
şahit şehadet : şahitlik şuurkârâne : şuurlu, bilinçli
bir şekilde tabur : dört bölükten meydana gelen askerî
birlik tahavvülât : değişimler, başkalaşmalar tahrik :
harekete geçirme vücud : varlık zerrât : atomlar, en
küçük madde parçaları zerre : atom, en küçük madde
parçası zikir : Allah’ı anma zu’m etmek : yanlış zanda
bulunmak; bâtıl kanaatte bulunmak |