BEŞİNCİ ŞUA-10-İKİNCİ MAKAM VE MESELELERİ(DEVAMI)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
Jun 14, 2026, 10:18:18 AM (10 days ago) Jun 14
to

                                       BEŞİNCİ ŞUA

2.5.İKİNCİ MAKAM VE MESELELERİ(DEVAMI)

ON ALTINCI MESELE
Rivayette var ki: İsa Aleyhisselâm Deccalı öldürdüğü münasebetiyle, “Deccalın
fevkalâade büyük ve minareden daha yüksek bir azamet-i heykelde ve Hazret-i İsa Aleyhisselâm ona nisbeten çok küçük bulunduğunu” 1 gösterir.
2
لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ إِلاَّ اللهُ Bunun bir te’vili şu olmak gerektir ki: İsa Aleyhisselâmı nur-u iman ile tanıyan ve tâbi olan cemaat-i ruhâniye-i mücahidînin kemiyeti, Deccalın mektepçe ve askerce ilmî ve maddî ordularına nisbeten çok az ve küçük olmasına işaret ve kinayedir.
ON YEDİNCİ MESELE

Rivayette var ki, “Deccal çıktığı gün bütün dünya işitir ve kırk günde dünyayı gezer ve harikulâde bir eşeği vardır.” 3
Allahu a’lem, bu rivayetler tamamen sahih olmak şartıyla te’villeri şudur: Bu rivayetler mu’cizâne haber verir ki, “Deccal zamanında vasıta-i muhabere ve seyahat o derece terakki edecek ki, bir hâdise bir günde umum dünyada işitilecek. Radyo ile bağırır, şark-garp işitir ve umum ceridelerinde okunacak. Ve bir adam kırk günde dünyayı devredecek ve yedi kıt’asını ve yetmiş hükûmetini görecek ve gezecek” diye, zuhurundan on asır evvel telgraf, telefon, radyo, şimendifer, tayyareden mu’cizâne haber verir.
Hem Deccal, deccallık haysiyetiyle değil, belki gayet müstebit bir kral sıfatıyla işitilir. Ve gezmesi de her yeri istilâ etmek için değil, belki fitneyi uyandırmak ve insanları baştan çıkarmak içindir. Ve bindiği merkebi ve himarı ise, ya şimendiferdir ki bir kulağı ve bir başı cehennem gibi ateş ocağı, diğer kulağı yalancı cennet gibi güzelce tezyin ve tefriş edilmiş. Düşmanlarını ateşli başına, dostlarını ziyafetli başına gönderir. Veyahut onun eşeği, merkebi, dehşetli bir otomobildir veya tayyaredir veyahut sükût lâzım!

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :

1 : İbn-i Kesîr, Nihâyetü’l-Bidâye ve’n-Nihâye, 1:103-4; Alâuddin el-Hindî, Kenzü’l-Ummâl, 14:330; Süyûti, ed-Dürrü’l-Mensûr, 5:355; Süyûti, el-Hâvî Li’l-Fetâvâ, 2:588; el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 8:244.
2 : Gaybı ancak Allah bilir.
3 : İbn-i Kesîr, Nihâyetü’l-Bidâye ve’n-Nihâye, 1:106; İbn-i Ebî Şeybe, el-Musannef, 7:495-500

Lügatler :

Aleyhisselâm : Allah’ın selâmı onun üzerine olsun
Allahu a’lem : Allah en iyisini bilir
asır : yüzyıl
azamet-i heykel : boy ve yapı itibariyle çok büyük olma
cemaat-i ruhâniye-i mücahidîn : Allah yolunda cihad eden ruhânîlerin (din adamlarının) oluşturduğu topluluk
ceride : gazete
fevkalâade : olağanüstü
fitne : bozgunculuk, ara bozma
hâdise : olay
harikulâde : olağanüstü
himar : eşek
istikamet : doğru yolu takip etme
istilâ etmek : ele geçirmek
kemiyet : çokluk
kıt’a : dünyanın kara parçalarından her birisi
kinaye : bir anlamı üstü kapalı olarak ifade etme
mektep : okul
merkeb : eşek
mucizâne : mu’cizeli bir şekilde
müstebit : istibdatçı, diktatör
nisbeten : kıyasla, oranla
nur-u iman : iman nuru
rivâyet : Peygamberimizden duyulan ve görülen şeylerin nakledilmesi
sahih : doğru, sağlam
sükût : sessiz kalma, susma
şark-garp : doğu-batı
şimendifer : tren
tâbi olan : bağlanan, uyan
tayyare : uçak
te’vil : yorum
tefriş : döşeme
terakki : ilerleme, yükselme
tezyin : süsleme
umum : bütün
ümmet : Peygambere inanıp onun yolundan gidenler
vasıta-i muhabere : haberleşme aracı

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages