Bu muvakkat handa ve fani misafirhanede ve kısa bir zamanda ve az bir ömürde, eşcar ve nebatatın elleriyle, bu kadar kıymetdar ihsanlar ve nimetler ve bu kadar fevkalade masraflar ve ikramlar işaret belki şehadet eder ki: Misafirlerine burada böyle merhametler yapan kudretli, keremkar Zat-ı Rahim, bütün ettiği masrafı ve ihsanı, kendini sevdirmek ve tanıttırmak neticesinin aksiyle, yani bütün mahlûkat tarafından "Bize tattırdı, fakat yedirmeden bizi i'dam etti" dememek ve dedirmemek ve saltanat-ı ulûhiyetini iskat etmemek ve nihayetsiz rahmetini inkâr etmemek ve ettirmemek ve bütün müştak dostlarını mahrumiyet cihetinde düşmanlara çevirmemek noktalarından, elbette ve her halde ebedi bir âlemde, ebedi bir memlekette, ebedi bırakacağı abdlerine, ebedi rahmet hazinelerinden, ebedi Cennetlerinde, ebedi ve Cennet'e layık bir surette meyvedar eşcar ve çiçekli nebatlar ihzar etmiştir. Buradakiler ise, müşterilere göstermek için nümunelerdir.
(Bediüzzaman Said Nursi – 3. Şua’dan)
Lügatler
|
Abd: kul Aks :zıt, ters, muhalif, yankı Âlem :dünya, kâinat Belki :bilakis, aslında Cihet :yön, taraf Ebedî: sonsuz Eşcar :ağaçlar Fâni :ölümlü, gelip geçici, yok olan Fevkalade : adetin üstünde, yüksek bir şekilde Han :yolcuların misafir olduğu bina, ticaret ehlinin bulunduğu yer Hazine :define, kıymetli şeyleri saklayacak sağlam yer İ’dam :yok etmek, öldürmek İhsan :iyilik, lütuf, bağışlamak, vermek İhzar :hazırlamak, huzura getirmek İkram :ağırlamak, hürmet etmek İnkâr : reddetmek, karşı çıkmak İskat :susturmak, razı etmek Keremkâr :ikram eden, yardım eden Kıymetdar : kıymetli, önemli, değerli Kudret : güç, kuvvet, iktidar Layık :uygun, münasip, liyakatli Mahlûkat :yaratılmışlar, yaratıklar
|
Mahrumiyet : yokluk, elde edemeyiş, nasipsiz olmak Masraf :sarf edilen, harcanan, gider Memleket :mülk edinilen vatan, ülke Merhamet :acımak, şefkat göstermek Meyvedar :meyve veren Misafirhane :misafir ağırlanan yer Muvakkat : geçici, devamlı olmayan Müştak :fazla istekli ve arzulu Müşteri :satılan malı parayla alan Nebat :bitki Nebatat: bitkiler Nihayetsiz: sonsuz Nimet :iyilik, lütuf, ihsan, yiyecek içecek faydalı şeyler Nümune: örnek Ömür :yaşama, hayat, yaşayış Rahmet :merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek Saltanat-ı ulûhiyet: Allah’ın hâkimiyeti Suret : biçim, şekil Şehadet : şahitlik, tanıklık Şua :ışık, parıltı Zat-ı Rahîm :Merhamet sahibi zat(Allah)
|