|
Ey
sıhhatinin lezzetini kaybeden hasta!
Senin hastalığın sıhhatteki nimet-i İlâhiyenin lezzetini kaçırmıyor,
bilâkis tattırıyor, ziyadeleştiriyor. Çünkü birşey devam etse tesirini
kaybeder. Hattâ ehl-i hakikat müttefikan diyorlar
ki:
اِنَّمَا اْلاَشْيَاۤءُ تُعْرَفُ بِاَضْدَادِهَا
Yani, “Herşey zıddıyla bilinir.” Meselâ, karanlık olmazsa ışık bilinmez,
lezzetsiz kalır. Soğuk olmazsa hararet anlaşılmaz, zevksiz kalır. Açlık
olmazsa yemek lezzet vermez. Mide harareti olmazsa, su içmesi zevk vermez.
İllet olmazsa âfiyet zevksizdir. Maraz olmazsa sıhhat
lezzetsizdir.
Madem Fâtır-ı Hakîm insana her çeşit ihsanını ihsas
etmek ve herbir nevi nimetini tattırmak ve insanı daima şükre sevk etmek
istediğini, şu kâinatta çeşit çeşit, hadsiz envâ-ı nimeti tadacak,
tanıyacak derecede, gayet çok cihazatla insanı teçhiz etmesi gösteriyor
ki, elbette sıhhat ve âfiyeti verdiği gibi, hastalıkları, illetleri,
dertleri de verecektir. Senden soruyorum: “Bu hastalık senin başında veya
elinde veya midende olmasaydı, sen başın, elin, midenin sıhhatindeki
lezzetli, zevkli nimet-i İlâhiyeyi hissedip şükreder miydin?” Elbette
şükür değil, belki düşünmeyecektin; şuursuz, o sıhhati gaflete, belki
sefahete sarf ederdin.
|
Lügatler :
âfiyet :
sağlık, selâmet âhiret : öldükten sonra yaşanacak olan sonsuz
hayat bahane : gerekçe, mazeret bilâkis :
tersine cihazat : cihazlar, organlar cihet :
yön devâ : ilâç, çare ehl-i hakikat : gerçeği bulup
onun peşinden gidenler elem : acı veren, üzücü envâ-ı
nimet : nimet çeşitleri Fâtır-ı Hakîm : her şeyi hikmetle ve
benzersiz olarak yaratan Allah gaflet : sorumsuzluk, âhiretten
ve Allah’ın emir ve yasaklarından habersiz davranma hadis-i
sahih : sahih hadis; Peygamber Efendimize (a.s.m.) ait olduğu kesin
bilinen ve doğru sened ve güçlü râvîlerle rivâyet edilen
hadis hadsiz : sayısız, sınırsız hususan : bilhassa,
özellikle ihsan : bağış, iyilik, lütuf ihsas etmek :
hissettirmek illet : hastalık, belâ keffâretü’z-zünub
: günahların bağışlanmasına vesile maraz :
hastalık meşru : helal, dine uygun müttefikan :
birleşerek, fikir birliğiyle nevi : çeşit, tür nimet :
iyilik, lütuf nimet-i İlâhiye : Allah’ın sunduğu
nimet sarf etmek : harcamak sefahet : yasak zevk ve
eğlenceye düşkünlük sevk etmek : göndermek,
yönlendirmek sıhhat : sağlık, sağlamlık şuursuz :
bilinçsiz şükür : Allah’a karşı minnet duyma, teşekkür
etme teçhiz etmek : donatmak tesir :
etki uhrevî : ahirete ait ziyadeleştirmek :
artırmak |