|
ON ALTINCI MESELE Rivayette var ki: İsa Aleyhisselâm Deccalı öldürdüğü
münasebetiyle, “Deccalın fevkalâade büyük ve minareden daha yüksek bir azamet-i
heykelde ve Hazret-i İsa Aleyhisselâm ona nisbeten çok küçük bulunduğunu”
1
gösterir. 2لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ إِلاَّ اللهُ
Bunun bir te’vili şu olmak gerektir ki: İsa Aleyhisselâmı nur-u iman ile
tanıyan ve tâbi olan cemaat-i ruhâniye-i mücahidînin kemiyeti, Deccalın
mektepçe ve askerce ilmî ve maddî ordularına nisbeten çok az ve küçük
olmasına işaret ve kinayedir. ON YEDİNCİ
MESELE Rivayette var ki,
“Deccal çıktığı gün bütün dünya işitir ve kırk günde dünyayı gezer ve
harikulâde bir eşeği vardır.” 3 Allahu a’lem, bu rivayetler
tamamen sahih olmak şartıyla te’villeri şudur: Bu rivayetler mu’cizâne
haber verir ki, “Deccal zamanında vasıta-i muhabere ve seyahat o derece
terakki edecek ki, bir hâdise bir günde umum dünyada işitilecek. Radyo ile
bağırır, şark-garp işitir ve umum ceridelerinde okunacak. Ve bir adam kırk
günde dünyayı devredecek ve yedi kıt’asını ve yetmiş hükûmetini görecek ve
gezecek” diye, zuhurundan on asır evvel telgraf, telefon, radyo,
şimendifer, tayyareden mu’cizâne haber verir. Hem Deccal, deccallık
haysiyetiyle değil, belki gayet müstebit bir kral sıfatıyla işitilir. Ve
gezmesi de her yeri istilâ etmek için değil, belki fitneyi uyandırmak ve
insanları baştan çıkarmak içindir. Ve bindiği merkebi ve himarı ise, ya
şimendiferdir ki bir kulağı ve bir başı cehennem gibi ateş ocağı, diğer
kulağı yalancı cennet gibi güzelce tezyin ve tefriş edilmiş. Düşmanlarını
ateşli başına, dostlarını ziyafetli başına gönderir. Veyahut onun eşeği,
merkebi, dehşetli bir otomobildir veya tayyaredir veyahut sükût
lâzım!
Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler
:
1
:
İbn-i Kesîr, Nihâyetü’l-Bidâye ve’n-Nihâye, 1:103-4; Alâuddin el-Hindî,
Kenzü’l-Ummâl, 14:330; Süyûti, ed-Dürrü’l-Mensûr, 5:355; Süyûti, el-Hâvî
Li’l-Fetâvâ, 2:588; el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 8:244. 2
: Gaybı ancak Allah bilir. 3
: İbn-i Kesîr, Nihâyetü’l-Bidâye ve’n-Nihâye, 1:106; İbn-i Ebî
Şeybe, el-Musannef, 7:495-500 |
Lügatler :
Aleyhisselâm :
Allah’ın selâmı onun üzerine olsun Allahu a’lem : Allah en
iyisini bilir asır : yüzyıl azamet-i heykel : boy ve
yapı itibariyle çok büyük olma cemaat-i ruhâniye-i mücahidîn :
Allah yolunda cihad eden ruhânîlerin (din adamlarının) oluşturduğu
topluluk ceride : gazete fevkalâade :
olağanüstü fitne : bozgunculuk, ara bozma hâdise :
olay harikulâde : olağanüstü himar :
eşek istikamet : doğru yolu takip etme istilâ etmek :
ele geçirmek kemiyet : çokluk kıt’a : dünyanın kara
parçalarından her birisi kinaye : bir anlamı üstü kapalı olarak
ifade etme mektep : okul merkeb :
eşek mucizâne : mu’cizeli bir şekilde müstebit :
istibdatçı, diktatör nisbeten : kıyasla, oranla nur-u
iman : iman nuru rivâyet : Peygamberimizden duyulan ve
görülen şeylerin nakledilmesi sahih : doğru,
sağlam sükût : sessiz kalma, susma şark-garp :
doğu-batı şimendifer : tren tâbi olan : bağlanan,
uyan tayyare : uçak te’vil : yorum tefriş :
döşeme terakki : ilerleme, yükselme tezyin :
süsleme umum : bütün ümmet : Peygambere inanıp onun
yolundan gidenler vasıta-i muhabere : haberleşme
aracı
|