Dinin, şeriatın ve Kur'an'ın yüzden ziyade tılsımlarını, muammalarını hall ve keşfeden ve en muannid dinsizleri susturup ilzam eden ve Mi'rac ve haşr-i cismani gibi sırf akıldan çok uzak zannedilen Kur'an hakikatlarını en mütemerrid ve en muannid feylesoflara ve zındıklara karşı güneş gibi isbat eden ve onların bir kısmını imana getiren Risale-i Nur eczaları, elbette Küre-i Arz ve küre-i havaiyeyi kendi ile alakadar eder ve bu asrı ve istikbali kendi ile meşgul edecek bir hakikat-ı Kur'aniyedir ve ehl-i iman elinde bir elmas kılınçtır.
(Bediüzzaman Said Nursi - Emirdağ Lahikası 1'den)
Lügatler
|
Alâkadar :ilgilendirme, alakalı, ilgili Asır: yüzyıl Din :islam, şeriat, âdet, tanrı ile diğer varlıklar arasındaki münasebetleri tanzim eden disiplin Ecza :cüzler, parçalar, kısımlar, bütünü oluşturan parçalar Ehl-i iman :Allah’a ve Allah’tan gelen her şeye inanan kimseler, mü’minler Elbette :kat’i, kesin, muhakkak Elmas :cevher, kıymetli taş, beyaz şeffaf maden Feylesof: felsefeci Hakikat: gerçek, doğru, bir şeyin gerçek mahiyeti Hakikat-i Kur’aniye :Kur’anî gerçekler Hall etmek:çözmek Haşr-i cismani :bedenen dirilmek İlzam :delil göstererek muhalifi susturmak, söz ve fikirde galip gelmek İman :inanmak, kabul etmek İsbat :doğruyu delil göstererek ortaya koymak, delil ve şahitle doğrulamak
|
İstikbal: gelecek Keşfetmek :gizli kalmış bir şeye vakıf olmak ve ortaya çıkarmak Kısım :parça, bölüm Küre-i arz :yeryüzü, dünya Küre-i havaiye :gökyüzü, atmosfer Lâhika :mektup, ilave Meşgul :işgal edilmiş, boş olmayan, faal Mi’rac :merdiven, yükselecek yer, yükseliş, Peygamberimizin(a.s.) Allah’ın huzuruna çıkması Muamma : sır, anlamı gizli ve zor anlaşılır söz Muannid : inatçı, direnen Mütemerrid :inatçı, ısrar eden, dik kafalılık eden Sırf :sadece, yalnızca, karışık olmayan Şeriat : Allah tarafından bildirilen hükümlerin hepsi, dosdoğru yol, kanun, İslam dini Tılsım :gizli sır, herkesin bilip çözemediği gizli şey Zannedilmek :sanılmak, tahmin edilmek Zındık :kâfir, dinsiz Ziyade : fazla, daha çok, fazlasıyla
|