Halık-ı Rahim, nev-i beşere verdiği nimetlerin mukabilinde şükür istiyor. İsraf ise şükre zıddır, nimete karşı hasaretli bir istihfaftır. İktisad ise, nimete karşı ticaretli bir ihtiramdır. Evet iktisad hem bir şükr-ü manevi, hem nimetlerdeki rahmet-i İlahiyeye karşı bir hürmet, hem kat'i bir surette sebeb-i bereket, hem bedene perhiz gibi bir medar-ı sıhhat, hem manevi dilencilik zilletinden kurtaracak bir sebeb-i izzet, hem nimet içindeki lezzeti hissetmesine ve zahiren lezzetsiz görünen nimetlerdeki lezzeti tatmasına kuvvetli bir sebebdir. İsraf ise, mezkur hikmetlere muhalif olduğundan, vahim neticeleri vardır.
(Bediüzzaman Said Nursi - 19. Lem'adan)
Lügatler
|
Beden :vücut Hâlık-ı Rahim :merhametli yaratıcı(Allah) Hasâret :zarar ve ziyan Hikmet :Herkesin bilmediği gizli sebeb, gizli sır, sebeb, fayda, gaye, her şeyin belirli gayelere yönelik olarak, manalı, faydalı ve tam yerli yerinde olması ve yaratılması Hissetmek :duymak, derinden yaşamak Hürmet :saygı, değer verme, haysiyet, şeref İhtiram :saygı gösterme İktisad :tutum, biriktirme, lüzumundan fazla veya noksan sarfetmemek İsraf :lüzumsuz yere harcamak, boşa götürmek İstihfaf :küçümsemek, küçük ve aşağı görmek, tahkir etmek Kat’î :kesin, mutlak, tereddütsüz, şüphesiz Kuvvet :güç, kabiliyet, kudret Lem’a :parıltı, parlamak Lezzet :tat Manevî :manaya ait, ruhani Medar-ı sıhhat :sağlıklı olmanın kaynağı Mezkur :zikri geçen, önceden bahsedilmiş
|
Muhalif :zıt, birbirine uymayan, karşı duran, karşı Mukabil: karşı, karşılık Netice :sonuç, son, gaye, semere, hülâsa, özet Nev’-i beşer :insan cinsi, insanlar Nimet :iyilik, lütuf, ihsan, yiyecek içecek faydalı şeyler Perhiz : Vücuda zararlı ve tıbben muzır; ve dinen, zevk veren şeylerden sakınmak, sakınmak, çekinmek Rahmet-i ilâhiye :ilâhi rahmet ve merhamet Sebeb-i bereket :bolluk ve bereket sebebi Sebeb-i izzet :şeref ve üstünlük sebebi Suret : biçim, şekil Şükr-ü manevi :manevi şükür Şükür :Allah’a teşekkür, Allah’a karşı minnet duymak Ticaret :alım satım Vahim :korku ve dehşet verici Zahiren :görünüşe göre, göründüğü gibi Zıd :aksi, muhalif, ters Zillet :alçaklık, aşağılık
|