Her şey, Cenab-ı Hakk'ın namına hareket eder ki; zerrecikler gibi tohumlar, çekirdekler başlarında koca ağaçları taşıyor, dağ gibi yükleri kaldırıyorlar. Demek her bir ağaç, Bismillah der. Hazine-i Rahmet meyvelerinden ellerini dolduruyor, bizlere tablacılık ediyor. Her bir bostan, Bismillah der. Matbaha-i Kudret'ten bir kazan olur ki: Çeşit çeşit pek çok muhtelif leziz taamlar, içinde beraber pişiriliyor. Her bir inek, deve, koyun, keçi gibi mübarek hayvanlar Bismillah der. Rahmet feyzinden bir süt çeşmesi olur. Bizlere, Rezzak namına en latif, en nazif, ab-ı hayat gibi bir gıdayı takdim ediyorlar. Her bir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları, Bismillah der. Sert olan taş ve toprağı deler geçer. Allah namına, Rahman namına der, her şey ona müsahhar olur.
(Bediüzzaman Said Nursi - 1. Söz'den)
Lügatler
Âb-ı hayat : hayat suyu
Bismillah :Allah’ın adıyla
Bostan :sebze bahçesi
Cenâb-ı Hakk :Hakkın ta kendisi olan şeref ve yücelik sahibi Allah
Feyz :ilim, irfan, ihsan, bereket, bolluk
Hazine-i rahmet :Rahmet hazinesi
Lâtif :mülayim, yumuşak, güzel, hoş, nazik
Leziz: lezzetli
Matbaha-i kudret :Allah’ın kudret mutfağı
Muhtelif: çeşitli
Musahhar :hizmet eden, istenilen hale konmuş, idare edilen, boyun eğdirilmiş
Mübarek :bereketli, uğurlu, hayırlı, çoğalmış
Nam :isim, ad, lakap
Nazif :temiz
Nebat :bitki
Rahman : yarattıklarını esirgeyip koruyan, şefkat eden ve rızıklandıran sonsuz rahmet sahibi Allah
Rahmet :merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek
Rezzak :bütün rızıkları ve faydalanacak şeyleri yaratan ve ihsan eden(Allah)
Taam :yemek, yiyecek, yenilen şey
Tablacılık :tezgâhtarlık, sunuculuk
Takdim :arzetmek, sunmak
Zerrecik :atomcuk, en küçük madde parçacığı